|
Çok sevmeme
rağmen,Iverson’ın yaptıklarını en çok eleştiren yazırımdır.Açıkçası bu fikrimin
pek de değiştiği söylenemez.Başlıkla ne alaka diyebilirsiniz belki,hemen
söyleyeyim.Kobe’nin yaptıklarını gördükçe,Iverson’a biraz haksızlık etmişim
gibi geldi.
Şimdi bir düşünün
Lakers,Shaq’sız bir Batı birinciliği(!) almış,Kobe ise takımının durumuna ve
2006 yılında gösterdiği üstün performansına bakılarak (ne alakaysa) biraz
“sıkıntılı bir MVP adayı” olmuş…LAL ise bazı kesimlerde yıllar sonra
şampiyonluk adayı gösteriliyor…
Bütün bunlar değil tabiki
canımı sıkan.Kobe’nin yaptığı son “Lakers’ta bırakmak istiyorum”
açıklamasıydı.Daha öncesini bilmeyen,gör(e)meyenler için “çok iyi niyetli”
bir cümle gibi gözükebilir.Ama ben bunun altında sinsilikle
bağdaşan,mantıklı stratejiler üzerine kurulmuş tabir yerinde ise bir satranç
oyunu görmekteyim.Kobe’nin elinde bir tek Şah’ı kalmış.Yanındaki herkes
gitmiş,öksüz mazmut çocuk rolünde.”Biri” gelmiş ama sanki o yinede kendi kendini
kurtarmış gibi yapmakta.Her “şah” denildiğinde bir türlü “mat” edilememiş.Bu
önemlidir diyorsanız,yanılıyorsunuz.Çünkü “mat” edilmek isteyen,yalnız kalmak
isteyen “şah”ın ta kendisiydi.Yalnız da bıraktırmadı hani kendisini ki
“padişahım çok yaşa” diyebilsinler diye…
Şimdi asıl anlatmak
istediğim konuya giriyorum;merak ediyorum da Kobe’ye şöyle bir şey demez mi
kimse?“Canım benim,sezon başında gitmek için yırtınan ben miydim?” diye.Hani
düşünüyorum,geçmişi de böyle bu adamın “yok Hornets’de oynamam,yok Shaq’la bir
küsüm bir barışığım.Phill çok üstümü geliyor,ben 81 attım,çocukluğumda da hiç
arkadaşım yoktu zaten.Sayı kralı olamadım.Alt tarafı karımı aldattım Nuggets
taraftarına ne oluyor?Bu takımın geleceği benim,onları gönderin.Bynum adam
olmaz,Kupchak yönetici değil.Bulls’a mı gitsem acaba,hem yeni Jordan olurum ama
Los Angeles’da bırakılmaz ki…24 numarayı giyerim formam satar,gündemi
değiştiririm.Lise numarasını da arada yediririz kolay orası…” gibi uzayan ve
eminim ki “magazin&basketbol” dışındakilere,fazlaca saçma gelen olayların baş
kahramanıdır kendisi.
Tabi bunların hepsinin
kendine artısı büyük.Numarasını değiştirip 24 yapmasından;maddi bir kazanç ve
yine “Kobe zihniyeti”yle bakacak olursak “İki farklı numarası,aynı takımda
kirişlere çekilen ilk oyuncu” olma gibi,gereksiz bir işlem içinde yapmış
olabilir.Veya gene Kobe zihniyetinde “Jordan numarasını
değiştirdi,bende değiştiririm de yatıyor olabilir.”Ve sonra arkasına
dönüp,Jordan hikayesinin diğer kısmına baktığında, “Abisi kadar olduğu için”
formayı giydiğini anlayıp utanmıştır ama Kobe’de iyice “Jordan gibi” olmasın
diye değiştirmez bir daha numarasını,bu olayı da böylece seyrine bırakır.İşin
senaryosu bu tabi…
Shaq ile arasını
bozmasından;sayı kralı olma isteği,yönetime ültimatom verip ‘giderim’ demesinden “artık sıkıldım ‘Loser’ eleştirilerinden,Shaq’lı alışmıştım
şampiyon olmaya…Hem benim,hem de takımın karizması gidiyor bir yardım edin”ciliği
anlıyorum.Yahu madem şampiyon olmak istiyordun,madem biliyordun Shaq ile
oynamanın sana getirdiği artıları ve onsuz olamayacağını…Madem zeki
idin,kendinin bu takımın geleceği olduğunu bilecek kadar da niye acele ettin
kardeşim demezler mi?(ki demedi kimse orası ayrı.)Shaq olsaydı dahi takımda
yeni lider sen olacaktın,Wade yerine sen olacaktın o Finallerin Mvp’si belkide…Kobe,biraz
sıranı bekleseydin demek,kimsenin mi aklına gelmiyordu o zamanlar
acaba?…Belki “Repeat 3-Peat”de,Bulls’dan sonra Lakers yapacaktı.Üçgen hücumda
Shaq’ın ile görevleri değiştirip,bu sefer “genel sorumlu” Kobe olacaktı.İstediği
MVP ödülüne ve aynı zamanda sayı krallığına da ulaşacaktı belkide...
Kobe’nin yaptığı bana göre;dertsiz başına
dert alıp,olmayan sorunları yaratıp (aslında kendisi başlı başına sorun
olup),bunları çözmek için uğraşan bir halk kahramana(!) bürünme çabası içinde
olmaktı!!İşte sırf bu yüzden girişte “Iverson’a haksızlık ediyorum” dedim.Gerçek
halk kahramanı oydu oysa.O kendi kendine sorun yaratmamıştı.Gerçek sorunlarla
uğraşmıştı.Kobe’ye “Shaq’ı çok ararsın” diyen,diyebilen ilk ve belkide tek kişi
de Iverson’dı.”Sahte Iverson’cılık” oynama isteğinin bir getirisi
olmadığını,olmayacağını Kobe söyleyen de oydu.Gerçek Iverson bile o dönemlerde
“Gerçek Iversoncılık”tan bile yorulmuşsa,Kobe’nin bu isteğini de,anlamak ya da
anlayışla karşılamak zaten oldukça güçtü.
Peki ilk başlarda ki sitem
niyeydi şimdi?Çünkü bunun güzel olmadığını yavaş yavaş anlamıştı.En az hasar
alarak buradan da “sıyırmak”istedi Kobe ama buna müsaade edilmedi.İlk önce
“giderim” demek,sonrasında “burada bırakmak istiyorum” demek çok
çelişkili.Atalarımız güzel sözler söylemiş “Bu ne perhiz,bu ne lahana turşusu.” Da bunlardan biri.Kobe
için bu söz “4 mevsim”,“cuk” oturuyor sanırım.Ve gariptir ki kimse bir ses
etmiyor,kimse bir şey yazmıyor.Gülüyordum eskiden,ki hala gülüyorum ama…
Lakers’ta bütün sorunlar
Gasol’ün gelmesi ve Bynum’ın gelişmesi ile çözüldü mü yani?Bu kadar basit miydi
her şey?Takım iyi gitmese,-bana göre- Lakers’a ihanet etmek isteyen biri bu
kadar kolay affedilecek miydi?Herkes “buyur,çek git seni mi çekeceğiz yetti be
artık” demeyecek miydi?
Kin gütmüyorum,bu
yazılanlarda yanlış anlaşılmasın.Ki çoğunu da Lakerslılar dahil kabul edeceğine
eminim.Sadece size de sormak istiyorum,bu yapılanlar size de çok yapmacık,size
de komik gelmiyor mu?Kobe Lakers’tan gitmek isteyerek ihanet etmedi mi?Burnunuza
magazin kokusu fazlaca gelmiyor mu?Kobe mi çok anormal,diğerleri mi çok aptal?He
diyorsanız ki Kobe’yi gündem yapmak medyanın da işine geliyor diye,e ozaman
sorarlar adama bunun sorumlusu sadece medya mı diye?Peki öyleyse asıl suçlu
kim?Bunun cevabını ise sizlere bırakıyorum…
Hadi eyvallah…
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|