|
Kahramanımız 25 Şubat 1985 akşamı hayata gözlerini açmış.Babası Yannick Noah
ünlü bir tenisçi,annesi Rodhe ise 1978 yılında İsveç güzeli seçilmiş bir
hanımfendi …
Noah okuduğu okullardan ilk kez UNIS orta okulunda basketbol takımına
seçildi,o zamanlar genelde streetball turnuvalarına katılan biridir ve
birkaç arkadaşının babasının tenisçi olduğunu öğrenip ona verdiği ‘’The
Noble One’’ lakabıyla ünlenmiştir.Noah streetball turnuvalarında sıkça boy
göstermekte ve izleyenlerin de beğenesini hiç bitmeyen mücadele hırsıyla
kazanmaktadır.Noah ilk önce Bill McNally yönetimindeki Pooly Prep okuluna
transfer olur kısa süre sonra ise New Jersey’nin dış kesimlerindeki
The Lawrenceville School’a transfer olur.Noah gittiği bu okullarda tüm
koçlarının gözüne girmeyi rahatça başarmıştır.Noah UNIS okulunda çalıştığı
Alsonso Shockley and Harry Muniz den her söyleşisinde övgüyle bahsetmiştir
ki Noah şuanda bulunduğu konuma onlar sayesinde geldiğini her zaman
vurgulamaktadır.Noah UNIS te oynadığı takımda tek sophomore oyuncu iken bir
şampiyonluk kazanmış ve bunun neticesinde Lawrenceville deki yetkililerin de
dikkatini çekmiştir.Okula gittiği ilk yılda 24 sayı ve 12 ribaund luk
istatistikleri ile takımına liderlik yapmış ve NewJersey bölgesinde takımına
şampiyonluk kazandırmıştır.Her güzel şeyin bitişi vardır ama bunlar yeni
başlangıçlara yol açar …
Joakim’in kolej olarak Florida yı seçer,ailesi bu okulu seçmesine her zaman
karşı çıkmıştır(*),koçu da ailesini haklı çıkarırcasına Noah’a ilk senesinde
maç başına 10 dakika gibi az bir süre vermiştir,Noah bu süre zarfında 3.9
sayı ve 2.7 ribound ortamaları tutturarak hiç de içaçıcı olmayan bir seneyi
geride bırakmıştır.O’nun durumunda olan her genç belki de pes ederdi ama O
hedefleri olan,hırsını ve azmini hiçbir zaman kaybetmeyen bir oyuncuydu.Sophomore
senesi başladığında Noah ismi artık anılmaya başlanacaktı,ilk senesinin
yazında öyle bir gelişme göstermiştir ki;
2.senesinde 14.2 sayı ve 2.7 blok ile takımının lideri olmuş ve 7.2 ribaund
ortamalası ile ligde kendi takım arkadaşı Horford(7.9) dan sonra 2.sırada
yer almıştır.Bu sene Noah’ın draft ta seçilme şansı inanılmaz bir şekilde
artmıştır, 3.9 sayılardan 14.2 sayılara,2.7 ribound lardan 7.2 riboundlara
sıçrayan bir adam kim tarafından umursanmaz ki ?
Noah 2006 yılında draftlara girmemiş Florida da basketbola devam
etmiştir,Florida iyi bir sezonun ardından finallere kadar takılmadan
gelmiştir,finallerde önlerinde köklü bir koley durmaktadır,’’UCLA’’…
Final maçında 21 sayı,15 riband ve 5 blokluk muhteşem bir
performans ortaya koyan Noah finallerde Most Outstanding Player (MOP)
ödülüne layık görülmüştür.Noah final serisinde 16 sayı 9 riband ve 6 blokluk
muhteşem ortalamaları tutturmuştur,bu arada 6 blok şampiyonaların en yüksek
blok ortalamasıdır …Noah kolej kariyerinde 2006 yılında All-Sec takımına
seçilirken,207 yılında All-American 2. takımına seçilme başarısını elde
etmiştir.Noah onu küçümseyenlere ve bir bakıma ailesine en iyi şekilde
dersini vermiştir,şu an önünde tek bir hedef kalmıştır,O’nun yeri artık
yıldızların yanıdır …
2007 draftı gelip çatmıştır,Noah rahat tavırları ve giyimiyle geceye
damgasını vuranlar arasındadır,Noah beklendiği gibi 9.sıradan Buls
tarafından draft edilmiştir.Takım arkadaşları olan Horford 3.sıradan Atlanta
tarafından,Brewer 7.sıradan Minnesota tarafından seçilmiştir.
Joakim Noah’ın Basketbolu
Noah uzun boyuna rağmen bir guard gibi inanılmaz şekilde sahayı
geçebilme ve üstün top kontrolü ile fast break leri rahatça
şekillendirebilme özelliğine sahip bir oyuncu olarak dikkat
çekiyor.Mevkisine göre top kontrolü ve pas özelliği yüksek.Maçlara gününde
olmasa bile en yüksek kapasite ve en yüksek hırsla çıkıyor bu bazen ona eksi
olarak dönse de takımına çok iyi bir potansiyel kazandırdığı tartışılamaz.Noah
agresif oyunu ile pota altını karartabilen bir oyuncu özelliğini
taşıyor,karşı rakibi faul problemine sokmakta çok uzman,uzun kolları ve
idaeal elleri mevcut,pas yeteneği bu yüzden gelişmiş olsa gerek.Post ve
civarından tutturduğu zaman inanılmaz şut yüzdesiyle oynuyabilen bir
oyuncu,negatif yönlerinde ‘’tutturduğu’’ ifadesini daha net bir şekilde
anlatacağım,Pota altında kesinlikle vücudunu çok iyi kullanabiliyor ve
sağlam şekilde durabiliyor.
Gelelim olumsuz yanlarına; omuzları çok ince pozisyonu için ve Noah
neredeyse pivot hareketlerini bilmiyor,içeriye kendi sırtını kullanarak
devrildiği ve kıvrak hareketleriyle basket yaptığını çok nadir
görebiliyoruz,bu yüzden sırtı dönük oynuyabilecek bir oyuncu
değil,agresifliği kendi başına da bela olabiliyor,maçlarda gereksiz fauller
yaptığına bir çok kez tanık oldum.Eğer şutu kötü başlarsa kötü gidiyor,Duncan’ın
faulleri gibi düzeltmek imkansız gibi ritmi yakalayamadı mı tüm gün sizin
saçınızı başınız yoldurabilir fakat bu aşılamayacak bir problem değil çünkü
normal bir gününde ne kadar kritik şutlar soktuğuna da tanık
olacaksınız,şutun mesafesine gelince ismi lazım değil America’lı bir yorumcu
Noah için 5 feet dışından şut sokması bir mucizedir diyor,5 feet içerisinde
ise istikrar sorununu aştığında şut kaçırmayan bir tip.
Noah için siteler Chandler’ın liderlik vasfı kazanmış,şut atabilen ve daha
iyi pas verebilen şekli yakıştırmasını yapmış fakat hepimiz Tyson’un ne
kadar gelişme gösterdiğine birlikte tanık olduk,Noah’ın da O’nun kadar
çalışıp şut yüzdesini ritme sokmak,postta sırtını kullanarak oynamayı
öğrenmek gibi çeşitli görevleri mevcut,bu kadar hırsa sahip bir oyuncu
bunları aşacak mıdır ? Hepimiz izleyip göreceğiz,biz O’ndan çok umutluyuz.
Aramıza hoşgeldin hırçın çocuk…
(*) Bunun nedeni hala daha bilinmemektedir.
Eren Tolga Onur
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|