|
Türkiye’de basketbola ilginin artmasına neden olan iki üç tane şey
sayabiliriz.Birincisi benim neslin denk gelmediği Beyaz Gölge adlı dizi,diğeri
Efes Pilsen’in Koraç Kupası’nı kazanması.Ben Efes Pilsen Koraç Kupası’nı alırken
çok küçüktüm.O kadrodan hatırladığım Peter Naumoski,Conrad Mcrae,Tamer Oyguç,Murat
Evliyaoğlu,Ufuk Sarıca gibi isimler var.Ama bildiğim bir şey var ki bu olay türk
takımlarının da Avrupa’da her hangi bir spor dalında kupa alabileceğini
gösterdi.İncelerseniz Eczacıbaşı bir iki sene sonra bir Avrupa Kupası kazandı ve
3-4 sene Avrupa Kupalarında final four oynadı.Galatasaray,UEFA Kupası’nı kazandı
ve dünyaya meydan okudu.
Efes Pilsen’in kuruluşundan bu güne kadarki başarılarından ve Türk basketboluna
faydalarından bahsedelim. Efes Pilsen takımı 1976 yılında kuruldu.1978’de ikinci lig şampiyonluğu
yaşadıktan sonra birinci lige yükseldi ve yükseldiği ilk senede yani 1979’da
birinci lig şampiyonu oldu.11 şampiyonlukla Türkiye’nin en fazla şampiyonluk
ünvanına sahip takımı Efes Pilsen,Türk Basketbolunu değiştirecek Koraç Kupası’nı
1996’da kazandı.Koraç Kupası’ndan sonra Efes Pilsen basketbola yatırımı artırmış
ve Avrupa’da hep en büyük kupalarda en üst sıralara oynamıştır.Efes ayrıca Supro
League’de iki sezon üst üste final foura kalarak 3.olma başarısını
göstermiştir.Daha sonra açılan Euroleague’de de katıldığı her sezon çeyrek
finale kalabilen tek takım Efes Pilsen’dir.Bu bakımdan Efes Pilsen her bakımdan
bir lokomotiftir.
Ayrıca Efes Pilsen’in alt yapısından yetişen basketbolcular her yaştaki milli
takımın iskeletini oluşturuyor.Efes altyapısından bu güne kadar yetişen
oyunculara baktığımızda NBA’in en iyi pivotları arasında gösterilen Mehmet
Okur,Orlando Magic’in starı Hidayet Türkoğlu,dünyanın gelecek vadeden
oyuncularından Cenk Akyol,6-7 sene önce Avrupa’nın en iyi pivotu seçilen ve
kariyerini Prokom Trefl takımında sürdüren Hüseyin Beşok örnek
verilebilir.Ayrıca baktığınızda Türkiye’nin tüm takımlarında Efes altyapısından
birini bulmak mümkündür.
2001’deki Avrupa ikinciliğimizdeki kadromuzu incelersek o kadrodaki Hido,,Hüseyin
Beşok ve ismini hatırlamadığım birçok isim Efes altyapısından
yetişmiştir.Futbolda nasıl lokomotifimiz Galatasaray’sa basketbolda Efes
Pilsen’dir.Basketbolu izlemeye başlayan küçük bir çocuk futbola ne kadar fanatik
olursa olsun tutacağı takım Efes Pilsen olacaktır.Kendimden biliyorum.Bu takımın
koçlarından da bahsedelim biraz.Koraç Kupası’nı alırken ve o dönemdeki
şampiyonlukları alırken koçumuz Aydın Örs’tü.Aydın Örs milli takım koçluğu
yapmaya başlayınca onun yerine Ergin Ataman geçti.İki Avrupa üçüncülüğümüzü onun
döneminde yaşadık.Onun görevden ayrılmasından sonra Oktay Mahmuti görevi
üstlendi.Oktay Hoca bu görevi başarıyla üstleniyor.
Şimdi Efes Pilsen’le ilgili son yıllarda gözüme ilişen bir iki şeyi sizle
paylaşmak istiyorum.Efes Pilsen öyle bir takım ki Avrupa’nın en sorunlu
oyuncuları ve en uslanmaz isimleri Efes’e geliyorlar ve bir sistemin parçası
oluyorlar.Hatta savunma bile yapıyorlar.Değerleri katlanıyor.Efes’e 3 kuruşa
gelen adamın değeri bir anda 10 kuruş oluveriyor.Bu bakımdan her zaman çok
takdir ettim Efes’i.Bu isimlere örnek Kaspars Kambala,Marcus Brown,Willie
Solomon,Henry Domercant,Anthony Granger vs.(Umarım Jenkins’i de ilerde bu gruba
dahil edebiliriz.)
Efes’e gelip de kariyerinin en parlak dönemini yaşamış bir oyuncu var ki ona
parantez açmadan edemeyeceğim.Adı Conrad Mcrae.Fenerbahçe ve Efes Pilsen’de
izlediğimiz Conrad Mcrae 2000 yılında hayata gözlerini yumdu.Duyduğumda çok
üzülmüştüm.Conrad NBA LIVE serilerinde highflyer ne ise Türkiye liglerinde oydu.Ribaund
alabilmek için canını dişine takardı,kendisine gelen her topu smaçlamaya
çalışırdı.Süper bir adamdı.Basketbolun hem şov hem mücadele yönünü süper
yapardı.Dört dörtlük bir sporcuydu.Allah rahmet eylesin.
Bu yazıda ısrarla belirttiğim şey şu.Efes Pilsen türk basketbolu için değil,türk
sporu için vazgeçilmez bir oluşumdur.Gerek altyapısıyla,gerek bizlere yaşattığı
başarılarıyla,gerek milli takımlara verdiği destekle eşi bulunmaz bir nimettir
basketbol ve türk sporu için.Ancak Efes Pilsen bu kadar başarılı bir
organizasyon olsa da çok büyük bir taraftar sıkıntısı çekiyor.Ne yaparsa yapsın
çok büyük maçlar haricinde Abdi İpekçi’nin yarısı bile dolmuyor.Hatta Euroleague
maçlarında bile bomboş salona oynadıkları oluyor.Tau Ceramica’nın maçlarına
bakma fırsatım oluyor ara sıra.40000 kişilik bir şehrin takımının maçları bile
her maç full stada oynuyor ama 10 milyon kişilik bir metropolün takımının
maçlarında stad dolmuyor.Bu bizim ayıbımız.Türkiye’nin hatta Avrupa’nın en büyük
bir iki spor organizasyonundan birini daha fazla destekleyelim.Maçlara daha
fazla gidelim.Ayrıca bilet fiyatları 5 milyon gibi ucuz bir değer.
Türk sporuna damgasını vurmuş Efes Pilsen’in 30 yıllık macerasını sizlerle
paylaşmaya çalıştım.Eğer eksik bıraktığım bir yer varsa kusuruma bakmayın.Hoşçakalın.Basketbolla
kalın.İçinizden basketbol sevgisi eksilmesin.
Erinç Basa
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
| Yorum yazın |
Site yönetimi olarak aldığımız karar sebebiyle, artık Yorum gönderebilmek için Üye olmanız gereklidir. Sistemimize Kayıt olarak son gelişmelerimizden ve bültenlerimizden faydalanabileceksiniz...
Sisteme Kayıt olmak için tıklayın Eğer kayıtlıysanız Üye Girişi yapmak için tıklayın. Şifrenizi unuttuysanız tıklayın |
|