2014 NBA All Star Smaç Yarışması'nda yarışacak isimler açıklandı. Son şampiyon Terence Ross'un başı çektiği çok iddialı bir kadronun yanı sıra geleneksel smaç yarışmasından çok farklı, yeni bir formatı da göreceğiz.

14 Şubat gecesi oynanacak 2014 NBA All Star Maçı'nın koçlar tarafından seçilen yedekleri açıklandı.

2014 NBA All-Star maçının ilk beşleri açıklandı.

Her yıl düzenli olarak Forbes tarafından açıklanan NBA'nin en değerli takımları sıralamasında bu yıl da zirve değişmedi.

Dallas Mavericks'in Alman yıldızı Dirk Nowitzki, kariyerinin devamı konusunda açıklamalarda bulundu.

Denver Nuggets'ın İtalyan oyuncusu Danilo Gallinari'nin dizindeki sakatlığı nedeniyle sezonu kapadığı açıklandı.

Boston Celtics, Miami Heat ve Golden State Warriors, 4 oyuncuyu kapsayan üçlü bir takasta anlaştı.

Yıldızı Derrick Rose'un tekrar sezonu kapatmasıyla birlikte hedef küçülten ve bir süredir kadroyu boşaltarak geleceğe yatırım yapmayı tartışan Chicago Bulls, takımın en önemli isimlerinden Luol Deng'i Cleveland Cavaliers'a gönderdi.

ULEB Euroleague Çeyrek Final

NbaTr.Com - Cuma, 18 Nisan 2008

CSKA-Olympiacos 2-1 (74-76, 83-73, 81-56)

 

Oynanan birinci çeyrek final maçları sonucunda ortaya çıkan yegane sürpriz kuşkusuz Yannakis’in gelişinden sonra bu koçun tipik karakteristik özelliklerini parkede göstermeye başlayan Olympiacos’un deplasmanda CSKA’yı yenmesiydi. Maçın hemen başında üstünlüğü ele alıp, 3. çeyrek sonuna kadar her periyotta rakibinden üçer, dörder fazla sayı atan Yunan takımı son çeyreğe 10 sayılık, esasında böyle bir deplasman için pek de birşey sayılmayacak bir farkla önde girdi. Nitekim mücadeleyi yükseltip farkı yavaş yavaş eriten CSKA bitime 15 saniye kala Smodis’le maçı eşitlemeyi de başardı. Ancak Macijauskas’ın yokluğunda çoktan bu senenin kahramanı ünvanını kazanan Amerikalı gard Greer son sözü söyleyen oyuncu oldu ve Pire ekibine muhteşem bir zafer ve son dört için ciddi umut aşıladı. Greer 19 sayı, 6 sayı pasıyla ve son saniye şutuyla gecenin adamıydı, ona 20 sayıyla Woods eşlik etti. Ev sahibindeyse Smodis 21 sayıyla mücadeleyi noktaladı. Bu sonuçla Yunanlılar, son dört oynamak için ateşli seyircilerinin önünde bir gazla mücadele edip, zor olanı başararak CSKA’yı eleme şansına sahip oldular. Ama hep söylüyoruz, bu lig CSKA’nın ligi. Ondan koparabilmek için fazladan bir kaç lehte parametre lazım en basitinden...

 

Yunanistan’a taşınan serinin ikinci maçına Olympiacos, beklendiği üzere fırtına gibi girdi ve daha ilk çeyrek bittiğinde 12 sayılık bir avantajı hanesine yazdırdı. Acaba o büyük sürpriz olasılığı gerçek olabilir miydi? Kafalar bu soruyla meşgulken devreye son yılların tartışmasız en değerli oyuncusu olan Papaloukas girdi. Neden “en değerli” sıfatının sahibi olduğunu Dostluk ve Barış salonundaki izleyicilere tekrar hatırlatmak adına maça el koydu ve takımlar soyunma odasına giderlerken CSKA hanesinde 4 sayılık üstünlük gözükmekteydi. Şaşkınlığa uğramış Yunanlı seyirciler, esas şoku 3. çeyrekte yaşayacaklardı. Siskauskas, bendinden taşmış bir sel gibi Olympiacos potasına aktı ve ard arda yağdırdığı üçlüklerle son çeyreğe girerken takımına 14 sayılık üstünlüğü hediye etti. Sonrası Kırmızılıların farkı kapatma çabası ve buna karşılık CSKA’nın yüksek yüzdeyle skoru tutması şeklinde geçti. Siskauskas 20, Smodis 17 ve Langdon 18 sayıyla karşılaşmayı noktalarken bu üçlü, toplamda 12/15 üç sayı oranıyla oynayarak tüm Yunanistan’ın kalbini kırdılar. Ev sahibindeyse ayakta kalan, bu sefer sadece Woods ve Printezis ikilisiydi. 19 ve 17 sayıyla takımları için sonuna kadar çabaladılar. Greer’se pek ortalarda görünmedi. CSKA’nın kaçırdığı 9 serbest atış, %60 ikilik, %55 üçlük yüzdesinin arasında kayboldu gitti. CSKA gibi bir takımı, üstelik kendi evinizde bu yüzdelerle oynatırsanız kaçınılmaz sondan kurtuluş yok. Ve onlar aynı hatayı iki kez yapmak için fazla iyiler...

 

 Seriyi 3. maça taşımayı başaran CSKA için artık işler çok daha kolay görünüyordu. Nitekim bu son maça hızlı bir başlangıç yapıp çeyreği 6 sayı önde kapadıktan sonra biraz daha saldırgan bir oyunla devreye 12 sayı farkla önde girmeyi başardılar. Olympiacos esas direncini 3. çeyrekte koyup bir ara 7 sayıya kadar farkı indirmeyi başarsa da CSKA daha fazla yaklaşma izni vermediği rakibine son çeyrekte ölümcül darbeyi vurdu ve maçı 25 sayı farkla kazanmayı bildi. Böylelikle Rus takımı, son 6 Final4 mücadelesinin tamamında bulunmayı başararak efsanevi bir takım olduğu gerçeğini bir kez daha perçinledi. Tabii 50M Euro bütçe ile efsane olmayacaksınız da ne olacaksınız? Düşünün ki Khyryapa gibi bir oyuncudan hiç faydalanmadan oynadılar bu çeyrek final serisini. Durum tam bir hegamonya durumu. Maçta Siskauskas kariyer rekoru kırığ 5 üçlük atarken sonuçta da 24 sayıya ulaştı. Yunanlılarda ise Vasilopoulos (17 sayı) dışiında tüm silahlar susunca mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Zaten CSKA %60’la üç sayı, %58’le 2 sayı kullanarak o ufacık şansı da Yunan takımına hiç göstermedi. Beklenildiği üzere CSKA son dörtte ve rakipleri dişli TAU olacak; yani bir başka son dört abonesi...

 

TAU-Partizan 2-1 (74-66, 55-76, 85-68)

 

Bu sezon, özellikle kendi evinde oynadığı maçlarda gösterdiği performansla Partizan, oyuncu üreten bir takımın, oyuncu fabrikası lakabını sonuna kadar hak eden bir takımın da esasen ne derece güçlü olabileceğini gözler önüne serdi. Son sekize kalmaları zaten büyük başarıydı ancak TAU gibi son dört abonesi bir takıma karşı oynadıkları seri de kapasitelerini sahaya nasıl yansıttıklarını ortaya koydu. Çeyrek final serisinde, İspanya’da oynanan ilk maçta kafa kafaya giden bir ilk devreyi önde kapattılar. Akabinde TAU’nun klasik 3. çeyrek darbesine direnç koyup maçın bitimine 3 dakika kala farkı 5 sayı civarına çektiler. Fakat silahlarının kalabalık nüfusu bu andan sonra TAU’nun bu çok zorlu maçtan galip çıkması için yeterli oldu. Özellikle fark 5 sayıya inmişken alınan mola dönüşü Rakocevic’in attığı kritik üçlükle Vitoria ekibi işi mecburi bir deplasman galibiyetine bırakmadı zira bu sene nice güçlü takım Belgrad’da sahadan silindi. Planinic 18, Rakocevic 15 sayıyla takımı sırtlarken Partizan’da Kezman 13 sayıyla ön plandaydı.

 

Belgrad’a taşınan seride TAU muhtemel bir deplasman galibiyetine, zaten rakibi de bu sene misyonunu tamamlamış gibi göründüğünden çok olası bakıyordu. Fakat Sırbistan’da karşılaştıkları manzara hiç de umdukları gibi değildi. Tüm ülkenin kalbinin aynı anda, bir spor salonunda attığını farzedersek duruma mantıklı bir izahta bulunmuş oluruz. Yukarıda bahsettiğimiz atmosferde maça öyle bir başladı ki Pratizan, İspanyol ekip ne olduğunu anlayamadan ilk çeyrek 10 sayılık farkla sona ermişti bile... Fakat malum, TAU öyle kolayca sindirilebilecek bir takım değil, dirilmeleri uzun sürmedi. Devreye 5 sayı önde giden Partizan 3. çeyrekte farkı açmayı başaramasa da rakibine de yetişme şansı tanımadı. Ve tüm gücüne rağmen gününde olmayan rakibine bitirici darbeyi son çeyrekte vurmayı başardı. Genç ekibin bu maçtaki savunma performansı gerçekten de parmak ısısrtacak türdendi. TAU gibi bir takıma 2 ve 3 sayı yüzdesinde %40’a ulaşma fırsatı tanımadılar. Ve hava toplarında kurdukları 37-28 üstünlükle de seriyi Vitoria’ya taşımayı başardılar.  Partizan’ın başarısında büyük pay sahibi olan iki uzunu Velickovic (17 sayı, 12 hava topu) ve Pekovic (19 sayı) TAU’yu yıkan isimlerdi. İspanyollarda ise sadece Rakocevic sahnedeydi 15 sayıyla.

 

Deplasmanda aldığı 21 sayıylık ses getiren mağlubiyetle afallayan TAU, evine döndüğündeyse kendi kimliğini bulmuş gibiydi. Tabii bu kendini bulmada sahada yokları oynayan pota altlarının da sepet topunu hatılramaısnın payı vardı. Ortada geçen ilk çeyrekten sonra maça asılan TAU, 7 sayı önde girdiği son çeyrekte hızını arttırıp maçı da farklı kazanarak adını 4. kez üst üste Final 4’a yazdırmayı başardı. Bu, gerçekten inanılmaz bir başarı kabul edilebilirdi tabii önümüzde CSKA gibi bir örnek olmasaydı. Fakat referansı Rus takımı olarak almazsak muhteşem bir durum. İlk iki maçta genç ve atlet Partizan pota altı karşısında bocalayan ve kalitesinin çok uzağında kalan Splitter bu maçta kendi kimliğini buldu ve 18 sayı, 9 hava topuyla takımını sırtladı. Ona 19 sayıyla Pete, 15 sayıyla Rakocevic eşlik ettiler. Partizan’daysa Tripkovic 16 sayıyla sivrildi ancak bu mağlubiyette önemli pay, TAU uzunlarına kurduğu üstünlüğü sürdüremeyip denize dökülen Pekovic’indi... Böylelikle TAU son dört biletini, CSKA’nın rakibi olarak almayı başardı. Bakalım bu büyük başarı istikrarını bu sene bir şampiyonlukla taçlandırabilecek mi İspanya’nın güçlü ekibi. Hoş, başaramasalar bile bu sene Madird’deki mücadelede ev sahibi yer bulamazken onların oynayacak olması bile büyük bir gurur kaynağı olacaktır kendilerine...

 

Maccabi-Barcelona 2-1 (81-75, 74-83, 88-75)

Sezon içinde oynadığı basketbola ciddi bir ivme katan Maccabi Tel Aviv,  yine sezon içinde sergilediği inişli çıkışlı grafiği son zamanlarda düzelten Barcelona’yı Nokia Arena’da ağırladı ilk maçta. Yakın giden ilk çeyreğin ardından oyuna ağırlığını koyup farkı çift hanelere taşıyan İsrail ekibi, devre sonunda gördüğü dirençle ikinci yarıya ancak 7 sayı önde başlayabildi. Üstelik maruz kaldıkları bu direnç Ersan-Basile ikilisinin fantastik üç sayı yağmurunu da peşine takınca son çeyreğe berabere girilmesi çok da şaşırtıcı değildi. Fakat umutların tükenmesi kolay olmuyor böylesi salonlarda. Ve Maccabi’nin, Vujcic’le söyleyeceği şeyler henüz bitmemişti. Hırvat yıldız, yardımına koşan Halperin’le beraber ivmeyi tekrardan takımına getirmeyi başardı ve bu derece sıkıntılı bir maçtan takımının galip çıkmasına ön ayak oldu. 18 dakikaya 12 sayı sığdıran Vujcic’e Batista 15 sayı, Halperin de 11 sayı, 6 hava topu, 5 sayı pasıyla destek verdi. Barcelona cephesindeyse bu senenin en iyi oyununa şahit olduğumuz Ersan’ın şovu vardı. Her ne kadar bu şov bir galibiyetle noktalanmasa da 21 sayı, 9 hava topu, 2 sayı pası, 2 top kesmeyle Ersan nerede olduğunun ancak farkına varmış gibiydi. Ona destek 17 sayıyla eski kurt Basile’den geldi....

 

Seriyi tekrardan İsrail’e taşıyarak umutlarını ayakta tutmak isteyen Barca, kendi evindeki 2. maça aynen deplasmanda sahip olduğu, maçın sonunu getiremese de Maccabi’ye ecel terleri döktüren hırsla başladı. Yine Basile’nin etkili oyunuyla maça giren Katalanlar, bu kez Maccabi’nin direnciyle karşılaşınca istedikleri hızlı girişe muvaffak olamadılar ve çeyrek 23-22 sona erdi. İkinci çeyrekte az da olsa baskısını hissettiren ev sahibi  devreye 6 sayı farkla önde girmeyi başardı. Müthiş bir çekişmeye sahne olan 3. çeyreğin bir galibi çıkmazken son çeyrekte sahne alan şişman kadın (Burada Basile’ye tekabul ediyor) operanın bu perdesine noktayı koydu. Sansasyonel bir performansla, daha önce Luis Scola’ya ait olan çeyrek final sayı rekorunu egale eden İtalyan gard gerçekten de savunulamayacak bir oyun ortaya koydu ve Maccabi potasına tam 34 sayı bıraktı. İlk maçta Ersan’la beraber attıkları 38 sayıyı, bu defa Ersan naz yapınca kendisi attı. 33 yaşındaki bir yıldız için gerçekten takdir edilesi bir performans. Morris’in 16, Casspi’nin 18 sayısıysa Maccabi adına sonuç getirmedi ve seri kazananı belli etmek için İsrail’e taşındı...

 

Nokia Arena’da oynanan serinin son maçından ise Maccabi’ye son 9 sezonda 7. Final 4 bileti çıktı. Maça etkili başlayıp ilk çeyreği önde kapatmayı başaran Barca, daha sonra yedek bankından uzanıp gelen Bluthenthal ve Bynum’un harika basketbolu ve sayılarıyla bir anda 9 sayı geriye düştü devre biterken. İlk beşinden alamadığı verimi iki benç oyuncusundan sonuna kadar alan İsrailliler, bir ara 3’e düşen farkla yakalanıyor gibi olsalar da yine bu çılgın yedek ikilisiyle toparlandılar ve Halperin’in de müthiş katkısıyla tekrardan son dörtteki koltukalrına kuruldular. Bynum ve Bluthenthal 21’er sayıyla müsabakayı noktalrken Halperin 17 sayısına 9 sayı pası da ekledi ve gecenin kahramanı o oldu. %45’le üçlük atmasına engel olamadığı rakibine kriz bile yaşatamayan Barca’da ise Grimau 18 sayıyla oyanrken Vasques ona 15 sayı, 13 hava topuyla eşlik etti. Maccabi böylelikle Siena’nın rakibi olmaya hak kazandı Final 4’da. Çok ciddi bir hava topu üstünlükleri olabilir İtalyan ekibe karşı ve bundan sonuna kadar faydalanacak tecrübeye sahipler. Bakalım finale tekrar uzanabilecekler mi?..

 

Siena-Fenerbahçe 2-0 (73-66, 65-86)

 

Her ne kadar takımlarımızı son dört için mücadele ederken görmek bizlere büyük keyif verse de, Fenerbahçe’nin bu sene yakaladığı başarının aslında yapay bir başarı olduğunu, güçlü takımlara hiç diş geçiremeyen ekibimizin zayıf rakiplerine fazlaca puan kaptırmadan ve dahi inanılmaz bir “fikstür-rakip yardımı” şansına sahip olarak buralara geldiğini belirtmiştik. Ancak sonuç itibariyle dağları devirmese de çeyrek final oynamaktaydı Fenerbahçe ve bizler de o beklenen direnci Avrupa’nın en takım gibi takımına karşı göstererek bir sürpriz Final 4 beklemekteydik. Ancak evdeki hesap çarşıya pek de uymadı. Evindeki serinin ilk maçında son çeyreğe kadar kendini sıkmayan, hatta 3. çeyrekte bir ara 46-49 geride kalan Siena son çeyrekte yaptığı işi sıkıya alma hamlesiyle maçı kazandı ve seriyi erken bitirmek için İstanbul’u gözlemeye başladı. Solomon’un 11 sayıda kaldığı bir maçı zaten kazanması çok zor olan Fenerbahçe için esas sıkıntılı nokta olmayan rotasyondaydı. İtalyanların hızlı girip 9 sayı öne geçtiği ilk çeyrekten sonra Semih-Ömer pota altıyla rakibini yakalayıp geçen takımı Tanjevic, Ömer’i kenara alarak neden bozdu, neden ona bu kadar az süre verdi gerçekten anlaşılması imkansız gibi duruyor ama “kurt hoca(!)” esas anlaşımlası zoru diğer maça bırakmıştı, nereden bilelim?... Bu ikili Siena’ya pota altını dar etmiş ve maçı takımları lehine çevirmişti halbuki. Takımın koçu maçı ikram etmek istiyorsa oyunculara yapacak fazla birşey kalmıyor maalesef. Semih ve Kinsey 12’şer sayıyla takımımız adına çaba sarfeden isimlerdi. Siena’daysa Lavrinovic 16 sayı bırakırken potamıza esas katkı 7 sayı, 8 hava topu ve 8 top çalma yapan Stonerook’dan geldi. Siena’nın bu maçta da 22 top çaldığını belirtmemiz de ayrıca yerinde olur. Bu konuda üstlerine yok ve takımımızın da yeterince dikkatli olmadığı aşikar.

 

Partizan da dahil olmak üzere çeyrek finadle ev sahibi avantajı sahibi olmayan diğer takımlar rakiplerine varlıklarını ciddi olarak hissttirdiler. Hatta Olympiacos CSKA’ya soğuk terler döktürdü. En azından benzer bir şeyi Fenerbahçe’den de beklerdik Siena karşısında. Fakat beklentilerimiz boşa çıktı ve İstanbul’daki maçta, orada oynadığı oyuna da yaklaşamayan Kanarya tura galibiyet alamadan veda etti. Beklenenin aksine maça Siena çok hızlı girdi. Daha çeyrek biterken 10 sayılık farkı yakalamışlardı bile. Akabinde umulan mücadeleyi parkeye döken takımımız devreye 3 sayı geride girdi ve ikinci devre başında Solomon’un basketiyle de maça yeni bir başlangıç yaptı. Fakat ne olduysa bundan sonra oldu. Kontrolü ele alan İtalyan takımı bu andan sonra 9-25’lik bir çeyrek skoruna gidip, son çeyrekte de 0-12’lik bir seriyle farkı 25’lere çıkarınca rüya beklentisi kabusa dönüştü. Thornthon ve Lavrinovic 18’er sayıyla Final 4 yolunu açan oyunculardı. Bizdeyse senaryo gene aynıydı: 11 sayıda kalan Solomon... Böylelikle 3 yıl sonra Siena tekrardan son dört oynamaya hak kazandı. Üstelik karşılarında görece daha makul bir rakip olan Maccabi olacak. Final içten bile değil onlar için. Bize dönecek olursak, tüm Top16 boyunca Avrupa’nın adını ezberlediği Ömer Aşık’ın oyuna bile girmediğini söylersek, “coaching” kalitesinin takıma neler kattığını, böylesi önemli bir maçı koçun ansıl değerlendirdiğini alan beyan görür, fazla yoruma mahal bırakmayız sanırım...

 

MVP :

 

1. Maçlar: Ersan İlyasova (Barcelona) 28 verimlilik puanı

 

2. Maçlar: Gianluca Basile (Barcelona) 31 verimlilik puanı

 

3. Maçlar: Tiago Splitter (TAU) 27 verimlilik puanı

 

Kayda değer performanslar

 

1. Maçlar

 

+Lynn Greer (Olympiacos) 19 sayı (6/10 saha içi isabeti), 6 sayı pası

+Qyntel Woods (Olympiacos) 20 sayı (4/4 3s), 4 hava topu

+Matjaz Smodis (CSKA) 26 dakika, 21 sayı (7/10 saha içi isabeti), 5 hava topu

+Zoran Planinic (TAU) 18 sayı (7/10 saha içi isabeti, 4/4 3s)

+Ersan İlyasova (Barcelona) 21 sayı (8/12 saha içi isabeti), 9 hava topu, 2 sayı pası, 2 top kesme

+Yotam Halperin (Maccabi) 11 sayı, 6 hava topu, 5 sayı pası

+Shaun Stonerook (Siena) 7 sayı, 8 hava topu, 2 sayı pası, 8 top çalma

 

--------------

 

-Mirza Teletovic (TAU) İlk beş, 21 dakika, 0 sayı (0/3 saha içi isabeti)

-Tiago Splitter (TAU) 15 dakika, 8 sayı (1/5 saha içi isabeti), 2 top kaybı, 5 faul

-Jaka Lakovic (Barcelona) İlk beş, 20 dakika, 6 sayı (1/10 saha içi isabeti)

 

2. Maçlar

 

+Ramunas Siskauskas (CSKA) 21 dakika, 20 sayı (8/11 saha içi isabeti), 4 hava topu, 3 sayı pası

+Trajan Langdon (CSKA) 18 sayı (7/9 saha içi isabeti), 4 hava topu, 3 sayı pası

+Novica Velickovic (Partizan) 17 sayı, 12 hava topu, 4 sayı pası

+Nikola Pekovic (Partizan) 19 sayı (8/12 2s), 5 hava topu

+Gianluca Basile (Barcelona) 34 sayı, 5 hava topu, 2 top çalma

 

---------------

 

-Lynn Greer (Olympiacos) 29 dakika, 8 sayı, 4 top kaybı

-Zoran Planinic (TAU) İlk beş, 20 dakika, 5 sayı (2/8 saha içi isabeti), 2 top kaybı

-Tiago Splitter (TAU) 13 dakika, 3 sayı, 4 faul

-Jaka Lakovic (Barcelona) İlk beş, 15 dakika, 0 sayı (0/4 saha içi isabeti)

 

3. Maçlar

 

+Ramunas Siskauskas (CSKA) 27 dakika, 24 sayı (5/6 3s)

+Matjaz Smodis (CSKA) 13 sayı (3/3 3s), 6 hava topu, 3 sayı pası

+Tiago Splitter (TAU) 18 sayı (7/9 2s), 9 hava topu27

+Mikael Pete (TAU) 19 sayı (8/10 saha içi isabeti), 6 hava topu

+Fran Vasquez (Barcelona) 15 sayı, 13 hava topu, 2 sayı pası, 2 top çalma, 2 top kesme

+David Bluthenthal (Maccabi) 24 dakika, 21 sayı (3/3 2s, 5/6 3s), 3 hava topu

+Yotam Halperin (Maccabi) 17 sayı, 9 sayı pası, 3 top çalma

 

-----------------

 

-Lynn Greer (Olympiacos) 32 dakika, 9 sayı (2/12 saha içi isabeti)

-Nikola Pekovic (Partizan) İlk beş, 24 dakika, 9 sayı (1/6 saha içi isabeti), 3 top kaybı, 5 faul

 

 

İstatistik

 

Verimlilik

 

Oyuncu

Takım

Maç

Ortalama

Matjaz Smodis

CSKA

3

22.3

Ramunas Siskauskas

CSKA

3

21.0

Ksistof Lavrinovic

Siena

2

20.5

Gianluca Basile

Barcelona

3

18.7

Will Bynum

Maccabi

3

17.0

 

Sayı

 

Oyuncu

Takım

Maç

Ortalama

Gianluca Basile

Barcelona

3

19.3

Ramunas Siskauskas

CSKA

3

18.7

Matjaz Smodis

CSKA

3

17.0

Ksistof Lavrinovic

Siena

2

17.0

Bootsy Thonthon

Siena

2

16.0

 

Hava Topu

 

Oyuncu

Takım

Maç

Ortalama

Terrence Morris

Maccabi

3

9.7

Fran Vasquez

Barcelona

3

8.3

Novica Velickovic

Partizan

3

8.0

Mirsad Türkcan

Fenerbahçe

1

8.0

Georgios Printezis

Olympiacos

3

5.7

 

Sayı Pası

 

Oyuncu

Takım

Maç

Ortalama

Yotam Halperin

Maccabi

3

5.3

Theodorso Papaloukas

CSKA

3

5.0

Lynn Greer

Olympiacos

3

5.0

Terrel McIntyre

Siena

2

5.0

Bootsy Thornthon

Siena

2

4.0

 

Top Çalma

 

Oyuncu

Takım

Maç

Ortalama

Shaun Stonerook

Siena

2

5.0

Oğuz Savaş

Fenerbahçe

1

4.0

Terrel McIntyre

Siena

2

3.0

Tarence Kinsey

Fenerbahçe

2

2.5

Will Bynum

Maccabi

3

2.0

 

Top Kesme

 

Oyuncu

Takım

Maç

Ortalama

Terrence Morris

Maccabi

3

2.3

Ionnis Bourousis

Olympiacos

3

1.3

Tiago Splitter

TAU

3

1.3

Zoran Planinic

TAU

3

1.0

Fran Vasquez

Barcelona

3

1.0


b>Umut YAŞAR
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yazın
Yazı Alanını Küçült | Yazı Alanını Büyüt

busy
 


Sosyal Medya ile Takip Edin!

Twitter Facebook Friendfeed RSS

Son Yorumlar

İddaa Basketbol Nası...
Nasıl bir farkı olacak ki bayan basketbolunun?
NBATR - İhsan Bayülk...
Çok güzel röportaj olmuş. Ben İhsan Bayülken...
7 Yıl Aradan Sonra P...
İnşallah bu sene de playoff yapaca Efes.
Howard'ın Dönüş Tari...
Howard gerçekten başa bela bir oyuncu, sürekli ...
Kevin Martin de Saka...
sitenizde iletisim adresi göremedik. Reklam verme...
NBATR - İhsan Bayülk...
Semih Erden basketbola verdi kendini. nba günleri...
İddaa Basketbol Nası...
tr bayan basketbol nasıl oynanır kuralı warmı ...
İddaa Basketbol Nası...
arkadaslar tr bayan basketbol nasıl oynanıyo bı...
Michael Jordan EFSAN...
Meryem mesajını çok geç gördüm kusuruna bak...
NBA'in En İyi Oyuncu...
bune ya michael jordan

© 2004 - 2013 | Türkiye'nin NBA ve Basketbol Portalı | nbatr.com


Sitede yer alan haber ve yazılar Kaynak gösterilmeden herhangi bir medya ortamında yayınlanamaz.!

NBA

NBA Basketbol
NBA TV NBA TV izle