O zaman hiç getirmeseydiniz başa.Adam daha toy belki bıraksaydınız kayseride geliştirseydi kendini getiriyosunuz kovuyosunuz.Fener de Rıdvan Dilmen'i kovmuş şimdi herkes Rıdvan hoca diyip duruyo bakalım M.Denizli ne yapacak?
Ayrıca bu kadar pişkin yönetim görmedim.O takıma Mourinho'yu getirsen ne olur Sinan Engin denen biri var ne yaptığı belli değil eminim E.Sağlam'dan çok o kuruyordur takımı
Ne demek hiç getirmeseydiniz, böyle bir mantık olur mu? Adam Kayserispor'da başarılıydı, camiayı yakından tanıyordu, Beşiktaş'ın değerlerine sahip çıkacak bir adamdı. Getirilişi doğruydu, olmadı. Kötüye gittiğini göre göre başta mı tutacaktık? Var mı böyle mantık?
Mustafa Denizli Ertuğrul'dan kat kat iyi taktisyendir. Bugün Türkiye'de üst düzey teknik direktör sayısı 2'dir, birisi Fatih Terim diğeri ise Mustafa Denizli. Adamın geçmişi belli, tecrübesi belli, yaptıkları belli. Ligi biliyor, takımları tanıyor. Ertuğrul'dan daha iyi bir yere getirecektir takımı. Hiç değilse hangi taktikle oynadığımız belli olur.
Yönetimin pişkinliğiyle Sinan Engin ne alaka? Yönetim skandaldır da Sinan Engin hangi takımı kuruyor? Bilmediğin işlere burnunu sokup can sıkma burada arkadaş, böyle saçmalık mı olur? Ertuğrul Sağlam şayet işine birileri karışırsa çıkıp istifa edecek kadar adamdır. Sinan Engin kimmiş, bugün var yarın yok. Mustafa Denizli de büyük ihtimalle çalışmayacaktır Sinan Engin ile.
Ek olarak yönetim bu sene son birkaç sene yaptığı hataların hiçbirini yapmadı transfer konusunda. Bütün eksik yerlere adamlar alındı, ortalamanın üzerinde oyuncularla anlaşıldı. Oyuncular hazırlık kampına yetiştirildi. Şu takım bugüne kadar adam gibi top oynamadıysa tek suç Ertuğrul Sağlam'ın, yönetimin değil. Adam gibi hoca olsaydı adam gibi oynatırdı topçuları.
Mustafa Denizli dediğin adam takımının 5 yemesini seyreden ya da yanlış müdahale eden,takımı şampiyonlar liginde 0 çekerken kulübede maçı seyirci havasında seyreden bir adamdır.Beşiktaş adam olsaydı Ertuğrul Hoca oynatırdı Beşiktaş'ı.Sinan Engin ve ona izin verenlerde suç.Sözde Seric,Sivok,Zapotochny'i izleyerek almıştı ama...Ertuğrul Hoca'nın istedikleri oyuncular mıydı bunlar?Bu durumda kimin Ertuğrul Hoca'yı suçlamaya hakkı var?Ertuğrul Hoca'nın tek hatası Nobre'yi kullanamamasıdır.Ama her zaman için Sinan Engin ve yönetim suçludur.
Mustafa Denizli dediğin adam Türk teknik direktörle şampiyon olamamış Fenerbahçe'yi, hem de önceki 4 sezon Pendik faciası gibi büyük felaketler yaşamış Fenerbahçe'yi şampiyon yapan tek Türk teknik direktördür. Mustafa Denizli dediğin adam Galatasaray'ı 14 yıl sonra şampiyonluğa taşıyan Derwall'in yardımcısı, sonraki sezon şampiyon olan Galatasaray'ın teknik direktörü, o dönem Şampiyon Kulüpler Kupası adıyla anılan günümüzün Şampiyonlar Liginde ise yarı final oynatan adamdır(Bir de çeyrek finali var, hani şu geçen sene Fenerbahçe'nin çıkıp da büyük başarı diye ortalığı yıktığı). O Mustafa Denizli dediğin adam Türk Milli Takımı'nı Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek finale taşıyan adamdır. Evet, büyük hocadır. Türk Futbolu'nun bugünlere gelmesinde büyük emeği olan adamlardan birincisi Jupp Derwall ise ikincisi Mustafa Denizli'dir. Gerek Neuchatel mucizesiyle, gerek Türk Futbol Tarihi'nin ilk büyük başarılarına imza atmasıyla spor devrimcilerinden birisidir Mustafa Denizli.
Bakınız mesela bir bilen şöyle diyor;
"hayatımın ilk avrupa başarısını tattırmış hocadır kendileri. ondan önce bir türk takımının yarı final oynamasını, hem de şampiyon klüpler kupasında yarı final oynamasını rüyamızda bile göremezdik. ellerimizde türk bayraklarıyla bizleri sokaklara döken ilk teknik direktördür. bu olayı basit bir yarı final oynamak değildir. bu sayede türk futbolu kabuğundan çıkmış, türk futbolcusunun ve türk insanının kendine güveni gelmiştir, biz de yapabiliriz biz de başarabilirizi göstermiştir. ve galatasaray için uefa kupasına giden yolu açmıştır.
yıllar sonra ilk defa keyifle fenerbahçe maçı seyretmemizi sağlamıştır. fenerbahçede hocalık yaptığı dönemde efsane geri döndü şarkılarını yazdırmış ve gerçekten efsaneyi geri döndürmüş uyuyan devi uyandıran isim olmuştur.
işte bu yüzden benim gibi 80'lerde çocuk olan insanların hayatlarında önemli bir yeri vardır mustafa denizli'nin. beyefendiliğinden asla ödün vermeyen, mütevaziliği elden bırakmayan bir insandır.
türk futbolu ve fenerbahçe kendisine çok şey borçludur."
0 çekme hikayesine gelince, Fenerbahçe'nin grubuna bir göz atalım. Leverkusen o sene Şampiyonlar Ligi'nde final oynadı, Barcelona yarı finalde elendi, gruptaki 3. takım ise Lyon'du. Gören de Fenerbahçe Arsenal, Porto, Kiev grubu çekmiş de tek puan alamamış sanır. Kaldı ki o dönemde belki siz hatırlamazsınız fakat Fenerbahçe stadı yapım aşamasındaydı. Stadın mimarisini bilmediğim için neresi olduğunu tam olarak söyleyemesem de maraton tribünü olduğunu sandığım stadın önemli bir kısmını kapsayan bölüm yıkılmış, yeniden yapılmaktadı ve branda ile kapalı durumdaydı. Kaldı ki Fener o gruplara o gün için kendisinden çok daha güçlü Rangers'ı eleyerek kaldı.
Beşikaş adam olsaydı Ertuğrul Hoca mı oynatırdı? Bak işte komediye gel. Şimdi Galatasaray ve Fenerbahçe'yi çıktım, güçlü sayılabilecek Sivas, Kayseri ve adı derbi olduğu için göz ardı edebileceğimiz Trabzon'u da çıktım. Beşiktaş ligde kalan 12 takımdan daha mı kötü ekip de bir kere olsun düzgün futbol oynayamadı? O adam olsaydı dediğin Beşiktaş İnönü'de Liverpool'u 2-1 yenerken(ki Ertuğrul Hocca tribünden izliyordu maçı, futbolcuları da motive eden taraftardı) adam gibi top oynamadı mı? Demek ki bu takım iyi futbol oynayabiliyormuş. Neredeydi o zaman bu futbol kalan 60 küsür maçta? Adam olsaydı dediğin Beşiktaş geçen sene Avrupa'da fırtınalar estiren Fenerbahçe'nizin 2 puan önünde bitiriyordu ligi şayet canlı, stadda izlediğim maçta Ankaraspor'a Nobre'nin attığı nizami gol verilseydi. Ne hikayesi anlatıyorsunuz siz? Bir kere Ertuğrul'un bıraktığı Kayseri'ye bakmak yeterli, adamlar hala aynı futbolu oynuyorlar olanca olumsuzluğa arşılık. Ertuğrul'un kim olduğunu görmek için Kayseri'de oynadığı büyük maçlara bakmak yeter aslında. Hiçbir zaman doğru düzgün oynatamadı takımını büyüklere karşı, Beşiktaş'ta da farklı olmadı sonuç. Ertuğrul Sağlam yönetiminde derbi kazanamadı Beşiktaş. Kupadan Rize'ye yenilerek elendi, küme düşen Rize'yi yenemedi 4 maçta.
Şimdi şu beğenmediğiniz Zapo, Sivok, Seric'e bir göz atalım. Zapo ve Sivok Çek Cumhuriyeti Milli Takımı'nda oynadılar, Sivok Şampiyona'da bile Çek kadrosundaydı. Sakatlık geçirmeden önce Prag'da oynarken Milan'ın gündemine gelmişti. Seric İtalya Ligi'nde banko oynadı. Hırvat Milli Takımı ile 98, 2002 ve 2006 Dünya Kupaları'na gitti, ne kötü futbolcuysa artık. Şimdi komik olan, bu beğenilmeyen adamlardan Sivok-Zapo ikilisinin beraber oynadıkları maçlarda hiç gol yemedi Beşiktaş son Hacettepe maçı hariç. Ligin de en az gol yiyen 2. takımı, ne kadar başarısızsa artık savunma. Toplamda yediğimiz 4 golün 2'sinin Antalyaspor maçında Gökhan Zan'ın şahsi hatalarından olduğunun altını çizerim. Ertuğrul Sağlam böyle kötü savunma ile ne yapsın değil mi? Ligin en sağlam savunması Beşiktaş'ta, en güvenilir kalecisi Beşiktaş'ta, en çeşitli hücum gücü Beşiktaş'ta, orta saha da ortalamanın üzerinde. Bir kere düzgün futbol izlemek tek istediğimdi, çok şey mi istedim bilmem. Bu kötü kadroyla nasıl oynatacaksa hoca güzel futbol değilmi? Oysa karşında senin koskoca Hacettepe var İstanbul Belediye var efendime söyleyeyim Rize var. Komiksiniz, daha ne söyleyeyim.
Ertuğrul Hoca'nın istediği futbolcular kimler miydi? Diatta, Higuain hatta Gordon Schildenfeld. Üçü de alındı, Hoca'nın bizzat takip ettiği oyuncularmış. Anladınız mı şimdi ne kadar komik olduğunuzu? Üç futbolcuyu da değil kadroda tutmak, doğru düzgün oynatmadı bile. Kendi istediği topçular mıymış Sivok, Zapo? Sinan Engin almış vesaire. Seric ile anlaşıldığını da Ertuğrul Sağlam duyurdu ilk. Anlayın artık ne kadar zorlamışız adamı bunları oynatacaksın diye. Yahu ben size ne söyleyeyim. Sinan Engin aldıysa şu adamları helal olsun Sian Engin'e, yıllardır ilk defa düzgün iş yapmış. Haa, bak sadece yabancılardan gitmeyelim, hazır aklıma gelmişken Sağlam'ın transferlerinden biri de hatta ısrarla istediklerinden biri de Mehmet Yozgatlı dır. Şu Antep'e güç bela yolladığımız Mehmet. Ertuğrul'un şans vermediği Mehmet. Daha yazar söylerdim de, yeter herhalde bu kadar örnek.
Her zaman için Sinan Engin ve Yönetim midir suçlu? Şunu söylemek at gözlüğü ile bakmakla eşdeğerdir. Sinan Engin zarar vermiştir takıma, beyanatlarıyla vermiştir bu zararı. Verdiği zarar direk oyunculara değil, kulübün duruşunadır. Futbolculara da muhakkak mental açıdan zararları olmuştur fakat takımın 60 küsür maçta bir maç dışında futbol oynayamamasının sebebi Sinan Engin midir? Yönetime gelince, bu sene çok doğru işler yaptı. Öncelikle geçen sene yenilen gollerin yarısından çoğunun geldiği sol kanat ve büyük açıklar veren defans göbeğine Sivok, Zapo ve Seric'i aldılar. Sonra kadro derinliği açısında eksik olan ön liberoya Uğur'u aldılar. Delgado ile kontrat yenilediler, bütün eksiklikler giderildi kısaca. Yönetim'in gelinen noktada tek suçu Ertuğrul'u Liverpool hatta ilk Marsilya maçının ardından kovmamasıdır.
Bakınız geçen seneki ilk Marsilya maçının ardından ne yazmışım;
afedersiniz de hatta affetmeyebilirsiniz bile, her maç aynı b**u görmekten bıktım. 80 dakika yat, gol olmazsa son 10 dakika saldır. arkadaş, saldırırsan pozisyon bulabildiğini gördün daha önce, hem de kaç kere. sen hala yatıyorsun, zaten her takım da ankaraspor efendime söyleyeyim sheriff. delgado diye bir adam var, aldığı nefes zarar. bobo kaç maçtır ne yapıyor, ibrahim üzülmez futbolcu mu?
madem defans oynayacaksın ne b** yemeye ricardinho ile delgado'yu beraber başlatıyorsun? hızla kontraya kalktıkları için mi, orta sahada deli baskı yaptıkları için mi? böyle teknik direktörlük mü olur?
suçlu diatta filan değil kardeşim, herif geliyor dan dun uzaklaştırıyorsun yine geliyor. defans da muhakkak bir yerde hata yapar. diatta yapmasa ibrahim kaş yapardı, o yapmasa toraman. kalecinin hatasını geçtim, arka direkte nasıl adamın olmaz? onu da geçtim, kale sahasının önünde bir rakip futbolcu nasıl boş kalır? çevresinde kimse yok, herif utanmasa golü atmadan önce bir de keyif sigarası yakacak.
hayır, tigana'yı eleştirenler bugün ne diyecekler merak ediyorum. tigana şu takımın başında olsa daha mı başarısız olurdu, daha mı kötü top oynardık? koca maç boyunca bir tane pozisyon yok.
üzülerek söylüyorum ki, ertuğrul senenin sonunu zor görür. gençleri oynatacağım dedi, gençler 5. haftadan dökülmeye başladı, zevk veren futbol oynayacağız dedi, takım paso savunmada.
Görüldüğü üzere düşüncelerim günlük olarak değişmedi, o gün de Ertuğrul'un kötü olduğunu düşünüyordum bugün de. 10 küsür senedir Beşiktaş'ın izlemediğim lig maçı sayısı 10'u geçmez, ligdeki diğer büyüklerin de en fazla 30'ar maçını kaçırmışımdır. O gün çok önemli bir işim olmazsa oturur evimde maçımı izlerim, bu nedenle Türk futbolunun özellikle son 10 yıllık geçmişini iyi biliyorum. Kimse Ertuğrul başarılı hikayesi anlatmasın, Fark Süren'in çok önemli bir lafı vardır. Şöyle söyler Galatasaray'ı Avrupa'da ve ligde başarıya koşturan başkanı; "Ligde zaten 3 büyük var, ilk 3 sıra sadece formaları koysan bu 3 takıma gider. Bu nedenle 3. olmuşsan zaten sonuncu olmuşsun demektir". Beşiktaş geçen sne Trabzon Fenerbahçe'yi yenmese ligi 4. sırada bitirecekti, bilmem anlatabildim mi.