|
Michael 23 JORDAN
|
Michael JORDAN SLAM 100. SAYI ÖZEL RÖPORTAJI "ZİRVEYE ÇIKTIĞINIZDA ORADA KALMAK İÇİN FAZLA EFOR SARF ETMELİ, 82 MAÇA DA AYNI GÖZLE BAKMALISINIZ. LAKERS, CLIPPERS VEYA BAŞKA BİR TAKIMLA OYNAMANIZ BİR ŞEY DEĞİŞTİRMEZ. HEPSİNİ AYNI KEFEYE KOYMALISINIZ. İŞTE BU EN BÜYÜK RAKİBİM OLARAK NEDEN KENDİMİ GÖRDÜĞÜMÜ AÇIKLIYOR ASLINDA."SLAM: XXI'ın reklam çekimleri için bu stüdyodayız. Söze ayakkabılarından başlayalım. 20 yılı aşkın bir süre geçti ama sizin modelleriniz hala revaçta. Markanızın bu nedenle popüler olmasını neye bağlıyorsunuz?
JORDAN: Aslında bu beni pek şaşırtmadı. Çünkü her zaman kullanıcılarla iletişim halinde olduk. Onların fikirleri doğrultusunda yeni stiller yarattık. Bu bir takım başarısıydı. Yeni modellerin nasıl olması gerektiğini anlayana kadar gençlerin fikirlerini aldık ve sevebilecekleri ürünleri geliştirdik. İşte bu fikir toplama aşamasında gerçekten çok iyi bir iş çıkarttığımızı düşünüyorum.
SLAM: Favori modeliniz var mı?
JORDAN: Duygusal olarak bakınca evet favorilerim var. XI benim favorilerim arasındaydı, keza III de, ve XIII. Birini seçmemi isteseydiniz, oldukça zorlanırdım ama sonuçta sanırım III'ü seçerdim.
SLAM: Genelde profesyonel sporlarda herkesin o sporlardaki en iyisi isim olarak üzerinde uzlaştığı tek bir kişi olmaz. Fakat siz bu mertebeye ulaştınız. Bu sizin için önemli mi?
JORDAN: Hayır. Aslında üzerinde durulması gereken şey 20-21 yıldır insanların hala benim hakkında konuşuyor olması. Hemde bunu öldüğüm için değil, oyun üzerinde bıraktığım etki için yapmaları. Fkat iş tüm zamanların en iyisi olarak anılmaya geldiğinde bunu asla kabul edemem. Benim de örnek aldığım pek çok isim var., eğer onları izlemeseydim ve onlardan bir şeyler kapamasaydım oyunum asla o seviyeye gelmezdi. Bir şeyleri örnek aldığım kişilerden daha iyi olarak anılmam pek adil değil. O yüzden bu ünvana her zaman soğuk baktım.
SLAM: Aynı şekilde sizinde oyununuzun diğer nesiller özellikle de Carmelo ve Lebron gibi pazarlama harikaları üzerinde eşsiz etkileri var. Bu etkiler arasında en fazla gurur duyduğunuz şey nedir?
JORDAN: Benim için önemli olan şey, onların saha dışında yaptıkları şeylerin oyunlarını etkilemediğini görmek. Kendimle en fazla gurur duyduğum konu, ne kadar çok sıfırlı kontrat veya reklam anlaşması imzalarsam imzalayayım saha içinde bunun ufak bir etkisinin olmamasıydı. Parkeler her zaman benim için yaratıcılığımı sergileyebildiğim gerçek evim oldu. Onun dışında hiçbir yerden o tadı alamadım. O yüzden bende Carmelo ve onun gibi oyunculara her ne kadar kendilerini ticari olarak pazarlayıp gelir etmeye çalışsalar da hala sahaya çıkıp basketbol adına en iyisini yapmaları gerektiğini öğretmeye çalışıyorum. İlk günden beri basketbol sevgisinin önüne, aldıkların dolarların geçmemesi gerektiğini öğütlüyorum."ESKİDEN BİZİ SAHADAKİ OYUNUMUZ PAZARLARDI. ŞİMDİLERDE BU BİRAZ DAHA FARKLI.GENÇ YILDIZLARIN ADLARINI TAŞIYAN ÜRÜNLERİ ONLAR KENDİLERİNİ DAHA SAHADA İSPAT ETMEDEN PAZARLANMAYA BAŞLIYOR"SLAM: Genç oyuncularda bu açıdan bir eksiklik mi görüyorsunuz?
JORDAN: Hayır, bu sadece onlara öğretmemiz gereken bir davranış şekli. Eskiden bizi sahadaki oyunumuz pazarlardı. Şimdilerde bu biraz daha farklı. Genç yıldızların adlarını taşıyan ürünleri onlar kendilerini daha sahada ıspat etmeden pazarlamaya başlıyor. Bizim istediğimiz o oyuncunun ticari açıdan pazarlanmadan önce onu kaldırabilecek seviyeye geldiğinden emin olmaktır.
SLAM: Şu dönemde NBA'de pek çok genç yıldız var. Onları nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce iyi iş çıkarıyorlar mı?
JORDAN: Başa çıkmak zorunda oldukları beklentileri düşünürsek, evet. Bizim gençlik yıllarımıza göre işler biraz farklı. Eskiden genç oyunculardan bu kadar şey beklenmezdi. Şimdinin genç yıldızları ise yeteneklerinin onlara sahanın içinden çok dışında, yani pazarlama tarafında kazandıracaklarıyla daha çok ilgileniyor. Bunu yaptıkları için onlara saygı da duyabilirsiniz, suçlayabilirsiniz de. Bu tamamen sizin olaya nasıl baktığınıza kalmış. Aslında böyle bir baskının altında kalmaları da pek adil değil. Biz asla bu tip bir baskı yaşamadık. Onlar bu baskıya rağmen hala üstün yeteneklerini sahada göstermeyi sürdürüyorlar ve ileride sadece bu yetenekleri ile hafızalarda yer edecekler.
SLAM: Kariyerinize baktığınızda en fazla gurur duyduğunuz an hangisi?
JORDAN: Zor bir soru. Tarih kitaplarından yardım almanız gerekecek sanırım. North CAROLINA'da soktuğum şut benim için herşeyin başlangıcı, Utah'daki bir bakıma sonu oldu. Elbette daha sonra Washington'da oynadım fakat onu saymıyorum. O bir nevi öğretmenlik deneyimi oldu benim için, basketbolu üst düzeyde oynamıyordum. 1982'den 1998'e kadar olan kariyerimde o iki şut herşeyin üzerinde sanırım.
SLAM: Peki öne çıkan bir hayal kırıklığı var mıydı?
JORDAN: Asla hayal kırıklığı cümlesini kullanmam. Ortada öyle bir durum varsa birşeyleri değiştirip onun üstesinden gelebileceğinin farkında olmalısın. O yüzden hayal kırıklıklarını yeni dersler çıkartığım tecrübeler olarak değerlendiririm. Hayatımda yaşadığım tüm başarısızlıklara baktığınızda, hepsinden bir ders çıkartığımı ve aynı hatayı çok nadir olarak ikinci kez yaptığımı görürsünüz. O yüzden başarısızlıkların ve hayal kırıklıklarının iyi bir yanı olduğunu düşünmüşümdür her zaman.
SLAM: Kazanmayı ve kaybetmeyi bir kenarakalım. Basketbol oynarken en fazla mutlu olduğunuz an hangisiydi?
JORDAN: Sanırım en mutlu olduğum zaman dilimi Chicago'ya ilk geldiğim zamandı. O seviyede basketbol oynayabileceğimi gördüm ve Chicago'nun da büyük ilgisine maruz kaldım. Benim için onların ilgisi çok motive edici bir unsurdu. Böylesine beni destekleyen bir kalabalığın önünde işimi yapmak çok eğlenceliydi. Bu beni son derece sevindiriyordu.
SLAM: Karşı karşıya gelmeyi en sevdiğiniz kişi kimdi?
JORDAN: Ben
SLAM: Aslında kendinizin dışında demek istemiştim. Peki şöyle sorayım: Yemekten en fazla haz aldığınız rakibiniz kimdi?
JORDAN: Dürüst olmak gerekirse Detroit'i yenmeyi çok severdim. Onların fiziksel mücadelesine karşı ayakta durmak ve maçtan sonra bizim elimizi bile sıkmadan soyunma odalarına gitmelerini görmek güzel bir duyguydu. Onları öyle görmek bana işimi yaptığımı fısıldıyordu adeta. Sanırım niye kendimi en büyük rakip olarak gördüğümü anlatabildim böylece.
SLAM: Evet...
JORDAN: Çünkü kendimle yarışmayı sürdümek için çoğu kez kendimle karşı karşıya geldim. Zirveye çıktığınızda orada kalmak için daha fazla efor sarf etmeli, 82 maça da aynı gözle bakmalısınız. LAKER, CLIPPERS veya başka bir takımla oynamanız bir şey değiştirmez. Hepsini aynı kefeye koymalısınız. İşte bu en büyük rakibim olarak neden kendimi gördüğümü açıklıyor aslında.
SLAM: Orjinal -ve belki de gerçek olan tek- rüya takımda oynadınız.
JORDAN: Bunu söylediğiniz için teşekürler...
SLAM: Evet, bence tek rüya takım vardı ve öylede kalacak. Sizin döneminizdeki oyunculardan bir rüya takım yaratmanızı istesek, diğer dört isim için kimleri seçerdiniz?
JORDAN: Hmm...bizim dönemimiz? Gerçekten zor. Oyun kurucu olarak şüphesiz Magic JOHNSON'u seçerdim. Kısa forvetler için biraz süre istiyorum. Çünkü Scottie PIPPEN ve Lary BIRD arasında birini seçmem zor olacak.
SLAM: Altıncı adam için de bir hak versek. Bu işinize yarar mıydı?
JORDAN: Tamam, bu harika oldu.Charles BARKLEY onu takıma almadığım için bana çok kızacak ama hiç savunma yapmazdı. Pivot için de zor bir seçim olucak ama olujuwon'u seçerdim. Jabbar'ın en iyi yılları benden daha önceydi ve Patric EWING. Pat'i severim ama her zaman çok yönlülüğü tercih ederim. Olajuwon bu açıdan çok ama çok öndeydi. Shaq'dan bile öndeydi. Shaq bugünün en etkili pivotu. Ama ona da lige ilk geldiği dönemdeki en iyi pivotu sorarsanız Olajuwon yanıtını alırsınız diye düşünüyorum. Aksi takdirde belleğini yitirmiş demektir. Dört numara için Kevin McHALE'i, Karl MALONE'u veya James WORTHY'yi seçebilirsiniz. Ama benim oyum James'e gidiyor çünkü o da Carolina mezunu.
SLAM: Tar HEELS'den -North CAROLINA- bahsedelim biraz da. Geçtiğimiz yıl onları tekrar zirvede görmek sizin için nasıl bir duyguydu?
JORDAN: Bu koç Williams için büyük bir başarıydı ve tüm övgüyü hak ediyor. Ama perde arkasında kalan bir isim daha vardı ki o da Matt DOHERTY idi. O takımın temellerini attı ve daha sonra da Williams bu temelin üzerine şampiyon bir takım inşa etti. Takımı tekrar olması gereken yerde görüğüm için çok mutluyum ve bu doğru yolu izlemeyi sürdürüceklerini düşünüyorum."ÇOCUKLARIMA ZAMAN AYIRMAYA GAYRET EDİYOR, ONLARLA İLGİLENMEYE ÇALIŞIYORUM. ŞU ANDA BASKETBOLLA ARAMDAKİ TEK BAĞ ONLAR."SLAM: Şimdilerde basketboldan uzaksınız. Zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz, gelecekte basketbol dünyasına dönmeyi düşünüyormusunuz?
JORDAN: Çocuklarıma zaman ayırmaya gayret ediyorum. Tüm maçlarına gidip onları izliyorum. Onlarla ilgilenmeye çalışıyorum ve onlar da kendilerinden bekleneni yapıyor. En büyük olanı sahaya çıkıp JORDAN ismini temsil etmekten büyük onur duyuyor. En ufağı ise henüz bir şeylerin farkında değil, ama gerek fiziği gerek yeteneğiyle yeterli potansiyele sahip. Onlar şu anda benim basketbolla aramızdaki tek bağ konumundalar. Gelecekte takım sahipliği planlarım var -şu anda sabırla bekliyorum- ve eğer bu gerçekleşirse ne gibi bir sorumluluklarım olacağını henüz bilmiyorum.(MJ bu röportajdan kısa bir süre sonra BOBCATS takımının en büyük ikinci hissedarı oldu.) Çocuklarım benim herşeyim ve hayatlarını etkiliyecek kararları verirken mümkün olduğunca onların yanında olmak istiyorum. Onları izlemek -her ne kadar kenardan sürekli bağırsam da- beni çok mutlu ediyor. İşte zamanım şimdilik böyle geçiriyor ve bu bir süre daha böyle devam edecek.
ALINTI: SLAM 100. SAYI ÖZEL DERGİSİ [Slam Türkiyenin Temmuz 2006 5. Sayısı]
Dipnot:Bu yazı Ctrl + V yada sağ tıkla kopyala yapıştır gibi bir işlemden geçmemiştir dergide yazanları kendim teker teker yazmış ve sizlere sunmuş bulunmaktayım anlayışınız için şimdiden teşekkürler
|