|
Dağlar
|
 |
« : 21 Ekim 2006, 00:34:36 » |
|
New York Knickerbockers, ya da bilinen adıyla kısaca Knicks, NBA'in Boston Celtics ile birlikte ilk günden beri orjinal kalan, yani adını veya şehrini değiştirmeyen 2 takımından biri. 1946'dan beri onlar, New York kentinin ayrılmaz bir parçası. Bu konuda o kadar tutucular ki, New York Nets'i ABA'den NBA'e geçiş sürecinde kentte barındırmamışlar ve Nets de New Jersey'e taşınmak zorunda kalmış. Artık bir marka olan Knicks, 1950'lerin başında 3 kez final oynamış, 1970'lerde 2 şampiyonluk yaşamış. 1990'larda ise yine 2 kez final oynadı ama kazanamadı.
NBA'in temellerini atanlardan Aslında Knicks tarihi bir anlamda NBA tarihi de demek. 6 Temmuz 1946'ta New York'ta Commodore otelinde BAA (Basketball Association of America) kuruluyor. 11 takım 2 gruba ayrılıyor. Doğu'da New York Knickerbockers, Boston Celtics, Philadelphia Warriors, Providence Steamrollers, Washington Capitols, Toronto Huskies; Batı'da ise Pittsburgh İronmen, Chicago Stags, Detroit Falcons, St. Louis Bombers, Cleveland Rebels... Bu takımlardan sadece Knicks ve Celtics, bugün NBA parkeleri üzerindeki yerini koruyor.
1 Kasım 1946 Bu tarih, New York Knicks'in ligdeki ilk maçını oynadığı ve ilk galibiyetini aldığı gün. Toronto Huskies'i deplasmanda 68-66 yeniyorlar. Tarihi maçta Koç Neil Cohalan ve ilk 5'te Ossie Schectman, Stan Stutz, Jake Weber, Ralph Kaplowitz ve Leo "Ace" Gottlieb başlıyor...
BAA , NBA'e dönüşüyor 1949-50 sezonunda BAA, NBL (National Basketball League) ile birleşip NBA'e dönüşürken, NBL'den 6 takım daha katılıyor ve 17 takımla 3 gruptan oluşan lig başlıyor.
Lig "renk"leniyor! 1950-51'de Doğu Grubu'nu 3. kapatıyor. Aslında bu sezonun çok önemli bir tarihsel yanı var. O güne kadar sade "beyaz" olan basketbol sahaları renklenmeye başlıyor. New York ilk kez bir zenciyi, 8 numara Nathaniel "Sweetwater" Clifton'u kadrosuna alıyor. Play-off'larda Boston ve Syracuse Nationals'ı geçen Knicks, finalde Rochester Royals ile karşılaşıyor. İlk 3 maçı Royals alıyor; Knicks 3 - 3'e getiriyor. 7 ve son maçın bitimine 2 dakika kala Knicks, önde. Royals'in yıldızı Bob Davies, içeri giriyor basket ve faul; 2 atış da isabetli ve Royals 79 - 75'lik skorla şampiyon oluyor. 1951-52 ve 1952-53'de Minneapolis Lakers'a kaybediyorlar finalde.
1970 ilk şampiyonluk New York adının zirveye yazılması için '70'leri bekliyor. Willis Reed, Walt Frazier, Dick Barnett, Dave DeBusschere, Bill Bradley... Hepsinin adı bugün Knicks müzesinde yazıyor, formaları ise "ölümsüzler" listesinde. 1969-70 sezonunda Knicks Doğu Grubu'nu 60 galibiyet, 22 yenilgiyle kapatıyor. Play-off'u ilk turunda Baltimore'u 7 maçta, sonra da Milwaukee Bucks'ı 5 maçta geçiyorlar. Finalde rakip Los Angeles'e taşınan Lakers... L.A.'de NBA'in 2 büyük efsanesi Jerry West ve Wilt Chamberlain var.
Unutulmaz final 24 Nisan'da başlayan serinin ilk maçını Knicks 124 - 112 alıyor. İkincisi 105 - 103 Lakers'ın; uzatmalara giden üçüncüsünü 111 - 108 Knicks, 4. maçı ise 121 - 115 Lakers kazanıyor. Beşinci maçta Reed sakatlanıyor, bir sonrakini Knicks kazansa şampiyon olacak ama Reed yok. Lakers'da Wilt Chemberlain 45 sayı ve 27 ribaundla durumu 3 - 3'e getiriyor.
Reed'in yarattığı ruh Yıl, takımın kaptanı ve pivotu Willis Reed'in yılı; normal sezon ve All-Star maçından sonra final serinin MVP-En değerli oyuncusu seçilen Reed, şampiyonluğu New York'a getiriyor. 8 Mayıs'ta 7. karşılaşma şampiyonu belirleyecek. Reed sakat, doktorlar "hayır" diyor ama "oynamak istiyorum, 20 yıl sonra aynaya bakıp oynamayı deneyebilirdim diyeceğime oynarım" diyor. Ayakta bile zor duran Reed'in sahaya çıkışı, NBA tarihinin en unutulmaz sahnelerinden biri. Orada olması bile herşeyi değiştiriyor. Başlama atışını Chamberlain'den alıyor ve Knicks'in ilk 2 basketini atıyor. Sadece o kadar ama takımı ateşlemeye yetiyor. O sahaya çıktı mı, ne olursa olsun yüzde yüzünü veren bir oyuncuydu. 113 - 99'luk skor Knicks'i şampiyon yaparken, Reed adını NBA tarihine altın harflerle yazdırıyordu.
2. ve şimdilik son 1970-71'de Reed'in yokluğunda başarısız olan Knicks, 2. şampiyonluğunu 1972-73'de aldı. Reed geri dönmüştü ve normal sezonu Atlantik Grubunda Boston'un arkasında 2. bitirdiler. Play-off'da önce Baltimore ve sonra da Boston'u geçtiler ve finale çıktılar. Lakers ile 4 yılda 3. kez finalde karşılaşıyorlardı. İlk maçı 115 - 112 kaybettiler. Ondan sonraki 4 maçı aldılar ve 10 Mayıs'da bie kez daha zirveye çıktılar. Reed, yine final serisine damgasını vurup MVP seçildi.
'90'larda 2 final Knicks ve New Yorklular, tekrar final heyecanı yaşamak için 1993-94'ü bekledi. Jordan, basketbola ara vermişti, bu da Jordan kayasına toslayanların yolu açılması demekti. Knicks'in yıldızı yine bir pivot Patrick Ewing... Play-off'da önce New Jersey Nets'i, Konferans yarı finalinde Jordan'sız Chicago'yu, Konfederasyon finalinde ise İndiana Pacers'ı geçiyorlar. Finalde rakip Houston Rockets...
Ewing - Olajuwan düellosu 1993-94 finali bir anlamda 2 dev pivotun da mücadelesiydi. Ewing ve "the Dream" Olajuwan, üniversite yıllarındaki finalleri rövanşını bu kez NBA'de yaptı. George Town ile NCAA finalini kazanan Ewing, bu kez Olajuwan'a boyun eğdi... Knicks 3 - 2 geçtiği seriyi son 2 maçta verdi. Hakeem Olajuwon, Knicks'in bütün hesaplarını bozdu. Lakers'daki parlak dönemin ardından New York'a gelen Koç Pat Riley, ne yaptıysa, ne ettiyse de onun önüne geçemedi. 6. maçın son saniyesi herşeyin dönüm noktası oldu. Hakeem, Knicks'in gardı John Starks'ın üçlüğünü kesti ve maçı 90 - 88 Rockets kapatıp durumu 3 - 3 yaptı.
Hâlâ aynı soru soruluyor Son maç John Starks ve Riley için kelimenin tam anlamıyla bir kabustu. 18 iki sayılık şuttan sadece 2 tanesini soktu; 11 üçlükte ise sıfır çekti Starks... Sokaktaki New Yoklu o maçı ve giden şampiyonluğu hatırladıkça, hâlâ aynı soruyu soruyor ve yanıt bulamıyor: "Riley, neden Starks da ısrar etti?!" Riley, 1 sezon sonra ayrıldı ve Knicks 1995-96'ya Don Nelson'un koçluğunda başladı. Nelson, sadece 60 maç kalabildi ve yerine Jeff Van Gundy geçti.
1999'da 1 final daha Patrick Ewing'in sakatlıklarla geçirdiği sezonda Van Gundy, takımı tamamen değiştirdi neredeyse. Sezonun başlamasına 2 hafta kala Golden State'den gard Latrell Sprewell'i alıp karşılığında John Starks, Chris Mills ve Terry Cummings'i verdi. Daha önce de, Toronto'ya Charles Oakley'i verip pivot Marcus Camby'i aldı. New York normal sezonun ardından play-off'ta Miami'yi 5 maçta geçti, son karşılaşmanın bitimine 8 salise kala Allan Houston'un şutu turu getirdi. İkinci rakip Atlanta Hawks'dı ve bu seride Camby, sahneye çıktı. Konferans finalinde İndiana Pacers ile oynadılar ve 2. maçta Patrick Ewing, aşil tendonundan sakatlandı. Bu serinin kahramanı ise, forvet Larry Johnson'dı ama o da 6. maçta dizinden sakatlandı. New York seriyi 4 - 2 kazanıp finalin yolunu tuttu. San Antonio ile kısa final oldu. Hatta, çok kısır demek gerek. Knicks, sadece 3. maçı 89 - 81 kazandı o kadar. Son yılların en zevksiz final serisinde San Antonio Spurs, hepsi de 100'ün altında, hatta 80 - 67 gibi biten maçlar sonunda kupayı aldı ve Jordan ile Chicago'nun yokluğu çok daha derin hissedildi NBA'de... (alıntı)
bu takıma olan sempatimden dolayı(2.takımım zaten)bu konuyu açıyorum çok mütiş bi geçmişi var bu takımın sizinde görüşlerinizi duymak iyi olur
|