2014 NBA All Star Smaç Yarışması'nda yarışacak isimler açıklandı. Son şampiyon Terence Ross'un başı çektiği çok iddialı bir kadronun yanı sıra geleneksel smaç yarışmasından çok farklı, yeni bir formatı da göreceğiz.

14 Şubat gecesi oynanacak 2014 NBA All Star Maçı'nın koçlar tarafından seçilen yedekleri açıklandı.

2014 NBA All-Star maçının ilk beşleri açıklandı.

Her yıl düzenli olarak Forbes tarafından açıklanan NBA'nin en değerli takımları sıralamasında bu yıl da zirve değişmedi.

Dallas Mavericks'in Alman yıldızı Dirk Nowitzki, kariyerinin devamı konusunda açıklamalarda bulundu.

Denver Nuggets'ın İtalyan oyuncusu Danilo Gallinari'nin dizindeki sakatlığı nedeniyle sezonu kapadığı açıklandı.

Boston Celtics, Miami Heat ve Golden State Warriors, 4 oyuncuyu kapsayan üçlü bir takasta anlaştı.

Yıldızı Derrick Rose'un tekrar sezonu kapatmasıyla birlikte hedef küçülten ve bir süredir kadroyu boşaltarak geleceğe yatırım yapmayı tartışan Chicago Bulls, takımın en önemli isimlerinden Luol Deng'i Cleveland Cavaliers'a gönderdi.

Şubat Fenomeni

Erdi Aydemir - Pazartesi, 20 Mart 2006
        Şubat ayından bahsederken artık klasikleşmiş şovumuz All Star maçı ile başlamak gerekir. Bu sene Houston’da Toyota Center da yapılan bu şov hafta sonunda, sanırım herkesin aklında Andre Igoudala’nın müthiş smacı, LeBron James’in sözüm ona “MVP” lik oyunu ve Toyota Center’ın çekiciliği kaldı. Ancak ben şahsen bu şovdan geçen senelerdeki kadar hoşnut olmadığımı belirtmeliyim; çünkü tamamıyla haksızlıklara sahne olduğunu düşünüyorum ayrıca oyuncuların verilmiş şov arasını, sezon içinde bir tatil olarak algıladığını söylemeliyim. Zaten son yılların en kötü All Star’ının da son zamanların en kötü takımı Houston şehrinde olması sadece bir tesadüf olmasa gerek. All Star oylarının tartışılmaya başlanmasından beri, tartışmalarını hep Yao Ming’in oyları üzerinde yoğunlaştıran ve bence fikirleri Türkiye’de önemli bir kısmında dinlenen Nbatv ve NTV yorumcularını buradan kınamak istiyorum. Yao Ming’in 2,5 milyon oy almasının bu kadar abartılması anlayışla karşılanacak bir durum değildir. Biz Türk olarak Mehmet Okurları, Hidayetleri All Star hafta sonunda izlemek istiyorsak; Çinli vatandaşlar da bu hakka sahiptirler ve Yao’yu oraya çıkartmak için oylarını yollarlar. Ancak konu Yao’nun Kobe Bryant'tan 71 bin fazla oy alması üzerinde yoğunlaştırılmış, sınırlandırılmış ve gerçekler göz ardı edilmiştir. Bu sezon lige geldiğinden beri en iyi sezonunu geçiren, 6–7 tane maç kazandıran şut atan ve geçen sene çaylak maçında da MVP olan, smaç yapmaya seven, sempatik oyuncu Carmelo Anthony çağrılmamış onun yerine Batı’nın sonuna demir atan takımlardan Seattle’den Ray Allen alınmıştır. Ligin bana göre en dominant oyun kurucusu olmasına karşın Jason Kidd maça alınmazken Detroit Dallas’tan 1 maç fazla kazanıp ligin en iyi takımı olduğu için Richard Hamilton alınmıştır. Ve All Star maçında Doğu Karmasının başında görev yapan Detroit koçu Flip Saunders, oyuncularını bence diğer oyunculardan üstün tutup hepsini birden oyuna alıp hepsini birden oyundan çıkartmıştır. Bu sezonun en büyük sürprizlerinden birini yapan Los Angeles Clippers’ın beyni görevindeki Sam Cassell gibi ya da 2003 senesinin smaç şampiyonu olarak tanınan ancak oyununu çok geliştiren Jason Richardson alınmamıştır. Gerçi ortalamalara bakınca Rasheed Wallace All Star’a seçilirken Mehmet Okur niye yok diye sormak da bence mantıklıdır. İşte bu sezon ortaya çıkan bu kadro ve oyuncuların performansları bu şovu biraz da olsa katlanılmaz hale getirmiştir. İşte seçimlerdeki bu adaletsiz tablo tüm All Star hafta sonunu etkilemiş ve bu şovun beklentilerin çok uzağında kalmasına neden olmuştur. Yukarıda sözünü ettiğimiz seçimlerdeki haksızlıklar yarışmalarda da yaşanmıştır. 3’lük yarışmasında ilk elemelerde Dirk Nowitzki’nin son 3’lüğü nizami olmamasına karşın hakemler tarafından geçerli sayılması benim favorim Jason Terry’nin ve Ray Allen’ın haklarının yendiğini düşündürttü bana. Bir diğeri ise Andre Igoudala. MVP ödülü almasından ötürü jüri üyeleri Igoudala ya 2. ödülü vermemek için adeta uğraştı. Nate Robinson’da gerçekten insanüstü smaçlarıyla yarışmaya renk kattı, bizi ayağa kaldırdı ancak son smacın da 15. sefer de yapılmasına izin verilmesi bence Igoudala üzerinde bir baskı oluşturdu ve olası bir müthiş smaç görmekten bizi alıkoydu. Yarışma formatı hakkında soru işaretleri oluşturan bir durum olsa gerek. Ancak aynı gün içerisindeki Skills Challange için yukarıda saydığımız aksilikleri ve haksızlıkları söyleyemeyiz. Sanırım Cumartesi gecesinin en keyifli ve heyecanlı yarışmasıydı. Mutlaka her yarışmaya katılan Arenas, bütün hünerlerini All Star maçına saklayan LeBron, geçen yılın sezon MVP’si Nash ve Miami’nin müthiş yıldızı Wade’in savaşı görülmeye değerdi. Geçen sene rekor kırarak şampiyon olan Nash, serbest atış çizgisinin üstünden 5 de 0 atınca şansı tükendi ve yeni şampiyon, çok heyecanlı bir LeBron - Wade savaşından sonra Wade oldu. Wade oyun kurucu özelliklerini final turunda ilk denemelerinde verdiği paslarla kanıtladı ve bu yılın şampiyonu oldu. Unutmadan Rookie-Sophomore maçına dönmek istiyorum. Ev sahipliği avantajını sonuna kadar kullandığı iddia edilen Houston’dan alınan, bu draft’ta 24. sıradan seçilen gururumuz Luther Head’in maçtaki performansı, özellikle Houston taraftarlarını mutlu etmiş gözüktü. Gerçi en fazla üçlük isabeti olan çaylak olmasına rağmen o maçta çok boş 3lük kaçırması da onu 18 sayıda tutan tek nedendi. Ama şayet gelecek yıl Sophomore olarak katılmayı hak ederse MVP favorilerimden.

Ve All Star Maçı…

        BatıBatı takımı özellikle Kobe Bryant maçın Houston Toyota Center da oynanması dolayısıyla eski arkadaşı Tracy McGrady’nin MVP olabilmesi için elinden geleni yaptı. Ancak T-Mac aynı yardımı, 2003 All Star maçında MVP olabilmek için hayatının en iyi oyununu oynayan Kevin Garnett’ten, NBA’nın en iyi üçlükçülerinden gösterilen Ray Allen’dan ve point guard oynamasına rağmen top sürmekten aciz Tony Parker’dan alamayınca bu ödülü de kıl payıyla kaçırmış oldu. Maçın başından itibaren seyirciyi ayağa kaldırmak isteyen oyuncular beklenenden fazla top kaybı yaptılar. Maçın neredeyse ilk iki periyotunda Kobe-T-.Mac imzalı alley-ooplar dışında maçı izlemeye değer kılacak hareket yoktu. Özellikle maçı kendini ispatlama maçına çeviren ve yanında 4 tane all-star olduğundan habersiz getirdiği yada eline geçen her topu potaya fırlatan LeBron James de sanırım çorbanın tuzu biberiydi. LeBron James’in bencil ötesi oyununa ayak uydurmayan batı neredeyse her basketini asist üzerinden yapıyordu. Farkın 21 sayıya kadar çıktığı ve Batı 2.kadrosuna Detroit + Paul Pierce kadrosuyla cevap veren Doğu, sürdüğü takımın All-Star maçında beklenmeyen savunmaya başlamasıyla farkı indirdiği gibi 10 sayı öne bile geçirdi. Tabii oyunu ciddiye alan Doğu takımına karşı maçın AllStar maçı olduğunun bilincinde sadece dakikaları ayırmaya gelmiş olan Avery Johson’ın bu serideki katkılarını unutmamak gerekir. Ancak her oynadığı dakikaya bir güzellik getiren, Tracy ve Kobe maçın tekrar çevrilmesine yardımcı oldular. Maçı 120-120’ye getiren Kobe Bryant’ın müthiş şutu adeta T-Mac’e mvp’liği hediye edecekti ki T-Mac’in son şutu LeBron’ın faullü savunmasına takıldı ve maçı da batı kazandı. Bu maçta dikkatimizi çeken, müthiş smaçlarıyla tanıdığımız Vince Carter’ın smaç girişimlerinin sonuçsuz kalması ve bir çok oyuncunun alley-oop yapıp tribünleri ayağa kaldırmak için uğraşmaması oldu. All Star maçlarının şov değil normal maç olması gerekliliğini savunuyorsanız saygı duyarım ancak ben sezon ortasında oyuncuların yorucu maç temposundan kurtarmaya yönelik düzenlenen bu organizasyonun zevk maçı olması taraftarıyım. Sezon içindeki 82 maç size yetmiyorsa bilemem ama saygı duyarım. Bence izlediğim en sönük All-Star maçıydı ve belki biraz duygusal bir yaklaşım olarak kabul edilebilir ama MVP de T-Mac olmalıydı. Hem batı adına ayağa kaldıran hareketler hep ondan geldi tabi Kobe sayesinde hem de maçta Batı’yı maça ortak eden bütün şutlar ondan geldi; ancak MVP olan LeBron 21 sayı fark yiyen ve 10 sayı öndeyken farkı eriten Doğu takımında oynamıyordu bile . Ama bir All-Starda böyle bitti. İnşallah seneye Las Vegas 2007 deki smaçları müthiş hareketleri olmayan savunmaları ve bencillikleri konuşacağımız bir all-star maçı izleriz.

Şubat Ayı Houston Rockets Değerlendirmesi.

        Şubat ayı başlarken 15–29 gibi sezon başında yapılan transferlere, Tracy McGrady Yao Ming gibi 2 All Star’a yakıştırılamayacak bir durumdaydı Rockets. Ocak ayını 3 mağlubiyetle bitiren Houston için bir kısım draft için oynamayı önerirken diğer kısım ise Playoff için San Antonio maçı mucizesi bekliyordu. Ocak ayının bitiren Memphis maçıyla Yao Ming’e kavuşan Rockets oyuncuları ise sezon sonuna kadar ellerinden geleni yapacaklarını söylüyorlardı. İşte böyle bir kenetlenmeyle başladı Şubat Ayı. Bu ayın ilk maçını Toyota Center’da Redd’siz Milwaukee karşısında oynayan Rockets, kendisi kötü hücum etmesine rağmen, JVG defansif zihniyetiyle maça ağırlığını koydu ve kolay olacağı düşünülen maçı zor da olsa kazandı. 2 gün sonra da Seattle maçını izlemeye gelenler T-Mac’in bu sezonki en iyi performanslarından birini izliyorlardı. T-Mac’in 36 sayı 9 ribaundluk performansı yanında Yao’nun 24 sayı 14 ribaundluk performansı sezon başında görmek istenilen T-Mac-Yao uyumundan bir pasaj sergilemiş oldular. 2 maçlık deplasman turunun ilk maçı için New York’a giderken herkesin tahmini, karışıklık içindeki New York’u rahat bir şekilde yenip 3. üst üste galibiyeti almaktı. Ancak bu maç gene beklenilen kadar kolay geçmedi. Quentin Richardarson’ın T-Mac’i adeta bitirmesi, maçı krize sokmasına rağmen, Yao Ming ve David Wesley’nin kritik basketleriyle Rockets galibiyet serisini 3 maça çıkarmayı biliyordu. Pennsylvania’ya giderken de bu seriyi arttırıp yavaş yavaş playoff potasına girmek istiyordu Rockets. Öyle de oldu. T-Mac’in çok kötü sut yüzdesine rağmen pota altını domine eden Yao Ming, maçı Houston’a kazandırarak bu sezon Aralık ayı başından itibaren en uzun galibiyet serisini de müjdeliyordu. Houston halkı Lakers maçı için Toyota Center’ı doldururken sanırım bu 4 maçlık galibiyet serisinin devam edeceğini düşünüyorlardı; ancak öyle olmadı. T-Mac’in formsuzluğu devam etmiş, Yao sakatlıktan döndüğünden beri en kötü maçını oynamış ancak diğer tarafta bu sezonun tartışmasız en iyi ismi Kobe’ye ve Brian Cook’a engel olamamıştı. Rockets bu sezon alabileceği ilk 5 maçlık galibiyet serisi şansını da böylece tepmiş oluyordu. Ancak bu mağlubiyetin arkasından gelen 3 günlük ara, oyuncuların kendilerine gelmelerini ve tekrar kenetlenmelerini sağladı ki bu da takım halinde iyi oynadıkları bir Utah maçı izlememize olanak sağladı. Gene bu maçta, ligin en iyi birebir savunmacısı olduğunu düşündüğüm Andre Kirilenko’nun T-Mac üzerindeki müthiş defansını es geçmek bir hakaret olsa gerek. Utah maçı sonunda alınan bir haber T-Mac’i ve ailesini çok üzdü; habere göre T-Mac’in kayınvalidesi uzun süredir uğraştığı kansere artık dayanamayacak hale gelmiş ve tıbbı imkanlar yeterliliklerini tüketmişti. T-Mac’in profesyonellikle-aile arasında kalarak çıkmak zorunda olduğu New York Knick maçında 20 de 3 gibi korkunç bir sut yüzdesiyle oynaması ve bu sezon 2. kez 7 sayıda kalınca da tüm oklar bir kez daha T-Mac üstüne çevrildi ve bir kez daha Utah maçı sonrası olduğu gibi profesyonelliği sorgulanmaya başladı; ancak bu maçı Yao Ming’in “Lakers arasından” sonra kaldığı yerden devam ettiği performansıyla geçmesi; T-Mac’e yapılan eleştirilerin dozajını da insanı seviyelere çekmiştir. Bu maçtan 2 gün sonra oynanan Clippers maçı ise New York maçında oynayan T-Mac değil miydi sorularının sorulmasına yol açtı. Sadece 3 periyot oynayan T-Mac 28 sayı atarken Rafer Alston 17 sayı 13 asistle, Yao Ming de 17 sayı 13 riboundla ve yeni Rocket Keith Bogans’sa kısa sürede 18 sayı atarak yararlı olabileceğini düşündürttü. Oyunun 2. çeyreğinden itibaren rakibine üstünlüğünü ispat ettirdikleri maçta da Rockets 128 sayı atarak bu sezonun en yüksek sayısına ulaştı. Ama asıl anlaşılamayan gerçek T-Mac’in 2 gün içinde bütün problemlerini halledip halledemediğiydi. Sezon başından beri sakatlıklarla yeterince uğraşan T-Mac’in bir de psikolojik sorunlarla uğraşması sezonun geleceğini belirleyecek kritik bir konuydu. İçine kapanık bir kişiliği olduğu bilinen T-Mac bu konular hakkında konuşamamayı sürdürürken; basında bu konuyla ilgili spekülasyonlar artıyordu. Bu konu nedeniyle JVG basın toplantısı yaparak, oyuncusunun üstüne gelinmemesi gerektiğini, onun profesyonel biri olduğunu ve her zaman görev bilinci içinde olacağını söyledi ki; bu hem basına olayı deşmemesi için bir uyarı, hem de oyuncusuna “işine bak” mesajı olarak algılandı. Ancak sorun ne olursa olsun sezon ve Playoff şansı sürüyordu ve herkes bu şansı kullanmak için elinden geleni yapmalıydı. Oyun stili JVG oyun anlayışı tersine, hızlı ve koşmaya dayalı olan Phoenix’e gidilirken kimse maçın daha ilk periyotta kopabileceğini düşünmemişti. 47 sayıya kadar çıkan fark “garbage time” denilen zamanın neredeyse maçın başında gelmesine neden oldu ve bu sezon sakat oyuncusu bulunmadan çıktığı maçlardan da en onur kırıcı ve ağır yenilgi alınmış oldu. Ancak bir kez daha önemli bir yenilginin sonrasında gelen ara Rockets’ın imdadına yetişti ancak bu ara biraz uzun sürecekti şayet bu ALL STAR arasıydı. Şubat ayının 7-2lik serisiyle sezonun ilk yarısını tamamlayan Houston, geçen seneki 31-22lik rekorun tersi 22-31le giriyordu AllStar arasına; akıllarda ise Playoff için son bir hamle yapılabilir mi sorusundan başka bir şey yoktu. All Star arasında oyuncularla yapılan röportajlarda T-Mac hakkındaki spekülasyonların gerçekleri de netlik kazanmış oldu. T- Mac Nba’deki 8. sezonunda 9.kez bir insanın ölümüne tanıklık etmenin ve bu tip ailevi sorunlarla uğraşmanın ona ağır geldiğinden, formanın belki basketbolun ona ağır geldiğinden bahsetti spor muhabirlerine. T-Mac zor günlerini arkadaşlarının ve taraftarların yoğun desteğiyle atlatacağına inandığını, bu arayı kafasını toplamak için en iyi şekilde kullandığını açıklayınca da Rockets taraftarlarındaki Playoff inancı da katlanmış oldu. Rockets her şey bitmedi diyerek tekrar sahalara döndüğünde Clippers maçı bunu kanıtlar nitelikteydi. T-Mac, Yao ve Wesley, 76 sayı üreterek; 75 sayı üreten Mobley, Brand ve Cassell’e üstünlük sağladı ve 2.yarıya iyi bir başlangıç yaptı. Ardından oynanan Warriors maçı bu sezonun ilklerinden oldu; T-Mac’in kayınvalidesinin ölümü üzerine maçta yer alamamasına rağmen, Rockets, maçı Yao Ming, Juwan ve Bogans’la kazandı ve T-Macsiz ilk galibiyetini aldı. Bu maçtan 2 gün sonra T-Mac eski evine döndü ve kötü durumdaki Orlando ile karşılaştı. 3. Çeyrek sonunda fark 15’e kadar çıktı ve rahat bir galibiyet daha alındı. Bu galibiyetle 25-31’e gelen rekor, Playoff rüyalarının yakınlaşması anlamına geliyordu. Şubat ayının son maçına bir anlamda intikam almak için çıkan Rockets gene umduğunu bulamıyordu. Sezon başından beri pivot mevkiindeki en önemli yıldızından yoksun oynayan Phoenix, Shawn Marion’ın sezon boyunca sergilediği muhteşem performansına tosladı ve müthiş bir Şubat ayının biraz buruk bitmesine neden oldu. Ancak 10 galibiyet ve 3 mağlubiyetle tamamlanan Şubat ayı sanırım Rockets’ın sezon başında kurduğu kadronun, her ay yapması gereken rekor olsa gerek. Birazda Şubat ayındaki gelişmelere dönelim.

Houston Rockets Trade Sezonu

        Geçen sezonlara oranla bu yıGeçen sezonlara oranla bu yıl sessiz bir takas mevsimi geçiren Carroll Dawson trade’in son gününde gene bu sessizliğini bozdu. Yao’nun yokluğunda müthiş performans gösteren Lonny Baxter T-Mac’in Orlando’dan takım arkadaşı olan Keith Bogans’ın yerine gönderildi ki Baxter’ın takımda anca 4. uzun olduğu düşünülürse mantıklı bir takas olduğu söylenebilir. Ondan sonra sezon başından beri kontratı yüksek olmasına rağmen neredeyse forma giymeyen Moochie Norris’in gitmesi bence pek de mantıklı değildi çünkü sezon sonu serbest kalacak ve salary cap’te yer sağlayacaktı onun yerine New Orleans’tan Maciej Lampe alındı. Bu oyuncuyu benchte otururken dahi görmediğimi söylemeliyim. Ancak sezonun son gününde yapılan takas bu açıdan pekiyi bir takas değildi. Norris’in gitmesiyle boşalan 2. oyun kurucu mevkiinde oynayacak oyuncu sıkıntısı Lakers’in Derek Anderson karşılığında Devean George önerisini geri çevirmemize neden oldu. Ve onun yerine Miami’den eski Kentucky takımının 3lukcusu Gerald Fitch alındı. Derek Anderson gibi önemli bir oyuncunun yerine bir çaylağa bel bağlanılması bana mantıklı gelmese de, bu 2 trade’ın de salary cap’te yer boşaltma amaçlı olduğu gerçeğini unutmamak lazım. Sezonun geri kalanı için yeterli bir kadrosunu olduğunu düşünen GM sene başında şampiyonluk hedefi olan takım istediği için gene free agent piyasasına girecektir…


Kısaca Şubat Ayı

        Tam anlamıyla Yao Ming şovuna dönen bir ay. İlk Phoenix maçı hariç bütün maçlarda muhteşem istatistiklerle oynadı. Bu ayda 21,7 sayı 11,4 ribound 1,3 asist 1,9 blok ortalaması tutturan Yao bu kadar All-Star spekülasyonlarına rağmen neden o sahada olmayı hak ettiğini herkese kanıtladı. Çinli olması onun suçuymuş gibi sadece Çinli olduğu için All Star’da oynadığını söyleyenlerin neden bir kez bile istatistiklere bakmadığını gerçekten merak ediyorum. Ayrıca bu ay içinde yapılan Çin’deki forma satışlarında T-Mac’in birinci Iverson’ın ikinci Yao’nunsa anca 3. olması. Bu All-Star oylarının Çin’den değil de basketboldan anlayan insanlar tarafından geldiğini düşündürttü. Tracy McGrady’nin saha içinde %30 la oynamasına rağmen şimdiye kadar en fazla maç kazandığımız ay oldu. T-Mac’in inişli çıkışlı performansları, bu güzel ayı tam tatmin etmeyen bir noktada kalmasına neden oldu çünkü insanlar T-Mac’in bu oyunuyla daha uzağa gidilemeyeceğinin farkındaydı. Tracy McGrady bu ayı çok kötü bir sut yüzdesiyle 19,4 sayı 4,6 asist 4,6 ribound ortalamalarıyla bitirdi. Tabi bu arada Mike James takasıyla takıma geldiğinde anlam veremediğimiz Rafer Alston, bence parmak ısırttıran bir point guard olduğunu gösterdi. O da 10,6 sayı 8,1 asist 3,8 ribound ve 2 top çalma istatistikleri yakaladı. Bu ay gerçekten takımın yükselişindeki önemli parçalardan Wesley ise bu ayı 11,1 sayı 2,5 asistle oynadı. Keith Bogans ilk Clippers maçında ve T-Mac’in yokluğundaki Warriors maçındaki özellikle riboundlarda gösterdiği agresif oyunuyla iyi bir trade olduğunu gösterdi. Bu ayda oynadığı 13 maçın 10 ini kazanan Rockets hem Playoff potasına çok yaklaştı hem de olası birinciler Dallas ve San Antonio’ya mesaj yollamış oldu. Bütün Rockets taraftarlarını T-Mac’in kötü şut yüzdesi dışında, hep görmek istediği bir ay olan Şubat’ın etkileri inşallah Martta da kendini gösterir ve Playofftaki hak ettiğimiz yerimizi alırız. Sevgili Rockets taraftarları.

Martta görüşmek dileğiyle. Görüşlerinizi ve düşüncelerini paylaşmanız dileğiyle


Murat Bilgehan Tuztas
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yazın
Yazı Alanını Küçült | Yazı Alanını Büyüt

busy
 


Editörden -Volkan Yeğin-

Efsanelere Saygı Köşesi

Barış Aydın

Editörden -Bekir Yusuf Alpay-

İbrahim Barış Güler

Şevket Topaloğlu

Editörden -Gültekin Tezcan-

Sosyal Medya ile Takip Edin!

Twitter Facebook Friendfeed RSS

Son Yorumlar

İddaa Basketbol Nası...
Nasıl bir farkı olacak ki bayan basketbolunun?
NBATR - İhsan Bayülk...
Çok güzel röportaj olmuş. Ben İhsan Bayülken...
7 Yıl Aradan Sonra P...
İnşallah bu sene de playoff yapaca Efes.
Howard'ın Dönüş Tari...
Howard gerçekten başa bela bir oyuncu, sürekli ...
Kevin Martin de Saka...
sitenizde iletisim adresi göremedik. Reklam verme...
NBATR - İhsan Bayülk...
Semih Erden basketbola verdi kendini. nba günleri...
İddaa Basketbol Nası...
tr bayan basketbol nasıl oynanır kuralı warmı ...
İddaa Basketbol Nası...
arkadaslar tr bayan basketbol nasıl oynanıyo bı...
Michael Jordan EFSAN...
Meryem mesajını çok geç gördüm kusuruna bak...
NBA'in En İyi Oyuncu...
bune ya michael jordan

© 2004 - 2013 | Türkiye'nin NBA ve Basketbol Portalı | nbatr.com


Sitede yer alan haber ve yazılar Kaynak gösterilmeden herhangi bir medya ortamında yayınlanamaz.!

NBA

NBA Basketbol
NBA TV NBA TV izle