Merhaba nbatr.com okuyucuları… Uzun zamandır Pacers yazısı yazılmıyordu, Pacers yazarı değilim ama bu siteye yaklaşık 3 yıldır emek veren ben bir yazı yazmayı düşündüm. Şimdiden olabilecek anlatım bozuklukları için affınıza sığınıyorum.
Normal sezonun neredeyse yarısına geldik ve Pacers’ın durumu hiç de iç açıcı değil. Sezon öncesi Play Off’u zorlar denilen takım şimdiden bir lotary takımı görünümü alındı bile. Şu an yaklaşık 40 maç oynandı ve doğuda Pacers 14. sırada. Oyunda bir değişiklik olmazsa Pacers adına sıralamada pek yer değişikliği yaşanacağını sanmıyorum.
Değişiklik için farklılıklar lazım. Farklılıklardan biri oyun sisteminin değişmesi olabilir. Pacers çok sayı atıp çok sayı yiyen bir takım. Bu yıl maç başına 104.87 sayı ile tüm ligde en çok sayı atan üçüncü takım. Ancak 106.95 ile ligin en çok sayı yiyen takımlarından biri. Savunması vasat olan bir takımdan da Jim O’Brian’ın Play Off beklemesi hiç akıl karı değil.
Bir diğer farklılık, takıma Mike Dunleavy’nin katılması! Sezon başında çok şanssız bir sakatlık geçirerek tam 34 maç kaçırmıştı. Geri dönüşü Pacers’ı hareketlendirebilir. Unutmayalım ki geçen sene Hidayet Türkoğlu ile birlikte Dunleavy ‘en çok gelişme kaydeden oyuncu’ ödülü (MIP) için çekişme içerisindelerdi. Hido geçen sezonun son günlerinde yaptığı müthiş katkılar ve takımının bulunduğu konum nedeniyle bu ödülü almayı başarmıştı.
Tam 2 yıl önce 17 Ocak 2008 günü hatırlayacağınız üzere 8 oyuncuyu kapsayan Golden State Warriors-Indiana Pacers takası gerçekleşmişti. Pacers’ın Stephen Jackson dışında kaybı olmadı diyebiliriz ki Jackson’ın o dönemdeki halini hatırlatmaya gerek yok. Bence Pacers bu takastan uzun vadede karlı çıkan ekip oldu. Dunleavy gibi değerli bir oyuncu ve ligin kalburüstü uzunlarından Troy Murphy’i kadroya eklemeyi başardılar.
Troy Murphy bu aralar pek formda olmasa da takımın ihtiyacı olan bir oyuncu. Takımın ihtiyacı olan bir diğer oyuncu ise T.J. Ford. Ford yaklaşık 30 dakika sahada kalıyor ve bir guardın yapması gerek şeyleri yapıyor. Fakat Pacers’da pek mutlu değil. Tam verimle oynayamıyor. Marquis Daniels, Jeff Foster, Jarrett Jack de bu takıma hatırı sayılır katkı sağlayan isimlerden.
Ve takımın liderine gelelim…Danny Granger son 2 yılda büyük bir gelişme gösterdi ve takımının bir numarası olmayı başardı. Tüm NBA’de sayı krallığında 4. sırada ve ortalama 37 dakika süre alırken 26.3 sayı, 5.2 ribaunt, 3.5 asist ortalamalarıyla oynuyor. Çok istekli olması dikkat çekerken her gece takımının kazanması için elinden geleni yapıyor. 2008 yazı çok çalıştı ve bunun meyvesini şimdi alıyor. Jim O’Brian, takımı onun üzerine kurdu. Granger’dan başka tercih yapsaydı delilik olurdu.
Bir de All Star olma şansına bakalım;
Doğu Forvetleri arasında 8. sırada ve önünde Lebron James, Kevin Garnett, Chris Bosh, Paul Pierce ve Hidayet Türkoğlu gibi isimler var. Gösterdiği performansa göre az oy alan oyunculardan biri Danny. All Star olma ihtimalini bu yıl çok düşük görüyorum.
Bu yılın Pacers için zor geçeceği malum. Larry Bird’ün şimdiden draftı düşündüğünü seziyorum. Jim O’Brian’ın yanında Lester Connor gibi değerli bir coach var ama teknik ekip yetersiz Uzun rotasyonunu zenginleştirmek ve Granger’ın yükünü azaltacak bir yıldız daha kadroya dahil etmek şart Ve en önemlisi de savunmanın dozajını arttırmadıkça Pacers bu görünümden kurtulacak gibi durdumuyor.
Pacers taraftarı Reggie Miller'lı dönemleri çok özlüyor ve özlemeye de devam edecek...

Dağlar Şenel
-----------------------------------------
Maç arası roportajında şöyle bir soru geliyor
"-takım ii oynamıyor sürekli geriye düşüyor sizce ne yapılmalı?"
"-bence bunları konuşmak için erken"
"erken derken ne demek istiyorsunuz?"
"biz bugünü değil yarını düşünüyoruz"
biliorum siz ne anlıyorsunuz ama ben bundan biz yarışı bıraktık önümüzdeki sezon için çalışmalar yapıyoruz Draftlarda en iyi yeri elde etmeye çalışacağız gibi bi izlenim elde ettim ben...
*Not= Çeviriyi ABC kanalında maçı izlerken kendim yaptım ufak tefek anlam hataları olabilir ama ana anlam buydu...