Bir şeyin son olması için önce başlangıç yaratmak gerek ki sonun başlangıcı olsun. Ya da yeni bir başlangıç için var olan bir süreci sonlandırmak gerek. Yenilikler neden yapılır? Daha doğrusu bir yenilik yapmak için ne gibi şartlar oluşmalı.
İyi giden bir arabının tekerine çomak sokulur mu? Kol gibi çomak sokanlar var elbet. Biz onları es mi geçelim? Yoksa hayır! İrdeleyelim mi? İrdelesek ne yazar yazar yazdığınla okuyan okuduğunla kalır mı dersiniz? Muhtemelen evet öyle olur. Ama hiç yazmamaktansa bir şeyler yazmak da bir şeydir.
Bu adam gene ne saçmalıyor? Seslerini duyar gibiyim. Eh bende olsam böyle bir girişten sonra ulan ne zırvalayacak acaba? Derdim yani.
Hiç birşey tesadüf değildir. Her olayın mutlaka bir sebebi vardır. Kaos teorisine göre bir kaos’un oluşması asla rastlantı değildir. Mutlaka bir yerlerde parçaları birleştirince kaos’a sebebiyet verir. Tıpkı Türk Basketbolu’ndaki kaos ortamı gibi.
KAOS TEORİSİ BAŞLIYORNeyse bundan aylar önce daha doğrusu Türk Basketbolu’nun Efsane ismi Aydın Örs’ün Fenerbahçe Ülker’den gidişiyle ilgili bir yazı yazmıştım. Gariptir tabi o yazıya anti bir yazı yazılmıştı. Yine bizim sitede herhangi bir köşede. Ama sadece yazılmıştı. Türk Basketbolu’nun tertemiz olduğunu iddia ediyordu o yazı ya da ima..
Eh tabi buna gülmek mi lazım yoksa ağlamak mı? Buna siz karar verin. Zira hiç birimiz keriz değiliz. Bu ülke de hiçbir spor dalının pek de temiz olduğunu iddia edemeyiz.
Uzun lafın kısası pek böyle cilveli uzunca yazılar yazmayı sevmem direk girerim olaya bu sefer biraz uzun tuttum.
Aydın Örs’ün gidişini sorgulamak lazım. Düzenin neler yarattğını ve neleri doğurduğunu biraz düşünmek lazım. Bırakın Fenerbahçe’sini, Galatasaray’ını, Efes’ini, Beşiktaş’ını. Kulüplerin ismi önemli değil. Önemli olan nasıl bir bataklığa battığımız. Ve nasıl çıkacağımız.
Nasıl gitmişti pardon nasıl gönderilmişti Aydın Örs?Ne gibi iddialar vardı ortada?
Ne demişlerdi;
Turgay Demirel ve Mahmut Uslu’nun arası çok iyi hatta Kankalar. Durum böyle olunca Tanjevic’i Fenerbahçe’ye ortak bir operasyonla getirdiler.
Sebeb-1;
Tanjevic, Kulüp takımı da çalıştırmak istiyordu. Ancak Federasyon Tanjevic’in Yurtdışına çıkmasını istemediği için Yurtiçi’nde bir takım bulması yönünde çalışmalara başladı.
Sebeb-2;
Tanjevic’in maaşı Federasyon için kabarıktı. Bu şekilde maaş yükünden de kurtulacaktı.
Sonuç Aydın Örs gönderildi. Çok bilmiş biri de kontratı bitmişti diye yazı yazmıştı. Sonra Aydın Örs açıklama yaptı. Ne kontratı kardeşim ben kontrat bile yapmadım. Benden memnun olmadıklarını söyledikleri an ceketimi alır giderim...
Ortada bir kontrat zımbırtısı yok yani bunu geçelim önce..Ortada verilmiş sözler var. Aydın Örs benim sözüm senettir, karşımdakinin de sözü senettir mantığını güdüyor. Devir profesyonel devir kardeşim o da kontrat yapsaydı derseniz haklılık payınız var tabi ancak Aydın Örs herkes değil o bir tane bu ülke de. Fenerbahçe’liyim, Fenerbahçe’yle maddi şeyler konuşmam diyecek kadar. Kontrat yaptırıp kendini garanti altına almayacak kadar Fenerbahçe’li ve sözünün eri.
Peki ne oldu? Aydın Örs başarısız mıydı?Karma bir takım verilmiş eline. Egoları tavan yapan bir takım. Üstelik 100.Yıl hedef sadece Şampiyonluk. Bu baskı altında yarım yamalak çalışarak bir takım yaratılmaya çalışılıyor sezon başında. Euroleague seni beklemez. Başlıyor tabi. Takım hazır değil peş peşe kötü sonuçlar. Ancak daha sonra bir toparlanma. Fakat yetmiyor. Şayet Napoli maçının hakemi adam olsaydı belki yine de Fenerbahçe o hazır olmayan haliyle To-16 yapacaktı. Ama kimse kimseyi kandırmasın. Özellikle de Mahmut Uslu. Takımın hedefi zaten Türkiye ligi şampiyonluğuydu ki doğrusu da bu. Daha ilk yılındaki bir oluşumdan Euroleague’de ne bekliyorsunuz zaten.
Zamanla Fenerbahçe-Ülker inanılmaz bir ivme kazandı. Geleni geçeni ezip geçen bir takım oldu. Hele Efes Pilsen’le oynanan Final serisi. Spurs’ün Cavaliers’a yaptığının biraz daha abartı halini yaptı Fenerbahçe, Efes’e. Ezdi ve geçti. Şampiyon oldu.
Hangi Fenerbahçe’liye sorsanız zevk aldı biten sezondan. Takımın oyunundan. Ve Aydın Örs seneye bu takımı Avrupa Arenasına fena hazırlayacak. Biz geliyoruz derken;
Uslu Uslu gönderildi Aydın Örs..Yerine gelen isim Bogdan Tanjevic oldu.
Fenerbahçe-Ülker’in daha doğrusu Mahmut Uslu’nun ve Turgay Demirel’in muhtemelen aklından şu geçiyordu;
Milli Takım Eurobasket-07’de en kötü ihtimalle Çeyrek Final yapar. Daha ilersi bile olabilir. (Ne yani düşünemezler mi? Düşünürler bal gibi. Bu takımın Şampiyon olacağını da düşünenler vardı.) Bu sayede Tanjevic Kral olur. Fenerbahçe taraftarı da biraz olsun rahatlar. Medya da Tanjevic’i manşetlerden indirmez. Vs vs.
Ama olmadı. Takke düştü kel göründü. Kral Çıplak.
Milli Takım çuvalladı. Federasyon çuvalladı. Mahmut Uslu çuvalladı. Fenerbahçe-Ülker çuvalladı. Hatta Ülker Grubu bu durum karşısında oldukça üzgün bir halde dir. Zira Örs’ün gönderilip, Tanjevic’in gelmesiyle alakaları yok. Onlar birleştiler maddi imkanları sundular. Teknik işleri Uslu Uslu götürenler başkaları.
Aslında bu söylentiler hep dolaşıyor. Bizler dile getiriyoruz. Herkesin bildiği şeyler bunlar hemen hemen. Ama tatmin edici bir cevap yok kimseden. Ya da herhangi bir şekilde inkar.
Şimdi diyorlar ki;Federasyon Tanjevic’i göndermek istiyor. Eurobasket-07’deki başarısızlıktan dolayı ancak işler sarpa saracak çünkü bu Federasyon Tanjevic’i Fenerbahçe’ye önerdi. Eee sen kovacaksın adamı, adam Fenerbahçe’nin elinde patlayacak. Fenerbahçe Yönetiminin öfkesi bir yana o taraftarın öfkesini nasıl dindireceksin? Basketbola seyirci kazandıralım derken iyice kaosa sürükleneceksin. Göndermezler Tanjevic’i Milli Takımın başından. ta ki Fenerbahçe’den gidene kadar. Bu kadar basit. Aksi halde ortalık karışır.
Aslında bu konuda konuşulan o kadar çok şey var ki....
Yazmamak en iyisi.
Sonuç olarak;
Aydın Örs’ün Fenerbahçe’den gönderilişi neler kadir oluyor. Aydın Örs, Fenerbahçe’den gönderilmese, Tanjevic bavulunu toplamış çoktan köyünün yolunu tutmuştu. Ama işler sarpa sardı. Fenerbahçe, Tanjevic’i getirdiğinden dolayı bin pişman. Federasyon Tanjevic’i istemeye istemeye tükürdüğünü yalamamak için gönderemiyor. Daha doğrusu olası bir kaos’dan korktuğu için.
Zaten kaos’un içindesiniz. Kaos içinde kaos’cuklar yaratırsınız ancak.
Tüm bunlara bakınca herkes bir sonuç çıkartır kendince. Benim son sözüm ise;
Aydın Örs’ün ahını aldınız bir kere. Ahı da sizi alıyor. Allah’ın sopası yok...
Kemal Erdem
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır