|
Merhaba sevgili Nbatr okurları, bir Memphis taraftarı olarak Grizzlies ile ilgili fikirlerimi ve yorumlarımı bu sayfadan sizlere ulaştırmaya çalışacağım. Öncelikle bana bu fırsatı sunan nbatr’ye ve Kemal Erdem’e teşekkür etmek istiyorum. Gelelim Memphis’in sezonu nasıl açtığına. Memphis’in bu yıl off-season’da yaptığı hamlelerle geçen yılkine göre daha üst düzey bir takım olduğu düşünülüyordu ki ben de bu şekilde düşünen insanlardan biriyim. Hatta kimi görüşlere göre Memphis bu yıl playoff görebilecek bir takım hüviyetine bürünmüştü; fakat ilk 5 maç geride kaldığında durumun yine pek iç açıcı olmadığını söyleyebiliriz. Şu an 1 galibiyet ve 4 mağlubiyet almış durumdayız ki bu dört mağlubiyetlerin birisi Portland’a diğeri de her ne kadar iyi bir başlangıç yapmış olsa da en az Portland kadar iddiasız olan Pacers’a... Diğer mağlubiyetlerimizi ise Spurs (3 sayı farkla yenildik ki ilk maçta umutlanmama neden olmuştu) ve Jazz’e karşı aldık. Tek galibiyetimizi ise kazandığımız bu yıl çaylaklarını geliştirmekten başka bir beklentisi olmayan Seattle’a karşı 105-98’lik skorla aldık. Şimdi kısaca bir istatistiklere bakalım ve sonrasında nelerin eksilerimiz ve artılarımızı bir kefeye koyalım. Takımın en büyük sorunu başlıktan da anlayacağınız üzere savunmada. Şu anda 110.2 sayı ile rakibe en fazla sayı veren takımlar listesinde ikinciyiz. Bize karşı oynayan rakipler çok yüksek şut yüzdesine ulaşabiliyorlar. Sayı atma konusunda çok ciddi bir problemimiz yok 101.8 sayı ile sekizinci sıradayız. Takımız en skorer oyuncusu Rudy Gay’i (20.6), 16.2 ile Gasol takip ediyor. Dikkat çekici bir istatistikte Gasol’un sadece 6.2 ribaund ortalamasıyla oynaması. Takımın bu kategorideki lideri 9.4 ile Mike Miller.
Sorunlar Nerede? Takımın en önemli sorunu yukarıda da belirttiğim gibi savunmadan ve ribaundlardan kaynaklanıyor. Koç Iavaroni’nin takıma fazla skor üretebileceğimiz, hızlı bir basketbol oynatmak istediğini biliyoruz. Fakat basketbol maçını kazanmanın tanımı oldukça basit: Attığınızdan daha az sayı yiyeceksiniz. Rakibin elini kolunu sallaya sallaya şut attığı ve pota altına girdiği bir savunmayla maç kazanmak oldukça zor. Kaldı ki hızlı hücüma çıkabilmek için öncelikle iyi savunma yapmalı ve kaptığınız toplarla ya da aldığınız ribaundlarla hızla rakip potaya ilerlemelisiniz. Pau Gasol’un ribaundlarda ve savunmada olan zaafları bizim pota altı savunmamızı ciddi şekilde baltalıyor. Ayrıca Stoudamire-Miller-Gay-Gasol-Swift (Milicic) beşinin de savunmada oldukça yetersiz olduğu görülüyor. Takımın bir diğer sorunu şutör eksikliği. Her ne kadar atletik bir takım olsak da sete set kaldığımız pozisyonlarda dışarıdan şutla rakip savumayı açabilecek iyi bir dış şutöre ihtiyacımız var. Aslında Miller bu iş için biçilmiş kaftan ve yeni transferler Navarro ile Jacobsen de iyi şutörler fakat ilk 5 maç itibariyle beklenen verimi alamadık. Diğer bir sorun da oyun kurucu pozisyonunda. Damon bu yıl daha iyi olsa da hala beklenen düzeyde değil ve bu oyun sistemi de onun kalemi değil ama takıma abilik yapması açısından kalmasında fayda var. Lowry ve Conley ise henüz takımı oynatacak bir seviyeye gelmediler. Belki iki üç yıl sonra NBA’in çok iyi gard ikililerinden birine sahip olacağız ama şu an için yetersizler. Aslında takımın anlatmakla bitmeyecek kadar çok sorunu var ben yazıyı uzatmamak ve içimi daha fazla karartmamak adına kısa kesiyorum. (Dayanamadım ribaund alamadığımızı da ekleyeyim bari...)
Peki Nasıl Düzeliriz? Takımı ilk olarak düzeltecek şey: Zaman. Ama bu zamanı kısaltmak için yapılabilecek şeyler var tabii. Mesela Gasol’u atletik ve savunma yapabilen bir uzun karşılığında takas etsek süper olacak. Kabul etmek lazım ki bu takımın süperstarı artık o değil, Rudy Gay. Şu an hücumda ve savunmada takımın en iyisi Gay. (bir de hücum faul yapmamayı becerirse harika olacak.) İkinci olarak yapabileceğimiz şey geçen yılın sonlarında büyük çıkış gösteren Kinsey’in süresini biraz daha artırmak. Kinsey bu takımın sahip olduğu en iyi savunmacılardan biri ve savunma direncimizi artıracaktır. Ayrıca hücum gücü de çok zayıf olan bir oyuncu değil. Damon’ın yedeğe çekilip çok fazla top kaybı yapmasına rağmen çok iyi bir savunmacı olan Kyle Lowry’nin ilk beşe yerleşmesi de yerinde bir karar olur. Savunmamızın sertleşmesi şart. Bir diğer süre alması gereken oyuncu da geçen yıl büyük gelişme gösteren oyuncumuz Hakim Warrick, o da atletizmiyle takıma ekstra bir güç sağlayacaktır. (Milicic konusunu bilerek atladım. Sinirlerim kaldırmıyor. Ne yazık ki hala iyi bir 5 numaramız yok.)
Yazıma burada son veriyorum. Biraz uzun oldu galiba. İlk yazım olduğu için, her şeyi anlatmak istememe verin. Sağlıcakla kalın. (İki emir cümlesi peşpeşe iyi kaçmadı, idare edin (Hah bu da üç etti.) ) Yeni yazılarda görüşmek üzere... Ruşen GÜLEN
| Yorum yazın |
Site yönetimi olarak aldığımız karar sebebiyle, artık Yorum gönderebilmek için Üye olmanız gereklidir. Sistemimize Kayıt olarak son gelişmelerimizden ve bültenlerimizden faydalanabileceksiniz...
Sisteme Kayıt olmak için tıklayın Eğer kayıtlıysanız Üye Girişi yapmak için tıklayın. Şifrenizi unuttuysanız tıklayın |
|