Merhaba sevgili basketbolseverler. Yeni bir Memphis Grizzlies yazısıyla daha huzurlarınızdayım. Umarım yazıdan aldığınız tat, takımımızın oynadığı basketboldan aldığınızdan fazla olur diyerek yazıma bir giriş yapayım.
Bu yazının başlığı gördüğünüz gibi basketbolla ilgilenenlerin çok iyi bildiği fakat takımımız söz konusu olduğunda başka anlamlarda kazanan bir cümle: “Guard’ın kadar iyisin.” Dilerseniz başlığı açıklamadan önce Memphis Grizzlies’in istatistiklerine bir göz atalım.
İSTATİSTİKLER
Memphis şu anda oynadığı 16 maçın 6’sını kazandı, 10 tanesini kaybetti. Rakip potalara ortalama 104.50 sayı atarken potasında 105.50 sayı gördü. Yani bizim maçlarımız “Pick One” oynayanlar için oldukça kazandırıcı. 2 sayılık atışlarda %46.6 oranında isabetle oynarken, rakiplerimizin potamıza %47.2 2 sayılık atış yüzdesiyle hücum etmesine izin verdik. Yani savunma sistemimiz “Gidene dur denilmez” felsefesi üzerine kurulu, potamıza giden herhangi birini durdurmak gibi bir amacımız yok. Biz tamamen rakip potaya gitmeye konsantreyiz. Maç başına 42.06 ribaund alıyoruz ve rakibimize 44.06 seken top bırakıyoruz. Bu da maç başına ortalama 2 ribaund az alıyoruz demektir. Gelelim “Iavaroni’nin Kabusları” isimli filmimizin başrol oyuncusuna: Top Kayıpları. Maç başına 15.6 top kaybediyoruz ve bunlardan 8.31’i rakibin topu kapması şeklinde gerçekleşiyor. Biz ise rakibimizden maç başına sadece 5.75 adet top çalabiliyoruz. Görüldüğü gibi takımımızın en önemli sorunları listesinin (ki gayet uzun bir liste) başında top kayıpları ve savunma geliyor. Yani iyi bir guardımız olmadığı için fazla top kaybı yapıyoruz ve iyi guarding (savunma) yapamadığımız için çok sayı yiyoruz. Gelelim oyuncuların kişisel performanslarına ve bu konudaki yorumlarımıza...
KİŞİSEL İSTATİSTİKLER
Rudy Gay (17.4 sayı, 4.8 ribaund, 1.3 asist, 1.38 top çalma) : Gay bu takımın yıldızı ve iyi bir performans gösteriyor. Henüz genç ve gelişimini sürdürüyor. Şut yüzdesini oldukça düzelttiğini söyleyebiliriz ki %38’le üçlük atıyor. Onun için hiç de fena değil.
Pau Gasol (16.8 sayı, 6.7 ribaund, 1.3 blok) : Gasol daha fazla ribaund almalı, daha fazla savunma yapmalı, daha fazla blok yapmalı (ki koçu da kendisinden blok yapmasını istiyor) yoksa gitmeli.
Mike Miller (14.8 sayı, 7.5 ribaund, 3.9 asist, 2.19 top kaybı) : Miller’ın tecrübesiyle ipleri biraz daha eline alması gerekiyor. Sanırım takımın iddiasız olması onun da neşesini kaçırıyor. Ama daha yüzdeli şut sokması ve top kayıplarına dikkat etmesi şart. İlginç bir istatistik: Miller bu takımın ribaund kralı)
Navarro (10.7 sayı) : Navarro takıma beklediğimden daha iyi katkı yapıyor. Özellikle dış şutlarda yaptığı katkı önemli. Bir maçta 8 üçlük atarak gününde olursa neler yapabileceğini gösterdi. Ama ondan alabileceğimizin maksimumu budur diye düşünüyorum.
Lowry (9.8 sayı, 3.9 asist, 1 top çalma, 2.30 top kaybı) : Takımın savunma yapmayı seven ender oyuncularından olan Lowry, bence artık ilk 5’e yerleşmeli. Enerjisi ve çabukluğuyla takıma katkısı çok büyük. Ama yaptığı 2.30 top kaybını aşağılara çekmesi gerekiyor.
Milicic (9.1 sayı, 7.3 ribaund, 2.22 blok) : Milicic tam beni şaşırtıp oynamaya başlamıştı ki sakatlandı. Üstüste iki maç çok iyi performanslar çıkarmış hatta kariyer sayı rekorunu kırmıştı ki vücudu da bu olaya şaşırıp arıza verdi. Neyse ki şu an iyileşti ve alıştığımız Milicic görünümünde. Yaptığı bloklar takımımız için oldukça önemli, ama ribaund almalı ve Gasol’la birlikte dış şut tehdidi de olan iki uzun olmanın avantajlarını kullanmalılar.
Swift (9 sayı, 4.4 ribaund, 1.33 blok) : Aslında bu sistemin tam onun oyunu olduğunu düşünüyordum ama hala beklediğimin altında performans veriyor ve hep öyle yapacak. (Bunun sebebi beklentilerimin çok olması değil.)
Stoudamire (7.8 sayı, 4.4 asist, 1.5 top kaybı) : Atsan atılmaz satsan satılmaz dedikleri durum mevcut. Yapılacak bir şey yok, çekilecek çilemiz varmış deyip geçelim.
Warrick (6.6 sayı) : Geçen yıl yaptığı çıkıştan sonra bu yıl daha iyi olmasını bekliyordum ama süre alamıyor. Süresi arttıkça daha iyi olacaktır. Gelecek vadeden oyuncularımızdan birisi ve iddiamızın olmadığını düşündüğüm bu sezonda daha fazla şans bulmalı.
Mike Conley (5.6 sayı, 4.2 asist) : İstatistikleri çok kötü değil ama beklentinin altında. Henüz sadece 5 maç oynadı ve sakatlık yaşadı. Bir sonraki sezon kendini çok iyi bir şekilde göstereceğini düşünüyorum. (Bkz. Deron Williams)
Geriye Casey Jakobsen, Tarence Kinsey, Brian Cardinal ve Andre Brown kalıyor. Brian Cardinal ve Brown hakkında söyleyecek bir şey bulamıyorum. Yapabilecekleri zaten bu kadar. Casey dış şutları nedeniyle takıma alındı. %31 gibi düşük bir üçlük yüzdesiyle oynuyor, takıma fazla bir şey verdiği söylenemez. Kinsey ise iyi savunmasıyla dikkat çekiyor. Geçen yıl oldukça başarılı performanslarını görmüştük. Daha fazla süre alması gereken genç oyuncularımızdan bir tanesi de o.
SONUÇ
Bu takımın bu savunmayla ve bu oyun kurucuyla bu yıl playoff yapması çok zor. (1 cümlede 4 adet “bu” kullanma rekoru) Ancak iyi bir takasa imza atarsak bu gerçekleşebilir. Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi Gasol’ün artık takımdan ayrılması gerek diye düşüyorum. Bu oyun sistemine uygun bir oyuncu değil. Daha atletik ve iyi savunma yapan bir uzuna ihtiyacımız var. Bu yıl genç oyun kurucularımıza bol bol süre verip seneye takımı onlara emanet etmemiz gerek. Genç ve umut veren bir kadromuz var. Birkaç yıl içerisinde yapacağımız hamleler bizi yukarıya taşıyabilir.
Bir dahaki yazıda görüşmek dileğiyle...
Ruşen GÜLEN