2014 NBA All Star Smaç Yarışması'nda yarışacak isimler açıklandı. Son şampiyon Terence Ross'un başı çektiği çok iddialı bir kadronun yanı sıra geleneksel smaç yarışmasından çok farklı, yeni bir formatı da göreceğiz.

14 Şubat gecesi oynanacak 2014 NBA All Star Maçı'nın koçlar tarafından seçilen yedekleri açıklandı.

2014 NBA All-Star maçının ilk beşleri açıklandı.

Her yıl düzenli olarak Forbes tarafından açıklanan NBA'nin en değerli takımları sıralamasında bu yıl da zirve değişmedi.

Dallas Mavericks'in Alman yıldızı Dirk Nowitzki, kariyerinin devamı konusunda açıklamalarda bulundu.

Denver Nuggets'ın İtalyan oyuncusu Danilo Gallinari'nin dizindeki sakatlığı nedeniyle sezonu kapadığı açıklandı.

Boston Celtics, Miami Heat ve Golden State Warriors, 4 oyuncuyu kapsayan üçlü bir takasta anlaştı.

Yıldızı Derrick Rose'un tekrar sezonu kapatmasıyla birlikte hedef küçülten ve bir süredir kadroyu boşaltarak geleceğe yatırım yapmayı tartışan Chicago Bulls, takımın en önemli isimlerinden Luol Deng'i Cleveland Cavaliers'a gönderdi.

Damat Olmadan Gerdeğe Girilmez

NbaTr.Com - Salı, 25 Aralık 2007

Herkesi iyi bilme !( Sezon başında bu takım adam olur diyorduk) Kötüye iyi demek günah hocam( gördük! ) Ey hayatı masal olmuş insan !( Larry Haris ) Senin hayatının masalından daha komik bir şey yoktur inan (görünen köy ansiklopedi istemiyor), git de düşüne dur başında,Yıkılmış kabrine dayan.             ( Görüntün )

 

Buradan saygılarımı sevgilerimi yolluyorum büyük umutlarla getirdiğimiz Larry Krystkowiak’a ve her zaman ki gibi Larry Harris’e.

25 maç olmasını bekledim ki çok çok  sağlıklı bir yazı sunabilelim diye. Çünkü 5-6 maç geçmişken yazsaydık şuan ki durumumuzdan bahsetmek için ayrı bir parantez açmak zorunda kalabilirdim.

 

Aslında şu görüntü için ‘’All-Star arasına kadar kredin tükendi evlat! ‘’ diye bir tabir kullansam yeridir ama ne kaldı ki All-Star’a?.Çünkü görüntü itibari ile  şuan ortada bir takım yok. Veya şöyle söyleyeyim ortalık Muratlı çöplüğüne dönmüş durumda.

 

Harris’in sezon başında yaptığı bir hamleden önce şunu söylemişim : ‘’ Anlamakta güçlük çekiyordum.Vasıfsız bir sürü elemana kafa yoracağımıza neden Bell’i takımda tutmak için çaba sarf etmiyorduk? Neden yararını göre göre hedeflerimiz doğrultusunda kadroda tutmaya çalışmıyorduk anlamıyordum.’’

Söylemez olaydım. Parmaklarım kırılaydı da şu adamı övmeseydim.

 

Charlie Bell

 

Bak koçum! Cidden pis olurum sinirlenince daha fazla beni kendine bulaştırma.Bak Çok ciddiyim.Cevap verme!,Allah’ıma asarım seni bak Merkez Binasına. Hoşaf seni!,sus! Yanlış falan anlamadım her şey ortada işte. (ağabeylerim bu takım/oyuncular gördüğünüz gibi beni paranoyak etti,ruh sağlığım bozuldu,Psikolojide ne deniyor kendine zarar verme isteğine? Allah’ım ya.. mümkünse Bucks eşyalarımı yakmak istiyorum.İyice insanlıktan çıktım)

 

Bu adamı ‘’heceliyorum’’ is-te-mi-yo-rum!!! 25 maç oldu ben bu maçların 10 tanesini izleyebildim (malum kota problemleri) ve bu maçlarda bir gram yararını gördüysem sapık olayım. Gecelere kadar oturup geyiklerin boynuz şov yapmasını beklerken maç sonunda kafam ellerimin arasında saçlarımı yolarken buluyorum kendimi.

Özellikle şu ‘’kolları da olmasa at çöpe gitsin’’ psikolojisinde ki adamı maçlarda izledikçe.Yani şöyle ki: Redd’in ilk çeyrekte komple oyunda kaldığı maçlar da 2.çeyrekten itibaren oyuna dahil olan ve hücumumuzu mahveden şu insan bozuntusu sinirlerimi bozuyor cidden.

Takıma zarar verdiğini telefonda Redd söyledi bana ki onun söylemesine de gerek yok her şey ayan beyan ortada.. Hazırlanan boş üçlüklere cezayı kesemeyen ve güya ‘’combo back up’’ yapacak  yılda 3+ M$ a denk kontrat alarak aptallaşmış bu ‘’bir çuval hücumu incire çeviren adam’’ sinirlerimin gerilmesine sebep oluyor.

Oyuna tutunma anlamında önemli dönemeçlerden dönmemize çomak sokan ve ısrarla ‘’atma isteği’’ içinde olan bu çocuk,her ne kadar Koç’unda artık benchten savunma yapması için oyuna sürdüğü bir eleman olsa da atma sevdasından ve zarar ve isteğinden vazgeçmeyecek gibi. Bakınız ‘’ .Bell verdiği demeçlerde bu açıklamanın doğru olduğunu ve Bucks tan ayrılmak istediğini dile getirdi.Oyuncu kontrat konusundaki görüşmelerin oldukça yavaş ilerlediğini söylerken;bu yaz olanlar doğrultusunda mutsuz olduğunu,Milwaukee'nin kendisini her zaman desteklediğini ancak bunun zor olduğunu çünkü,bu yıl kalbinin burada olmadığını belirtti.’’

E sizde görüyorsunuz..Buradan hep beraber art niyet aramaya ne dersiniz? Maç önceleri her ne kadar oyuncular arasında sıkı  bir bağ varmış gibi görünse de veya Çinliyle ‘’çin usülü’’ selamlaşsa da bu çocuk mutsuz olduğu için oynamak istemiyor. Çok oldu..Görünenler iyice göze batsın o zaman.. İstatistik Time!

 

Charlie Bell : 19 dakika ortalama (sezon başında 23’dü) atılan 37 tane FG,kaçan 90 tane FG ve buna paralel %29 ile FG ortalaması (at çöpe at ya.. vallahi at), %22 ortalama ile atılan üçlük (kaçan 41 ve isabet bulan 12 olmak üzere ‘yahu bu adam hiç antrenmanda mı yapmıyor? ‘) 4.3 sayı-2 ribaund-2.8 asist ortalama. Tabi bu adam benchten gelerek özellikle fiziksel olarak (yani tabi fiziksel olacak ama bu bayağı bir fiziksel) uyguladığı savunmadan dolayı müsamaha görüyor. Şimdi biri çıkıp bana ‘’Onur,istatistikler yalan söyler bazen’’ derse bir zahmet msne gelsin veya Bucks maçlarının linklerini atayım o şahısa. Fazla söze gerek yok ağabeylerim. Ortada;Çöpe atılan 18 Milyon $ ve takımına zarar veren ‘’ cadılar bayramında çocuklarına şeker verecek veya şükran günüde pişirilen eti kesecek aile babası’’  psikolojisinde bir adam var.

 

Sezon Başında ki Beklentiler ve Şuan ki Görünüm

 

Ben değil de sokaktan geçen Bedrettin Ağa bile şu durumu özetler yani.

 

Beklentiler: Öncelikle koçtan beklentilerimiz vardı.Dertlerimize derman olacak diye.Başlıca beklentimiz hedefimizin olmasıydı.Bir hedef belirlememizdi buna paralel olarak Savunma yönümüzü geliştirmek parkelere yapışmış  savunmamızı ayağa kaldırmak.Sonra takım içi huzuru sağlamak ve forma için tatlı bir rekabet ortamı yaratmasını beklemek.Akabinde Çinlilerin beklentisine karşılık vermek (bu benim değil aslında,yönetimin beklentisi) sonra pozisyon kaydırmalarını ve yedekleme mevzularını kontrol etmesini beklemek.. Temel olarak bunlara bakıyorduk.

 

Şuan ki Görüntü: Kısaca ‘’Çöp Gibiyiz’’ atın beni denizlere.. Yalan dünya Harris’e kalsın, ayrılmam Tuğçe’cim den vsvs.. Teker  teker girecek olursak:

Koç  olarak  bir Saunders beklemiyorduk tabi ki ( yani O’nu da bekliyorum her fırsatta dile getiriyorum ‘ şua damı Porter’ı gönderdikten sonra alabilseydik..’ diye ) Ama beklentilerimi cidden karşılayamadı..Beyefendiliğini d,alçakgönüllülüğünü de bıraksın otursun bi zahmet.Maçta hakemleri kafaya almaya çalışacağına,arkasını dönerek küfredeceğine şu oyuna bir bakasın da Bogut’un laubali oyununa çeki-düzen versin veya Mo-Will kendini kaybetmiş,top kayıpları fora, oyuna müdahale etsin..Ama yok.

 

Hedefimiz öncelikli olarak Playoff tu(lan başka ne bekliyorsun ki? İlk, öncelikli,tek,ana hedefin playoff zaten), şimdi o hedef de yavaş yavaş yerini Lotarya ya bırakmaya başladı.All-Star arasına  kadar umudumuz kırılmadan girsek de bari bir ışık olsa.

Savunma olarak hiç bahsetmeyelim zaten..Ne beklediysek boşa çıktı..Alan savunmasını beceremiyoruz yani bu açık ve net..Yorumcular bile maçlarda söylüyorlar yani hatta ekranda çiziyor adam rezillik diz boyu..adam adam savunmada pek kötü sayılmayız ama uzun oyuncularımız(ana rotasyondan Bogut-JianLian) birebir yakalandıklarında .. ne siz sorun ne ben söyleyeyim..Ama şöyle bir şey var.Kısa oyuncularımız geçtiğimiz sezonlarda,bu sezon yaptıklarını yapmıyorlardı. Yani adamı 2 adım geriden kovalamak marifet değil.Bu sezon şu kayarak savunma dediğimiz olay var.. rakip hücumcunun ayakları önünde kayarak yaptığımız savunmalarda  drivelerı kestiğimiz an topları dışarı çıkartmak zorunda kalıyorlar çoğu kez.Bu sezon bunu sıkça ve güzel bir şekilde yapıyoruz ki rakip kısadan içeriye çok az top indiğini gözlemledim ama bu demek olmuyor ki ‘’ dış alan savunmamız tas tamam’’.Ama daha güçlü kuvvetli oyuncularımız olsa belki de savunma direncimiz kat kat artacak.. Şimdi diyeceksiniz ki ‘’ madem bu kadar iyimsersin ve bunca şey gözlemlemişsin, neden savunmadan dem vuruyorsun?’’ o zaman size derim ki bende : ‘’ Maalesef bu savunma da maç içinde istikrar yok.Maç maç ele alırsak aynı şeyleri tekrar tekrar görürüz.Maç içinde istikrar sağlanmıyor..Bırakın 48 dakikaya şu dış alan savunmasını yaymayı, sürekli olarak (hadi indirgeyeyim,Redd-Mo-Will veya Bell-İvey oyundayken) en fazla  3-4 dakika yapabiliyoruz..Kopuk kopuk oluyor..Bazen rakip hücumcuları savunurken de bitik düşüyoruz ki buda hücum performansımızı etkiliyor. Rakip takımın pas trafiğini kesmekte güçlük çekiyoruz ki top çalma istatistiğimiz bunu gösteriyor(yani siz izlemediğiniz için istatistiki bakıyorum ki yoksa maç içinde belli oluyor yani) Bize karşı edilen hücumlarda ilginç bir istatistik yakaladım(az sonra vereceğim) ki bu da pas trafiğini kesemeyişimiz ve alan savunmasın da baya baya   içeri gömülmeler yaşadığımızdan doğuyor.

Ayrıca Boyalı alandan en çok sayı bulan takımlardan bir tanesiyiz. Top hücumda Bogut’a geldiğinde mutlak yararlı bir şeyler oluyor. Zira aynı şekilde Villanueva ve Jake de oralardan çok yüzdeli oynayabiliyorlar.

 

Çinlilerin beklenti olayını da hallettik yani.Wisconsin’e geldiği gün (halının rengini söylemeyeyim isterseniz)orkestralarla karşılanması tabelalarda sanki bira reklamı yapılırmış gibi  ayaklar çekilmesi ve sezon başladı akabinde İlk 5 çıkması ve sürelerinin CV’den fazla olması ve Redd’den ekmek yemesi ile baya karşılanmış görülüyor beklentiler..

Maç içinde Rotasyon olarak aslında pozisyonları iyi ayarlıyor koç ama bu maçtan maça tepki görüyor..

Örneğin bir maçta Ivey-Bell-Simmons-CV-Voshkul ilk beşi hücumda kısıtlı kalabiliyor fakat savunmada cidden iyi iş yapıyorlar (ki birazdan İvey’e özel olarak temas edeceğim)

Aynı şekilde bazen:Ivey-MoWill-Redd-JianLian-Bogut/Voshkul ilk 5’i özellikle Redd’in crossing-over olaylarına parmak basması ile pozitif sonuçlar doğurabiliyor.Şöyle ki:Redd eşleştiği savunmacısını özellikle ilk adımının çabukluğu ile eksilterek yarattığı boş pozisyonlarla arkadaşlarını Skora sokarak iyi iş yapıyor .Ayrıca Bu 5’imiz çok da hızlı hareket edebiliyor..Ama savunma da aksaklıklar olabiliyor özellikle tepeden oynanan perdeli oyunlar da özelikle bazı kalıplı uzunları olan takımlar da switch yapmakta zorlanıyoruz bu açıkça görülüyor...

 

Milwaukee Eyalet Polisi.. Underdog is Here!! He is Royal İvey!!

 

Rotasyon,O’nun oyunda olduğu zaman zarfı içinde aynen şöyle oluyor ve işliyor: Ivey-Bell-Redd-Villanueva-Bogut/Voshkul

Ivey savunma olarak vücudunu ortaya koyan bir oyuncu.Özellikle elleri kolları rakip guardı  fazlasıyla rahatsız ediyor ki Coach K’in bir ıslığı ile afedersiniz bir hayvan gibi atılıyor adama yapışıyor resmen. Özellikle yarı sahadan top getirmekten aciz rakip guardlara ve topa  uyguladığı baskılar rakip yarı sahada olmasa bile bizim yarı sahamızda elbet meyvesini veriyor.Özellikle hücum faul yaptırmada usta bir insancık. Ama tabi benchten gelerek oyuna savunma bakımından yön veren bu Royal  efendi her maçta görev alamıyor veya arkadaşlarından pek yardım göremeyince yaptığı yapışkan savunma yerini gevşemeye bırakabiliyor zaman zaman.

 

Redd & JianLian Aşkı

 

Son 2 maçta (25.maç olan Sacramento Kings maçını saymıyorum) Redd toplamda 18 asist yapmış (9+9 şeklinde)

Derinlemesine girecek olursak: Redd, oyuna genelde öncelikle pas vermeyi düşünerek başlıyor.Bu paslardan nasibini en çok alan JianLian ise kaptanının yüzünü ve koçunun güvenini boşa çıkarmamak için üçlüğün 2 adım içinden her türlü (crosswise-corner-baseline) şut çalışıyor ki bu antrenmanlarda da görülüyor.

Oyuncuların yeteneklerine paralel olarak sahada bir şeyler üretmeye çalıştığımızda başarılı olamayacağımız söz konusu bile olamaz.

Redd’in özellikle perdeye gelen JianLian’ın yarattığı boşluklara çekilmesi ve feed back gibi topu geri JianLian’a vererek ekmek yemesini sağlaması ve bunu şu geçtiğimiz 25 maçta da yapması ayrıca ve ayrıca JianLian’ın gelişmesinde ve olgunlaşmasında büyük paya sahip olması gerçekten takdire şayan bir olay aslına bakarsanız.

Perdelerimiz, özellikle JianLian’ın perdeleri Redd’e veya  herhangi bir oyuncuya,potaya gitmesi için yol açmak değil.Öncelikli hedef tabi ki ikili oyunlarla beslemek.orta mesafe şutlara pozisyon hazırlamak.Geçtiğimiz senelere bakarsak içeriye driveları öncelikli düşünüyorduk özellikle perdelerde.Çünkü Jianlian yapısında bir oyuncumuz yoktu.Tabi hücumumuz şekillendi bu Redd&JianLian İlişkisi ile.

 

Analiz Time!

 

Hiç uzatmadan dalış yapayım ki Bikini iz çıkarmasın vücutta.

Hücum:  25 maç boyunca oynadığımız ortalama 95.1 sayı. Ligde 20.sıradayız bu istatistikte (yani en az sayı atan 10.takım)

Hatırlarsanız bundan 2 sezon öncesine kadar ‘’ hücum takımı’’ sıfatını almıştık ki bu istikrarlı bir sıfat değildi.Çünkü atıcı bir takımdık,öncelikli hedef sallamaktı.Şutların girip girmemesi önemli olandı( Hani derler ya –sayı atıp atmamak önemli değil,önemli olan doğru basketbolu oynamak- diye) Şutların girdiği maçlar ‘ver elini jakuzi’ , girmediği maçlar ‘aç ağzını Milwaukee’. Görüntü itibari ile 2 sezon önceki halimizden uzağız.Bunun nedenleri: çoğu zaman özellikle ilk yarısında direncimizin kırıldığı maçlarda (ki 15 mağlubiyetin 8 tanesi ilk yarıda giden maçlar veya 3. çeyreğin başları) bench oyuncularıma görev vermemiz ve onlarında ellerini yüzlerine bulaştırmaları(bu olaylar onarlın gelişiminde etkili ama madem geliştireceksin NBDL’e gönder –ha tabi mesela Dan Gadzuric’i bu yaştan sonra göndermenin ayıp olacağını düşünüyorsan bi zahmet sürelerini arttıracaksın,hele ki elinde baba gibi kontratı varken ve oynatmıyorken) ve ya yukarıda da bahsettiğim ‘’dışa alan savunmasın da ki aksaklıklardan dolayı yediğimiz tonlarca üçlük isabeti ile kırılan güvenler veya bazen tokat gibi çarpan savunmalara karşı hücumda alternatif üretemememizdir.Baktığımızda ise en skorer  isimlerimizin 24 sayı ortalama ile Michael Redd ve 15.0 ortalama ile Maurice Williams olduğunu görüyoruz.ve ayrıca şöylede ilginç bir istatistik vereyim.Michael Redd sayılarının %37 sini FT Line’dan buluyor.( %88 ile FT kullanıyor Redd, ve şuan NBA de en çok faul yapılan oyuncular arasında,buna paralel olarak en çok FT Line’a giden oyuncualrdan)

Savunma: 25 maç boyunca, 100.0 ortalama ile en çok sayı yiyen 9.takım konumundayız (en az sayı yiyen 21. takımız yani)

Bu 100 sayı ortalama nasıl geliyor aslında pek de açıklanabilesi zor bir görünüm değil.

Bize karşı coşabilen Golden State Warriors veya Phoenix Suns gibi takımların dış oyuncularına kadar ulaşan pas trafiği sonucu veya  yapılan kötü dış alan savunması paralel olarak bazı takımların bize karşı zevke gelmesine izin verdiğimizden dolayı tablonun bir kısmı böyle.Öyle ki bu söylediklerimi yalan bulabilen olursa şunu söyleyeyim : Lig de şuanda en çok üçlük isabet yiyen 2. takımız ( yani en az yiyen 28.takım).Belki içeri penetreleri kesebiliyoruz ve boyalı alandan az sayı yiyen takımlardan bir tanesiyiz ama diğer alanlarda ciddi problemler göze çarpıyor ki bir diğer enteresan durum top çalma da gözüküyor.Buna yapılabilecek pek bir açıklama yok çünkü ‘’top çalamıyoruz’’ diyip geçmemiz gereken bir istatistik. Şöyle ki: Ligde şuan 30 takım arasında en az top çalan 4. takımız (yani en fazla top çalan 26.takım).Şu durumda 2 çift daha laf etmek istiyorum. Daha çok bench kesiminden gelen Bell-İvey-Voshkul( fazlaca enerji katıyor takımına.Veteran meteran ama..) üçlüsünün oyunda olduğu dönemlerde rakibi sıkıntıya sokabiliyoruz tabi bu oyuncularıdna hücumda üretkenliğinin sıfırlara yakın olması ya bir arada fazla oynayamamalarını gerektiriyor yada parça parça oynamalarını gerektiriyor ki JianLian’ın kulaklarını keseceğim yakında.. (Ondan bahsetmiyorum çünkü savunmasına epey bir dil döktüm)

 

Michael Redd ( Ayrı Başlık Gerekli)

 

Çoğu zaman,yani çoğu kişi tarafından söylenir bu sezon Redd’in çok başka oynadığı.Herkes gibi ortak görüşüm benimde bu yönde çünkü burası aşikar.Redd için özellikle asist yönünü hiç konuşturamadığı söylenirdi. Doğruydu da.Maçlarda özellikle potaya diklemesine giden veya atış pozisyonu yaratılıp çoğu zaman koşmayan bir adam görüntüsü verirdi (ki nitekim geçen sezon ki asist ortalaması 2.3dü) Ama bu sezon işler tersine döndü.Redd çok olgun oynamaya başladı.Özellikle imaj değişikliğinin verdiği bir değişim diye bakıyorum(o kolunda ki bileklik de ne oluyor be hocam? Terleyince çıkmaz da o ordan,görüntüyü bozuyor,ha bide şey var, eskiden Wade’in falan da belden giydiği tayt şekli bir şey vardı.Artık onu da giymiyor) –şaka tabi-

Bu sezon ki asist ortalaması 4.0 İstatistikler beni Bucks konusunda yanıltmaz çünkü maçları da izliyorum. Sizde izlediğinizde görürsünüz boş asistler olmadığını. Oyunun sıkışık olduğu anlarda bile sorumluluk aldığında direk olarak potaya gitme isteği yok.Akılda boş adamı bulmak da var.Kahraman olmaya çalışmak yok takımı için oynamak var.Gerçekten bu sene hayran bırakıyor kendini millete (arada çıldırdığım ve fiyasko – 5/23 FG gibi- maçları arada oluyor ama olsun).Hücum da farklı alternatifler üretebiliyor çok da zeki bir oyuncu.Fast break hücumların da Mo-Will’in getirdiği toplarda pozisyon alarak kullandığı şutlar etkili olabiliyor ( yalnız bom boş atamadığı yığınla maç var..anlamak mümkün değil)Çaprazlardan özellikle sırtı dönük aldığı toplar -ki çoğu toplarla o şekilde buluşuyor- ile hücuma şekil verebiliyor ki bu çoğunlukla JianLian’a kadar gidebiliyor. Takım arkadaşları ile çok uyumlu ilk önce tebrik etmeye giden kişi her zaman.İstatistiğe değil (şimdi geçen senelerde ki sayı atma isteğinden bahsettik ama bunların ikisi farklı olaylar,tamamen stil değişikliği) takımı için oynuyor. Saha içinde ve dışında her zaman güler yüzlü,kısaca liderlik vasfı olan ve bunu elinden geldiğince sahaya yansıtmaya çalışan bir oyuncu M.Redd.Ayrıca geçenlerde Karısı Achea Redd ile çocuklara bir nevi yılbaşı partisi verdiler..Yığınla oyuncak dağıtıp sevgi ve şevkat dağıttılar.

Bu sezon All-Star da olacağını düşünüyorum çünkü gerçekten çok all-arround oynuyor. Tabi burada takım başarımız da önemli. All-Star arasına çok kötü bir galibiyet-mağlubiyet oranı ile girersek o onuru elde edemeyebilir Redd.

Sezon istatistikleri :24 sayı- 5.2 ribaund-4 asist ( %88 FT - %44,5 FG ‘% 38 3’s ‘ – 38 MPG )

 

DES Sakatlandı , 6 - 8 Hafta Parkelerde Yok

 

2 yıl için 10 M$a transfer ettiğimiz, savunmasından ümit ettiğimiz,belki seyirciyi gaza getirir dediğimiz, hücumda da ekstra bir şeyler yapmasını istediğimiz ve kendi halinde oynamasını istediğimiz ve en sonunda beklentilerimizin çoğunu (şaşıracaksınız belki ama: özellikle savunma yönünde) boşa çıkartan Desmond Mason sakatlandı.Böylece Charlie Bell’e veya Bobby Simmons’a gün doğdu.Gerçi CV’ye de,İvey’e de ışık huzmesi göründü ama en çok Bell ile Simmons’a.

Ben öyle tahmin ediyorum ki(yani Koçumuzu biraz tanıdıysam) maçlara Mo-Bell-Redd-JianLian-Bogut ilk 5i ile çıkacaktır.Sonra Bell’in durumuna göre Redd’i 3 nuamraya çekip ön alanda biraz daha hızlı bir blok oluşturmayı planlayacaktır.Simmons’ı sokacaktır ve dönüşümlü olarak İvey’nin de sürelerinin artmasını bekleyebiliriz diye düşünüyorum.

Desmond’ın olmadığı süreç özellikle Simmons’ın kendine gelmesi açısından önemli.Akıllı olsun.

 

Yapılacaklar

 

Kısaca yapılacaklara da değineyim istedim. Bahsettiğimiz sorunlar ortada. Savunma da ayak çabukluğu kazandırılacak.Her yere ellerini sokacaklar ki bunlar ince ayrıntılar,aslında önemliler, bazen adam paylaşımında sorunlar oluyor bunlar giderilecek,Alan savunmasında çok içeride kalıyoruz  en yakın rakip oyuncu 2 metre ötede kalıyor. Savunma da yardımlaşma üst düzeyde olmalı ki yardıma giden oyuncunun yarattığı boşluğu kapatmak için dediğim gibi ellerimizi kullanmalıyız veya ayak çabukluğu burada devreye girer.İkili oyunlarımızda sorun yok ama bazen çok boş şut kaçırıyoruz ya..Maç içinde ki psikoloji bazen taban yapıyor pis zararlı çıkıyoruz.

 

Son olarak TV yayınlarından bahsetmek istiyorum.26 Aralık ta Denver Nuggets ile maç yapacağız. O maçı NBAtv verecek. İzlerseniz bir fikriniz olur.

 

Oyunculara ayrı ayrı girersem çıkamazdım.25 maçı teker teker ele alacaktım ama bu yazı bu haliyle bile zor okunur J o yüzden kendinize iyi bakın biraderlerim.Bir sonraki yazı da görüşmek üzere.haydi selametle. (Ha bu arada, fazlaca konu dışı cümle kullanmışım yazı da af buyurun  J )

 

Onur GÜNEŞ

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yazın
Yazı Alanını Küçült | Yazı Alanını Büyüt

busy
 


Editörden -Volkan Yeğin-

Efsanelere Saygı Köşesi

Barış Aydın

Editörden -Bekir Yusuf Alpay-

İbrahim Barış Güler

Şevket Topaloğlu

Editörden -Gültekin Tezcan-

Sosyal Medya ile Takip Edin!

Twitter Facebook Friendfeed RSS

Son Yorumlar

İddaa Basketbol Nası...
Nasıl bir farkı olacak ki bayan basketbolunun?
NBATR - İhsan Bayülk...
Çok güzel röportaj olmuş. Ben İhsan Bayülken...
7 Yıl Aradan Sonra P...
İnşallah bu sene de playoff yapaca Efes.
Howard'ın Dönüş Tari...
Howard gerçekten başa bela bir oyuncu, sürekli ...
Kevin Martin de Saka...
sitenizde iletisim adresi göremedik. Reklam verme...
NBATR - İhsan Bayülk...
Semih Erden basketbola verdi kendini. nba günleri...
İddaa Basketbol Nası...
tr bayan basketbol nasıl oynanır kuralı warmı ...
İddaa Basketbol Nası...
arkadaslar tr bayan basketbol nasıl oynanıyo bı...
Michael Jordan EFSAN...
Meryem mesajını çok geç gördüm kusuruna bak...
NBA'in En İyi Oyuncu...
bune ya michael jordan

© 2004 - 2013 | Türkiye'nin NBA ve Basketbol Portalı | nbatr.com


Sitede yer alan haber ve yazılar Kaynak gösterilmeden herhangi bir medya ortamında yayınlanamaz.!

NBA

NBA Basketbol
NBA TV NBA TV izle