Isiah Thomas’ın GM karakteristiği ve koçluk stili,aktif olarak bu sporu yaptığı dönemden tamamen farklı.O meşhur “Bad Boys” fenomeninin en önemli parçasıydı,zira diğer arkadaşlarıyla karşılaştırılınca,en üst düzey yaratıcılığa sahip olan ve takımı adına fark yaratan oyuncuydu.Mütevazi kişiliği ve ölümcül gülümsemesi ise dillere destandı.
Indiana ile başlayan koçluk kariyeri müthiş bir çıkış ve inanılmaz bir tepetaklak iniş ile sonlandı.Galiba bunun acısını hiç unutmadı.NY City’e geldiğinde,koç seçimleri ile akıllarda hep “Ne zaman saha kenarına inecek?” sorularını getiren Isiah,en sonunda takımın başına geçti.Aslında en başından bu yana asıl istediği buydu : Indiana hezimetini unutmak-unutturmak ve oyunculuk kariyerindeki şaşalı günlere geri dönebilmek.
Takımın başına geçmezden evvel,medyadan uzak durmayı istemedi ve bir GM’in bunu sağlayabilmesinin en uygun yolu,beklenmedik draft seçimleri ya da büyük takaslar ile mümkün.Isiah icraatta kaldığı 4 sene boyunca,her takas döneminde bir orta-büyük takasa imza attı.Amerikan medyasında “Bakalım Isiah bu kez kimi takas edecek?” başlıkları atıldı,kimlerin gelip-gideceği konusunda bahislere girildi.Danny Granger’ı pas geçip Channing Frye’ı aldığında herkes onunla dalga geçmişti ya da Renaldo Balkman’ı seçtiğinde..Ve bu sayede sürekli gündemde kalmayı başardı.
Peki Isiah’ın tek amacı sükse yaratmak mıydı yoksa kazanmak mı? Cevap : her ikisi de.
Evet bazı inanılmaz,akıl almaz takaslar ve yanlış free-agent tercihleri ile saç-baş yoldurttu ve takımın içine girdiği mali ve sportif çıkmazı,daha da derinleştirdi.Ama doğru hamleler yaparak,sağlam bir çekirdek oluşturduğu ve özellikle çaylak seçimlerinde rahatlıkla bir “deha” olduğu söylenebilir.
Gelelim Isiah’ın Yolu’na : Pota altını domine eden,atletik oyunculardan kurulu,hızlı hücuma önem veren ama kendi oyuncu yıllarının aksine,savunma yapmayan ya da böyle betimlemeyim de,atmayı tutmaktan daha çok önemseyen bir takım yaratmak.
İşte bu son Randolph hamlesiyle,yukarıdaki planı tamamlamış oluyor.Lakin savunma yapmayanların şampiyonluklar kazanamayacağını herkesten iyi biliyor.Tam da bu yüzden diyor ki : “ Daha elimdeki malzemenin tam olarak işlendiğini söyleyemem,eserim tam hazır değil.” Ve herkesin bildiği üzere Artest’i takıma katmak istiyor.
E Takas Nerede?
Bu uzun girizgah ile sizi sıktığımı fark ettim şöyle bir okuyunca.Gelelim takası yorumlamaya:
Öncelikle bu yıl kendisinden beklenen çıkışı sergilemeyen ve Lee’nin feci şekilde gölgesi altında kalan yumuşak Frye ve artık gangrene dönüşmüş,tek çözümü ampütasyon olan Francis karşılığında Randolph,Jones ve Dickau’yu almak gerçekten müthiş bir hamle.Isiah tartışmasız GM’lik kariyerinin en karlı takasını gerçekleştirdi.Tek tek inceleyelim:
1-) Lee’nin müthiş çıkışı,hiç sevmediğim Jeffries’in 4 numarayı yedekleyecek olması ve hatta Balkman’ın da 4 numara rotasyonunda zaman zaman yer bulabileceğini göz önüne alırsak,Frye’ı aramayacağımız ortada.
2-) Randolph gibi yetenekli,sırtı dönük oyunda ligin en iyi fundamental düzeyine sahip oyunculardan olan,istikrarlı skor üreten ve orta mesafe şutu hayli iyi olan bir oyuncunun takımı bir kademe daha yukarı taşıyacağını söylemek Polyannacılık olmaz.Rakamları da zaten ortada.
3-) Gönderilecekleri iddia edilen ama kadroda kalırlarsa çok faydalı olacaklarını düşündüğüm Jones ve Dickau da bu takasın bonusları oldu bizim açımızdan.
E Takım Nerede?
Gelelim değişen takım konseptine.
Bu hamlenin hücum gücümüzü ne kadar artırdığını açıklayarak başlayalım.
Öncelikle Randolph solak yani Curry ile aynı alanı (en azından 3 saniyenim aynı tarafını) paylaşmıyorlar.Bu da hem sağ taraftan hem de sol taraftan rakip potaya etkili hücumlar yapacağımızın bir işareti.Önümüzdeki yıl boyalı alandan en çok sayı bulan takım olmamız işten bile değil.Tabi kısalarımızın top dağıtımını iyi ayarlaması elzem.Ayrıca hırslı,ısırgan ve ateşleyici bir oyuncu olan Randolph’un belki de en önemli sorunlarımızdan bir olan saha içi liderliğini eline alması ya da alabilme ihtimali bile sevindirici.Geçen yıl batı uzunları karşısında elde ettiği 10 ribaund ortalaması da Curry’nin ribaund zafiyetini kapatmak açısından çok faydalı olacak.
Hem Curry hem de Randolph çok üst düzeyde hücum gücüne sahip ve rakip takımların geçen sezon Curry’i durdurmak için kullandıkları ikili-üçlü sıkıştırmalar artık yetersiz kalacak çünkü Zach’in orta mesafe şutu Frye’dan daha iyi (Lee’nin zaten yok orta mesafe şutu) Ayrıca bir uzun için hayli iyi bir pasör olan Randolph,bu ikili sıkıştırmaları aşmayı başaracaktır.Tabi Curry’nin az gelişmiş pas yeteneği ile neler yapabileceği tam bir muamma.
Jones,Crawford’u yedekleyebilecek yeteneğe sahip.Atletik ve çok ihtiyaç duyduğumuz savunma direnci açısından bize iyi katkı sağlayabilecek bir oyuncu.Hızlı hücumlar sonunda yapacağı estetik smaçlarla da seyirci için güzel bir meze olabilir.
Dickau,çok takım değiştirmiş olmasına ve bir türlü istikrar yakalayamamış olmasına rağmen,artık ligde türleri tükenmeye yüz tutmuş “saf point-guard” türünün üyelerinden.Pas öncelikli,attırmayı atmaktan daha önemli gören düsturuyla Dickau,Marbury’nin yedekte dinlendiği dakikalarda iyi bir organizatör ve alternatif olacaktır.
Peki Nate ne olacaktır? Yaz liginde gösterdiği performansla pek çok takımın ilgisini çeken Nate,bence iştah açıcı bir takas malzemesi olacaktır.Daha arkada bekleyen Mardy Collins var ve bence bu rotasyonda Nate’e yer yok.
Gelelim savunma kanadına : (tabi varsa)
Randolph geçen yıl sadece 13 blok yapmış 77 maçta.Luke Ridnour’un bile 15 blok yaptığını düşünürsek,gerçekten ızdırap verici bir rakam bu.Hele ki takımımızda kariyer sezonu yaşamasına rağmen 1 blok ortalaması üzerine çıkamamış bir pivotumuz varken.Yani Oakley-Ewing günlerinden bu yana hasret kaldığımız sağlam pota altı savunmasına özlem duymaya devam edeceğiz.Evet mücadele gücümüz ve ribaund potansiyelimiz arttı ama hala rakip kısalar için caydırıcı güç olabilecek bir uzun yok takımda.Jeffries ve Lee de blok konusunda yetersiz.Tabi benim derdim rakamsal olarak blok ortalamasının yüksekliği değil.Pota altının parsellenmesi,rakip kısaların penetre etmekten çekinir hale gelmesi.
Bir de kısalara bakalım.Savunma özürlü Marbury,canı isterse savunma yapan (ki %90 istemiyor) Crawford ve ortalamanın üzerinde bir savunmacı olan Q-Rich var elimizde.Pota altındaki zaafı kapatabilmek için iyi savunma yapan kısaları sahaya sürmek mantıklı bir çözüm gibi duruyor ama ilk 5 başlamalarına kesin gözüyle bakılan iki guardımızın durumu da ortada.Bu sorunu halletmek için 2 alternatif üretilebilir :
1-) Rotasyonda değşime gidilir :
Marbury
Q-Rich
Balkman
Zach
Curry
beşiyle başlanır.Crawford,Lee,Jones gibi oyuncularla ligin en geniş ve en çok katkı sağlayacak benchine sahip oluruz.Balkman’ın savunma performansı,sertliği ve ribaundlara katkısı ile daha komple bir takım haline gelebiliriz.
2-) Takas yapılır:İşte bu noktada Artest ismi devreye giriyor.Aslında bu satırın devamını getirmemem lazım çünkü buradan sonrası senaryoya giriyor ama belirtemem lazım ki,oyuncu ilişkilerinde her daim başarılı olmuş olan Isiah’ın,Artest’i zaptedebilme olasılığı yüksek.Kendisini tamamen basketbola vermiş,kafasını temizlemiş,kendi şahrinde,kendi seyircisi önünde oynayacak bir Artest’in neler yapabileceğini bir düşünün.Takım halinde savunma yapmayan ve şu anki portföyü de göz önüne alırsak yapamayacak olan takımımız adına müthiş bir katkı sağlayabilir.Tek başına bile…
Şu anki kadromuz :
PG Marbury Dickau Nate Collins
SG Crawford Jones (Q-Rich) (Collins)
SF Q-Rich Balkman Chandler (Jeffries)
PF Zach Lee Jeffries Rose (Balkman)
C Curry Morris James
Tabi kadroda en fazla 15 kişi kontrat altında olabiliyor ve 12 kişi sahaya çıkıyor.Safranın atılması lazım ama soru şu : nasıl atılacak? Takasla mı yoksa buy-out ile mi?
Salih Tokmak
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır