|
|
Çarşamba, 20. Ağustos 2008 Pazartesi, 18. Ağustos 2008
![]() 2008 Olimpiyat Oyunları için tıklayın |
Köşe Yazıları
New York Knicks
Ölüm İyiliği
| Ölüm İyiliği |
|
Ölüm İyiliği
Ağır ve hayatı tehdit eden hastalığı olan bir kişi, hiç bir müdaheleden fayda görmeyince ve son nefesini vermeden bir müddet önce, tüm yaşamsal göstergeleri normale döner. Oysa bu evre artık vücudun savaşmayı bıraktığı ve kendisini sonsuzluğa teslim ettiği evredir.
Bu girişi alakasız bulanlar olacaktır elbet. Halbuki takımın son dönemdeki performansı bu tanımlamayı sonuna kadar hak ediyor.
Başımıza taş mı yağacak ne?
Evet son 3 hafta içinde beni bu düşüncelere sevk edecek maçlar çıkardı Knicks. Ne de olsa bir sezon daha başlangıçta bitmiş, şimdiden güneşlenmeye ve hatta pek övülen guardlarla dolu draft için erketeye yatmaya iyiden iyiye başlamışken acayip işler olmaya başladı.
İlk olarak MSG’de, 6 gün içinde 5 maçlık bir serinin son maçında sahamıza gelen yorgun Detroit’i, kimsenin beklemediği bir şekilde farklı mağlup ettik. Şahsen sabah nba.com sayfası açılınca inanamadım, ”bir hata oldu herhalde” diyerek Explorer’a sövdüm ve kapatıp tekrar açtım ama Explorer’ın günahını almışım meğerse. (lakin yine de Explorer’ı kullanmıyorum,Firefox’a döndüm!) Olayı “Detroit yorgundu,ciddiye almadı” olarak yorumlayıp geçmek istemiyorum açıkçası. Detroit organizasyonun tarihinde en az sayı atılan 2. maç oldu bu maç.”Yani ne kadar yorgunluk olursa olsun bu kadar kötü olunmaz ki” dedim içimden. Sonra çevirip baktım ki takım olarak ve bireysel olarak zaten üstün bir performans sergilememişiz. Detroit gerçekten berbat şut atmış.
Ertesinde yine MSG’de, bu kez ana silahı Arenas ve hatta onu yedeği Daniels’dan bile yoksun Wizards ile oynadık. Dengeli bir rotasyon dağılımı ile takımın ne kadar başarılı olabileceğinin güzel bir örneği oldu bu maç. Özellikle Jamal’in çıkışı burada başladı (Gerçi fazla çıkamadı zaten) Yine de Pecherov’dan yediğimiz 3 adet üçlük ve Mason isimli (ilk adını bilmiyorum,geçen yazıda da Brooks diye bir adamın ilk adını bilmiyordum) bir çaylaktan yediğimiz 20 sayı bir şeyler gösteriyordu ama galibiyet sayesinde üstü örtüldü sanki. Washington’un bu maça gelmeden evvel 4 günde 3 maç yaptığını,bu maçlardan 2 adedinin Celtics karşısında olduğunu ve bu iki maçı da kazandıklarını eklemek lazım.
Ertesi gün nehrin karşı yakasına geçtik ve bu yıl iki kez yendiğimiz Jersey’i, üstelik bu sefer migrensiz halde sahada olan Kidd’in varlığına rağmen yenmeyi başardık ve bu sezon ilk kez 3 maç üst üste kazandık. Başa baş bir mücadele ve Jamal’in üstün performansı ile maçı almayı başardık. O zaman da dikkatimi çekmişti,yine çekti ; Josh Bone pota altını darmadağın etmiş.Yine sümen altı edilen bir durum. Olsun, ilk kez 3 maç ardı sıra kazanmış takım.
Bir ileri bir geri...
Rezil Doğu Konferansında, 8. sıradan play-off yapacak takımla aramızda sadece 4 galibiyetlik bir fark kalmıştı. Gaza gelmiştim Allah sizi inandırsın. Dört yıl sonra yeniden play-off görme şansı doğmuştu. Üç gün evvel yendiğimiz Wizards’ı deplasmanda da yenebilmek çok önemliydi bu açıdan. Hem taraftara hem oyuncuların kendilerine hem medyaya hem de taraftara “geliyoruz” mesajını iletmek açısından mühimdi. Lakin bu maç 3. periyotta yediğimiz sağlam bir tokat ile sahadan silindik.
Tam da “rüyanın sonu” diye düşünmeye başlamışken Heat çıkageldi ve bizden de rezil takımlar olduğunu hatırlattı adeta. Lee ve Nate’in yedekten getirdiği enerji ve skor katkısı en büyük faktördü bu maçta. Nate, nasıl bir hareketti o öyle…
Ardından MSG’de ilk maçta tarihi fark yediğimiz Boston ile oynadık. Gayet başa baş geçen bir mücadele oldu. Takım çok güzel top dolaştırıyor, ikili oyunlar ve screen sonrası yaratılan boş pozisyonlar ile organize hücumlar yapılıyor, hücum ribaundu kovalanıyor, kısaca sahada özlenen her şey yapılıyordu. Savunma hariç tabi. Dış savunmacılarımızı rahatça geçen ve pota altında Perkins’e boş pozisyonlar yaratan Rondo ve Allen ilk yarının sonunda farkı açtı. Ayrıca Perkins’e kariyer sayı rekorunu daha ilk yarı bitmeden kırdırdılar. İkinci devrede daha sert ve gergin bir maç oldu.Ağız dalaşına giren Q-Rich ve Pierce karşılıklı oyundan atıldılar (Q-Rich’in bu sezon belki de yaptığı en hayırlı işti bu) Zach ve Garnett arasındaki gerginlik de gözlerden kaçmadı. Maç yeniden dengeye geldi ama bu sefer de Garnett sazı eline aldı.
Sonrasında ilk 2 maçı kaybettiğimiz Philly ile MSG’de oynadık. Baştan sona baskın oynadığımız bu maçı almayı bildik.
Yine bize hüsran…
Ardından 5 maçlık bir batı turuna başladık. Bir takımın uzun oyuncusuna daha rekor kırdırdığımız maçta Warriors’a kaybettik. (O uzunun adı Biedrins,kırdığı rekor da kariyerinin ve sezonun ribaund rekoru olan 26 ribaund !!! idi)
Devamında sakatlıklardan beli bükülmüş Lakers’a sefil bir son çeyrek sonrası kaybettik. Vujacic’ten son 9 dakikada 12 sayı yersen yenilmek sana müstahak.
Utah deplasmanı hakkında konuşmak gereksiz bence. Aranızda galibiyet çıkarılabileceğine inanan bir Polyanna var mı?
Sonra inanılmaz hatalarla,son periyotta önce bizi yakalayan,sonrasına uzatmalarda deviren Portland faciası geldi. Jamal’ın evlere şenlik şut yüzdesi (1/11 üçlük !!!! ) Portland’ı şenlendirdi gerçekten. Bütün bu olan – bitene seyirci olan Isiah da pek şendi galiba. Hiç bir müdahelede bulunmadan,ben nasıl seyrettiysem,öyle seyretti maçı.
Rezillikte son perde ligin vasat takımlarından Seattle’a karşı alınan mağlubiyet oldu. Nate’in inanılmaz kötü performansı ve anlaşılamaz biçimde son topu kullanması takımda işlerin ne kadar yanlış gittiğinin ve ne kadar kötü idare edildiğimizin en güzel göstergesi oldu.
İşte bu yüzden alınan bu beş galibiyetin, havlu atmadan önce, şartların da aşırı lehimize olduğu durumlarda gelen tatil galibiyetleri olduğuna inanıyorum. Kısaca : ölüm iyiliği…
Ne ? Takas mı?
Evet son dedikodulara göre, Marbury’nin sakatlanması sonrası, Nate ve Jamal’ın saf playmaker olmadığına kanaat getiren Isiah, playmaker hamlesi yapmak için arayışlara başlamış. Hedefinde 3 isim olduğu konuşulmakta : Bibby, J-Will ve Ridnour.
J-Will hakkında konuşmak bile istemiyorum.
Bibby gibi bir ball-hog (çok top tutan oyuncu) en son istediğimiz şey.
Ridnour gibi pas öncelikli, gerektiğinde ağırlığını koyarak skor bulabilen, gözümüzü arkaya çevirmeden takımın direksiyonunu emanet edebileceğimiz, halen genç ve yetenekli bir oyuncu. Son dönemde gözden düştüğü için kadroya katmanın fazla zor olmayacağına inanıyorum. Hatta işin içine Wally’nin de dahil olduğu bir senaryo kurulabilirse, şu kanserleşmiş dış şut sorunumuza da çare bulmuş oluruz ve All - Star arası sonrası,play - off için elimizde tek atımlık bir barut biriktirmiş oluruz.
Herkese sabır… Salih Tokmak
...
Yorumu Yazan: new york, 04 Temmuz 2008, 18:33:53 AMA BU TAKIM ümitiliyim kızmayım ama 08-09 sezonunda çünkü takımın uzun bence iyi ama rotasyon yok bence atlanta dediğiniz gibi senin elinde curry-lee-zack varsa burdan iyi bir uzun hattı oluşturcaksın kardeşim curry tam pivot lee hem 4 hem 5 olacak zack tam 4 numara olacak bu rotasyon olmalı sakatlık filan olmassa 3 ve 2 numara iyi gene bence gallinari geçen sene berbat oynayan richardson geçen sene bazı kötü maçları olan takımda tek iyi oyuncu olarak kalan tek oyuncu crawford var burda gallinari iyi oyuncu milanodaki gibi oynarsa süper olur bence bu takıma havaya sokar.bu 3'lüden bir rotasyon kurmak lazım gallinari tam 3 richardson hem 2 hem 3 numara crawford tam iki numara bence bencede oyun kurucuda bayaproblem var bence bir oyuncu alınması lazım hatta 2 tane alınması lazım.oyun kurucuya egoıst olmayan kidd mesela süper olur bu takıma arenas gibi oyuncular olmasnı ama kesinlikle mesela dediğiniz gibi ridnur ve kidd bu takımda iyi iş yapar bide nate robınson var.iyi takım olur.bence başarılar new york ...
Yorumu Yazan: melo_ego15, 29 Temmuz 2008, 15:26:35 bu takım 2010da melo wade lebron birini alır new york bu küçümsemeelim rezalet olabilrler ama onlarda salak diil en sonunda toparlanacaklar ki bunun belirtilerini biraz daha görsek iyi olur melo gelsin new york başlasınn ...
Yorumu Yazan: emrecan, 29 Temmuz 2008, 19:15:52 inşallah alırlar.ama ben bu takıma pg alın diyorum çünkü nate ve duhon çok yetersiz şimdi young almışlar çok tanımıyom ama neyse 1 tane iyi pg şart.
|
|||||
| Sonraki > |
|---|
Sık
Kullanılanlara Ekle
Açılış Sayfam Yap
Editöre Yazın
![]() |
Güzel Günler Göreceğiz Güneşli Günler |
![]() |
Texas'da ve Evde Çöl Sessizliği |
![]() |
Off'layan-Season |
![]() |
Yaş Otuz Beş |
![]() |
Off-Season 2008 |
![]() |
Volume 7...Remember When |
![]() |
Texas Hold'em Poker |
![]() |
Aşkımız Buraya Kadar Cavs... |
![]() |
Kara Sezon |
![]() |
Ben Burdayım Ya Siz ? |
![]() |
Bosh Bırakmayın Takımı |
![]() |
Big Defanse! |
![]() |
Hayal Kırıklığı |
![]() |
Takas ??? |
![]() |
Hedef Play-off |
![]() |
Yapma be Yao.. |
![]() |
All Star'ların ''Takımı'' Pistons |
![]() |
Marionlu Miami .. |
![]() |
Mitch'in Cevabı GASOL !!! |
![]() |
Bir Tek LeBron...Ya Diğerleri... |
![]() |
Ölüm İyiliği |
![]() |
Dibe Çöküş |
![]() |
Aşkımız Buraya Kadar Cavs... |
![]() |
Oden Mucizesi !! Isınma Turları Sürüyor |
![]() |
Yeni Sezon |
![]() |
Geleceğimiz Parlak |
![]() |
Arizona'da Sessiz Bekleyiş |
![]() |
Yeni Sezon Yeni Umutlar |
![]() |
Merakla Bekliyoruz |
![]() |
Rotasyon??? |
![]() |
Son Durum |
Oğuzcan kişisel sayfam
KE İle Son
Durak
El-Turco
Dağlar
Kişisel Sayfam
"TP" ın
Kişisel Web Sayfası
Po'nun
mekanı
Amare'nin
yeri
Turkish
Sonics Blog
S-C Blog
'Kaan'ın
Kişisel Web Sayfası
Burak Jeffrey #23
Can der
ki...
Basketbola dair herşey
Kingdome
of Lordapo
TY
Mé?â??£à? - Karstix Bir Değerdi Yaşamak..
LazioMania