Erdi Aydemir - Cumartesi, 25 Kasım 2006
Değerli Basketbolseverler,
Sezon başlayalı yaklaşık 2 hafta oldu ve artık yeni bir yazının vakti gelmişti sanıyorum. San Antonio Spurs ise 13 maçından 10'unu kazanıp batıda ve lig genelinde Utah'ın arasından ikinci durumda bulunuyor. Genel olarak sıralama ise gayet karışık. Yeni sezona ligin yarısı favori olarak girmişti. Ancak, Utah ve Memo dolu dizgin giderken, özellikle şampiyonluğun favorisi olarak görülen Dallas, Phoenix ve Miami sezona çok kötü başladı. Miami'nin ilk maçında Bulls'tan yediği 40 sayı civarındaki fark, Dallas'ın 0-4 başlaması, Phoenix'inse hala %50'nin üzerine çıkamaması ve Portland, Atlanta gibi takımların sezona kendileri açılarından mükemmel denecek şekilde başlamaları dengeleri bir anlamda alt üst etti.
Açılış Maçı ve Spurs/Mavs Benzerlikleri Spurs ise açılış maçını ezeli rakip Dallas'ı 97-91 yenerek aldı. Bir ara geri düşmesine rağmen defansı ve azmi sayesinde maçı kurtaran San Antonio açılış maçlarındaki istikrarını devam ettirdi. Duncan'ın takıma katılışından itibaren henüz açılış maçı kaybetmeyen Spurs ve Dallas'la arsında bir çok ortak özellik var. Öncelikle San Antonio'nun kuruluş yeri daha önce de yazdığım gibi Dallas şehri. Şu an Dallas'ın koçu durumda bulunan Avery Johnson ise Spurs'ün 98-99 yılında, ilk şampiyonuluğu sırasında kadroda önemli işler yaptı. Ayrıca benchten büyük katkı yapan tecrübeli oyuncu Michael Finley, daha önce Dallas için 8,5 sene ter dökmüş ve 2000-2001 yılında All-Star olma onuruna ulaşmıştı. Finley şu an hala Dallas adına en çok 3 sayı isabeti (870) bulan oyuncu.
Takım Yaşlandı Mı? Açılış maçının ardından Cleveland karşısına çıkan San Antonio, 35 sayı ve 10 ribauntla oynayan LeBron'a engel olamayınca maçı 81-88 kaybetti. Dallas galibiyetinden sonra bu mağlubiyet özellikle beni çok şaşırttı. Takım savunmasını en iyi yapan takımlardan biri olan Spurs'e karşı 35 sayı atmak ve takımını galibiyete taşımak gerçekten saygı duyulması gereken bir olay. Lebron'u sevmesemde başarılı performansına saygı duyuyorum. Bu maçtan sonra 5 maçlık bir galibiyet serisi yakalayan Teksas ekibi Cavs maçını bize unutturdu. Avrupa ağırlıklı kadrosuyla iddialı bir takım yapan Toronto'yu, hızlı basketboluyla herkesin beğenisini kazanan ancak istikrarsız Phoenix'i, galibiyetleri ve skorlu oyunlarıyla New York'u iki kez ve en sonunda Türkiye'de de bolca taraftarı bulunan Houston'ı yendi. Bu arada Arjantin'li oyuncu Fabricio Oberto, Suns maçında 11/11 atarak takım rekorunu ele geçirdi. Attığı her şutta isabet bulan Oberto maçı 22 sayı ve 10 ribauntla tamamladı. Houston Maçının ardından Spurs, 6-1'lik derecesiyle Bobcats karşısına çıktı. Ancak siyah-grililer sahadan 92-95'lik mağbiyetle ayrıldılar. Bu maçta da Morrison ve Okafor'a engel olamayan San Antonio akıllara "Takım biraz yaşlandı mı?" sorusunu getirdi. Morrison-Okafor ikilisi toplam 46 sayı bulurken, Parker'ın 25 ve Duncan'ın 24 sayısı galibiyete yeterli olmadı.
4 Maçlık Bir Seri Daha Charlotte mağlubiyetinden sonrada çabuk toparlanan takım sırasıyla Chicago, Sacramento, Portland ve Miami'yi de yenerek moral buldu. Bu maçlarda ilk beşten özellikle Duncan ve Parker dikkat çekerken, benchten Brent Barry yüksek üçlük yüzdesiyle takıma büyük katkı sağladı. Chicago karşısındada kendisini gösteren ve özellikle Ben Wallace'a yaptığı blokla alkış alan Duncan 23.2 sayı ve 10.5 ribaunt ortalamalarıyla oynarken onun arkasından Parker 19.6 sayı ve 4.7 asistle geliyor. Ayrıca bu maçta Beno Udrih kariyer rekoru olan 9 asist yaptı. Ayrıca herkesin merakla beklediği Ginobili ise yavaş yavaş kendine gelmeye başladı. Portland maçında kendi adına sezonun en yüksek sayısına ulaşan Ginobili 25 sayı attı. Spurs bu maçta %53.5 gibi yüksek bir yüzdeyle oynarken, Duncan 25, Parker 19 ve Barry 10 sayıyla oynadı. Ardından Miami karşısına çıkan San Antonio, Heat'i Shaq'sız avladı. Geçirdiği ameliyat sonrası maçta yer alamayan Shaquille O'neal'ın yokluğunu iyi değerlendiren Duncan ve arkadaşları sahadan 106-86'lık sonuçla ayrıldı.
Defensive Champion Spurs! Son olarak, AT&T Center'da, deplasmanda yendiği Dallas'ın karşısına çıkan Spurs, bu maçtan yenilgiyle ayrıldı. İlk maç gibi yüksek skorlu geçen ikinci maçta skor kapasitesi yüksek olan Dallas bu sefer galip gelen taraf oldu. San Antonio'nunsa bu sezon skor bulma kapasitesi geçen senelere oranla daha fazla gibi gözüküyor. Ancak bu takım için bir dezavantaja dönüşebilir. Önümüzde önemli bir Detroit örneği var. Savunmayla bir yerlere gelen takımlar bu özelliklerini korumalılar. Hücum yapmanın tadına varan Pistons nasıl ki zevksiz olan savunmayı bıraktı işte o anda düşüşe geçtiler. San Antonio bu hataya düşmemeli. En iyi ve en sağlam iş olan savunmayı elden bırakmamalılar. Çünkü her maç skor bulamayabilirsiniz. Bu sizin o maçki şansıza, moral motivasyonunuza vs. bağlıdır. Ancak savunma için sadece adam veya alan paylaşımı, yardımlaşma ve dayanışma yeterlidir. Bunu sağlayan bir takım için şansa yer yoktur. Zaten sayı yemeyen takım eninde sonuda sayı bulabilir.
Bu ayki son üç maçsa sırasıyla Seattle, Golden State ve Utah. Aralarından en önemlisi kuşkusuz Salt Lake City'deki Utah maçı. Utah bize ters gelen bir rakip olmasına rağmen(özellikle Memo'nun son saniye sayılarıyla)San Antonio'nun bu maça gerekli önemi vererek, Jazz'ın galibiyet serisini sonladıracağı düşüncesindeyim.
All-Star oylamasının başladığını hatırlatıp sizlere veda ediyorum... Basketbol dolu günlerle... Mert Levent Barut
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
| Yorum yazın |
Site yönetimi olarak aldığımız karar sebebiyle, artık Yorum gönderebilmek için Üye olmanız gereklidir. Sistemimize Kayıt olarak son gelişmelerimizden ve bültenlerimizden faydalanabileceksiniz...
Sisteme Kayıt olmak için tıklayın Eğer kayıtlıysanız Üye Girişi yapmak için tıklayın. Şifrenizi unuttuysanız tıklayın |
|