|
Değerli Spurs
Taraftarları,
Maçsız geçen bir yazı değerlendirmek için başladığım "Spurs Tarihi" adlı yazı
dizisinin ikinci bölümüyle karşınızdayım. İlk bölümde kuruluş yılları ve NBA'e
giriş konularını irdelemiştim. Bu bölümde, tarihe damgasını vuran ilk Spurs'lü
olan "Ice Man" lakaplı George Gervin'in başarılarına göz atmış ve o yıllarda
kısa bir gezinti yapmıştık. Şimdi ise David Robinson'la başlayıp Duncan'la devam
eden San Antonio'nun yükseliş sürecine bir göz atacağız. Gelin hep beraber
şampiyonlukların temeli nasıl atılmış bir bakalım.
Sıkıntılı Dönem,
1985-86 sezonu yazında George Gervin sürpriz bir şekilde Chicago'ya gönderildi.
Ice Man'in yerine gelen David Greenwood takıma Gervin kadar katkı yapamayınca
Spurs sezonu 35-47'lik dereceyle bitirdi. Fakat bir sevindirici gelişme
belirmişti. Ligde ikinci sezonunu geçiren Alvin Robertson sezon sonunda "NBA
Defensive Player of the Year" ve "NBA Most Improved Player" ödüllerini kazandı.
Ayrıca 301 top çalmayla NBA rekoru kıran Robertson, 18 Şubat gecesi 20 sayı, 11
ribaunt, 10 asist, 10 top çalmayla quadruple-double yapan NBA tarihindeki ikinci
oyuncu oldu. Bir dahaki sezon Bob Weiss'ı koçluk görevine getiren Spurs,
28-54'le sondan ikinci oldu. Bunun üzerine Weiss'ın da görevine son verilerek
yerine Larry Brown getirildi. Böylece drafta yüksek şansla giren Teksas ekibi
birinci sırayı elde etti. Takımın geleceği için planlar yapan GM ise akıllıca
bir kararla Naval Akademisinden deniz subayı David Robinson'u seçti. Tek engelse
"Amiral"in yapması gereken zorunlu hizmetti ve kendisi ancak iki sene sonra
takıma dahil olabilecekti. Bu süre zarfında sakatlıklardan çok sıkıntı çeken
Spurs, 21-61'lik dereceyle son kötü senesini tamamlıyordu. Artık güzel günler
San Antonio'dan ayrılmayacaktı.
En Dipten En Tepeye,
David Robinson'un hizmeti sonunda bitmiş, takıma dahil olmuştu. Drafttan Sean
Elliot seçilmiş, Maurice Cheeks ve Terry Cummings takas edilmişti. İlk maçından
itibaren iyi oynayan Spurs, sezonu 56-26 ile bitirdi. Geçen sezondan 35 maç
fazla kazanan San Antonio bir NBA rekoru kırıyordu (Bu rekoru ise daha sonra Tim
Duncan 36 maçla geliştirecekti.). Ancak playoff'lara uzun bir aradan sonra
tekrar katılan Spurs'ün mutluluğu fazla uzun sürmedi. Konferans yarı finaline
kadar çıkmayı başarabilen takımımız Portland'a elenerek sezonu kapattı. Bu
istikrar ilerleyen bölümlerde tekrar etti. Sezonları ortalama 50-60 arası
galibiyetle kapatan San Antonio maalesef Playoff'larda aynı başarıyı
sergileyemiyordu. Genelde ilk turları rakibini süpürerek geçiren Teksas
temsilcisi en ileri Konferans Finali'ne kadar gitti. Koçluk görevine uzun dönem
Bob Hill baktı. Takıma Dennis Rodman, Avery Johnson, Charles Smith ve Dominique
Wilkins gibi yetenekli oyuncular katıldı. Amiral Robinson'un çok yönlü (70
sayılık performanslar mı istersiniz, 34 sayı, 10 asist,10 ribaunt,10 blokluk
performanslar mı istersiniz) oyununa rağmen başarı gelmiyordu. Bu süreç 1996
yılına kadar sürdü.
Merhaba Duncan, Merhaba
Şampiyonluk,
1996-97 yılına Spurs sakatlıklarla girdi. 3-15'lik başlangıçtan sonra yönetim
Bob Hill'in görevine son vererek takımın başına yardımcı koç Gregg Popovich'i
getirdi ve hala götürmedi:). Sezonu 20-62'yle bitiren takım 25 yılın en kötü
derecesini elde etti. Ancak lotaryadan ilk sırayı çeken San Antonio Wake
Forest'tan dominant uzun Tim Duncan'ı seçiyor ve şampiyonluk için en önemli
adımı atmış bulunuyordu. Duncan'la büyük bir atağa kalkan Spurs sezonu 56
galibiyetle kapatarak Playoff'lara adım atıyordu. Bu başarıdaki en büyük pay
sahibi ise "NBA Rookie of
the Year " Tim Duncan'dı. Ancak
Duncan'ın Playoff'larda şanssız sakatlığı San Antonio'nun yine elenmesine sebep
oluyordu. Ancak bir yıl sonra lokavt dolayısıyla kısa süren sezonu iyi
değerlendiren Spurs, finalde New York Knicks'i eleyerek ABA'den gelip NBA'de
şampiyon olan ilk takım olarak tarihe adını yazdırdı. Bu tarihten sonra 2003
şampiyonluğuna kadar kişisel ödüller daha çok ön plana çıktı. Takım kimyasını
iyi tutturan Koç Popovich'le iyi sezonlar çıkartan San Antonio, özellikle evinde
oynadığı, defansif oyunu ön planda tutan maçlarla başarılı olmuş ve kendisini
bir savunma takımı olarak lanse ettirtmeyi başarmıştı.
İkinci Şampiyonluk ve
Amiral'e Veda...
2002'de takıma Parker, 2003'te Ginobili dahil olmuştu. Bu kadro kuşkusuz San
Antonio tarihinin en güçlü kadrosuydu. David Robinson'ınsa kariyerinin son
yıllarında kırması gereken bazı rekorlar vardı. Öncelikle San Antonio'yla en çok
maça çıkma rekorunu kıran amiral, daha sonra 20,000 sayı, 10,000 ribaunt
barajını geçen 12.oyuncu olarak tarihe geçiyordu. Duncan'la yıllarca "İkiz
Kuleler" olarak adlandırılıp hakikaten bir ikiz gibi birbirlerini
tamamlamışlardı. 2002-03 sezonu amiralin son sezonuydu ve o kariyerini herkese
nasip olmayacak bir maçla bitirdi. Duncan'ın MVP olduğu sene rakiplerini bir bir
dize getiren Spurs sonunda finallere yükselmişti. Duncan Nets karşısında bir
maçta quadruple-double'ı 2 blokla kaçırmış, finallerde bunu yapan tek oyuncu
olma sıfatına zaman yetmemişti. David Robinson'sa kariyerini şampiyonluk maçıyla
noktalamıştı. 14 sezonda San Antonio Spurs adına 20,790 sayı 10,497 ribaunt
kaydeden, 10 kez All-Star, 1990 senesi Yılın Çaylağı, 1992 Yılın Defansif
Oyuncusu ve 1995 MVP'si bu adama çok şey borçluyuz.
Detroit'e Karşı Son
Şampiyonluk,
2003'te sezona kötü başlayıp mükemmel bitiren Spurs Konferans Yarı Finali'nde
0,4 saniyede yediği basketle yine sezona veda ediyordu. Ertesi sezon böyle
şanssızlıklara yer vermeden ilerleyen takımımız, Detroit'le beraber ligin
favorisiydi. Zaten finale çıkan iki ekip 2004 şampiyonu Pistons'la, 2003
şampiyonu Spurs oldu. Çok çekişmeli ve adrenalin dolu maçlar sonucu gülen taraf
yine Teksas ekibiydi. Üçüncü kez finallerin MVP'si seçilen Duncan'sa yine
mütevazılığından ödün vermiyordu. Sizlere 2005 Haziran Ayı Pivot Dergisi'nden
bir alıntı yapmak istiyorum."Ödülü aldığında yüz ifadesini görmeliydiniz. Bütün
karnesi pekiyi olan bir çocuğun, karnesini ailesine gösterirkenki yüz ifadesine
benziyordu, 2 kez normal sezon ve 3 kez finallerin En Değerli Oyuncusu
olan süperstarın suratındaki ifade.". Bu cümleler herşeyi açıklıyor sanırım.
Ters Gelen Strateji,
Bu sezonsa, yine batıyı lider tamamlayan San Antonio Konferans Yarı Finali'nde
bu sefer Alman Nowitzki'nin takımı Dallas'a elendi. NBA'da değişen oyun
sisteminin kurbanı olan Spurs, bence gelecek sene başarılı olmak istiyorsa
taktiksel olarak biraz değişmeli. Gregg Popovich'te bunu görmüş olacak ki
Nesterovich'i takımdan göndererek Toronto'dan Matt Bonner ve Eric Williams'ı
aldı. Bense artık Duncan'ın pivot mevkiinde oynatılması taraftarıyım. Eski
birkaç özelliğini yitirmesi onun daha bir 5 numara ayarına dönmesine sebep oldu.
Onun yanına alınacak etkili bir 4 numara mükemmel olur diyordum ki Matt Bonner
takıma dahil oldu. İyi bir dış atıcı olmasının yanında serbest atış sorununa da
çare olacağına inanıyorum.
Gelecek gelişmelerle tekrar beraber olma
umuduyla...
Kendinize iyi bakın.
Mert Levent Barut
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
| Yorum yazın |
Site yönetimi olarak aldığımız karar sebebiyle, artık Yorum gönderebilmek için Üye olmanız gereklidir. Sistemimize Kayıt olarak son gelişmelerimizden ve bültenlerimizden faydalanabileceksiniz...
Sisteme Kayıt olmak için tıklayın Eğer kayıtlıysanız Üye Girişi yapmak için tıklayın. Şifrenizi unuttuysanız tıklayın |
|