Erdi Aydemir - Cumartesi, 14 Ekim 2006
Sevgili Basketbolseverler,
Bitmek bilmeyen bu off-season döneminin bir başka yazısıyla daha karşınızdayım. Herkes gibi Nba'in başlamasını dört gözle bekliyorum. Ancak NBA Europe Live sağ olsun ki bu açlığımız biraz da olsun giderildi. Sürekli 30 takımın yaptığı mücadeleyi izlemekten sıkılan izleyiciler Nba takımlarının Avrupa takımları karşısında neler yapabildiklerini veya yapamadıklarını gördüler. Ancak Spurs (rakiplerine oranla daha kolay rakiplere karşı bile olsa) rahat maçlar çıkardı ve iki maçta da kazanmayı bildi. Avrupa turnesinin ilk gününde Spurs, Asvel Villeurbanne takımı karşısına çıktı ve 115-90'lık rahat bir galibiyet aldı. Parker, özel yaşamındaki bazı sorunlara rağmen bu ve daha sonra Maccabi maçında maçta takımı sırtlayan isimdi. 26 sayıyla yıldızlaşan Fransız yıldız kendi ülkesinde adeta coştu. Maçtan sonraysa " Buradaki taraftar içimi ısıttı. Dünya şampiyonasında Fransa için oynayamadığımdan burada elimden gelenin en iyisini parkeye yansıtmaya çalıştım. Lyon'da, ailem ve arkadaşlarım karşısında oynamak harika!" dedi.
Yeni transferlerdense dikkat çeken en önemli isimler Bonner ve Elson oldu. Pota altına yapılan bu iki müdahale bana çok yerinde geldi. Elson, pota altında Amiral gittiğinden beri yakalanamayan sertliği ve blok tehdidini oluşturabilir. Bonner'sa önemli bir dış şut tehdidi oluşturuyor. Yani Dallas gibi dört kısayla oynayan takımlara karşı önemli bir koz. Duncan'ı 5'e kaydırarak yan yana oynayabilirler. Ayrıca serbest atış yüzdesi de cabası. Kendisine Horry'nin genç hali olmasa da genç versiyonu diyebiliriz. Onun kadar soğukkanlı olmak için henüz yeterli tecrübeye sahip değil.
Her ne kadar Asvel gibi Fransa'nın, Maccabi gibi Avrupa'nın en iyilerini yensek de, bu galibiyetler NBA için kesinlikle bir ölçü kabul edilmemeli. Belki büyük galibiyetler olabilir, ancak maçların onlara göre daha değişik kurallara göre oynanması ve Nba temposunun çok ayrı bir şey olduğu da göz ardı edilmemeli. 82 maçta da bu oyunu sürdürebilmek çok zor. Bu açıdan bakıldığında Sixers ve Clippers'ın aldığı mağlubiyetleri fazla büyütmemek gerekiyor. Çünkü CSKA'da, Barcelona'da Playoff yapabilecek kaliteye sahip olmalarına rağmen o kondüsyona sahip değiller. Ancak San Antonio'nun yaptığı maçlardan sonra 29 Amerikan ve 1 Kanada takımının içinde bulunduğu şampiyonuna "World Champion" denmesinde gerçeklik payı varmış. Nba takımlarıyla Avrupa takımları arasında hala fiyat, izleyici sayısı, oyun zevki ve kalitesi gibi çok büyük farklar mevcut.
Dünya Şampiyonunun Taraftarları! Basketbol dolu günlerle... Mert Levent Barut
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
| Yorum yazın |
Site yönetimi olarak aldığımız karar sebebiyle, artık Yorum gönderebilmek için Üye olmanız gereklidir. Sistemimize Kayıt olarak son gelişmelerimizden ve bültenlerimizden faydalanabileceksiniz...
Sisteme Kayıt olmak için tıklayın Eğer kayıtlıysanız Üye Girişi yapmak için tıklayın. Şifrenizi unuttuysanız tıklayın |
|