|
Beklenen röportaj gerçekleşti sonunda...Bolu'nun Fatihi,NBATR'nin admini,manyak insan,The Best French Kisser Onur ile yapılan müthiş sohbet...
---Ey Onur!!!Bize biraz kendini anlat bakalım?
Bolu'da yaşıyorum. 16 yaşındayım(17'ye 4 ay var daha) Bolu'nun en iğrenç
lisesinde Lise 2 öğrencisiyim. Bu okula gelmem biraz karambol oldu. Rastgele
geldim diyebilirim. Geldiğim günden beri sabah akşam küfrediyorum. Ortaokulda
birinciliklerim, derecelerim vs. olmasına rağmen bu okul beni öldürdü, bitirdi.
Ne bir okuma isteği, ne başka birşey kaldı. Okulun bana tek katkısı küfür etme
yeteneğimi geliştirmesidir. Artık daha özgün ve güzel küfürler bulabiliyorum.
Her neyse bu iğrenç mevzuyu geçecek olursak kendimden bahsediyim biraz. Bolu'nun
güzide bir mahallesinde yaşıyorum. Bolu güzel bir şehir. Dört tarafında ormanlar
var. Bizim mahallemizde bir o kadar güzel. Eskiden daha sıcak bir ortamı vardı.
Fakat değişen Türkiye ve insanlarla beraber bizim mahallemizde değişti ve eski
güzelliği kalmadı. Ben bu mahalledeki bir evin 3. katında yaşayan, kendi halinde
yaşayan biriyim. Uzaktan çok deli dolu, sürekli bir matraklık peşinde olan biri
gibi görünsem de çok duygusal bir yapım var. Çok pessimist ve mutsuzum. Beni
mutsuzluğa iten çok sebep var.Çocukluğumdaki mutluluğu bir türlü yakalayıyorum.
Ardı ardına gelen saatler, günler, aylar beni daha da mutsuzlaştırıyor. Mesela
dün yeni yıldı. Ben de hiç bir kutlama telaşı, heyecan vs. yoktu. Bayram olması
ve benim düşüncelerime ters düşmesinin de payı var tabi.
Sosyal hayatıma gelecek olursak Bolu'da yaşayıp da sosyal hayat biraz zor.
Çevremde hiç kafa insan yok diyebilirim. Buradaki insanların hepsi ot, odun ve
bilimum yeşil bitkiler.. 2 tane yakın arkadaşım var diyebilirim. Biri bizim
mahalleden komşum Buğra. Gerçekten çok iyi biri. Herşeyimi rahatlıkla
anlatabileceğim, dertleşebileceğim ve gerçekten saygı duyduğum abim. Diğeri ise
kankim, en yakın arkadaşım Büşra. Diğerleri boş ve gereksiz benim için. Tabi
bazı istisnalar var.
Basketboluma gelecek olursak aslında iyi bir oyuncu sayılırım. Zamanında birkaç
klüpte ve okul takımlarında oynadım. En son okul takımında hocayla tartışınca
bıraktım ve kendimi sokak basketboluna verdim. Fakat yaklaşık 1-1.5 yıl önce
bileğiminin sakatlanmasından sonra herşey çok değişti. En ufak bir zorlamada
bileğimdeki rahatsızlık tekrar nüksediyor. Bu yüzden de eskisi gibi sık ve iyi
basket oynayamıyorum. 30 Haziran'daki NbaTr Günlerinde de bileğim sakattı. Yine
arkadaşları kırmamak için biraz oynamayı denedim ama rezillik çıktı ortaya. O
gün de millete fazla belli etmemeye çalıştım ama çok acı çekmiştim. Neyse siz
siz olun bileğinize dikkat edin. Basketbol kariyerinizi kötü etkileyebilir : P
Bilgisayar ve teknoloji konusuna gelirsek, ailem bilgisayar konusunda çok katı.
Bilgisayarı çocukların ırzına geçen kötü bir alet zannediyorlar. Sadece babam
destekliyor beni bu konuda. 7-8 yaşımdayken alınmıştı bilgisayar. İlk zamanlar
sadece oyun oynuyordum her çocuk gibi. İşte ardından amatör siteler,
araştırmalar vs. başladı ve en son olarak da hayattaki en büyük başarım olarak
gördüğüm NbaTr ortaya çıktı.
Neden basketbol sitesi açma gereksinimi duydun?Sana
arkadaşlık sitesi daha çok yakışmazmıydı?
Basketbolu küçüklüğümden beri çok seviyorum. Çoğu insanın 15-16 yaşlarından
sonra basketbola ilgi duymasına rağmen, ben 7-8 yaşımdan beri basketbol
manyağıyım diyebilirim. 9 yaşımdayken 5-6 saat basketbol oynadığımı, 10
yaşımdayken gerekirse ailemle papaz olup sabaha karşı maç izlerdim. MJ'nin
Nba'e geri dönüşü ve Vince Carter'ın 99-00 Smaç yarışmasındaki smaçları benim
NBA'e karşı olan ilgimin artmasına neden oldu. Böyle büyük bir basketbol
sevgisine böyle bir site yaraşırdı. 2.5 yıl önceki yapılaşmanın ardından
Eylül-2005'de NbaTR.Com adı altında bu site açıldı. Arkadaşlık sitesi olayına
gelince de bu konu da beni yeterince tanımıyor çoğu kişi. Benim internet
aleminde en nefret ettiğim olay arkadaşlık siteleridir. İnternet kafelerde
ekranların karşısında bu tip sitelere takılan insanları gördükçe daha da neftet
ediyorum. Yani bu yüzden de bana pek yaraşmaz arkadaşlık sitesi.
Bize NBATR'nin Tarihinden bahsedebilirmisin KISACA?
Üstteki soruda da söylediğim gibi olay 2.5 yıl öncesin dayanıyor. O zamanlar
Haziran gibi nbaforum.net.tc adresi altında bir forum kurmuştuk. Tabi bundan
önce de amatör basketbol sitesi çalışmalarım olmuştu ama nbaforum.net.tc 'nin
yeri ayrıydı. Sitenin temelleri orada atıldı. Ardıdan değişik adreslere geçtik
ve en son Eylül-2005'de bu adrese geçtik. 6 aylık bir sürecin ardından şimdiki
profosyonel NBA sitesi görünümüne ulaştık. Anlatırken kolay geliyor ama çok emek
verdim diyebilirim. Sitedeki sorunlar yüzünden 12-13 saat pc başında durduğumu,
okulu astığımı ve bu yüzden de ailemle sorunlar yaşadığımı biliyorum. Sitemiz
bu noktalara kolay gelmedi.
---Sitenin gelişmesi için neler düşünüyorsunuz?
Aslında öncelikli planım sitemizin anasayfasının daha güzel ve hoş bir yapıya
ulaşması. Sitemize gelen ziyaretçilerin çoğu anasayfadan yararlanıyor. Bunun
için çabalıyorum. Çok iyi bir yazar editörümüz var ve yazarlar konusunda da pek
sorun yaşamıyoruz fakat haberler konusunda gerçekten sorunumuz var. Şu anda 2
kişi haber editörü olarak çalışıyor. 2 kişi de daha deneme aşamasında. Fakat
şimdiye kadar hiç düzenli bir haber sistemi oluşturamadık. İlk önce bu sorunu
aşmayı ve daha büyük kitlelere hitap etmeyi düşünüyorum. Foruma gelince de forum
yavaş yavaş rayına oturuyor. Birkaç ay önce yaptığımız forum temizliğinin
ardından işler güzel gidiyor kanımca. Artık forumun gelişmesi zamanla olacaktır.
Daha büyük kitlelerin duyması ve dolayısıyla foruma yeni yüzlerin gelmesiyle
daha kaliteli ve iyi bir NBA Forumu olur diye umuyorum..
---Türkiye'nin en büyük basketbol sitelerinden
birinin kurucususun...Bu sırada başına ilginç olaylar geldi mi?Abi beni mod yap
hikayeleri falan...
Evet Türkiye'nin en çok ziyaret edilen 2. basketbol sitesiyiz diyebilirim. NBA
dalında değerlendirirsek 1. sıradayız. Başıma ilginç olaylar geldi tabi. En çok
da bu beni mod yap hikayeleri. En az 40-50 kişi beni mod yap diye geldi. Hala
diyenler var. Nbatr'nin yönetimine artık pek sık insan almayı düşünmüyorum.
Kadromuz oturdu artık. Başıma gelen en ilginç olaylardan biri diğer adminin
yaklaşık 1 yıl önce sitenizi hackleyecekler, açıklarını kapatıyım vaadiyle
kandırılıp, şifreyi başkasına vermesinden sonra akşam saat 8 gibi siteyi açıp,
silindiğimi görmemdi. Bir de geçenlerde Mert denen zibidinin siteyi satmam
karşılığında 6 milyar teklif etmesi de başıma gelen ilginç olaylardan biriydi
diyebilirim.
Müzik ve sinemanın Admin'in hayatındaki yeri nedir?
Bana sinemayı tanımla dersen sana genelde bir hatunla gidilen ve çeşitli
aksiyonların yaşandığı ortam diye tabir edebilirim. Dolayısıyla pek takip
etmiyorum. Ama film kiralayıp laptobumun başında vakit geçirmeyi seviyorum.
Genelde duygusal ve komedi filmlerini izlemeyi seviyorum. Korku filmleri,
gerilim filmleri falan pek gerçekçi gelmiyor bana. Güzel vakit geçirmek adına
komedi filmleri birebir. Hele romantik komedi filmleri süper diyebilirim : )
Müziğe gelince müziğin hayatımdaki rolü çok büyük. Bilgisayar başındayken
sürekli müzik dinlerim. Hatta 15 dakika önce 2. soruyu cevaplarken ellerimi
kaldırıp, tempoyu yakalamaya çalıştım. Bu derece müzik manyağıyım. Yaklaşık 2
hafta önce ipodumu düşürdükten sonra hayatımda bir boşluk oluştu. Aslında
kulaklarım da rahat etti diyebilirim. Hiç çıkarmıyordum o kulaklıkları. Bu
yüzden sadece pc başında müzik dinleyebiliyorum artık.
Genelde Türkçe Rap dinlerim ben de Eren gibi. Ama daha sıkı takipçisiyim
diyebilirim. Sagopa Kajmer Türkçe Rapte en beğendiğim isim. Ondaki duyguyu
hiçbir yerde bulamıyorum. Son çıkardığı Kafile albümü zaten bitirdi beni. Sagopa
Kajmer'den sonra Underground rap dinlerim. Sansar gibi 7 tane albümü olan süper
adamlar var. Ayrıca Raffine, Rapozof ve Pit10'u da tavsiye edebilirim. Gerçekten
sağlam yazıyorlar. Şarkıları küfür içerdiği ve tanıtılamadığı için fazla ünlü
değiller. Gerizekalı insanların yer aldığı Türkiye müziğinde yer
bulabileceklerini sanıyorum. Bir albümünü dinlemeden yorum yapmayın derim size.
Mesela Berkan da ilk zamanlar böyle yaklaşıyordu olaya ve yabancı Rap dinliyordu
genelde. Şimdi ise bir Türkçe Rap radyosunda djlik yapıyor. Bu kadar fark ediyor
yani. Herkese tavsiye ediyorum..Ayrıca Rock ve Metal dinlemeyi de severim. Çoğu
insana ters geliyor Rock ve Rap'in bir arada ele alınması. Bence öyle değil.
Rapte sözler ve duygular ön plandayken , rockta ise müzik, ritim ve ayrıca duygu
ön planda. Bence bir insan ikisini de sevebilir. Şahsen ben büyük bir örneğim
buna. Elimden geldiğince rock ve metali de takip ediyorum. Mesela LP'yi çok
severim. Bütün albümleri ve konser kayıtları var elimde. Hepsini severek
dinliyorum..
---birazda aşktan bahsedelim, aşka inanırmısınız,
var mı şanslı bir yengemiz?
Aşka inanmam pek. Birkaç kere inanır gibi oldum ama sonradan anladım gerçekten
de aşkın olmadığını. Şimdiye kadar çok kızla çıktım. 3 kişi oldu diyebilirim
gerçekten çok sevdiğim. Bu 3 kişiden 2'siyle bir ilişkim oldu fakat diğeriyle
birşeyler yaşıyamadım için hala üzüldüğüm zamanlar oluyor. Gerçekten çok
duygusal bir insanım. Beni fazla geriyor bu aşk meseleleri.. Şu anda bir yenge
yok. Aslında görüştüğüm ve yakın zamanda birşeyler olabilecek 3-4 kız var
hayatımda. Fakat şu an için yenge yok.
---Nasıl French Kisser olunur?
Güzel soru.. Benim hayatım boyunca yaşadığım en güzel dakikalar öpüşürken
hissettiklerim. Gerçekten duygu yoğunluğunun hat safhaya geldiği bir an.
Partnerinizin ve sizin hayattan kopup, dorun noktalara ulaşmanıza vesile olan
birşey. Öpüşmenin en güzel stillerinden biri de French Kiss. Bu stili çok iyi
uygulayabildiğimi sanıyorum. Aslında kolayca öğrenebilir. Çok öğrettim ordan
biliyorum : ) Ama kolay French Kisser olunmuyor tabi. Uğraşmak ve denemek
lazım. Fakat her öpüşmeden sonra diğerine daha rahat ve daha iyi
başlayacağınızı söyliyebilirim. Bu yüzden çok rahatım ve iyiyim diye
düşünüyorum. Yani lafın özü: French Kisser olmak Güven Özveri ve Tecrübe ister
Eralp isimli ayın üyesi senin ne renk boxer
giydiğini sordu bana?Ne renk giyorsun?Acaba Eralp'in ayın üyesi seçilmesiyle
boxer arasında birşey mi var?Yoksa NBATR'de pis işler mi dönüyor?
Öncelikli bütün söylentiler kesinlikle asılsız. Zaten ben bu arkadaşa oy
vermedim. Genelde beyaz renk boxer giyerim. Ama dolabımda 8 tane beyaz, 2 tane
mavi, 3 tane sarı ve Fb'li boxerlar mevcut. Hangisi denk gelirse giyiyorum.
Ayrıca niye bu soruyu sormanızı istedi anlıyamadım. Arkadaşın cinsel
tercihlerine saygı duymak lazım. Neyse kesinlikle pis işler dönmüyor. Onun
garantisini verebilirim.. Bu arada Eralp alınmasın. Cinsel tercih olayı işin
esprisiydi.
Kendini 3 kelime ile tanımlayın desek.
Kisser,Duygusal,Pesimist,gamyoncu
Kelime Oyunu:
Önce kimden başlamak istersin diye sorduğumda SENDEN dedi...(yalan bu)
AlonZoMourning--Adamım,Kafadaş
Die_Soul--Süper Yönetici, DJ
Romulus--Kardeşim,Slipknot
BLaCk MaMbA--Cod2 Cod2 Cod2 , Sagopa seven güzel şahsiyet (NbaTr günlerinde
sattığı için hala kırgınım. Yine de kardeşim benim )
air_jersey15--Grafiker, yaratıcı insan
lordapo--"Abi"
NaturalBornKilleR--Yaşam Pınarı(alican etkiledi),Kafa adam, ayrıca uyuz(o
biliyor nedenini)
Kenyon_martin--Değerli insan
Oğulcan²--Programcı, kafa adam
djocny--Sadık, sorumlu insan, rap sever
heatmans--Süper üye, gönüllerin bir numaralı yazarı
Vince 15 Carter--Vinsanity Fan
Highflyer_Wade--Videocu çocuk
| Yorum yazın |
Site yönetimi olarak aldığımız karar sebebiyle, artık Yorum gönderebilmek için Üye olmanız gereklidir. Sistemimize Kayıt olarak son gelişmelerimizden ve bültenlerimizden faydalanabileceksiniz...
Sisteme Kayıt olmak için tıklayın Eğer kayıtlıysanız Üye Girişi yapmak için tıklayın. Şifrenizi unuttuysanız tıklayın |
|