2014 NBA All Star Smaç Yarışması'nda yarışacak isimler açıklandı. Son şampiyon Terence Ross'un başı çektiği çok iddialı bir kadronun yanı sıra geleneksel smaç yarışmasından çok farklı, yeni bir formatı da göreceğiz.

14 Şubat gecesi oynanacak 2014 NBA All Star Maçı'nın koçlar tarafından seçilen yedekleri açıklandı.

2014 NBA All-Star maçının ilk beşleri açıklandı.

Her yıl düzenli olarak Forbes tarafından açıklanan NBA'nin en değerli takımları sıralamasında bu yıl da zirve değişmedi.

Dallas Mavericks'in Alman yıldızı Dirk Nowitzki, kariyerinin devamı konusunda açıklamalarda bulundu.

Denver Nuggets'ın İtalyan oyuncusu Danilo Gallinari'nin dizindeki sakatlığı nedeniyle sezonu kapadığı açıklandı.

Boston Celtics, Miami Heat ve Golden State Warriors, 4 oyuncuyu kapsayan üçlü bir takasta anlaştı.

Yıldızı Derrick Rose'un tekrar sezonu kapatmasıyla birlikte hedef küçülten ve bir süredir kadroyu boşaltarak geleceğe yatırım yapmayı tartışan Chicago Bulls, takımın en önemli isimlerinden Luol Deng'i Cleveland Cavaliers'a gönderdi.

NBATR'den İhsan Bayülken Röportajı

NbaTr.Com - Perşembe, 31 Ocak 2008
nbatrTürk basketbolseverler'in yakından tanıdığı isim olan Beşiktaş'ın eski koçu şuan NTV'de Beko Basketbol Ligi maçlarını yorumlayan İhsan Bayülken'le Basketbol dair herşeyi konuştuk.

TBL'den, Avrupa'ya, Avrupa'dan NBA'e kadar her konuda sorularımızı yanıtlayan ve oldukça içten cevaplara keyifli bir röportaja imza atmamıza vesile olan Sevgili İhsan Bayülken'e buradan tekrar teşekkürlerimizi sunuyoruz.

A'dan Z'ye Basketbola dair herşeyin konuşulduğu İhsan Bayülken röportajı sizlerle;

 

Kemal Erdem:Yoğun bir trafik yaşıyorsunuz Ntv için yorumladığınız TBL maçları bir yana Avrupa luBasketbolu’nu da yakından takip ediyorsunuz. Tüm bu yoğunluk içinde bizimle bu söyleşiyi kabul ettiğiniz teşekkürler. Hemen ilk soruma geçiyorum Hocam. Sezon öncesinde ne umdunuz ve devam eden sezona baktığınızda TBL’de ne buldunuz?

İhsan Bayülken:Geçen sezon bittiğinde takımlarımızın bu sezonu bu çizgiye taşıyacağı belli olmuştu. Uzun bir süre sonra bir kulüp takımı olan Fenerbahçe şampiyon olmuş, Telekom ve Beşiktaş zirve takımları olmayı sürdürmüş ve de Galatasaray’da yukarıya doğru ciddi bir adım atmıştı. Ülkerspor’un sponsorluğunun amacına ulaşması, yabancı sayısındaki düzenleme, belki de en önemlisi orta seviye takımların sayısının artması ligimizi bugünlere taşıdı. Efespilsen gibi bir markanın da kimlik değiştirmesi dikkat çekici bir hamle olarak zirveye hareketlilik getirdi. Bundan sonrasında şampiyonu,play-off yapacak 7-8 takımların ve küme düşecek takımların belli olmadığı her hafta günlük performanslara göre sonuçlara sonuçlanan maçlar bizleri bekleyecek.   

 

KE:Belki de geçen sezon Fenerbahçe-Ülker’in de şampiyonluğunun önüne geçen bir olay yaşandı. Türk Basketbolu’nun Efsane ismi Aydın Örs’ün gidişi çok tartışıldı. Hatta bir kısım Fenerbahçe taraftarının da içinde yara oluştu. Aydın Örs geçtiğimiz günlerde verdiği röportaj da Tanjevic’in kendisi görevdeyken transfer görüşmeleri yapmasını profesyonel anlamda normal karşıladığını söylerken ‘’Ama ben bunu yapmazdım.’’ Dedi. Siz bu olaya nasıl bakıyorsunuz? Tanjevic’in yaptığını siz yapar mıydınız? Ya da Aydın Hoca gibi yapmaz mıydınız?

İB:Aydın ağabeyin dediği gibi profesyonel hayatta bunlar hoş karşılanmaması gerekse de var. Ben de Beşiktaş basketbol takımını çalıştırırken aynı durumla karşı karşıya kalmıştım. Takım olarak iyi bir çizgi yakalamıştık ama sezon bitmeden takımın başına başka bir coach getirmeyi yönetim uygun görmüştü. Play-off’a bir maç kala görevime son verdiler.( Ama sonuçta Beşiktaş o sezon final oynamayı başardı.)O yüzden bu olaylarında sistemin bir parçası olarak kabul etmek lazım. Siz yaptığınızdan eminseniz gerisi için elinizde olan çok bir olmuyor. Aydın ağabey gibi basketbolumuza yön vermiş bir antrenörde zaten kendisine yakışan tavrı sergilemiştir. Bu konudaki fikrim her zaman için yapan antrenör yerine bu olayla karşılaşan antrenör olmayı tercih ederim.

 

KE:Türk Basketbolu’nda Sponsorluk konusuna bakış açınız nedir? Ülker Grubu’nun Basketbola verdiği destek yadsınamaz bir gerçek. Ancak gerek F.Bahçe gerek BJK gerekse GS taraftarı bir Grubun 3 takıma sponsorluk yapmasına karşı çıkan görüşler ortaya atıyor. Siz bu konu hakkında neler diyeceksiniz? Ve sizin Sponsorluk anlayaşınız olaya bakışınız nasıl?

İB:Günümüz şartlarında sponsorluk olmadan takımlarımızın kaynak yaratması çok zor. Bu doğrultuda basketbolumuzu cazip hale getirerek bu kaynak akışını arttırmamız gerekiyor. Bunun olması için kulüplerimiz mutlaka halkla ilişkiler ve pazarlama bölümlerini kurmaları ve de kulüplerin başında belki de en büyük eksiklik olan spor idarecisi kavramının yerleştirilmesi de gerekiyor. Benim sponsorluk anlayışım günlük olarak değil uzun zamana yayılmış ve hedefleri konmuş bir model olmasıdır. Burada takım başarısının yanında organizasyon olarak ta bazı şeylerin kazanılması gerekmektedir. Yani sadece takımlarımız açısından değil sponsor açışından da basketbol içinde olmak önemli hale gelmeli onlarda karşılığında ne elde edeceklerini bilmelidir.  

 

KE:Ligimize gelen yabancıların kalitesini nasıl buluyorsunuz? Sizce yabancı transferi konusunda doğru bir politika uygulanıyor mu? Ya da yapılan yanlış politikalar var mı? Bunlar Türk oyuncularını nasıl etkiliyor?

İB:Takımlar sezon öncesinde bütçeleri doğrultusunda kadrolarını oluştururlar. Bu bütçenin büyük kısmını yabancı oyuncuların transfer ücretleri oluşturur. Önemli takımının hedeflediği başarı ve beklentisidir. Siz Avrupa’da zirve diyorsanız bilinen ve o seviyelerin oyuncusunu almanız gerekir. Bütçeniz bilinen oyuncu almaya yetmiyorsa yeni mezunlara yönelerek şansınızın yardımı ile doğru üç yabancıyı tutturmaya çalışırsınız. Burada şans faktörünü azaltmak için sezon boyunca NCAA ligini takip etmek gerekmektedir. Bu konuda Fransız takımları kendi araştırma ekipleri ile genellikle en iyileri kendi liglerine dahil etmişlerdir. ( NCAA’lerde herkesin bildiği isimler dışındaki oyunculardan araştırma yaparak)Kısacası yabancı oyuncu seçimi bütçeniz, birikimleriniz ve de oynatmak istediğiniz basketbolla orantılı olmalıdır. Hata payı da her zaman mevcuttur.( oyuncunun karakteri, çevreyle ve takım organizasyonu içindeki uyumu, takım yapısı içindeki verimliliği yan faktörlerdir.)

Türk oyuncular açısından ise sorumluluk alma konusunda problemler oluyor. Zirvedeki takımlara baktığımızda ise yabancı oyuncuların yanında Türk oyuncularında sorumluluk alması ile başarının geldiğini söyleyebiliriz. Türk oyuncularında kendi özeleştirilerini yapmalarının zamanı geldi diye düşünüyorum. Çünkü alt taraftan gelen yıldız adayı oyuncumuz hemen hemen hiç yok. Basketbolumuzun gelişmesini ve de günlük başarılar ile sınırlı kalmasına neden olacak en büyük tehlikede bu olacaktır.

KE:Coachluk kariyerinizde yaşadığınız eminim bir çok olay vardır. Başınıza gelen ilginç bir olayı bizimle paylaşabilir misiniz?

İB:Beşiktaş takımına El-amin’i transfer ettik ve Türkiye’ye getirdik. İlk antreman maçına çıktı. Kendisinden ne yapabiliyorsa onu yapmasını istedim. Maçı seyretmeye yöneticimizde gelmişti. El-amin’i görünce(o zaman daha şişmandı) biraz tereddüt etti. Gerçekten ilk onu gören herhalde basketbolcu olarak düşünmez. Neyse maçta iyi oynadı ve herkesin kendisi hakkında değişik esprili düşüncelerini değiştirmiş oldu. Maçtan sonra yanıma geldiğinde hücumunun yanında çok iyi savunma yaparak karşı takımın oyun kurucusunu orta sahayı geçirmeyecek kadar baskıda başarılı olduğunu söyledim. Daha sonra öğrendim ki bu maçın onun için try-out olduğunu düşünmüş. Tabii bir daha El-amin’i öyle savunma yaparken görme şansım olmadı!   

KE:Bir Coach gözüyle baktığınızda Türk oyuncuların ve Yabancı oyuncuların Basketbola bakış açılarında temel farklılıklar nelerdir?

İB:Yabancı oyuncu Türkiye’ye gelirken öncelikle profesyonellik içinde para kazanmayı düşünmektedir. Genç bir oyuncu ise kariyerine iyi bir başlangıç yapmayı düşünmektedir. Yani kısacası bir nedeni vardır. Türk oyuncu açısından en büyük sorun gerçekçi bir hedef koyamamaktır. Bunun içinde en önemli kriter planlama yaparak ne zaman ne durumda olması gerektiği hangi takıma giderse hedeflerine istenen zamanda ulaşacağı olmalıdır. Oyuncularımızın kendilerini basketbol sahası dışında da mental ve sosyal gelişmesini tamamlayıcı faaliyetlere de önem vermesini öğrenmesi gerekmektedir.

KE:Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe’nin başında Aydın Örs, Efes Pilsen’in başında ise Oktay Mahmuti vardı. Bu sezon ise Tanjevic ve Blatt geldi. Sizce Türkiye’de Yerli Coachlara karşı hoşgörü yönünden ve bakış açısı olarak Yabancılara nazaran bir sabırsızlık var mı?

İB:Bu görüşte kabul edilmesi gerekenlerden bir tanesidir. Futbol takımlarımıza da baktığımızda farklı bir senaryo oluşmamaktadır. Bunun değişmesini beklemek hayalcilik olur. Ama kendi gözlemlerime göre Türk coachlar en az yabancı coachlar kadar potansiyele sahipler. Bundan fazlası ile eminim.

 

KE:Türk Basketbolu’nun geleceğini nasıl görüyorsunuz? Özellikle Altyapı’lardan gelecek olan yerli oyuncularımız yeterli mi? Yeni jenerasyondan umutlu musunuz?

İB:Üstünde durulması gereken en önemli konu bu olmalıdır. Alt yapılarda iyi oyuncularımız mevcut ama onların devreye nasıl girecekleri tamamen soru işaretidir. Düşünebiliyor musunuz 2010 Dünya şampiyonası evimizde ve bizim bu kadroya dahil edecek oyuncularımızın kaç tanesi görünen resmin içinde yer alıyor. 2010 yılında en az 4 tane yeni oyuncunun bu sahnede bulunması gerekmektedir. Böylelikle bazı şeylerin devamını getirme şansını yakalayabiliriz. Ülke basketbolunun ileri gidebilmesi için altyapı organizasyonlarını hem takım bazında hem de hedeflenen oyuncular düzeyinde sıcak tutmamız gerekmektedir. Burada ise problem Milli takımlar düzeyinde yapılan programlar ile kulüp bazındaki programların aynı paralellikte gitmemesidir. Kısacası alt yapılardan oyuncu getirebilmemiz için organizasyon ve programlama başlıca etken olacaktır. 2010 Dünya şampiyonasında takımımıza yeni en az 4 isimde ekliyemiyorsak da bu da biz antrenörlerin ayıbı olacaktır.

KE:İlk önce Haislip geldi, ardından da bu yıl arada bir de sahneye çıksa James White ligimize cidden güzellik kattı ve tabi diğer oyuncular da..All-Star'lar, smaç yarışmaları da cabası... Geçen yıllara baktığımızda takım oyunu pek arka plana itilmese de göze hitap eden görüntüler çıkıyor karşımıza. TBL'ye ilginin artması, daha büyük kitlelere hitap etmesi için işin show yanına daha da önem verilmeli mi? Verilirse bu ligimize ne kazandırır ne kaybettirir?

İB:Böyle oyuncuların gelmesi tabii ki basketbolumuzun güzelliğinin paylaşılması açısından çok önemli. Mutlaka sporun içinde bu kısımların az da yer alması gelecek basketbol severlerin keyifli anlar yaşamasını sağlayacaktır. Maçı seyretmeye gelen basketbol sever gibi düşünürsek öncelikle tuttuğu takımın kazanmasını ister daha sonra başta takımının mücadele etmesini ve daha sonrada güzel hareketleri seyretmek ister. Güzel bir ortamda bu beklentilere karşılık verecek oyuncuların olması da basketbolumuza olan ilginin artmasını sağlayacaktır.  

 

KE:Senelerdir hakemlerin bir standart bulmadıları konuşulur...Ancak bu günlerde hakemlerin bir standart oturdukları görülmekte...Bu konu hakkındaki yorumunuz nelerdir??

İB:Hakemlerin artık üç kişi olarak maçları yönetmesi hata oranını aşağı çekti. Bu sezon ligin kalitesinin artmasındaki faktörlerin başında onların performansındaki istikrarda önemli katkı yaptı. Ama aynı şekilde coachların ve oyuncuların tutumu da hakemlere karşı tutarlı olunca işler daha iyi yürümeye basketbol maçları seyir keyfi açısından güzelleşmeye başladı.

KE:Beşiktaş'ın gidişini nasıl buluyorsunuz,bu gidişat ve kadro yapısı Avrupa'da ve Türkiye'de başarı için yeterli mi Kartallar için ?  Son takviye Drobnjak'ın yararlı olacağını düşünüyor musunuz ?

İB:Beşiktaş artık ilk dört içinde yer alan gerçekten mükemmel bir salona sahip bir takım konumuna gelmiştir. Şartlar ne olursa olsun Beşiktaş buralarda olacaktır. Takım yapısına gelince oyun kurucu olan Dalmau istikrarı sağlayamadığı için play-off maçlarında ve Avrupa’da eleme maçlarında problem yaşayabilirler. Onun yanında Apodaca’nında istikrarı yakalamaması zorlayıcı faktörlerden. Yine de Ergin Ataman’ın buralarda tecrübesinin yanında kadroya katılacak bir yabancı oyun kurucu hedeflere ulaşılmasını sağlayabilir. Drobjnak çok hazır takıma dahil olmamasının yanında fiziksel olarakta eski gücünün uzağında olması adapte sürecini uzatacaktır. Ama kendini ispatlamış tecrübeli bir oyuncu olması gereken katkıyı yapacağının göstergesidir.   

 
KE:F.Bahçe’nin yeni transferi Kinsey için düşünceleriniz neler? İbo’nun gidişi ve onun gelişi ilaç olacak mı? Euroleague’de F.Bahçe nereye kadar gidebilir. Top-16 başarı bazında yeterli mi?

İB:İbrahim sistemleri için önemli ibir oyuncu idi. Sahada olduğu zaman üç yabancı oyuncuyu kullanma şansları oluyordu ama şimdi Kinsey sahada iken onun dışında iki yabancı yer bulabilecek. Kinsey 1x1 savunmayı iyi yapmaya çalışıyor, hızlı hücumlarda verimli inisiyatif almaya hazır bir oyuncu görüntüsü çizdi. Oyun içinde hata yaparmıyım tedirginliklerini yaşıyor. Şutu konusunda bir şey söylemek erken çünkü daha oynayacağı takımla uyum içinde değil. Yine de takımına katkı verecektir.

Fenerbahçe’nin grup maçlarını baz alırsak daha iyi takımlara (Panatiahkos-Barcelona-RealMadrid) karşı istenen sonuçları alamaması onlar için hedef konusunda bir bilgi verecektir. Bu sezon kadro yapısı açısından Top-16 başarı sayılmalıdır. Bundan sonraki turda alınacak galibiyetler değerli olacaktır ama çeyrek final biraz zor gibi gözüküyor.

 

KE:Efes Pilsen’de sistemin bir türlü oturmamasının temel nedeni kadro yapısının sisteme uymaması mı? Blatt sizce doğru tercih miydi?

İB:David Blatt ile başlarsak; sonuçta Avrupa şampiyonu sıfatı ile Efespilsen’in başına geçti. Problem ise Türk oyuncularını yeterince çalışma ortamında tanımaması ve sezon başı takımın başında olmaması söylenebilir. Bugüne kadar alışık olduğumuz sistem dışında basketbol oynamaları Efespilsen’in yabancı oyuncularının yanında senelerdir bu takımda yer alan Türk oyuncuları da yabancı oyuncu konumuna getirmiştir. Çünkü onlarda senelerdir savunmanın ön plana çıktığı Efespilsen bünyesinden yetişen antrenörlerle çalışmışlardı. Teknik anlamda ise özellikle savunmada uyguladıkları değişken savunmalar karşı takımı olduğu kadar Efespilsen’in oyuncularının da birlikte çok çalışılması gereken yapıda işler olmasından dolayı performanslarını da etkilemektedir. Türkiye ligi ile Avrupa arenasında farklı düzenlerle oynamaları (Avrupa’da gerektiğinde sahada 5 yabancı ile yer alması ve Türk oyuncularının dakikalarının Türkiye ligine göre azalması) takımdaki alışkanlıkların oluşmasını geciktiriyor. Diğer problem ise sert savunma yaparak oynayan takımlara karşı 40 dakika aynı direnci gösterememek. Efespilsen’in kabuk değiştirdiğini düşünürsek; hangi antrenör gelirse gelsin bu geçiş sürecinde bu şartlar yaşanacaktı.   

 

KE:Takımlarımızın Avrupa performansı sizce nasıl?

İB:Avrupa’da uzun bir aradan sonra 5 takımımızda grup maçlarından başarı ile çıktılar. Özellikle Beşiktaş’ın yenilmeden ilk turu tamamlaması ön plana çıkarken; diğer takımlarımızın da avantajlı durumda yollarına devam etmesi Türk basketbolunun geldiği noktayı gösteriyor. Bu doğrultuda euroleague sınavında iki temsilcimizden birinin ilk sekiz yapmasının yanında Beşiktaş,Telekom,Galatasaray takımlarından ikisinin sekizli finalde yer alacak potansiyele sahip olması bu başarının gelmesini sağlayacaktır. Bu şartların oluşmasındaki etkenlerin başında sakatlıkların yaşanmaması ve basketbol severlerin maçlara giderek takımlarını desteklemesi itici güç olacaktır.    

KE:Yeni nesil demişken Cenk Akyol ve Ersan İlyasova gelecekte Türk Milli Takımının temel direkleri olarak gösterilirken ikiside çok zor dönemlerden geçiyorlar ve düşüş içerisindeler. Bunların nedeni sizce nedir?

İB:Gerçekten istenen düzeye gelmesi beklenen bu oyuncularımız altyapı milli takımlarında yaşıtlarına göre üst düzey bir oyun göstererek göz önüne geldiler. Erken yaşta yıldız sıfatına erişmeleri pek doğru bir yaklaşım olmadı. Eski yıldız oyunculara baktığımızda Harun 19 yaşında takımının önemli bir oyuncusu,  Levent Topsakal 18 yaşında sorumluluk alan bir ilk beş oyuncusu ve yıldızı, Orhun 19-20 yaşında şampiyonluğa oynayan bir takımın oyun kurucusu gibi örnekleri sıralayabiliriz. Bu iki oyuncumuz üst seviyelerde bu kadar olayın içine ne kadar girebildiler buna da bakmak lazım. Burada devreye yıldız oyuncuları yönlendirecek kişiler devreye giriyor. Bu oyuncular yerine tercihleri yaparak değerlerini arttırarak basketbollarını ileriye götürecek kişiler yani menejerler. Bu konu başlı başına tartışılıp genç oyuncularımızı ilgilendiren bir konu. Artık günümüzde yıldız takım seviyesinde menejerler oyuncuları seçiyorlar. İşte bu noktadaki kriterler uzun vadede oyuncunun geldiği noktada bire bir belirleyici oluyor.

İkisinin de en uygun tercihleri yaparak iyi bir bireysel yaz çalışma programı ile beklenen çizgiye gelmeleri Türk basketbolu içinde önemli olacaktır. Sonuçta bence her ikisi de duvara çarpmış durumdalar ve bazen böyle olmak bazı şeyleri görebilirsen sonuca ulaşmayı kolaylaştırır.  

KE:NBA’deki temsilcilerimizden Hidayet Türkoğlu olağanüstü bir performans ortaya koyuyor. Ki kendisi Avrupa Şampiyonası’nda da oldukça etkiliydi. Hidayet için neler söyleyeceksiniz?

İB:Hidayet zaten yetenekleri oynadığı pozisyon açısından bilinen bir gerçekti. Baktığımızda uzun zamandır NBA’de oynayarak bir başarı elde etmişti. Geçen sezon yaşadığı sağlık problemleri onun istenen çizgiye gelmesini geciktirdi. Bu sezon olgunluğunu yaşarken takıma Lewis’in katılması takım kimyasını olumlu etkilerken onunda sorumluluk almaktan kaçmayan oyununun yanında performansının da yukarıya çıkmasını sağladı. Hidayet artık All-star olsa da olmasa da saygı duyulacak bir yıldız konumuna gelmiştir.

 

KE:Bir diğer temsilcimiz Mehmet Okur ise sezona formsuz başladı ve yavaş yavaş tooparlanma aşamasında. Geçtiğimiz sezon All Star olarak bizlere yaşattığı gururu da biliyoruz. Memo için söylemek istediğiniz şeyler neler?

İB:Mehmet belki de örnek alınması gereken bir oyuncu.Çünkü Hidayet yetenekleri olan bir oyuncu ve o bunları kullanmaya başladı.Mehmet ise çok yetenekli olmasa da doğru çalışma hedef koyma ve bunlara ulaşma adına doğru bir model. Bir Türk oyuncu adına NBA’de ilklerin hepsini başarmış durumda. Takım düzenleri içinde veren bir oyuncu olduğunun bir kez daha altını çizelim. Başarının ölçüsü için ne gerekli ise kartvizitine hepsini yazmış durumda. Bundan sonra bulunduğu çizgiyi koruması ve 2010 Dünya şampiyonasında da başarılı bir milli takım içinde yer alması onunda hedefi olmalıdır.

 

KE:NbaTr, NBA ağırlıklı bir site genel anlamda. Biraz NBA diyelim. NBA’i takip edebiliyor musunuz?

İB:Elimden geldikçe yeni düzenler kullanılıyor mu diye göz atıyorum. Bunun yanında oyuncularımızın maçlarını en kötü istatistiksel olarak takibini mutlaka yapıyorum. Avrupalı oyuncuların işin içine girmeleri biraz renk getirdi. Jazz ve Spurs’u takım olarak  Baron Davis’i ise oyuncu olarak seyretmekten keyif alıyorum.

KE:NBA’de beğendiğiniz oyuncular kimler ? Beğendiğiniz Coach ve favori takımınız hangisi? Ve sizce bu sene şampiyon kim olur?

İB:Öncelikle milli oyuncularımız sonrası ile Baron Davis, Nash, Garnett,Nowitzki favori oyuncularım. Beğendiğim coachlar Jerry Sloan ile Greg Popovich ile takımları favorilerim. Bu sezon ise sanki Dallas şampiyon olur.

 

KE:Avrupa Basketbolu’nu yakından takip ettiğinizi biliyoruz. Sizce NBA ve Avrupa arasındaki temel farklılıklar neler?

İB:Uzun bir makale yazılabilecek bu konu hakkında kısaca özetlemek gerekirse NBA’de bireysel basketbola hücumda prim tanınırken Avrupa’da takım savunmalarından dolayı bu pek uygulanamıyor. NBA’de show kısmı ön plana çıkarılmasına yıldızlar yaratılmasına çalışılırken, Avrupa’da takımlar ilk sırada yer almakta. Temeline bakarsak; sonuçta oradaki oyuncuların takım içindeki rolleri dakikalarına kadar net bir şekilde belli iken Avrupa’da takım olgusunda daha fazla detayı bilmeniz gerekiyor. 

 

KE:NBA’in her sivrilen Avrupalı oyuncuya kancayı atmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Avrupa yetiştiriyor ve NBA kapıyor görüşleri hakim. Avrupa Basketbolu’na gönül verenler bu durumdan oldukça rahatsız durumda.

İB:Devamlılığı sağladıktan sonra bence problem değil. Çünkü oyuncunun da kendini bir şekilde motive etmesi ve hazırlaması gerekiyor.Buradaki yanlış ise oyuncunun öncelikle Avrupa başarısını yakalamak zorunda olduğunu unutması. Avrupa’da oynanan bir sistem belli iken bunun içindeki oyuncuların bir çizgi yakalamaları zor olmayacaktır. Kaynak yaratmaya devam ederek çalışma ortamları oluşturmak bu sorunun kronik hale gelmesinin önüne geçecektir. 

 

KE:Son olarak röportajın sonunda birkaç tahmin alırsak eğer TBL’de sizce Şampiyonluğa en yakın takım kim gibi duruyor?

İB:Bu sezon yanıt bulunacak en zor soru.Bunun için ligin bitmesini beklemek gerekecek.Yinede sağlıklı düşünmemiz açısından normal sezonu üst sırada bitirerek ev sahibi avantajını yakalamak, sakatlıklara az yakalanmak, play-off zamanı iyi bir form düzeyinde olmak, taraftarı ile yönetimi ile bu hedefe hazır olacak işler yapmak sonucun belirleyicisi olacaktır. Bu sezon ilk beş takımında ne eksik ne fazla şampiyonlukta kupayı kaldırma durumu mevcut. Basketbolun içinde biri olarak bundan daha güzel ne olabilir. Bu soruya cevap yazamamak bile insana keyif veriyor.

 

KE:Euroleague’de F-4 adaylarınız ve Şampiyonluk favoriniz hangi takımlar?

İB:Panathinaikos,CSKA,Real Madrid,Maccabi Tel Aviv, Efespilsen adaylarım arasında. Şampiyonluk içinse CSKA olacaktır.

 

KE:Nbatr.com hakkında kısaca düşüncelerinizi alabilir miyiz?

İB:İnanılmaz bir bilgi birikimine sahip arkadaşları bünyenize almışsınız. Bilmediğim o kadar çok konu hakkında bilgi akışını yakalıyorum. Sizin gibi basketbol sevgisini duyan,  yaşayan ve paylaşan bir grubun bunu hayata geçirmiş olması saygı duyulacak bir durum. Benim de sizlerle bunları yaşama şansımı sağladığınız için teşekkürlerimi sunarım.Basketbolun güzellikleri ile dolu günler dilerim.saygılar ve sevgilerimle…
 

Yorumlar (4)Add Comment
...
Yorumu Yazan Kaan Mert Kayrak, 31 Ocak 2008, 22:48:06
İhsan Bayülken çok samimi cevaplar vermiş ve bizlerde okurken büyük keyif aldık . Eminim Kemal ve İhsan Bayülken'de röpörtaj esnasında keyif almışlardır .
İhsan Bayülken'e bende teşekkürü borç biliyorum . En azından şu söpörtajın son sorusuna verdiği yanıt için . Teşekkürler İhsan Hocam ..
...
Yorumu Yazan Hüseyin İlkin, 31 Ocak 2008, 22:06:58
Çok güzel,dolu dolu bir röportaj olmuş.İhsan Hoca'nın cevaplarını doyurucu bir şekilde vermesi,sorulara verdiği cevapların doyuruculuğu gerçekten güzel.Böylelikle röportaj olsun diye röportaj değil de,gerçekten bir röportaj olsun diye röportajın yapıldığı ve bu doğrultuda doğru insanın da seçildiği görülüyor.
Tbl hakkında yapılan yorumlar,İhsan Hoca'nın avrupa'daki bilgisi ve bu iki konu hakkında açıklamaları çok iyi.
Özellikle Nba'de pek çok ortak yanımız bulunuyor Hocamla,Spurs sevmesi,Tbl'de Bjk'ı ön planda tutması,koç olarak Popovich'i sevmesi filan aynı ben.

Bu röportajda emeği geçen Kemal Abime çok teşekkürler,ellerine sağlık abi,müthiş bir röportaj.
Tabii İhsan Hoca'ya böyle güzel cevaplar verdiği için teşekkür ederiz.
...
Yorumu Yazan Tugay Pektaş, 31 Ocak 2008, 20:37:55
Okuduğun kadarıyla müthiş zevkli bir röportaj olmuş...Gerçekten o kadar net cevaplar vermişki günümüzde böyle net cevaplar veren az kişi var.Hocam'a sonsuz teşekkürlerimi sunar,hayatında başarılar dlierim,bu kadar bilgi birikim ancak saygıyla ödenir.

Tabi birini daha unutmamak gerekir.Sorular okadar güzelki her soru üzerine bir köşe yazısı yazılır.Gerçekten ellerine sağlık.Seçici olmak böyle birşey olsa gerek.Teşekkürler Kemal Ağabey.
...
Yorumu Yazan AoG, 31 Ocak 2008, 20:17:32
Kolpadan değil, ciddi ciddi harika bir röportaj oldu. İhsan Bayülken'e bu içten ve dolu dolu cevapları için teşekkür etmek boynumuzun borcu..

Tüm sorulara verilen cevaplar cidden doyurucu, böyle röportajlarla, böyle samimi yazılarla Türk basketbolu gelişecektir..

İhsan Bayülken'in NbaTr ile olan bu iletişimini tebrik etmek tüm basketbolseverlerin görevi...

Yorum yazın
Yazı Alanını Küçült | Yazı Alanını Büyüt

busy
 


Sosyal Medya ile Takip Edin!

Twitter Facebook Friendfeed RSS

Son Yorumlar

İddaa Basketbol Nası...
Nasıl bir farkı olacak ki bayan basketbolunun?
NBATR - İhsan Bayülk...
Çok güzel röportaj olmuş. Ben İhsan Bayülken...
7 Yıl Aradan Sonra P...
İnşallah bu sene de playoff yapaca Efes.
Howard'ın Dönüş Tari...
Howard gerçekten başa bela bir oyuncu, sürekli ...
Kevin Martin de Saka...
sitenizde iletisim adresi göremedik. Reklam verme...
NBATR - İhsan Bayülk...
Semih Erden basketbola verdi kendini. nba günleri...
İddaa Basketbol Nası...
tr bayan basketbol nasıl oynanır kuralı warmı ...
İddaa Basketbol Nası...
arkadaslar tr bayan basketbol nasıl oynanıyo bı...
Michael Jordan EFSAN...
Meryem mesajını çok geç gördüm kusuruna bak...
NBA'in En İyi Oyuncu...
bune ya michael jordan

© 2004 - 2013 | Türkiye'nin NBA ve Basketbol Portalı | nbatr.com


Sitede yer alan haber ve yazılar Kaynak gösterilmeden herhangi bir medya ortamında yayınlanamaz.!

NBA

NBA Basketbol
NBA TV NBA TV izle