2014 NBA All Star Smaç Yarışması'nda yarışacak isimler açıklandı. Son şampiyon Terence Ross'un başı çektiği çok iddialı bir kadronun yanı sıra geleneksel smaç yarışmasından çok farklı, yeni bir formatı da göreceğiz.

14 Şubat gecesi oynanacak 2014 NBA All Star Maçı'nın koçlar tarafından seçilen yedekleri açıklandı.

2014 NBA All-Star maçının ilk beşleri açıklandı.

Her yıl düzenli olarak Forbes tarafından açıklanan NBA'nin en değerli takımları sıralamasında bu yıl da zirve değişmedi.

Dallas Mavericks'in Alman yıldızı Dirk Nowitzki, kariyerinin devamı konusunda açıklamalarda bulundu.

Denver Nuggets'ın İtalyan oyuncusu Danilo Gallinari'nin dizindeki sakatlığı nedeniyle sezonu kapadığı açıklandı.

Boston Celtics, Miami Heat ve Golden State Warriors, 4 oyuncuyu kapsayan üçlü bir takasta anlaştı.

Yıldızı Derrick Rose'un tekrar sezonu kapatmasıyla birlikte hedef küçülten ve bir süredir kadroyu boşaltarak geleceğe yatırım yapmayı tartışan Chicago Bulls, takımın en önemli isimlerinden Luol Deng'i Cleveland Cavaliers'a gönderdi.

0'dan Zirveye Giden Yol...

NbaTr.Com - Cuma, 08 Şubat 2008
Merhaba sevgili NbaTr okurları.Bu yazımızda NBA'de başladığı yer gayet kötü olan fakat sonradan yıldızlaşan oyuncuları irdeleyeceğiz...

 Bir işin başlangıcında çıkacak herhangi bir olumsuzluk o işi yapacak olan kişinin moralini bozmamalı.Aksine o işi yapan kişi ya da kişileri çok daha fazla motive etmeli.Çünkü önemli olan işin sonunda başarıyı bulmaktır.Güzel bir laf vardır;''Önüne bakma,sonuna bak.''bunun belki de en iyi temsilcilerinden biri bu yazımızın baş konuğu Agent Zero lakaplı Gilbert Arenas.NBA'de herhangi bir sebepten ötürü draft edilmemiş,ikinci tura kalmış veya ilk turun sonlarında seçilmiş kısacası ''hayalkırıklığı''yaşamış isimlerin temsilcisi.En azından şimdiki oynayan basketbol jenerasyonuna şöyle bir göz attığımızda bunu söylemek mümkün.Bu oyuncuların,sayıları çok fazla olmasa da tüm önyargıları yıkıp NBA'e kendini kanıtladılar.

Yazımızın ilk konuğu,bu isimlerin başını çeken Gilbert Arenas oluyor haliyle.Gilbert Arenas,NCAA kariyerini Arizona Wildcats oynadı.2001'de bu üniversite,Agent-Zero 2.sınıfı okurken çok çok iyi bir kadroya sahipti.Bu kadro NCAA Final-Four'una kalma maçında hakemlerinde yardımıyla Illinois Fighting Illini karşısında maçı kazanmış ve NCAA Finali'ne yürümüştü.Fakat NCAA Finali'nde Duke Blue Devils'e 82-72 kaybetmişti.O kadroda kimler mi vardı?Arenas,şu an New Jersey Nets forması giyen Richard Jefferson,Los Angeles Lakers forveti Luke Walton,5 sezon NBA'de oynamış ve bu sezon Efes Pilsen forması giyen Loren Woods,o dönemlerde büyük bir yıldız olması beklenen Jason Gardner ve NY Knicks tarafından 2.turda seçilen günümüzde Türk Telekom forması giyen Michael Wright gibi isimler vardı.Bu kadro bir NCAA takımı için gerçekten ağır bir kadro olmalıydı.

O sezonki NCAA Final'inden sonra Gilbert Arenas ve babası Arenas Sr.,NBA takımlarının oğluyla ilgili görüşlerini araştırmaya başladılar.Takım sahiplerinin genel görüşü Gilbert Arenas'ın draftta ilk turda seçileceği yönündeydi.Hatta workoutlar iyi geçerse Arenas'ın bir lotarya seçimi olabileceğini söylediler.E tabi böyle görüşler duyunca Gilbert Arenas erken profesyonel olma kararı aldı.Arenas bu görüşlerden sonra şımardı.Kendine son mode bir araba satın aldı,onun içine mücevherler vs. vs. aldı.Arenas bu hamleleriyle çok sayıda civciv beklediğini gösteriyordu bizlere.Ama Arenas için çok kötü günler bu andan itibaren başlayacaktı.

Arenas'ın kendine bir güneş gözlüğü alıp almadığına dair bir bilgimiz yok fakat Arenas,eğer kendine bir güneş gözlüğü aldıysa bu gözlüğün herşeyi pespembe gösterdiğini tahmin etmemiz pekte güç bir durum değil.Lotarya seçimi olacağı kesin olan oyuncular genelde draft'a çağrılır.Arenas bundan da pek şüphe duymadı.Arenas Draft'ta David Stern'ün ismini anons etmesini beklerken (Draft geceleri sadece ilk turu David Stern anons eder)mikrofonu yardımcısı Granick'e bıraktı.Bu olay üzerine Gilbert Arenas ve ailesi şoka girdi.Hemen Arenas aldığı Cadillac marka arabayı iade etmek istedi ve hüngür hüngür ağlayarak Arizona Üniversitesi'nin asistan koçu Rodney Tention'u arayarak NCAA'e geri dönmek istediğini belirtti.Hemen 3-4 dakika sonra 31.sırada Golden State Warriors'un kendisini seçtiğini duyunca ''Bu NBA'in yaptığı en büyük hatalardan biri olacak.''deyip,topunu aldığı gibi antrenman yaptığı salona koşmuştu.Kanadı kırık Arenas,2003'te MIP (En Çok Gelişme Kaydeden Oyuncu)ödülünü aldı ve 3 All-Star karşılaşmasında görev yaptı.Bu arada 2003 yılında serbest kalan Arenas (Çaylak kontratı da bitiyor.Bu o ve onun sınıfındaki oyuncular için çok büyük bir avantaj) 64 milyon dolarlık bir kontratla Washinghton Wizards'a geçti.Bu kadar civciv ile çok Cadillac marka araba alınır fakat Gilbert Arenas çeşitliliği tercih etti.Yaptığım araştırmalar sonunda Arenas'ın;''Lamborgini,Ferrari,Chevy Monte Carlo ve ilk göz ağrısının son modeli 2008 Model bir Cadillac''var.

Tabi Arenas gibi oyuncuların nasıl olupta 2.tura kaldığını araştırmak lazım.Bu tür sorunlar;Duke,Blue Devils,Arizona,Florida ve North Carolina gibi liselerden istedikleri her süper yıldız adayını renklerine bağlamayı alışkanlık haline getiren okullarda daha çok oluyor.O kadrolarda çok sayıda yıldız bulunduğu için,kim ''hakiki oyuncu,yani bir yıldız'' ve kimin ''hayalkırıklığı''olacağını kestirmek zorlaşıyor haliyle.Tıpkı 2001 yılında Arenas'ın Arizona'sını yenen Duke Blue Devils'in yıldızlarından Carlos Boozer gibi.Çok talihsiz bir motosiklet kazasıyla basketbol kariyerini bitiren eski Bulls oyuncusu Jay Williams,Golden State Warriors'da hayalkırıklığı yaratan fakat şu anda İndiana da iyi iş gören Mike Dunleavy Jr.,şu anda Clippers forması giyen Daniel Ewing,yine Bulls'a büyük ümitlerle gelen fakat kötü oynayan Chris Duhon,şu an Boston Celtics forması terleten atletik bir oyuncu olan Dahntay Jones ve NBA'in en iyi görev adamlarından biri olan Shane Battier.İşte bunlar Carlos Boozer'ın Duke Blue Devils Ünivesitesi'nde oynadığı yıllarda onun takım arkadaşları olan oyunculardı. Boozer'da Arenas gibi erken profesyonel olma kararı alıp,2.tura düştü.Carlos Boozer,2002 Draft'ında 35.sırada Cleveland Cavaliers tarafından seçildi.Boozer'da 2.turda seçilmiş olmanın dezavantajını avantaja çevirip,2004 yılında 65 milyon dolarlık bir kontrata imza atarak Cleveland Cavaliers'dan Utah Jazz'e geçiş yaptı.Utah'da ilk iki sezon sadece 88 karşılaşmada forma giymesi onun gelişimini olumsuz yönde etkiledi.Boozer o iki sezon dinlenerek All-Star seçilmeyi başardı 2007'de.O sezon sakatlığı nedeniyle forma giyemedi fakat bu sezon yine seçilerek başarısını kanıtladı.

Konuyu Utah Jazz'den açmışken Mehmet Okur'u atlamak imkansız diye düşünüyorum.Milli gururumuz All-Star'ımız (bu sezon fazla iyi performanslar göstermedi ama) Mehmet Okur'da NBA'de 2.turda draft edilip sonradan zirveye oturan bir oyuncu.Ondan önce iki tane Türk oyuncu,Mirsad Türkcan ve Hidayet Türkoğlu ilk turda seçilmişlerdi.NBA takımları Memo'yu daha önce ilk turda seçilmiş Mirsad Türkcan ve Hidayet'ten daha az tanıyorlardı.Onun hakkında pek bir fikir sahibi olamamışlardı.Hal böyle olunca Memo'yu anons etmek Granick'e düşmüştü.Stern'ün yardımcılığını üstlenen Granick Memo'yu anons ettiğinde Mehmet Okur oraya çıktı ve Granick'in elini sıktı.Yürüyüşü pek bir netti.Burada kalıcı olmaya geldim diyordu resmen yürüyüşüyle.Memo,''All-Star olacağım''dediğinde kimisi bıyıkaltından gülmeyi tercih etti,kimisi de yüzüne.Ama onlar Memo'nun çok çok kararlı olduğunun farkında bile değildiler oysa.Belki Memo'nun gözlerinin içine daha iyi bakabilselerdi oyuncumuzun ileri de All-Star olacağını tahmin edebilirlerdi.Sonuç itibariyle Mehmet Okur All-Star olmayı başardı.NBA'de tarifi olmayan bir uzun profili çizdi.Dışarıdan çok iyi şut yollayan bir uzun.NBA gibi aynı pozisyonda oynayan oyuncuların hemen hemen aynısı olduğu bir ligde bir uzun olarak dışarıdan şut tehdidi oluşturdu.Mehmet Okur'un o dışarıdan şutları olmasa,o attığı şutlarla rakip takımın uzununu üstüne çekmeseydi belki şu anda takım arkadaşı Carlos Boozer bu düzeyde bir oyuncu olmayacaktı.Neyse,o apayrı bir konu...Girersek çıkamayız oradan.

Madem Draft geceleri dedik hemen 1998 NBA Draft'ına gidiyoruz.O draft gerçekten bir pembe dizi gibiydi.Houston şehrinin Alief Elsik Lisesi'nde tüm Amerika'nın en iyi lise oyuncularından biri erken profesyonel olma kararı alıp,direk NBA'e gitmek istiyordu.Rashard Lewis'in,NBA'de hangi pozisyonu oynayacağına dair bir karar veremeyen takım yetkilileri buna bağlı olarak Rashard'ın ilk turda seçilmesine kesin gözüyle bakmıyorlardı.O draftta ise Lewis'in taraftarı olduğu Houston Rockets'ın ilk turda tam tamına 3 kez seçme hakkı vardı.Bu haklar 14.,16. ve 18.sıralardı.Houston arka bahçesinde oynayan Lewis Rockets'a güveniyordu.Fakat bu güven boşa çıkmıştı.Rockets,14.sırada Michael Dickerson'u,16.sırada  Bryce Drew'u ve 18.sırada Efes Pilsen'de oynayan (o dönemde) gururumuz Mirsad Türkcan'ı seçti.Lewis,Rockets'ın ihanetine (aslında buna aptallık desek daha doğru olur) dayanamadı ve ağladı.Çünkü Lewis o yıllarda 18 yaşındaydı.Kendisine sunulan hayallere kapılıp hata etmişti.Gözünün içine bakarak yalan söyleyen insanlara inanmış ve hayatının gidişatını riske atmıştı.Ama hemen ardından NBA'de 1998 yılında lokavt oldu.Morali yerine gelen Rashard Lewis,NBA'e damga vurmaya kararlıydı.Sonics'e geldiği ilk senelerde Detlef Schrempf gibi bir şutörden çok şeyler öğrenmişti.O,bir kez All-Star seçilmeyi başardı.Belki bir ''zero to hero''olamadı fakat bol zero'lu bir kontrata imza attı.Orlando Magic'le 6 yıllığına 118 milyon dolarlık bir anlaşma sağladı.Herkes başlarda Magic GM'si Otis Smith'in salak olduğunu düşünebilir fakat Lewis yine ikinci turda seçilip NBA'e damga vuran oyuncuların idolü olmayı başardı.

İkinci tura kalıp,All-Star olmayı başaran oyuncularla devam ediyoruz.Michael Redd'den önce tam 42 oyuncunun seçilmesi,O'nu 43.sırada seçen Milwaukee Bucks için gerçekten bir mucize olsa gerek diye düşünüyor insan,Redd'in performansını görünce.Redd'in babası çok iyi bir basketbolcuydu.Ona üniversite okurken ona burs teklif eden koçlar arasında Bobby Knight,George Raveling,Dick Vitale ve Digger Phelps gibi efsane NCAA koçları yer alıyordu.Fakat onun babaannesi çok hastaydı ve onu bırakamadı.Kendisi bir rahipti ve Redd büyük bir kontrat imzalayınca ilk iş olarak kendisine bir kilise almıştı.Oğlunun 91 milyon dolarlık bir kontratı bulunuyor.Bu gidişle kontratı bittiğinde Bucks ona daha çok paralar verecektir.Redd,o draftın en kalıcı ve en başarılı oyuncusu oldu.Hem de 43.sırada seçilmesine rağmen!En kalıcı en başarılı olmasını bir kenara bırakalım;Geçen yazıda irdelediğimiz Darius Miles,Marcus Fizer,DerMarr Johnson,Keyon Dooling,Jerome Moiso ve NBA Live 2007 oynadığım dönemlerde 58 overallı ilginç bir yüzü olan bir free-agent Courtney Alexander'ın o draftta ''lottery''seçimi olduğunu unutmayalım.Bunlar lottery seçimi fakat Michael Redd öncesi seçilen oyunculara baktığımızda Beşiktaş'ta tutunamayan ve şu sıralar ligimizde Bandırma BanvitSpor forması terleten Donnell Harvey,Ligimizde Telekom forması giyen Khalid El-Amin,Erick Barkley,Mike Smith ve Dang Langhi gibi isimlerin seçildiğini de unutmamak lazım.Tüm bu bilgiler ışığında Redd'in 43.sıraya düşmesinin ne kadar inanılmaz göründüğünü bilsek de bir isim varki seçildiği yere bakıp All-Star olduğunu görünce bayılmamız mümkün olmayan bir isim.

San Antonio Spurs,uluslararası oyuncuları kapma konusunda belki de NBA'in en uyanık takımıydı.Bunda teknik yönetimin ve bu yönetimin başındaki Gregg Popovich'in  büyük payını inkar etmek bence mantıklı bir iş olmaz.Spurs 1999 yılında belki de NBA'in en büyük keşiflerinden birine imza attı.Üç şampiyonluk yüzüğü bulunan,iki kez All-Star olma onuruna erişmiş ve 2005 Finalleri'nde Tim Duncan'a torpil geçilmeseydi Finallerin MVP'si bir oyuncu tam 57.sırada seçilmişti.Gerçekten çok çok ilginç bir durum sözkonusu burada.Yani Ginobili draft edilmeyi başaramayıp,serbest bir oyuncu olup çıkacaktı.Sıra Arjantinli yıldız oyuncuya gelene kadar takımların kimleri seçtiğini ve hangi hakları çöpe attığını yazarsam bu yazı bitmez.İlk turda seçilenlerden birkaçı;''Eski Efesli Trajon Langdon,Alexander Radojevic,sezon başında Galatasaray'a gelen ama başarılı olamayıp Alba Berlin'in yolunu tutan William Avery,Fransız (Carter posterlerinde çok çok sıkça karşılaştığımız)Frederic Weis (Neden karşılaşıyoruz derseniz 2000 Sidney Olimpiyatları'nda Fransa-ABD maçını hatırlayın),Cal Bowlder ve,Dion Glover gibi oyuncular var.(Glover,eski bir ÜlkerSpor oyuncusuydu onu da buradan hatırlatalım)San Antonio yönetimi de ilk turdaki hakkını Leon Smith'ten yana kullanmıştı.Ama onlara bir konu da hak vermek lazım.Dirk Nowitzki (Kod adı Panzerowski) ve Peja Stojakovic lottery seçimi olarak nitelendirilebilecek oyunculardı ve 1999 Draft'ı onların ilk yıllarını geçirdiği bir yıla gelmişti.Onlardan kimse All-Star olmasını beklemiyordu.Bir de Manu öyle NBA yetkililerinin cirit atmadığı bir takımda yani İtalya'nın Reggio Calabria takımında forma giyiyordu.Bu bakımdan onu keşfedemeyen yetkililere biraz daha hoşgörü ile yaklaşabiliriz.

Biraz fazla uzattık değil mi arkadaşlar...Fakat sitemizin sloganı gibi Durmak Yok / Yola Devam diyoruz...İki konu maddemiz daha var...Birincisi İlk Turun sonlarında seçilmiş yani ikinci tura kalmış farzettiğimiz oyuncular.İkincisi ise hiç seçilmemiş oyuncular.Tam gaz incelemeye devam ediyoruz.

İlk turun sonlarında seçilmiş ve sonradan yıldız olmuş oyuncular da var.Bunlara örnek olarak geçen sezon NBA'in en iyi 6.Adamı seçilen ve bu sezonda o ödülün en büyük adayı Brezilyalı Leandrinho Barbosa...Barbosa 2003 Draft'ında 28.sıradan Spurs tarafından draft edilsede Siyah-Beyaz formayı giymek ona hiç nasip olmadı.2001'de ise Spurs aynı sıradan Fransız oyun kurucu,başta ben olmak üzere çoğu erkeğin antipati duyduğu (Eva Longoria olayı nedeniyle) Tony Parker'ı seçti.Parker'da 3 kez şampiyonluk yüzüğü taktı ve 2 kez All-Star oldu.Ayrıca 2007 Finalleri'nin MVP'si seçilmeyi başardı.Bu ödülü ilk kez bir uluslararası bir oyuncu alıyordu.Parker için büyük bir gurur olmalı.Dallas Mavericks'in Alman Yıldızı'ndan sonra en vurucu gücü olan Josh Howard'da LeBron,Melo,Wade,Hinrich ve Bosh'ın sınıfı olan 2003 Draft'ında Dallas Mavericks tarafından 28.sırada seçildi.Howard,4 sezon NCAA oynamıştı.O da çok çok iyi savunma yaparak tüm NBA yetkililerinin takdirini toplamayı başardı ve All-Star olma onuruna erişti.Hücumda da büyük bir gelişme gösterdi ve NBA'in yıldız sınıfına girdi.New York Knicks tarafından 2005 Draft'ında 30.sıra da seçilen David Lee'de 30-35 dakika süre almasına karşın double double ortalama ile oynayan bir oyuncu.

Şu ana dek hep ya 2.turda ya da 1.turun sonlarına doğru seçilmiş oyunculardan bahsettik.Bir de NBA yetkilileri tarafından hiç bir işe yaramayacağı düşünülen,ve draftlarda hiç seçilmeyen ama sonradan iyi olan oyuncular var.Bu tür oyuncuları,NBA yetkililerinden uzaklaştıran bir etken mutlaka vardır.Boyu pozisyonuna göre kısadır,boyu ile oyun tarzları birleştiğinde oynayacak tam bir pozisyonları yoktur,çabuk ya da hızlı ayaklara sahip değildirler,pek atletizm özellikleri yoktur veya hiç şut atamazlar.Ama onların itici gelen bir özelliği mutlaka vardır.İşte bu tür olaylar yüzünden bu oyunculara çok  daha fazla saygı gösteriyoruz.Bu oyuncuların arasında All-Star olanına pek rastlamazsınız.Bunların sayıları bir elin parmaklarını geçmez.Fakat bunların arasında şampiyonluk yüzüğü kazanmış Mike James,Udonis Haslem ve Bruce Bowen gibi oyuncular var.Bu tür oyuncular çok iyi savunma yaparlar ve NBA'e o yönleri sayesinde adım atmışlardır.Bowen,Raja Bell,Charlie Bell gibi oyuncular bu tiplerinin en iyi temsilcileridirler.Bunlar genel de pek sevilmezler ve hiç centilmen davranmazlar.(Bruce Bowen'ın yere düşen Ray Allen'ı nasıl acımazsızca tekmelediğini hatırlayın.Çoğunuz benim Seattlelı olduğumu bilirsiniz.Hal böyle olunca da Bowen'dan iğrenirim.)Bu tür oyuncular öl dense ölecek öldür dense öldürecek cinstenlerdir çünkü başka şanslarının olmadığını avuçlarının içi kadar iyi bilirler ve davranışlarını bu yönde ayarlarlar.

Bu tür oyuncuların örnek aldıkları bir kişi vardır ki...Ha pardon,ona geçmeden önce bir istisnaya yer vermemiz gerekiyor,kusura bakmayın.Brad Miller da Purdue Üniversite'sindeki kariyerini noktaladığında draft edilmeyenlerdendi.Çoğu maç Sacremento Kings maçının yapıldığı ve yerden yere vurulduğu yayınlardan önce o da çok ilginç ve takdir edilecek bir yol izlemişti.Miller,draft edilmeyince profesyonel kariyerine İtalya'nın Bini Viaggi takımında başlamıştı.Rashard Lewis olayında değindiğimiz bir olay 1998 de lokavt olunca NBA oyuncuları Yunanistan'daki Dünya Erkekler Basketbol Şampiyonası'nda Amerika Birleşik Devletleri adına mücadele edememişlerdi.Bu olay üzerine rota Avrupa'da forma giyen ABD'li oyunculara çevrildi.O yıl ABD Milli Takımı'nda oynayan Miller,Yunanistan'daki şansını iyi kullandı ve NBA takımlarının radarına girdi.Charlotte,Chicago,İndiana ve Sacremento derken tam 2 kez All-Star oldu.2003 yılında ise 67 milyon dolarlık bir kontrata imza attı.Kariyerinin ilk bölümünde son derece savaşçı,her topa atlayan ve akıllı basketbol oynayan Miller,şu sıralar ise tam bir gölge savaşçısı.Ucuz asistlerle gündemde kalmaya çalışan,savunmayla hiç alakası olmayan ve kaçak dövüşen bir oyuncu haline geliverdi Miller.Onu bu yazıya kabuk değiştirmeye başlamadan önce 2 kez All-Star olduğu için aldım.Seçilemeyen oyuncuların örnek aldığı ve onların esas göz bebeği olan biri varki o da ''Big'' Ben Wallace...

Alabama'nın ufacık bir kasabası olan White Hall'da,11 çocuklu bir ailenin 10.çocuğu ve 8 erkek kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geldi Ben Wallace.Hem fakir bir ailenin çocuğuysan,üstüne üstlük ufaksan bir şeyler elde etmen için herkesten daha çok çalışman gerekir.Aynı zamanda çabuk da olmalısın.İşte Big Ben'in basketbol özelliklerinin kaynağı da burada yatıyor.Üç odalı bir evde 14 kişi yaşıyorsanız o şartlar pek de rahat değildir.Bu çiftçi ailesinde çalışmayana ekmek de para da yok...Biriktirdikleri paralarla Big Ben ve üç ağabeyi eve bir basketbol potası alırlar.Ama ağabeylerinin ona pek pas vermek gibi bir niyetleri yok.Ben,topa değmek istediğini şöyle anlatıyor:''Ribaund almam,top çalmam,top kesmem gerekiyordu topa değmem için.'' İşte Ben Wallace'ı,koca bir şehrin sembolü yapan siyahları bir kenara bırakın,Beyaz Amerikalılara bile afro peruklar taktıran,ona dört kez en iyi savunmacı ödülünü kazandıran ve 4 kez All-Star yapan hikayenin başlangıcı ve en önemli noktası bu.Wallace draft edilmeyen oyuncuların NBA'in zirvesine çıkabileceğinin bir kanıtı değil sadece,O savunma yaparak,top çalarak,ribaund alarak,blok yaparak ve fazla sayı atamayarak dört kez All-Star olabileceğinin bir kez şampiyonluk yüzüğü takabileceğinin ve 60 milyon dolarlık bir kontrat alabileceğinin de bir kantı.Hemen hafızalarınızı zorlayın(benim gibi NBA'i çok yakından takip eden basketbolseverler bunu bilecektir ama bilmeyenler için yazıyorum)NBA'de kim aynı sezon hem ribaund hem de blok kralı oldu?.. Kareem Abdul Jabbar (1975-1976), Bill Walton (1976-1977), Hakeem Olajuwon (1989-1990) ve bir de Whitey Hall'dan gelen o fakir 11 çocuklu bir ailenin,10.çocuğu Ben Wallace.Wallace başlanan yerlerin değil,gelindiği yerlerin önemli olduğunu hepmize gösteren bir sembol.

Önüne bakmayıpta sonuna bakanların hepsinin bir ortak yönü olduğunu bu yazıda gördük...Onları motive eden,kaybedecek birşeylerinin kalmadığıni kanıtlayıp kendine büyük hedefler belirliyeceği bir takım faktörler gerekli.Bir takım insanlar size ''Yeterli değilsin,başka kapıya,yeteneksizsin''dediğinde onları küçük düşürmenin yanıtlmanın tek yolu var.Bu yolda ilerleyenlerin sayısı hiç de azımsanacak bir düzeyde değil.

Herkese bol NBATR'li günler diliyor ve bu Türkiye'nin En Büyük Basketbol ve NBA Platformunda nice yazılarda sizlerle birlikte olmak dileğiyle;

Bir başka yazıda görüşmek üzere,

Emre KOCAASLAN,
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Saygılar...
Yorumlar (1)Add Comment
...
Yorumu Yazan vc15, 07 Mart 2008, 23:28:50
Seni 2007 şubata kadar sewdım arenas fakat 2007 subat ayında oylamanın son haftasında Carter ı geçip ilk beşe yerleştiginden beri sana gıcıgım gıcıklıgımda işe yaradı aslında iki büyük saakatlık geçirdin.Aslında geçirmede kötü oynunla milletin gözünden düş!!!...arenas yazısınada bunu yazmak :D

Yorum yazın
Yazı Alanını Küçült | Yazı Alanını Büyüt

busy
 


Editörden -Volkan Yeğin-

Efsanelere Saygı Köşesi

Barış Aydın

Editörden -Bekir Yusuf Alpay-

İbrahim Barış Güler

Şevket Topaloğlu

Editörden -Gültekin Tezcan-

Sosyal Medya ile Takip Edin!

Twitter Facebook Friendfeed RSS

Son Yorumlar

İddaa Basketbol Nası...
Nasıl bir farkı olacak ki bayan basketbolunun?
NBATR - İhsan Bayülk...
Çok güzel röportaj olmuş. Ben İhsan Bayülken...
7 Yıl Aradan Sonra P...
İnşallah bu sene de playoff yapaca Efes.
Howard'ın Dönüş Tari...
Howard gerçekten başa bela bir oyuncu, sürekli ...
Kevin Martin de Saka...
sitenizde iletisim adresi göremedik. Reklam verme...
NBATR - İhsan Bayülk...
Semih Erden basketbola verdi kendini. nba günleri...
İddaa Basketbol Nası...
tr bayan basketbol nasıl oynanır kuralı warmı ...
İddaa Basketbol Nası...
arkadaslar tr bayan basketbol nasıl oynanıyo bı...
Michael Jordan EFSAN...
Meryem mesajını çok geç gördüm kusuruna bak...
NBA'in En İyi Oyuncu...
bune ya michael jordan

© 2004 - 2013 | Türkiye'nin NBA ve Basketbol Portalı | nbatr.com


Sitede yer alan haber ve yazılar Kaynak gösterilmeden herhangi bir medya ortamında yayınlanamaz.!

NBA

NBA Basketbol
NBA TV NBA TV izle