Gönderen Konu: Kareem Abdul JABBAR "Lewis Alcindor Jr." Basketbol Yaşantısı  (Okunma sayısı 5207 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Michael 23 JORDAN

  • Majesteleri
  • Starter
  • ***
  • İleti: 416
  • Let Your Game Speak
    • Profili Görüntüle
    • JUMPMAN23
Kareem Abdul JABBAR "Lewis Alcindor Jr."


KAREEM ABDUL JABBAR
Tam Adı: Kareem Abdul-Jabbar
Doğum Tarihi: 16/8/1947 New York
Boy: 7-2; Kilo: 267 lbs.
Lise: Power Memorial (N.Y.)
Üniversite: UCLA
Draft: Milwaukiee Bucks (1969)
Transfer: Los Angeles Lakers'a 16/6/1975



Bir Basketbol EFSANESİ : “Kareem Abdul-JABBAR”

“Kareem Abdul Jabbar NBA’den emekli olduğunda 42 yaşındaydı. NBA tarihinde hiç bir oyuncu o güne kadar onun attığı kadar fazla sayı atamamış, en değerli oyuncu ödülünü kazanamamış ve onun olduğu kadar All-Star olamamıştı. Kişisel ve takım bazında Kareem’in kariyerine baktığınız zaman efsanevi basketbolcunun büyük başarılara  imza attığını görürsünüz.

Yılın Çaylağı, 6 NBA şampiyonluğu, 6  MVP ödülü, 2 kez NBA finalleri MVP’si, tam 19 kere All-Star oluşu, 2 kez sayı kralı olması ve  hem 35. hem de 50. All Star yıl dönümlerinde takımdaki yerini alabilmesi onu görkemli bir oyuncu haline getiriyordu. Diğer oyuncular onu tutmakta oldukça güçlük çekerlerdi. Katı savunmalara karşı fiziğinin üstünlüğünü kullanmasını çok iyi biliyordu. Savunmalara karşı zorlandığında Kareem daha önce kimsenin görmediği ve başvurmadığı  kendine has hareketini yapıyordu : “Sky-Hook” (Çengel) Ünlü basketbolcunun belki bilerek, belkide farkında olmadan başvurduğu bu yöntem yıllar ilerledikçe yaptığı hücumlarda en etkili silahı oluyor ve basketbol literatürüne yeni bir terim kazandırıyordu. İlk etaplarda Kareem’in bu hareketi göze pek hoş gelmesede (Amerikalılar tarafından “unsexy” diye tabir ediliyordu) zamanla bir çok oyuncu tarafından uygulanır hale geldi. Kariyerinin son dönemlerine doğru “Uluslararası Basketbol Taraftarları Şefkat Ödülü” ’nü kazanması onun aslında saha içinde olduğu kadar saha dışında ve tüm profesyonelliği boyuncada ne kadar çok sevildiğinin bir göstergesiydi.

Kareem özel bir adamdı. Basından olabildiğince kaçınır ve ondan uzak dururdu. Bu tavrı zaman zaman çokça eleştirilmesine yol açıyordu. Kareem ile Los Angeles Lakers’ta tam 8 sezon çalışan Pat Riley “Sports Illustrated” gazetesine onun hakkında şöyle diyordu :            “ Neden daha fazla yargılıyorsunuz onu? Bir insan tüm rekorları kırdığı, şampiyonluklar kazandığı  zaman neden ona tahammül edemiyorsunuz? Onu neden yargılıyorsunuz? Hadi gelin onu tüm zamanların en iyi oyuncusu ilan edelim!” İşte gelmiş-geçmiş en iyi basketbolculardan biri olan Kareem Abdul-Jabbar’ın ilgi çekici hikayesi...”




Lewis Alcondor JR. Ve NCAA Yılları

Kareem Abdul Jabbar Amerika New York’ta, ikinci dünya savaşının bitmesinden iki yıl sonra “Lewis Alcindor Jr.” olarak dünyaya geldi. Koruyucu bir anne ile katı bir babanın tek çocuğu olan Lew  gergin bir ortamda büyüdü. Harlem’in en uzun boylu çocuklarından biriydi. Alcindor okul

arkadaşlarından farklı olarak kendisinde garip bir şeyler görmeye başladı. Bu hiç kuşkusuz basketbola olan ilgisi ve yeteneğiydi. Power Memorial’da bir süre oynadıktan sonra üniversite için UCLA’ya kaydını yaptırdı ve Amerika’nın en önemli ve ünlü koçlarından John Wooden’ın takımında oynamaya başladı.

Alcindor üniversite ortalamalarını alt üst etmeye başlamıştı. Dikkat çekmesi hiçte zor olmadı. 1967’de yılın oyuncusu seçildi, 1969’da “The Sporting News”,  “United Press International” , “Associated Press” ve “Amerika Basketbol Yazarları Derneği”  tarafından yine en iyi oyuncu seçiliyordu. Kazanmış olduğu ödüller ve göstermiş olduğu sıra dışı performansla Alcindor NCAA (Amerikan Üniversiteleri Basketbol Ligi) in bugüne kadar en çok göze çarpan oyuncusu olmayıda başarıyordu. Pivot pozisyonunda oynayan Alcindor UCLA’nın kazandığı üç şampiyonluktada büyük pay sahibi oldu.




NBA Seçmeleri Ve Milwaukee Macerası

1969’da yapılan NBA oyuncu draftlarında (seçmelerinde) Alcindor’u birinci sıradan seçen şanslı takım Milwaukee Bucks oldu.  (Phoenix Suns ile Milwaukee Bucks’ın Alcindor’u seçebilmek için aralarında yazı tura attıkları kulis arkası haberlerde bir çok kez dile gelmiştir) Alcindor’dan önce NBA tarihine damgasını vurmuş iki önemli oyuncu bulunuyordu. Bunlardan biri Boston Celtics’i henüz yeni bırakan efsanevi oyuncu Bill Russell bir diğeri ise 35 yaşına gelmiş fakat hala etkili oyunlar çıkartan Wilt Chamberlian’dı. NBA tarihine öncelikle çok iyi bir pivot olarak damga vurmanın zamanı gelmişti. 1969-1970 sezonunda genç oyuncu önderliğinde Bucks Doğu Konferansında 56 galibiyet 26 mağlubiyet gibi iyi bir ortalama ile ikinci sırayı aldı. Alcindor birdenbire büyük bir star olmuş, daha çaylak sezonunda “28.8” sayı ortalamasıyla ligde ikinci sıraya kadar yükselmiş, “14.5” ribaund ortalamasıyla 3.lüğe oturmuş ve tahmin edilebileceği gibi “Yılın Çaylağı” ödülüne layık görülerek gerçekten tatmin edici bir başlangıç yapmıştı.

Alcindor’u takıma kazandırmadan önce vasat bir görüntü çizen Milwaukee Bucks takımı off-sezon (ölü-sezon) boyunca takımda bazı değişiklikler yaptı. Cincinnati Royals’tan 31 yaşındaki oyun kurucu Oscar Robertson’ın takıma katılmasının ardından ilk 5 oyuncularını destekleyici bir bench (yedek kulübesi) oluşturuldu. Bobby Dandridge, Jon McGlocklin, Greg Smith ve genç oyuncu Lucius Allen takımın yeni silahları oldular.  Milwaukee kadrosuna kattığı yeni oyuncularla daha çok güçlenmişti. Üstüne üstlük Lewis Alcindor gibi daha ilk sezonunda yıldız olmuş bir oyuncu ile başladıkları ligde 66 galibiyet ile 1970-71 sezonunda imkansızı başarıyorlardı. Alcindor NBA’in MVP’si seçiliyor ve 31.7 sayı ortalamasıyla ligin en fazla sayı atan oyuncusu oluyordu. Milwaukee finallerde Baltimore Bullets’la karşılaşıyor ve oynanan maçların sonunda Alcindor finallerin MVP’si oluyordu.




MÜSLÜMAN Oluşu Ve L.A. LAKERS’A Geçişi

1971-1972 sezonundan önce Hıristiyanlığın Katolik mezhebine bağlı olan Lewis Alcindor Müslümanlığı seçerek adını (hepimizin hafızalarına kazınmış olan) Kareem Abdul-Jabbar ile değiştirdi. Sezon sonunda yine sayı krallığına ulaşan (34.8) Kareem bir kez daha MVP seçiliyor ve Bucks Doğu Konferansı liderliğini kimseye kaptırmıyordu. 1973-1974 sezonunda Abdul-Jabbar ligdeki 5. yılında 3. MVP ödülünü kazanarak NBA’in en önemli 5 kategorisinde önemli rakamlara ulaşıyordu. (“Sayı : 27,0 üçüncü”, “Ribaund : 14.5, dördüncü”, “Blok : 283, ikinci” ve “Şut isabeti : ikinci” )

Bu sırada Chamberlian Lakers’ta basketbol yaşamına noktayı koymuş ve Lakers 30 galibiyet 52 mağlubiyet ile Batı’da son sırada yer alarak belki de tarihinin en kötü oyunlarını çıkarıyordu. Beklenen oldu ve Abdul-Jabbar Lakers ile anlaştı. Kareem yeni takımında oynadığı ilk sezonda yani NBA’deki 7. sezonunda 27.7 sayı ve 16.9 ribaund ortalamalarıyla 4. kez MVP’ye layık görüldü. Kareem yeni takımına ve taraftarlarına kazandığı bu ödülle merhaba diyordu. Bir sonraki sezonda Jerry West takımın başına geçti ve takımı lig tarihinin en iyi istatistiği olan 53 galibiyet 29 mağlubiyet ile zirveye taşıdı. Abdul-Jabbar 26.2 sayı 13.3 ribaund ve  yaptığı 261 blokla 8. senesinde 5. MVP’sini kazanarak Bill Russell’ın rekorunu egale ediyordu. Kareem’in bu başarılarına karşın Bill Walton’lı Portland Trail Blazers’da konferans finallerinde Lakers’ı adeta süpürüyordu.

Kareem Abdul Jabbar’ın büyük çabalarına rağmen Lakers sonraki iki sezonu orta sıralarda tamamladı ve hayalini kurduğu şampiyonluğa ulaşamadı. Ortalamalarını yükseltmeye ve iyi oynamaya devam eden Kareem’in önünü kesebilecek tek bir etken vardı : Sakatlık 1977-1978 sezonunda eski takımı Milwaukee’ye karşı oynarken Bucks’ın çaylak oyuncusu Kent Benson ile girdiği bir kavgada elini kırması onun sahalardan 20 maç uzak kalmasına sebep oluyordu. Bu süreç içerisinde iyice işi zorlanan Lakers genç oyuncular Jamaal Wilkes ve Norm Nixon’ı kullanarak başarılı olmaya çalıştıysada hiçbir şekilde başarı sağlayamayarak sıradan bir takım hüviyetine büründü.




Show-Time Başlıyor...

1979’da Utah Jazz’den alınan birinci round draft hakkı ile Lakers Michigan State’den uzun boylu oyun kurucu Earvin “Magic” Johson’ı seçti. Johnson’ın dehşete düşürücü oyun zekası ve yıldırım hızındaki fast breakler ile (hızlı-hücum) “Show time” (Şov zamanı) olarak adlandırılan Lakers maçları artık daha farklı bir havada oynanıyor rakip takımlar Los Angeles’e seyahat etmekten korkar hale geliyorlardı. Johnson’ın takıma katıldığı sezon Lakers bu müthiş ikilinin önderliğinde bir sezonda tam 60 maç kazanıyordu. Lakers final serisinin 5. maçında Sixers’ın karşısına çıktığında efsanevi oyuncu Kareem Abdul Jabbar’ın ciddi bir biçimde bileği burkuldu.


Buna rağmen Kareem attığı 40 sayı ile takımını serinin 6. maçına taşıdı. 33 yaşındaki tecrübeli oyuncu elinden geleni fazlasıyla yerine getirmişti. Ama sakatlığı onun final maçında oynamasına izin vermiyordu. Herkes ligin en iyi pivotunun yerinde kimin oynayacağını düşünürken Lakers sahaya bilindik bir beşle çıkıyordu. Kareem haricinde alışıla gelmiş bu oyuncular arasında en fazla dikkati çekende 20 yaşındaki çaylak oyuncu Magic Johnson’ın oyun kurucu pozisyonundan pivot mevkiine geçiş yapmasıydı. Bu dikkat çekmektende öte herkesi şaşırtacak cinsten bir durumdu. Maçın sonunda Magic 42 sayı,15 ribaund ve 5 asist ile yıldızlaşırken   Lakers Sixers’ı 123-107 yeniyor ve şampiyonluğa uzanıyordu. Takımını son maça kadar taşıyan 33 yaşındaki Kareem ise sezon boyunca 24.8 sayı ve 10.8 ribaund ortalamalarıyla oynayarak kariyerinin 6. MVP ödülünü alıyordu.





İyisi Ve Kötüsüyle Son 6 Sezon

Abdul-Jabbar Lakers’ta oynadığı sonraki 6 sezonda da sayı ortalamalarını hiç 20’nin altına indirmedi. Ribaund ortalamaları ise 6 ile 8 arasında belli bir düşüş gösterdi. Buna rağmen Kareem ilerlemiş yaşına meydan okuyarak maç başına 32 ile 35 dakika arasında oynama başarısı gösterdi ve takımının yine en büyük kozu oldu.


Magic Johnson ünlü spor yazarı Gary Smith ile yapmış olduğu bir röportajda Kareem için “O tüm sporlar içindeki en güzel atlettir” demişti. Abdul-Jabbar’ın kariyerinin sonlarına doğru yapmış olduğu fitness programları belkide onun için en önemli çalışmalar olmuştu. Formunu muhafaza edebilmek ve gücünden düşmemek için o da bu çalışmalara çokça önem verdi. Yoga ve dövüş sporu çalışarak bacak ve kollarını daha güçlü ve hazır tuttu. Çıkacağı her maçtan önce stresini azaltmak için yapmış olduğu meditasyonlarsa onun işini ne derece önemsediğinin bir göstergesiydi.

5 Nisan 1984’te Lakers’ın Jazz ile Las Vegas’ta oynadığı maç Kareem için kariyerinin en mükemmel anlarıydı. Magic’ten aldığı pası “patentli” çengel atışıyla baskete çeviren tecrübeli oyuncu böylelikle kariyerinin 31,420. sayısına ulaşıyor ve NBA’in en fazla sayı atan basketbolcusu Wilt Chamberlain’in rekorunuda geçmiş oluyordu. Artık NBA tarihinin en çok sayı atan oyuncusu Kareem Abdul-Jabbar’dı.

Lakers onunla birlikte son 10 sezonda tam sekiz kere NBA finallerine kalıyor ve 5 kez mutlu sona ulaşıyordu. (1979-1980 ile 1988-1989 arası ) Boston ile Philadelphia’yı iki kez yenerlerken Detroit Pistons’u bir kez şampiyonluktan ediyorlardı. Lakers’ın Boston ile karşılaştığı 1985 serileri Kareem için belkide en tatmin edici maçlardı. 38 yaşında kariyerinin doruklarına ulaşmış bir oyuncu olan Kareem’in bazı otoritelere göre emekliye ayrılma vakti çoktan gelmişti. Serinin ilk maçında Robert Parish ile eşleşen Jabbar sadece 12 sayı da kalmış ve 3 ribaund alabilmişti. Celtics o maçta Lakers’ı 148-114 gibi farklı bir skorla geçerken otoritelerin tezleride bir hayli güçlenmişti.


Maçtan sonraki 2 gün içerisinde Abdul-Jabbar zamanını bir çok maç kaseti izleyip bir saati geçen koşu alıştırmaları yaparak geçirdi. Serinin 2. maçında tecrübeli oyuncu tüm otoriteleri yanıltarak 30 sayı,17 ribaund,8 asist ve 3 blok ile oynadı ve Lakers’ın maçı  109-102 almasını sağladı. Jabbar onca eleştirilere finallerin MVP’si seçilerek cevap veriyordu.


Ünlü oyuncu 1985’de yaşadığı şampiyonluğun diğerlerine oranla daha değerli olduğunu söylüyordu. 40 yaşına geldiğinde herkes Kareem’in basketbolu bırakacağını düşünürken Lakers onunla iki senelik bir kontrat daha imzaladı. Kareem son sezonunda yine final görmeyi başardı. Detroit ile oynanan üçüncü maçta 24 sayı,13 ribaund ile sezonun en yüksek rakamlarına ulaşıyordu. Buna rağmen Lakers  özellikle Johnson ve Byron Scott’un sakatlıklarınında etkisiyle  şampiyonluğa veda etti. Son maçında Jabbar sadece 7 sayı atabildi. Son sezonunda sayı ortalaması 10.1 e kadar düştüysede Kareem Abdul-Jabbar kariyerine bir çok başarı sığdırmayı bildi. Tüm kariyeri boyunca 38,387 (24.6) sayı atan Kareem, 17,440 ribaund aldı ve tam 3,189 blok yaptı. 20 senelik uzun kariyeri süresince tam 1,560 maça çıkarak adete bir rekora imza attı. 


Emekli olduğundan beri eğlence sektöründe çalışan Kareem aynı zamanda gönüllü bir basketbol elçisi... 1995 yılında basketbol sporunun en prestijli ödüllerinden biri olan Naismith Memorial Baketball Hall of Fame ‘e layık görülen oyuncu patentli hareketi Sky-Hook ile bir çok basketbolcuya ilham kaynağı olup dünya spor tarihinde bir ilke imza atarak adını ve yaptıklarını gelecek nesillere taşımasını bildi.



Kaynak: Sporun Sesi

Mїcħąęl 23 ЈσяĐĄŊ

Çevrimdışı Dağlar

  • Ex-King
  • Yönetici
  • MVP
  • ******
  • İleti: 4.314
    • Profili Görüntüle
    • Türkiye'nin Basketbol Portalı
Ynt: Kareem Abdul JABBAR "Lewis Alcindor Jr." Basketbol Yaşantısı
« Yanıtla #1 : 29 Şubat 2008, 23:54:30 »
Basketbola rekorlarıyla birlikte daha birçok şey katan adam. UCLA'den Los Angeles Lakers'a kadar uzanan bir efsane...

www.<a class="inlineAdmedialink" href="#">twitter</a>.com/daglarsenel

Çevrimdışı lordapo

  • | Knickerbocker |
  • MVP
  • ******
  • İleti: 8.964
  • SG-Turk Tau'ri
    • Profili Görüntüle
    • www.myspace.com/lordapo
  Mubarek adam nba maçlarında ve bruce lee ile çevirdiği filmden hatırladığım yüce insan.Bence
pivot kavramını daha ilerilere taşıyan,kendi buluşu olan sky hook ile nerdeyse pota altında savunulması en zor adam olan kareem abdull jabbar yada lew alcindor nba de russell,mikan,wilt
ve reed den sora gelmiş geçmiş en büyük pivottur hatta yakın zamanlarda oynadığı patrick ewing, hakeem oloujuwan,moses malone gibi efsane uzunların üstünde oldu onu kelimelerle anlatmak zor en çok beğendim özelliği asla ama asla rakiplerini küçümsememesi hatta müslaman olmanın verdiği olgunluk ile kariyerine 40 lara kadar devam etmesi umarım bir gün onun gibisi
çıkar dicem de zor....