İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Ty

Sayfa: [1] 2 3 ... 11
1
Haber Arşivi / Ynt: Livingston Artık Oynamak İstiyorum
« : 26 Eylül 2008, 03:39:08 »
Şimdi diyorsun ki;
Livingston'ın sakatlığının farkındayım, zaten sadece oyun kuruculuk-pas zart zurt-şut yapar diyorsun.

Bu adam zaten iyi bir şutör değildi, hele hele Farmar ve Fisher'ın yanında hiç iyi bir şutör değil, nasıl bir şekilde işimize yarayacak bu konuda? Ayrıca demin 'takım şutörle dolu zaten' diyen insan, şimdi Livingston'ın kalan 3 silahından birini şutörlükle dolduruyor. Yanlış anlama, bana kalırsa herkesde olmalı şut da, sen değilmiydin demin 'bir kişi de şutör olmayı versin' diyen. Balık hafızadan dem vurup Smush'ı unutanları görmeye başladım.

Bana hala pastan falan bahsetme bir kere. Livingston'ın iyi bir oyun kurucu olduğunu söylüyorum zaten, boşuna 3 paragraf yazıyorsun yine. Oyun kuruculuk tecrübeyle doğru orantılıdır ya, neyse, geri döndüğü anda eski haline döneceğini düşünelim oyun kurma yetilerinin, ne işimize yarayacak bu adam? İlk 5 için savunma bilmeyen, şutu istikrarlı olmayan, diğer 2 eleştirilen adamdan çok çok çok daha fazla bir I. Prone olan bir adamı düşünmeyiz herhalde, geçtik bunu. Peki ya yedekte? Kadroda bolluk yok mu bizim? Walton ve Radman asla oturtulmaz o kontratlarla, bunu ikimiz de biliyoruz. Ee Odom da büyük ihtimalle bench'e çekilecek. Olmadı Ariza çekilecek. Vujacic de orada. Farmar da orada. Fark ettiyseniz yüksek kalite bench oyuncuları bunların çoğu, lüks. Bunun yanı sıra daha hiç pota altı oyuncusu saymadık farkederseniz, Mihm'ler Mbenga'lar Powell'lar var daha süre kapacak. Nasıl paylaştıracaksın, kimden kısacaksın, nasıl kıyacaksın süresini kıstığına verdiğin paraya. Düne kadar Buss'ın cimri olduğunu, lüks vergisini ödemek istemeyeceğini, Odom'un veya yüksek kontratlı birinin gönderileceğini söylüyorduk. Şimdi gelmiş bu yüksek meblağ verilen adamların süresini kısacağımızı ve kıstığımız süreyi sonunun kapalı bir kutu olduğu bir adama vereceğimizi söylüyoruz. Ondan da öte 'ya tutarsa' diyerekten 3 milyon veriyoruz o kapalı kutucuğa. Var bir tutarsızlık ama nerede.

Bak hala aynı şeyleri zırvalıyorsun. Farmar ve Fisher'la sabaha kadar karşılaştır kardeşim, bana uyar, zamanın bol demek ki. Ama saçma benim geçen mesajlarda dediklerimden sonra. Smush'ı gözünün önüne getir, biz Smush'a kızıyor muyduk 'Ulan bak yine oyun kuramadı' diye? Bize gerekiyor muydu onun kuracağı oyun? Kidd konuları hala gözlerimizin önünde başka forumda, açalım bakalım, bir kişi bile Nets'te gösterdiği etkinin yarısını göstereceğini belirtmiş mi? Kidd'in savunmada vereceği katkıyı ne çabuk gözardı ediyoruz... Bu arada cidden kadere inanan senmişsin, bunu anladım. Tesadüf değil mi Phil Jackson takımlarının bir düzgün guard'a sahip olmaması? Şansa bak, Salary ancak 2'ye 5'e yetmiş... Bir düzine Final'e çıkılmış, ama tesadüf, iyiymiş, selam söyle benden de kendisine. İstenince rahatlıkla transferin yapıldığını göremiyor muyuz? Açarsın Salary'ini, belki 2 yıl sürer, alırsın PG'ni. Shaq'ı gidersin, iyi bir PG'ye karşılık takas etmeye çalışırsın ki Nash-Finley teklifini bile kabul etmiyorlardı başka teklifler olsaydı.

Livingston'ın bize ne artısı var, anlamış değilim. Hani Lakers bunca senedir, üçgen yüzünden, guard'ından sadece savunma-şut istiyor. Haa bir de topu yarı sahaya taşımasını. Bir de son senede Gasol ve Bynum'lu halimizle biraz hıza-şova vurduğumuz için işi, fastbreaklere başladık ve tabii ön alanda baskı savunmasına. Şu saydıklarımızdan kaç tanesini yapabiliyor Livingston peki? Livingston benim gözümde Walton'dır şu görevlere karşı. Pas atar, savunma yapamaz, şut sallayamaz, baskı kuramaz. Ee pasını ne yapacağız biz adamın? Topu yarı sahaya geçirdikten sonra bir bok yapmaya kalkışan PG gördün mü bir Phil Jackson takımında? Top verilir, köşeden de top gelirse üçlük sallanır. Geri dönülür, savunma yapılır. Hee bir devir değişecek, üçgen gidecek diyorsan... Bu arada yine yanlış anlama, bu söylediklerim sırf ilk 5 için değildir, bench için de geçerlidir.

Clippers da mı asist yapmak daha kolay, yoksa Lakers'da mı? Fatih, bebek yok karşında. Şunu başka yerde söyleme. İnsanın adını reddetmesi gibi bir durumdur şu, kanıtlayamam yani ben bunu sana, maçları izlediğini biliyorum, işi gayet iyi bildiğini biliyorum, o zaman görmezden gelme bazı şeyleri, ölüm yok işin ucunda. Üçgende PG'nin değeri yok diyeceksin, sonra da neden daha az asist yapıyor Fisher ve türevleri Livingston'dan diye laf atacaksın. Yok canım. Kobe de zaten çok huzurlu olacaktır senin guard-pota altı ilişkili sisteminde. Kobe'nin Odom'un asist rakamlarının, hatta Gasol'un asist ortalamasının takımın guard'larından daha fazla olmasının tek sebebi vardır, boşuna laga lüga yapmaya gerek yok. Kobe-Gasol(Bynum)-Odom... Nerede var şu üçlü? Rondo çok asist yapıyor da haberimiz mi yok? Kaldı ki üçgen hücum bile kullanmıyorlar. Clippers nere, Lakers nere. Karşılaştırılacak şeyler değil.

Madem yazıma laf atıyorsun, şu soruya da cevap verirsin herhalde: benim kadar tartışıp, benim kadar düzgün Türkçe kullanan adam var mı şu sitede? Varsa söyle... Onu bırak, tartışmayıp da düzgün Türkçe kullanan varsa da söyle. Bu kadar duyarlıyız demek ki, bir de yöneticiyiz, uyaralım o zaman herkesi teker teker. Ama şu sorunun cevabını almak isterim gerçekten.

Allah'ım, neredeyse asırlık basketbol tarihinde örnek bulunamıyor, yine de sakatlıktan dönebilir diyebiliyoruz. Verebildiğimiz tek örnek de bir bisikletçi oluyor, helal olsun. Aynı şeyler mi peki? Yani testis kanseriyle, diz burkulması, ne bakımdan benzerlerdir? Lance'i bir de ayağı kopunca görelim. İyi ki bana kulak asmamış zira o zamanlar Action Man'lerle oyun diyarlarına uçuyordum. Senin de pek bir farkın olmasa gerek.

Gel saçmalığa yine. Ya bak, yine soru sorarak çözmeye çalışacağım... Soru yine aynı, sen cevaplayana kadar da sormaya devam edeceğim: Kobe gayet iyi bir adam, seviyoruz ama sakatlanırsa ne olacak?

Ne olacak cidden? Sakatlanırsa Vujacic oynayacak, Kobe de iyileştirilmeye çalışılacak. Baktık ki Kobe dönemiyor uzun süre, Şubat'ta bir veteran alınacak, Vujacic'den iyisini bulursak. Peki, senin teorine göre bu doğru mu? Hayır... Peki hem Gasol, hem Bynum, hem Odom hem de Kobe için bu soruyu üretirsek ve senin fikrinle birleştirirsek 4 tane kalburüstü adam mı almamız gerekecek bench'e? Çok eleştirdiğin Fisher göze batmıyorken Farmar mı batacak? Saçma elbette şu dediğin. Sağlam olan 2 adamın sakatlık riskinden bahsediyoruz ya, olaya bak.

Fisher'a MLE harcandı. 3 yıllık bir kontrat imzalandı. Geçen sene neredeydiniz? Gasol takasında Crittenton'ı kaybettikten sonra, Şubat'tan şu ana dek bir guard ihtiyacımız olduğunu şimdi mi anladık? Kaldı ki sizin teoriye Crittenton da uymuyor, onun da duvarları var, o da yetersiz ve o da sakatlanabilir!

Fisher 3 yıllık imzaladıysa, 3 yıl oynar. İlk yıldan sonra 'Fisher yaşlı' diyip başka adama yönelirsen deli gözüyle bakarlar adama. 'Fisher tam otuzdört yaşında.' Sanki imzaladığımızda 'yirmi' idi, yahu 'otuzüç' iken 3 yıllık kontrat yapmışız, nedir şimdi bu? MLE vermişler adama, çaresi mi var? (Fisher'a verilen MLE'yi övdüğüm zannedilmesin, aman)

Geldik komediye. Fisher'ın kızı. Hastaneden çıkamayan kız, Boston serisini seyretti STAPLES'ta, uyanalım. Bir terslik olsa, haberi de gelirdi. Kaldı ki, iyileşti, istenilen kaynak araştırılabilir. Ama, ömrü hayatımda bir tartışmada şu tarz bir hayvanlık görmedim, kusura bakma. Artık ' Fisher ya evde merdivenden düşerse' ihtimalini dahi göz önünde bulundurmandan korkuyorum. Nedir bu kötüleme sevdası, Livingston'ının bir tarafını savunamıyoruz vurun Fisher'a. Kobe'nin de çocukları var, nazar boncuğu yolla da Vujacic'e kalmayalım!

Tabii asıl komik olan şey şu: Geçen sene, kızının hastalığının ne hal alacağını bilmediği Fisher'a 3 yıllık MLE vermesinden sonra, başkasının 1yıl sonra kızının hastalığının iyiye gitmesinden sonra Lakers'ın yerine başka oyuncu almak isteyebileceğini düşünmesi-önermesi.

Ah ah, keşke desteksiz sallanmasa. Oysa bir blogda Francis haberini geçerken, sakatlık değil kafasının asıl problem olduğunu belirtmiştim. Tüh, olmadı Fatih.

İlgileniyoruz, hatta daha fazla ilgileniyoruz. Çıkan haberlerin çoğunu görüyoruz, tartışmalara giriyoruz. Francis'in sorununun ne olduğunu bilirim. Ben burada verilen umutlardan bahsediyorum. Aynı durum elbette. Her sene 'ya tutarsa' olayı. Livingston 'Döneceğim' der, yine heyecanlanır herkes. Ama bir dönüş yok tarihte, ilginç. Grant Hill denilmiş, yanından geçmez bu sakatlığın. Ama Hill'in döndüğünü zannedenler de yanılıyorlar, Hill böyle bir herif
değildi, neydi ne oldu, go-to-guy'lıktan görev adamlığına, elbette sakatlanmaz. 7 senelik bekleyişin sonucunda tabii.

Futbolun basketbolla alakası yok, bu konuda. Ben severim futboldan örnek vermeyi, sonuçta futbolun hükmettiği bir ülkedeyiz ve daha iyi anlaşılabiliyor bazı durumlar. Ancak Fenerbahçe'nin verdiği 2-3 Milyon'la bizim vereceğimiz 2-3 milyon çok farklı. Kaldı ki, FB isterse 100 kişi getirir, biz 15 kişi getirebiliriz. Allahtan Livingston Amerika'lı, yabancı kontenjanını kaplamaz dememişsin, sevindim.

Mihm konusuna hiç mi hiç girmeyelim. Lütfen, aman, sinirleneceğim. MSN'den, olmadı diğer forumdan yazı eklerdim de neyse. Mihm hakkında neler söylediğini biliyoruz ikimizde, yapma! Gir o foruma, neler yazdığına bir bak Search kısmından.

Alemin tek akıllısı değilsin, aha birkaç yorum daha(saçmalığın daniskası diyordun ya demin, şu yaptığındır daniskası ama istiyorsan al, aynısını yapalım, zor değil. Senin verdiğin siteden birkaç yorum;

*Livingston would be nice if healthy,but don’t you think other teams are looking his way and besides somebody would lose pt…sasha,farmar,sun,or j.craw….for someone who might be healthy!!!???

*id like to see him work out before we sign him! the injury he had was a very serious one wich makes me doubt he’ll be healthy! i think he will be injury prone for the rest of his career!

*Remember that the weaker one is, the more prone to injuries. Shaun Livingston is one of the weakest players in the NBA. Sort of like Kevin Durant strength wise. They can’t lift crap. The Lakers have been criticized for being “soft” or “weak” or “mentally weak.” If you really want Livingston, you would have to accept both his upside/potential and his strength issue. Most of the time, you have to give up something if you want something. When you pick a player, you also take his weaknesses along with his strengths.

The Lakers are already loaded at the guard position. What they really need is another F/C just in case if Mihm isn’t his old self (05-06, 06-07) or if an injury occurs to one of the big men.

Salak, saçma yorumlar oradakilerin hepsi. Bir kişi bile '10 günlük kontrat' meselesini bilmiyor. Bir tanesi Kobe'yi yedek bırakıyor, diğeri de aynı anda Kobe-Gasol-Odom'a yeni sözleşme veriyor. Neyse, anlatmaya çalıştığımı sonuncu koyduğum yorumdaki adam yazmış harfi harfine.

2
Haber Arşivi / Ynt: Livingston Artık Oynamak İstiyorum
« : 24 Eylül 2008, 02:56:24 »
Önceki mesajımda yazdım, tekrar yazmayacağım. Ama senin dediğin de doğru, o tanım da geçerlidir kesinlikle.

Size-weight oranı değil işte, bazı mesajları gereğinden hızlı yazında gözden kaçabiliyor, okuyunca da aynı şey olabiliyor tabii. Vücut-Boy oranı diyorsam; boyuyla kilosunu karşılaştırmıyorum, kas olsun kemiğinin bilmemnesi olsun onları boyuyla karşılaştırıyorum. Kilo olayını da ortaya ben atmadım, vence attı.

Lebron ile Livingston arasındakı farkı kimse sorsan gösterebilir, söyleyebilir... Bir adamın çevik olup olmadığını 1-2 hücum veya savunma oyununda söyleyebilirim, belki de YouTube videolarından anlaşılabilecek nadir özelliklerdendir.

D-Will pozisyonuna göre çeviktir, kilolu değildir. Kilosunun yüksek olması, onun hantal veyahut çevik olmadığını göstermez, yağ-kas oranları da önemlidir. Dediğim gibi birçok kıstas var ama bir bakışla anlaşılan ve tartışılması cidden çok saçma şeyler bunlar, apaçık ortada aslında kimin ne olduğu.

Bosh da sakatlanmaya meyilli adam değil. Sakatlanmaz da öyle çok. Kronikleşen sakatlık bölgesi de yok. Bana kalırsa gayet de çevik, bir eksikliği yok bu konuda.

T-Mac'in kronik bölgesi sırt ağrısıdır, haklısın, kusura bakılmasın saçmalamışım hafiften Türkçe-İngilizce çevirisi yaparken. Yamuk iniş diyerek dengesiz iniş yapmasını, yürekleri ağza getirmesini kastediyorum. Yoksa öyle her smaçta düştüğü, sakatlandığı yok . . .

3
Haber Arşivi / Ynt: Livingston Artık Oynamak İstiyorum
« : 23 Eylül 2008, 23:48:03 »
Kendime gore injury prone teriminin ne anlama geldıgını basta acıklamıstım. Sen de sana gore ne oldugunu acıklamıstın... Bır problem oldugunu dusunmuyorum bu konuda.

Injury Proneness terimi meyilliliktir. Elbette McGrady sakatlanmaya meyillidir, bunun nedeni de ciddi bir sekilde sakatlandigi omzudur. Yani sakatlıgı gecırmeseydı, Injury Prone olmazdı. Bir nevi senin Livingston icin dusuncen bu, ben de TMac icin dusunuyorum bunları. Ama Livingston lige geldiginden beri vucudu yuzunden elestirildi. Sakatlıgını anlatan haberlere bak, hepsinde vucut-boy orantisinin sacmalıgından oturu bu kadar kalıpsız ve sakatlanmaya meyilli oyuncu oldugu filan soyleniyor. YouTube'u ac ve Livingston'ın bırkac smac videosunu seyret. Emin ol ne demek istedigimi anlarsın, 'burkuldu burkulacak' durumunu sezebiliyor insan.

Yao'nun da durumunun T-Mac'ten bir farkı yok. Skinny filan oldugu yok, aslında normal ebatlarda. Ama onun da kemiklerindeki oranlar hakkında bir iddia cıkmıstı, kanıtlandı mı bılemıyorum ama kanıtlanmadıgı surece ortaya koyamam tabii. Talihsiz sakatlık gecirdigi icin bu isim kaldı onun ustunde. Oyle de, ıstıkrarlı oldugu soylenemez kesınlıkle.

Lıvıngston'ın durumu ayrı bır olay. Bu herıf en cıddı sakatlıgı gecırdı ama daha basketbola donmedi. Yanı kımsenın bu sakatlık yuzunden ona ' Injury Prone ' dedıgı yok, zıra sakatlıktan sonra oynamadı dahi. Neyse, sana gore farklı bır anlam teskıl edıyor olabılır, bırsey dıyemem. Ama su dogrudur, bu sakatlıktan sonra elbette arttı onun da sakatlıga meyilliligi. Bunu dersen anlayısla karsılarım.

Sonunda o sakatlık-cıddıyet durumunu da anlamana veya anlatabılmeme de sevındım.

4
Haber Arşivi / Ynt: Livingston Artık Oynamak İstiyorum
« : 23 Eylül 2008, 21:40:36 »
(zaten sadece klavyeye soyleyebılırsın) Bak tek tek acıklayacagız o zaman sana, anlasıldı...

Ilk mesaj;
Artik uslanmayacak miyiz? Francis ornegini gormuyor musunuz, daha demin tartismiyor muydunuz? Bu tarz bir sakatlik degil derdim. Livingston hayati boyunca 'injury prone' bir adam oldu. Binlerce kere sakatlik gecirdi, siddeti onemli degil. Bu adamin fizigi, oyun tarzina uygun degil.

Senin 1.mesaj;
Bir de Livingston "injury prone" değildir, isteyen bio'sunu istediği yerden kontrol etsin, kariyerinde ilk ciddi sakatlığı 2006-2007 sezonunda yaşamıştır ancak yaşadığı sakatlıkta sol bacağının diz ve ayak bileğinin her bir lifini yırtmıştır ne yazık ki. Bi Damon Stoudamire kadar bile olamayacaktır dönüşü büyük ihtimalle o yüzden.

Benim 2.mesaj;
Sakatlik meselesine gelelim. En buyuk injury prone'lardandir Livingston. Yazdigimi okuyamiyorsan, sorun sendedir. Bak ne demisim:' Bu tarz bir sakatlik degil derdim. Livingston hayati boyunca 'injury prone' bir adam oldu. Binlerce kere sakatlik gecirdi, siddeti onemli degil. '

Hay Allah'im, nasil algiliyorsunuz mesajlarimi... Siddeti onemli degil diyorum, savunmaniz 'ilk ciddi sakatligi' oluyor. Neyse. Elbette ki Injury Prone'dur. Acik ara en celimsiz oyuncudur, bu da boyu ve cevikligi arasindaki inanilmaz farktir.

Senin 2.mesaj;
Bi tarafımdan okuduğumu sanmıyorum çünkü "Livingston hayati boyunca 'injury prone' bir adam oldu" diye yazmışsın, burdan anlaşılansa "hem lise yıllarında, hem de lige ilk adımı attığı yıllarda sakatlık sorunlarıyla yüzleşti" gibi bir anlam çıkıyor. Diğer herkes de muhtemelen lafından böyle bi anlam çıkartacaktır diye tahmin ediyorum. Bu durumda benim gibi başkalarının da "ilk ciddi sakatlığıyla 2007'nin başında yüzleşti" diye cevap vermesi durumunda şaşırma derim.

Benim 3. mesaj;
Belli ki hala okuyamiyorsun. Ben orada kariyer-hayat surecinden bahsetmiyorum, sakatligin siddetinden bahsediyorum... Sen de gelmis hala 'kariyerindeki ilk ciddi sakatlik' diyorsun. Simdi anladin mi?

Injury Prone benim icin farklidir; kroniklikten ote, sakatliga meyilli olan insandir, ki sozluk anlami da budur.


TAA ılk mesajda, en bastan uyarmısım 'Gecırdıgı sakatlıkların sıddetı onemlı degıldır, ıster hafıf ıster sert olsun, bırcok kere sakatlanmıstır, bır tarafları ıncınmıstır, vucudu buna musaıttır zıra celımsızdır bu yuzden de sakatlanması muhtemel bır herıf oldugu ıcın Injury Prone'dur. Senin buna karsı savunman 'Karıyerınde ılk cıddı sakatlıgını 2007 yılında gecırdı, nasıl Injury Prone'dur bu adam?' seklınde olamaz! Ben orada ciddi-hafif ayrımını yapmadıgımı belırtmısım en basta, onemlı olan sakatlık sayısının(en ufak mac ıcı ıncınme dahi) onemlı oldugunu ve bunu bır kıstas olarak goz onunde bulundurdugumu soylemısım, celımsızlerın basını cektıgını ve bu yuzden bu kategorıye soktugu soylemısım... Sen hala cıddıyettesın.

Bakıyorum ılk mesajıma, hanı kullandıgım Turkce'de fılan da bır sorun yok, gayet acık konusmusum. Haydı bır kere yanlıs anlasılma ortaya cıkar da, ben hala oyle bırseyın olmadıgını soyluyorsam gıdersın o mesajımı bır daha okursun. Illa o yonden bırsey cıkaracaksan, editlerım mesajımı, 'sakatlıgın cıddıyetı onemlı, sayısı degıl, bu yuzden de ınjury prone bu adam' derım, gonlun ferahlar herhalde. Anlayamıyorum su asamaya nasıl geldıgımızı, tek tek mı acıklayacagız artık...

***********

Alın, lordapo belırtmıs, yenı bır umut sızlere, Marbury... Bugunlerde de herkes kullerınden doguyor yahu. Baslayalım haydı, 'eskı gunlerıne donerse...' Kolay gele!

5
Haber Arşivi / Ynt: Livingston Artık Oynamak İstiyorum
« : 23 Eylül 2008, 05:06:38 »
Sen hala Livingston'in ucacagini, atletizmini konusturacagini mi dusunuyorsun? Eski performans filan... Yapma lutfen ya. Israr da guzel birsey de, sakatlanmasina bile raziysak birakalim surada konusmayi. 15 mac, 100-200 dakika icin 3 milyon dolar vermelerini istemem. Turiaf'i elinde tutmamasindan da anlasilir herhalde Kupchak'in, o da istemiyordur fazladan gereksiz para odemek.

Potansiyel vardi, iyi oyun kurucuydu da. Hatta Fisher-Farmar veya digerleriyle karsilastirilmayacak bir adamdi. Bunu soyluyorum zaten. 2 sene once de bu tarz bir konu acilmisti yine kendisi hakkinda ve bunlari yine soylemistim, bulursam eklerim. Ama o tarz bir sakatlik adami bitirir. Wade'in de ne kadar yirtici oldugunu biliriz az cok, omuz sakatligi hakkinda da ayni seyleri soylemistim, eski performansini yakalamakta zorlaniyor nitekim. Bazi adamlar icin cok kritik noktalar vardir, Monta Ellis'in bilek sakatligi mesela, asla inanmiyorum eski Monta olacagina. Livingston icin de boyle bir sakatliktir bu. Omzundan sakatlansa, burnu kirilsa, beyni catlasa umurumda olmaz ama diz-bilek gibi bolgeler bu tarz oyuncular icin inanilmaz kritiktir. Sakatligin ciddiyetini biliyoruz, hala nasil potansiyeli olacagindan bahsediyoruz inanamiyorum. Kasap et, koyun can derdinde. Livingston icin burada 'acaba baskete tekrar donebilecek mi?' deniliyor, sen gelmis 'doner, potansiyelli oyuncu' diyorsun. Vay be, ne adammis kardesim. 1.5 yilda donulemeyecek bir sakatlik gecir, NBA'e don ve hala o potansiyeli koru. Hele de isin ucmak kacmak iken. Yuce insanmis cidden.

Hala atletik diyorsun, komik geliyor. Hala basketbola kaldigi yerden devam edecekmis gibi konusuyorsun... Nereye sutunu gelistiriyor bu adam. Rehabilitasyon doneminde ayaga kalkmayi hedeflerler, ayaga kalkinca ayagini guclendirmeye calisirlar, sen hala oranin artacagindan dem vuruyorsun. Artan bir orani var miymis, aferin ama gitti o oran, yeni bir Livingston geliyor, kapali kutudur suan kendisi, eskiye bakip heyecanlanmaya gerek yok.

Burada sana katiliyorum, katilmamak da elde degil. Eski haline donerse, ucgeni de ogrenirse cok yararli olur. Oyle... Ama iste sorun da burada kardesim. Bu adamin eski haline donebilmesi cidden cok zor. Burada bir karar verilmesi gerekiyorsa, ortadaki gercek onu almamaktir. Bir Salim Stoudemire'in alinip gelismesini beklemek daha gercekci bir fikir olarak gelir mesela bana. Ama iste -se'lerle, -sa'larla olmuyor; gerceklesmesi kolay seyler degil bunlar. Bu arada Farmar'la Livingston'in cevikligini kiyaslarken 'Livingston daha kilolu' diyerek onu savunman da epey yanlis, vucut-boy orantisi diye bir sey var. Ayrica yag-kas orani var. Yani gidip de rakamlara bakmaya gerek yok; Livingston en saglam gunlerinde bile bir Fisher-Farmar gibi olmadi, olamadi.

Dedigim gibi, bunu sana nasil aciklayacagimi bilemiyorum. Kendimden yola ciktigim bir fikir bu. Saha gorusunu tecrubeye, oynamadan oynamaya kazanilacak bir sey oldugunu dusunuyorum, dogustan gelen bir yetenekle beraber. Ama bu adam kac yildir Clippers gibi iddiasiz bir takimda oynadi, ustune bu uzun sureli sakatlik, nasil digerleri gibi atik davranabilecek, daha once hic beraber oynamadigi oyuncularin hareketlerini kavrayabilecek bilemiyorum. Ben zannetmiyorum, sacma geliyor.

Ozur dilerim yanlis okuma konusunda. Cumlenin basinda Crittenton yazinca, direk paranteze de odaklaninca boyle bir yanlis anlasilma olusmus, tekrardan ozur dilerim. " Kaldı ki Crittenton Farmar'dan çok daha yararlı olacak adamdı kıyaslama yapacaksak. Bir de Fisher ile Farmar'ın yani iki point guardımızın asist ortalamaları toplamı(2,5+2,7=5,2) "

Ama hala ayni seyleri dusunuyorum, orada oyle bir sey yapmak daha kolay. Milwaukee Bucks'taki Ramon Sessions'in yaptigi asist rakamlarini hatirliyorsunuz, 10+ asistler yapiyordu. Simdi burada mi asist yapmak daha kolaydir, yoksa Kobe-Bynum-Gasol'un topu elinde bulundurduklari-ucgen gibi PG'yi safdisi birakan bir sistemin oldugu bir takimda mi? Bana sunu da soyle bir zahmet, Lakers daha dogrusu Phil Jackson takimlarindan hangisi iyi bir PG'ye sahip oldu? Boyle asist ortalamasi 8-9'lara vuran, Kidd-Nash bilemedin Mo Williams-TJ Ford kalibresinde? Peki nasil 9 sampiyonluk, 11 final yapiyor bu adam? PG'siz, boyle bir basari. Allahaskina kendi fikirlerinden olma, ikimiz de biliyoruz ucgenin PG icin ne anlama geldigini. Burada Fisher'in Farmar'in asistlerini toplamak dunyanin en buyuk sacmaligidir. Eger bu ikisinin asistini topluyorsan, ucgenin ne anlama geldigini bilmiyorsundur kardesim. Odom ve Walton'in asist rakamlarini da karsilastirmak yemiyor mu yani? Yada sezonun son bolumunde tamamen Kobe-Gasol ikilisi uzerinden oynanan ikili oyunlardan bahsetmek filan? Uzuluyorum acikcasi.

"Gerçekçilik güzel şeyse en büyük gerçek Fisher'ın 34 yaşında olduğu. Kontratı bitince büyük ihtimalle basketbolu bırakacak. Farmar desen ne kadar güvenilebilir olduğunu Utah serisinde tekrar tekrar vurdu yüzümüze. Fisher sakatlandığında 1 numarayı Farmar'a mı emanet edeceğiz. Hadi emanet ettik diyelim, yedeği Sun mu olacak? Daha NBA'de 1 maça çıkmayan adam, ona mı güveneceğiz?"

Bu sozlerden ne cikiyor lutfen soyle? Fisher'in yeterli oldugunu kabul etmissin ama yasli oldugunu soylemissin. Yaslilik ve Livingston'in alinmasi gerektigini onermek ne demek, Livingston'in gelecekte oynatilacagi demek... Farmar'a da guvenemeyiz demissin. Ee ne oluyor bu? Hee yok oyle demedim diyorsan, tamam. Ama suradan bu anlami cikarttim ve ona gore konustum.

Orada bir yanlis anlasilma yok, sen dedigimi yanlis algilamisin. Ben Farmar veya Fisher'in sakatlanmasindan bahsettim, ikisinin de sakatlanma ihtimali oldugunu soylemissin, ben de ikisini beraber ele aldim. Yoksa ayni anda sakatlanacaklarini belirttigim filan yok. Kisacasi sen duzgun okusaydin keske, baskasiyla aramdaki olaya da girmezsen sevinirim, yoksa cikamayiz uclu iliskilerin icinden, bilmem anlatabildim mi. Hee insanlar ayri platformlarda ayri kisiliklere burunur dersen o ayri. Daha once de gorduk sonucta.

Bak su her konustugumuz detay da tek fark var, o da senin onun iyilesecegine hatta gelisecegine guvenmen. Benim ise tam tersi, eski haline bile donemeyecegini dusunmem. Oncelikle elestireceksen beni, anlayacaksin ne dedigimi. Ben cok basit konusuyorum: 'Bence eski haline donemeyecek, bosuna yapilacak bir hamle olur.' Bunu ilk mesajimdan beri belirtiyorum. Hala gelmis bana 'Eski haline donecek bir Livingston Sun Yue'den basarili olur.' diyorsan ortada bir sorun vardir, tartismayi biraktiracak kadar buyuk bir sorun. Biz cahiliz o zaman, bilmiyoruz sanki Livingston'i. Yahu bu kadar basit degil hersey. 'Eski haline donerse' diyerek, 3 kelime sarfederek olmuyor bu olaylar. Biz de orada anlasamiyoruz zaten, nasil donecekmis geri - eski haline - bunu anlat bana.

   Bak lafimi carpitma. Senin dediginden cikilan durum bu, kadercilik degil yani. Gidip de Fisher ve Farmar gibi iki tane ucgene ve 3 tane yildiza sahip bir takim icin gayet yeterli olan bir guard ikilin varken 'ya o sakatlanirsa yada ya digeri sakatlanirsa' demek asil sacmaliktir. Kobe sakatlanirsa, Lakers bitti. Bunu mu diyeyim yani? Rotasyonun 15 kisi kardesim, pozisyon basina 3 kisi dusuyor. Senin gayet yeterli 2 oyuncun varsa ve bu adam ciddi ciddi saglam kalmislarsa onceki senelerde, sakatlik son dusunmen gereken durum olmali. 3. spot'u da Sun Yue veya Coby Karl tarzi gelismesi muhtemel olan bir adama verirsin, olur biter. Kaldi ki Sun Yue ile imzalandi bile.
   Garnett sallama bir ornektir, hani Gasol'un eksikligini kimle giderebiliriz, daha iyisiyle yada ayni seviyedeki bir adamla, o misal. Yani Garnett'i aldimiz filan yok, nasil oyle bir anlam cikardigini ben anlamadim asil.

Francis, olayin cikis noktasi, bunu sen anlayamamissin. Francis icin de bircok kez 're-born' konusu konusuldu. Knicks'e geldi, nedense olmadi. Knicks'te yeniden bir umut belirdi, yine olmadi. Son olarak Houston... Ve yine olmadi. Bu bir ders olmali iste Livingston konusunda, kaldi ki Francis'le Livingston'i kariyerlerinin en parlak noktalarinda karsilastirmam bile, karsilastiracak insan da tanimiyorum. Biri epey buyuk bir sakatlik gecirdi, digeri de sakatliklar+kafasi yuzunden koptu. Ondan Knicks dedim, oyle bir alaka.

Francis yuzunden ilk turu gecemedikleri yok elbette, ama onun yerine baska bir oyuncuya sans verilebilirdi. Iste, Lakers-Livingston olayi icin de ayni sey soz konusu. Ben bu adamin eskiye dahi donemeyecegini dusundugum icin gereksiz diyorum. Bosuna para, bosuna baska oyuncularin onunu kapama durumu. Bynum varken Kwame-Mihm-Cook'u oynatmamizdan memnun muydun? Sans verilmezse, potansiyel ortaya cikmaz.

Bak, senin eski mesajlarindan biri;
(Hic tasvip etmedigim birseydir bu, sonucta zamanla hem takimin durumu hem de rotasyonu degisebiliyor, gecmisten mesaj koymak sacmadir ve haksizliktir ama kucuk dusurmekten ote, benzer bir durum oldugu icin koyuyorum buraya)

"bütün bu olanlardan sonra, lakers'ın gasol bu seneyi de avrupa'da geçireceğine göre mihm ile yeniden anlaşması lazım. büyük ihtimalle bynum, jermaine takasıyla gidecek, mihm ofansif becerileriyle iyi bir yedek olacaktır. orta mesafe şutu fena değil, hücumda kwame'nin aksine kolay sayı bulabilir. pası da düzgün, üçgene kwame'den çok daha uygun bir oyuncu. sakatlıktan kurtuldu ve söylenilenlere göre iyiymiş. eski kontratındaki 4 miyon civarındaki paradan çok daha ucuza anlaşabileceğimiz için de capi de zorlamayacaktır."

O Mihm, o zamanlarda boyle aniliyordu, evet. Bunu seni ezmek icin soylemiyorum, hepimiz ayni seyi dusunuyorduk, eskiye donecegini zannediyorduk. Oysa o harika Mihm, cidden cok iyi bir gorev adamiydi, sifira indi. Sakatliktan kurtulamadi. Simdi ise garbage time'da bile giremiyor oyuna. Olay bu iste... Ben de Livingston icin umutlu degilim, olamam da. Boyle bir ciddi sakatligi atlatabilen adam yok. Yok. Yok. Yok. Ve yok... Sansimizi deneyelim diyerekten yola cikiyorsak, gecenlerde Shawn Kemp'in basketbola dondugunu duymustum, ona da bir sans verelim haydi. Benim icin bir fark yoktur aralarinda potansiyel acisindan, bunu tum samimiyetimle soyluyorum. Cok gormezden geliyorsun sakatligin ciddiyetini. Dizin 'L' sekline girdigini, ondan da ote bileginin de en yuksek dereceden burkuldugunu, baglarin tamaminin koptugunu tekrardan belirteyim. Kopan bag asla yerine gelmez, bunu da belirteyim. Bag yerine gelmezse adale ile yetinilir, performans duser - sakatlik buyuk ihtimal nukser. Doktorlarin zar zor karar verdiginden de anlasilmiyor mu bu durum...

 



6
Haber Arşivi / Ynt: Livingston Artık Oynamak İstiyorum
« : 23 Eylül 2008, 01:02:39 »
Livingston'in sinirlari, limiti belli. Ucan kacan, atletik-hizli, iyi de oyun kuran bir adam. Bunlari kabul etmemezlik yapamam, hersey ortada. Ama devamli sakatlanan bir adam, tam verim almak zor. Ciddi bir sakatlik getirmis, 1.5 yil da oynamamis basket. Bu kosullar altinda bir oyuncu kendini gelistirmeden ote, kendini eski performansina yaklastirmaya calisir. Sorun da burada zaten. Livingston asla eski halini bulamayacak, cok belli olan bir sey bu, kendisi bile sizden daha umutsuz bakiyor bu olaya.

Livingston'in tasidigi tek potansiyel sakatlik potansiyelidir. 5 bilemedin 10 maca sakatlanir. O sureyi "genc ve gelisebilecek" Farmar'a vermeyi tercih ederim ki kendisini sevmedigimi de biliyorsundur herhalde. Livingston zaten cevik degildi, simdi hic olamayacak. Hizliydi, hizindan mutlaka birseyler kaybedecek. Ama Farmar bu konularda iyi ve gelisebilir durumda. Sut bakimindan da Farmar daha iyi. Ucgene uyum deseniz, Farmar takim icinde fena durumda olmayan bir adam. Livingston'in ucgene uyumu da inanilmaz buyuk bir soru isareti. Playoff'a degil Final'e direk kenetlenen bir takimda ucgeni hic bilmeyen bir adam?.. Farmar'in savunmasi elestiriyorsak, Livingston'in savunmaci olmasi gerekir. Kaldi ki Farmar'in savunmasini ovmedim hic. Ama hic olmazsa dizi-bilegi saglam, tek hamlede gecilmez.

Livingston'in sut attigini dusunuyorsak cidden yaniliyoruz. O sut yuzdesini de smac-turnikelerden kazandigini bilmeliyiz diye dusunuyorum, hic istatistik arayamayacagim, girilir bakilir anlasilir. Yani oyle Sun Yue'den iyi oldugu filan yok. Zaten Farmar da Fisher da gayet iyi sutorlerdir.

Ayrildigimiz nokta bu: bana para koyuyor, sana koymuyor. Diyorum ya pota altinda bir adam kaybediyoruz birkac milyon yuzunden, ayni sekilde Cassell-Posey gibi adamlara bakiyoruz, birkac milyona sampiyon yapiyorlar takimlarini. O zaman 'birkac milyon' onemlidir kardesim. Ben daha donecegi dune kadar belli olmayan adama para vermem, gelirse trial'a gelsin, 10 gunluk kontratla gelsin. Ayrica fikir degisikligi sizde kaynaklaniyor. Fisher'i elestirip Livingston'inin alinmasini oneren insan, bu adami ilk 5 icin dusunuyor demektir, en azindan ben boyle algiladim.

Elbette kaybeder... Saha gorusunu de kaybeder, pas kabiliyetini de. Bunu nasil anlatabilirim ki. Insan kendi deneyimlerinden anlar bunu. Uzun sure futbol-basketbol oynamadigim olmustur, kendimde gordugum seyler bunlar. Hos, tum sakatlik geciren basketcilerde gordugumuz bir durum bu. Gasol 1.5 sene topa dokunmasa, pas kabiliyeti sabit kalir mi? Yada topa yumusak dokunusu? Oysa bu da gelistirilemeyen bir durum. Farmar'in caylak duvarina carptigindan dem vuruyorsun, NCAA'den NBA'e gecince carptigi duvar. Peki evden NBA'e, 1.5 yil aradan sonra gecen adam ne tip bir duvara carpar? 1.5 senedir yaptigi tek sey koltuk degnekleriyle yurumek, saglik toplariyla oynasmak olan bir adamdan bahsediyoruz. Off-season'in oyuncu gelisimi icin ne kadar onemli oldugunu bilmiyormus gibi konusma lutfen. Farmar geldiginde ucgeni bilmiyor diyordun, bilmiyordu hakikaten. Sutor muydu? Hayir... Peki 2 sene sonundaki konumuna bakalim? Ucgeni ciddi sekilde biliyor, inanilmaz bir sekilde vucut yapti, cevikligi ve hizi artti, en onemlisi ise sutunu fena gelistirdi. Livingston'in daha eski haline donmesi ciddi bir soru isareti iken ucgen, ceviklik, hiz gibi ozelliklerini nasil gelistirebilecegini dusunuyorsun?

Ee yuh... Kusura bakma da, senin sen oldugunu bilmesem birakirdim surada tartismayi. Matematikteki 4 islemle oyuncu mu karsilastirilir yahu? Fener GS'yi yendi, GS'de BJK'yi yendi diye FB BJK'yi yener mi diyeyim ben simdi sana? Ne demektir Farmar'la Crittenton'in asist sayisini toplamak, daha sonra da Livingston'inkiyle karsilastirmak? Kobe'nin topa sahip oldugu bir takimdan bahsediyorsun, Clippers ise Dingo'nun ahiri. Kaldi ki bahsettigin iki adam yedek, Fisher ilk 5 cikan herif. Oysa obur tarafta Livingston ilk 5 cikan oyuncu, suresi bu iki oyuncudan da cok daha yuksek olan bir oyuncu. Lakin ben zaten Livingston'in oyun kuruculuguna laf etmiyorum, 3 guardimizdan da iyi bir oyun kurucudur kendisi. Ama bizim ihtiyacimiz olan sey bu degil. Hicbir ihtiyacimizi da karsilamiyor.

Su Fisher'in yasi olayi da komedi. 2 sene var kontratinin bitmesine. Livingston mi gecsin yani Fisher'in yerine 2 sene sonra. Bu mudur istegin? 2 sene sonra ilk 5'te oynayacak, hatta 35 dakikaya yakin sure alacak oyuncu Livingston oldugunda 'Iyidir, yeterlidir.' mi diyeceksin? Oysa bu mesajinda bile 'Ilk 5'te oynatmayacagiz sonucta, kenardan girip hava katacak.' diyorsun. Ne cabuk degisiyor bazi gorusler... Savunma yapamayan, ucgenden anlamayan, devamli sakatlanan adam bizim PG'ye aday olacak. Guzelmis. Anlamadigim olay, neden bu kadar acele edildigi... Bakiyoruz Spurs'e, Duncan cok yaslandi ama gidip de Duncan'in pozisyonuna 4-5 tane potansiyel sahibi olan forvet almiyorlar. Bizim icin de gecerli, Kobe yaslandi ama SG'de sadece Vujacic var. Ne yani, Vujacic mi devralacak pozisyonu Kobe'den? Fisher emekli oldugunda dusunuruz, Cassell tarzi veteranla anlasiriz, olmadi yine MLE'yi bir PG ustunde kullaniriz, bakarsin Farmar-Sun Yue gelisir, olmadi Draft'ten bir adam surpriz yapar. En kotu ihtimalle de takas yapilir. Ama gidip de 'anaaaaam tam 799 gun 42 saat  15 dakika sonra Fisher yaslanacak, haydi onun yerine birini alalim' gibi bir Football Manager taktigiyle adam alinirsa gulerler bize.

Sakatlanma meselesi de ayri bir olay... Boyle yaklasilmaz bu konulara. Ve yine soyluyorum, adama daha da fena gulerler sunu soylersen. Farmar-Fisher'dan bahsediyoruz, 82'ser mac oynayan adamlar. Daha da onemlisi, Playoff'larda da oynayan adamlar. Ondan da ote, Fisher sakat sakat oynadi gecen sene. Simdi boyle 2 tane saglam adami tutuyoruz bir elimizde ve ikisinin sakatlanmasi takdirde inanilmaz saglam, kurtarici Livingston'in bize care olacagindan dem vuruyoruz. Yahu bu ikisi sakatlanmadan once Livingston sakatlanacak zaten. Bu mudur cozum, en buyuk injury prone mudur yani bizim bu konudaki kurtaricimiz? Ayrica boyle bir mantik var midir yahu? Yine SG pozisyonunu ele alalim; Kobe ve Vujacic var sadece, simdi Kobe sakatlanirsa elde Vujacic kalacak diye takas mi yapalim bu bolgeye? Pota altinda da Turiaf'i kaybettik onem vermedigin birkac milyon yuzunden, yine Bynum veya Gasol sakatlanirlarsa ne olacak? Powell-Mihm sec begen al...

Sakatlik olursa olacak, yapacak bir sey yok. Cok lukse alismisiz. Gasol'un altina Garnett'i mi alalim yani sakatlik olursa takima zarar gelmesin diye. Onun yerine sakatlanmayacak oyunculari aliriz, daha saglikli bir karar olur.

Francis firtina kopartti evet, iyi biliyorum. Sen de bilmiyorsan Knicks ve Houston'i tutan arkadaslarina sorarsin Francis hakkinda ne dusunduklerini, nasil olsa cok var.

"Kaybetme imkanın olmayan bir kumar oynuyorsun, kazanırsan hoş, kazanmazsan giden birkaç milyon para. Birkaç milyonun lafı mı olur? Turiaf öküzüne vereceğime, 5 kere Livingston'a veririm."

Senin mantikla: Ya Gasol-Bynum'dan biri sakatlanirsa, Mihm veya Powell'a mi kalacagiz... Bilmem anlatabildim mi.

Anlayamiyorum mantiginizi cidden. 'Hicbir zarari yok ki' diyerekten Fatih Solak'a da mi verelim kontrat kardesim? Kadroda bosuna yer kaplayacak. Farmar'in - Yue'nin onunu kapayacak ve buyuk bir ihtimalle sakatlanacak. Yapmayin Allahaskina.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

@ Conrad IV ;

Belli ki hala okuyamiyorsun. Ben orada kariyer-hayat surecinden bahsetmiyorum, sakatligin siddetinden bahsediyorum... Sen de gelmis hala 'kariyerindeki ilk ciddi sakatlik' diyorsun. Simdi anladin mi?

Injury Prone benim icin farklidir; kroniklikten ote, sakatliga meyilli olan insandir, ki sozluk anlami da budur. Mesela Odom injury prone'dur. Ama Bynum degildir... Lakin Bynum'un gecirdigi sakatligi Odom gecirmemistir kariyerinin hicbir doneminde. Yine de Bynum daha saglam, guvenilir adamdir. Livingston'a hic guvenim yoktu, bu sakatlik basina gelmeden evvel. Bir de bu sakatligi gecirdi, 'bitti' dedim. Ayni kanaatteyim. Zaten ucan kacan, her zipladiginda yurekleri agza getiren bir adamdi, simdi iyice cokecek. Tabii bunun bir de psikolojik yani var ki hic sormayin. Cidden fena etkilendi sakatliktan, isteyen YouTube'daki 'recovery' videolarina bakabilir. Bir daha asla o cesaretle pozisyonlara dalmayacaktir, salak sacma smaclar basamayacaktir. Beklemeyin bunlari, pisman olursunuz.

Salak degilim o kadar, gidip de koskoca bir kulubun topunun potasinin olmadigini iddia etmiyoruz herhalde. Phil Jackson'in 2 gozu var dimi, 2 gozle Fisher-Sun Yue-Farmar-Coby Karl(bilmiyorum son durumunu, vence'in bahsettigi Francis firtinasindan dolayi giremiyorum 2 haftadir internete) ve Livingston'a bakabilir mi? Birakin diger pozisyonlari, sirf PG icin 5 aday lukstur, fazlasiyla. Kaldi ki oyuncularla ozel ilgilenen adamlar var. Hangisiyle, nasil ilgilensin. En deneyimli kime verilsin, bunlar onemli konular. Futbolda cift kale mac yapilir, 22 oyuncu oynatilir dogal haliyle. Sen o takima 1 oyuncu daha alirsan, onceki 22'den 1'sini gormezden gelmis olursun, anlatmak istedigim bu. Alacagimiz adamin garantisi olsa tamam da sakatlanacagina kesin gozuyle bakilan, en iyi haliyle bile kalburustu bir PG olan, en iyi haline ulasamayacagi bilinen, ihtiyaclarimiz olan savunma ve sutu karsilamayacak olan bir herif yani.

Ben de sana diyorum iste, kendisi de menajeri de salak degildir o kadar. Garanti kontratlarin geldigi konusuluyor, geliyorsa sayet, 10 gunluk kontrat konusunun konusulmamasi gerekir, kimse oyle salaklik yapmaz. Ayrica Kupchak FA piyasasinda etkin olmayan bir adam, kac senedir boyle bu durum. Newble'i aldigimizda epey sevinmistim, cunku nadiren olan bir olaydi bu. Oynadigi sure dakika degil saniyelerdi. O yuzden mumkunse 10 gunluk kontrat yapmayalim biz.

7
Haber Arşivi / Ynt: Livingston Artık Oynamak İstiyorum
« : 22 Eylül 2008, 23:39:13 »
@ Conrad-IV;

10 gunluk kontrat meselesini gecelim, gecen sene de Ira Newble cok sey katmisti(!) takima, oynadigi saniyelerde!

Ister 10 milyon, ister 2-3 milyon olsun, isterseniz de 10 gunluk kontrat olsun.... (10 gunluk kontrata imza atacak kadar da salakti zaten Livingston, kendine garanti kontrat vermeye calisan takimlar varken, haydi neyse.) Livingston'in takima katilmasi , Farmar'dan ve Sun Yue'den zamani geri almaktir. Antremanlarda da, hazirlik kampinda da, maclarda da. Ben bu oyuncularin potansiyel tasidiklarini dusunuyorum. Neden mi? Cunku...

...Lakers'in ihtiyaci olan seylere sahipler. Crittenton'i Gasol takasinda kaybettigimiz icin cok uzuldum. Hala millet dalga gecer bu fikrimden oturu ama cidden oyle. Ucgeni bilen, oyunu yeri geldiginde sogutabilen, Showtime zamanini hatirlatacak nitelikte takimi hizli hucuma cikarabilen ve sutu da iyi olan bir guard. Buyuk bir kayiptir Lakers icin. Bu fikrim degismedi, degismeyecek, apacik ortada kayip oldugu. Buradan yola cikarsak Fisher'in ucgene alisikligina, Farmar'in cevikligine ve hizina, ayrica bu ucunun de iyi sutorler olmasina verdigim deger anlasilacaktir herhalde. Livingston'da ne var ayiptir sormasi? Sut, savunma sakat degilken bile yoktu bu adamda. Olabilecek en ciddi sakatliktan cikti, simdi var midir diye sormuyorum bile. Sezgi falan hikaye, ihtiyacimiz yok bizim bunlara. Kidd'in gelmesini istiyordum ama savunmasi icin. Cunku Kobe'nin, iceride de Gasol-Bynum'un oldugu; Phil'in basinda oldugu, ucgeni benimsemis bir takimin PG'sine Kidd bir lukstur, ihtiyac da yoktur. Ayni sey Livingston icin de gecerli, bize pas filan lazim degil, Smush'in bile ilk 5 ciktigi takim bu.

Sakatlik meselesine gelelim. En buyuk injury prone'lardandir Livingston. Yazdigimi okuyamiyorsan, sorun sendedir. Bak ne demisim:' Bu tarz bir sakatlik degil derdim. Livingston hayati boyunca 'injury prone' bir adam oldu. Binlerce kere sakatlik gecirdi, siddeti onemli degil. '

Hay Allah'im, nasil algiliyorsunuz mesajlarimi... Siddeti onemli degil diyorum, savunmaniz 'ilk ciddi sakatligi' oluyor. Neyse. Elbette ki Injury Prone'dur. Acik ara en celimsiz oyuncudur, bu da boyu ve cevikligi arasindaki inanilmaz farktir. Uc numara kaydirilir boyu sayesinde, daha sonra da Lebron-umsu bir sey ustunden gecer, cenazesi kaldirilir bu sefer de. 1 numarada gecinemeyen, turnikelerde sakatlanan herifin uce kaydirilmasi, oyle mi? Cevap bile vermiyorum. Kaldi ki Odom'u benchten mi getirsek diyoruz, sirf takimda 4 tane kalburustu 3 numara var diye, sen gelmis 1.5 yildir basketbol oynamamis, 1 numarada yeterli ceviklige sahip olmayan adamin 3 numarada oynayabileceginden bahsediyorsun, oyle olsun.

Livingston'in donmesi, yani eski haline, imkansizdir. Bir cok ornegi var, savunma yapmak isteyen de bana bunun aksini ispatlayacak orneklerini versin. Ama asil sorun burada basliyor, Lakers'in normale donse bile Livingston'in tarzindaki bir adama ihtiyaci yok.

@ vence = Odom'u bench'e kaydirma istegi tasiyorsun. Ariza'yla yetiniriz ilk 5'te, savunma daha onemli diyorsun. Bunun sebebini ise Gasol-Bynum-Kobe-Fisher olarak gosteriyorsun. Livingston icin de durum tamamen ayni. Lakers'in ihtiyaci yok boyle bir adama. Yani bu durumda Ariza = Fisher, Farmar, Sun Yue uclusudur; Odom = Livingston'dir. Tek farki, Livingston'in hicbir seyinden yararlanmaz, 1.5 yildir da basketbol oynamiyordur kendisi. Bilmem anlatabildim mi.  

----------------------------------

Hey gidi hey, millet veteran minimum'lariyla Sam Cassell'i bagliyor... Turiaf birkac milyon yuzunden kaciriliyor, Powell'la idare etmek zorunda kaliniliyor. Sonra gelmis burada 2-3 milyon'un onemini tartisiyoruz.

---------------------------------

Tinsley de yaramaz. Yarasa da gelemez.

8
Haber Arşivi / Ynt: Livingston Artık Oynamak İstiyorum
« : 22 Eylül 2008, 22:43:12 »
Koyar... Farmar'in gelecegini etkilememiz de fena koyar. Yasli Fisher'in, yorgunken bile gosterecegi performansin Livingston'inkinden iyi olacagini bilmek de fena koyar.

Artik uslanmayacak miyiz? Francis ornegini gormuyor musunuz, daha demin tartismiyor muydunuz? Bu tarz bir sakatlik degil derdim. Livingston hayati boyunca 'injury prone' bir adam oldu. Binlerce kere sakatlik gecirdi, siddeti onemli degil. Bu adamin fizigi, oyun tarzina uygun degil. Savunmasi ne Fisher'dan, ne de Farmar'dan iyi olacak. Farmar'in cevikligini tasimayacak. Dalga gecilen Sun Yue'den daha kotu sutu olacak. Ucgen bilmeyecek. Ve en onemlisi, buyuk bir ihtimalle, 2-3 mac icinde sakatlanacak.

Kolay degil bu tarz bir sakatliktan donmek. Daha birkac ay once yuruyemeyen, ondan da birkac ay once ayagini kullanamama durumundan bahsedilen bir adam bu. Gelmis 82 mac + Final'e kadar yolu olan bir takima girmesinden soz ediyorsunuz. Hee biz Lakers'lilar alisigiz sakatliklara ama daha fazlasini istemiyor bu gonul, istiyorsaniz ne ala.

Duzgun eli ve saha gorusu son 1.5 yildir paslandi, basketbol'un b'sini gormedi adam. Off-Season'i sakatliklarla gecirmeyen bir adamdaki gelisimi goruyoruz her sene Lakers'da; Odom icin de umutlaniyoruz hatta bu sene ameliyat olmadigi icin Off-Season'da, belki kendini biraz gelistirir diye. Herif 1.5 senedir oynamiyor yahu. Yetenek-potansiyel baki degildir ki. Ayrica Lakers'in saha gorusu ve duzgun ele ihtiyaci yok; aksine ucgeni bilen, savunmada rakibinin onunde durabilecek, eline gelen topu sutla bitirebilecek ve takimi hizli hucumlara cikarabilecek (bkz. Farmar-Crittenton) bir PG'ye ihtiyaci var. Livingston'in su 4 ozellikle hicbir alakasi yok, kaldi ki basketbolla alakasi yok 1.5 yildir.

Hirs-umut guzel seyler de, gercekcilik daha guzel birsey. Elde hicbir kanit yok Livingston'in iyi olacagina dair, o 2-3 milyon dolarla da STAPLES'in akan daminin tamir edilmesini tercih ederim.

9
Arşiv / Ynt: Off-Season 2008
« : 22 Eylül 2008, 21:44:01 »
Zarar getirmeyecek bir hamle sonucta takima... Spurs bunca senedir 'Yikildi, yikilacak...' denilen bir takimdi, en basta da ben vardim bunu diyenler arasinda. Ama Free-Agent piyasasinda oyle bir etkinlik gosteriyorlar ki, erteleniyor cokusleri. Free-Agent piyasasi derken, Avrupa'dan alinan adamlari da kastediyorum elbette. Salim Stoudemire Playoff'lara gelinince belki 5 dakika oynar, toplamda. Belki... Ama Normal Sezon'da, Manu'yu dinlendirmek icin iyi bir secenek olacaktir. Duncan da bunca senedir boyle diri tutulmaya calisiliyor.

Anlamadigim olay, Salim'in sistem oyuncusu olamayacak olmasi. Ciddi bir sutorlugu vardir, patlama ozelliklidir, patlamisligi da vardir baya. Ama savunma kisminda kaybolan, fizigi yuzunden ezilen bir adam bu. Scola gibi bir oyuncuyu savunmasi yuzunden Houston'a bedavaya veren bir takim, sonraki sene Salim'i aliyorsa bu iste bir yanlislik vardir.

Neyse, daha onceden belirtmistim Spurs hakkinda goruslerimi, gecen sene sondu, bu sene Konferans Finalleri'ni goremeyeceklerdir.

10
Haber Arşivi / Ynt: Livingston Artık Oynamak İstiyorum
« : 22 Eylül 2008, 21:36:16 »
Lakers'dan uzak dursun da ne yaparsa yapsin... Saglikli kalacagina inanan takimlara da hayirli olsun, tepe tepe kullansinlar, aman. 

11
Anketler / Ynt: Geriye Çekilerek Şut
« : 06 Eylül 2008, 14:13:07 »
Kobe ile Garnett arasinda kaldim... Aslinda Kobe daha iyi ancak Garnett'in hem boyunun hem de kollarinin uzunken bu isi yapmasi, dusunmemi gerektirecek bir sey. Tabii blok koymasi-engellemesi daha zor Garnett'inkileri. Yine de Kobe diyecegim, fundemental en onemli sey geriye cekilerek sut atmada.

12
Haber Arşivi / Ynt: Gordan Giricek Fenerbahçe'de
« : 20 Ağustos 2008, 07:33:03 »
Kimse babasının hayrına ya da sağlıklı yaşam adına basketbol oynamıyor.Elbet sebep para.Ayrıca :

On Tuesday, the 6-foot-6 shooting guard signed a two-year contract -- with an option to return to the NBA next summer -- with Turkey's premier club, Fenerbahce.  ESPN

Bu ihtimali de gözönüne alırsak,yatması için hiç bir sebep yok.Bir de biz Türk Milleti olarak,herkesi kendimiz gibi iş ahlakından yoksun,lakayt sanabiliriz.Genellikle de yanılırız.

Sırf para için geldiği fikrinden yola çıkarak,hiç birşey katmayacağını söylemek üfürmek oluyor.

Sebep para, evet bunu dusunuyorum... Kimse babasinin hayrina da oynamiyor, dogrudur. Ama is ahlaki da aramiyorum ben burada. Tek irdeledigim konu, FB'ye 'performans' bakimindan ne verebilecegi. Yatacagini dusunuyorum, paraya dayandiriyorum. Lebron 50 milyon dolarlik bir teklifi kabul edererek NBA'den herhangi bir Avrupa ligine gecerse ne dusuneceksiniz? Bir adam parayi dusunuyorsa (dusunmemeli demiyorum, tek dayanak olarak parayi dusunmesi) o adamdan hayir gelmez bence. Herkesin bir hedefi, ideali vardir yasamda. Herif fazla para kazanmak icin geliyor, yasi da kemale ermis. Oradaki duzenini bozup Turkiye'ye geliyorsa, ben burada bir terslik sezerim. Dee Brown'un kendini gostermek icin geldigini biliyoruz. Daha fazla para alabilirdi NBA'de kalsaydi ancak pazarini arttirmaya kalkti. Boyle bir durum da yok ki Giricek'te, bundan sonra kac yil daha oynayabilir ki? Dedigim gibi, soru isareti ne olacagi, ben yatacagini dusunuyorum, digerlerinin yattigi gibi.

bu tarz isimler hem FB'nin prestijini, hem de ulke basketbolunun seviyesini arttirir.

yetmez mi?
[/quote]
Mesajimi tam olarak okudugunuzdan emin olamadim... Transferi bir acidan ovdum, ki bu da prestij-vizyon yonu sayesindendi. Performans bakimindan da beklentileri dusuk tutmak gerektigini soyledim, bu da transferin negatif yonuydu. Niye boyle "yetmez mi ? " denilerek Fenerbahce'yi kucuk dusurdugum iddia ediliyor ki? Burada transferi ovdugum ilk cumlemden anlasilmadi mi acaba? Yada kattigi prestiji soylerken...

Giricek'i almak buyuk is... Performans bakimindan bir sey katacagini dusunmuyorum ancak bu tarz isimler hem FB'nin prestijini, hem de ulke basketbolunun seviyesini arttirir.
Su sozlere mi yani 'yetmez mi' ?..

Buyuk bir is oldugunu soyluyoruz, hatta performans meselesine takinilmamasi gerekildiginden ve katacagi itibara bakilmasindan dem vuruyoruz... Sen gelmis 'yetmez mi' diyorsun alinti yaparak. Anlamiyorum, anlayamiyorum, bir dahakine yanlis bir sey yapayim da laf  tam olarak sokulabilsin bana bari.

13
Haber Arşivi / Ynt: Gordan Giricek Fenerbahçe'de
« : 20 Ağustos 2008, 02:51:35 »
Futbol konustugum icin ozur dilerim herkesten en basta...

Carlos bir sey katmadi demedim; sakatliklari ve "beklenenden"  kotu oynamasi dedim. Bu benim degil, FB'li arkadaslarimin dusuncesi. Ben de vizyon acisindan yanlis oldugunu dusunuyorum ama futbol bakimindan pek de farkli dusunmuyorum onlardan. Carlos'un, Kewell'in ve bu tip star olan ancak daha dusuk seviyeli liglere para icin giden hicbir yildiza guvenemiyorum ben. Nitekim orneklere de bakarsak, pek de haksiz sayilmayiz. Kimse futbolunda son demlerini yasamak icin Turkiye'ye gelmez, para soz konusu olmazsa tabii. Kultur, insan, din, dil, irk, her bir sey farkli. Bu tip oyuncular para disinda hangi sebeple geliyorlar ki? Ee oynamasa da parasini aldigina gore... Ben Adnan Polat olsam, 1 saniye dusunur muyum acaba Lincoln'u sutlamak icin, 1 saniye...

Neyse, konumuza donelim.

Bundan bir farki yok aslinda Giricek durumunun. Futbolla bagdaslastirmamin sebebi de bu. Bunca yildir Amerika'da oynayan, fena da une sahip olmayan bir adamin gelmesinin tek nedeni para. Cabuk sakatlanabilen bir oyuncu ve sakatlansa dahi o parayi kazanacak. Ne gerek var peki oynamasina? Basketbol asigi olsa Turkiye'ye gelmezdi herhalde... Benim dusuncem boyle, Nostradamus degilim, hicbirimiz degiliz. Gorecegiz eninde sonunda ancak gecmiste de bir cok kere gorduk, hele TSL'ye bakinca epeyce rastlayabiliriz bu duruma.

Bir sey katamaz, vizyon katar, bana kalirsa.

14
Haber Arşivi / Ynt: Gordan Giricek Fenerbahçe'de
« : 20 Ağustos 2008, 01:55:49 »
Giricek'i almak buyuk is... Performans bakimindan bir sey katacagini dusunmuyorum ancak bu tarz isimler hem FB'nin prestijini, hem de ulke basketbolunun seviyesini arttirir. Bir Roberto Carlos transferini, Carlos'un sakatliklarini ve beklenenden daha kotu oynamasiyla elestirmek yanlistir; FB'nin vizyonu acilmistir, isim tanitilmistir, obur transferlerin gidisatini etkilemistir. Giricek'te de ayni durum soz konusu olacaktir. Saglam kalacagini, kalmak isteyecegini dusunmuyorum ama kalirsa oynar, o kadar.

15
Haber Arşivi / Ynt: Pierce: Kobe'yi Seviyorum
« : 19 Ağustos 2008, 05:58:59 »
Cok bos konusmaya basladi bu adam ya... Keske ulusal takima alsalardi da bos kalmasaydi.

16
Anketler Arşivi / Ynt: James 2010'da Ne Yapacak ?
« : 19 Ağustos 2008, 05:57:05 »
Avrupa'ya asla gitmez, rahatlikla emin olabiliyorum bundan, kimse Amerikan pazarini bu seviyedeyken birakmaz... Gulup gecilesi dedikodular bunlar.

Knicks'in de bir secenek oldugunu dusunmuyorum artik... Yeni yonetim henuz Lebron'u kendilerine cekecek bir hamle yapmadi. Kaldi ki Knicks'in durumu hala cok fena, daha Salary'i ayarlayabileceklerinden bile emin degilim. En buyuk soru isareti ise sehir olacak. Nets'in elinde sacma da gozukse bir koz var, o da Jay-Z. Ancak Knicks'in tek kozu olan "sehir-basin-ilgi" meselesi Nets'in Brooklyn'e tasinip, yeni bir stada gecmesiyle yok olacak. Bir nevi 2. NYC takimi olacaklar, yeni stad ve mahal sayesinde ilgi cekecekler.

Nets veya Cavs... Cavs'de kalirsa buyuk bir vefa gosterisi olacak. Zira Cavs Lebron icin bir sey saglayamayacak 2010'dan sonra. Ilgauskas-Wallace da gitmis olacak ve Mo Williams disinda epey vasat bir kadroyla kalacak Cavs. Nets'in de pek bir farki yok aslinda bu konuda ancak yukarida da belirttigim uzere sehre olan ilgi meselesi ve Jay-Z olayi var.

Yani ya arkadasini yada takimini satacak... Asla bir elestiri gelecegini zannetmiyorum bu konuda, gelmemeli de zaten. Hic sevmem bu 'profesyonellik' adi altinda gelen elestirileri. Isteyen oyuncu istedigi kulube gitmelidir bana kalirsa. Yine de 'Hangisini secmesi daha etik olur? ' diye bir soru yoneltilirse, cevabim kesin Cavs olacaktir, eski takimi oldugu icin degil, Ferry'nin gosterdigi olaganustu ilgi yuzunden. Yapabilecegi her seyi yapti, hamle bakimindan, gerisi Lebron'a kalmis...

17
Anketler Arşivi / Ynt: Dream Team Vs Redeem Team
« : 19 Ağustos 2008, 05:41:00 »
Dream Team, apayri bir sey... Senelerdir ozlenen, istenilen seviye oldu. Kimse gecmelerini beklemiyor, imkan dahi tanimiyor. Gectiler mi, gececekler mi, asla bilemeyecegiz. Kesin olan tek sey bu.

Gunumuz basketboluyla, gecmisi kiyaslamak cok sacma geliyor bana. Istatistikler, rekorlar, oyuncu karsilastirmalari... Hepsi o donemde baskin cikan niteliklere, kurallara, taktiklere baglidir bana kalirsa. Bir Wilt'in doneminde kac tane dogrudurust uzun oyuncu vardi ki? Hele 3 saniye kurali...

Bu bakimdan sadece noksanlari tespit edebiliriz gibi geliyor bana. Dream Team'in fiziksel acidan zayifligi buyuk bir zaaftir bana kalirsa. Ne Howard gibi supuruculeri, ne Lebron gibi cakicilari , ne de Paul-Wade gibi delicileri vardi... Bird, Magic, MJ, Hakeem ve digerleri; teknik kapasiteleri yuksek olan oyuncular, hepsi de birer efsane. Ama her gun daha da hayvanilesen bir irk insanoglu ve yukarida saydiklarimi tutabilecek gucleri yoktu bence. Tam tersi, simdiki takimin ise teknik kapasitesi daha bir yetersiz. Basketbolu atletizme, guce, hayvanliga baglamaktan olsa gerek ki simdilerde ne bir Bird var ne de Magic.

Anlatmaya calistigim olay su: basketbol zamanla degisiyor... Daha saf iken, daha vucuda bagli olan bir spora donustugu kanisindayim. Bu da herhangi bir netice getirtmiyor ne yazik ki bize. Lebron iceriyi harika deler, Howard ise zorlanmadan ribaund alabilir. Ama Magic'in kusursuz top dagitimi, Bird'in sogukkanliligi ve liderligi suan kimsede yok.

Bilemeyecegiz bana kalirsa cikabilecek olasi sonucu. "Cikabilecek en iyi 2 takim" demekle yetinebiliriz herhalde...

18
Haber Arşivi / Ynt: Jermaine Toronto'da
« : 29 Haziran 2008, 00:00:04 »
  Emek hırsızı şerefsiz :x ,ulan koca sene yattını açıklaman ayrı şerefsizlik.Neyse bird postaladı ama toronto da kendini paralıcak sonuçta toronto nun play off şansı yüksek.Valla liseden gelenlerin james harici hepsinde bir arıza mevcut.
Normal bir durum bu... Marion da yapti mesela sezonun alan 3 haftasinda. Pierce-Allen gecen sene yaptilar, JO ondan onceki sene de yapmisti mesela. Takim lotaryaya kalacaksa, hedefleri de zaten buysa, sezonu oturarak gecirmelerinde bir sorun oldugunu dusunmuyorum. Kaldi ki hem bir dahaki sene icin daha iyi bir seydir bu, sonucta saglik soz konusu, dizinin dinlenmesi iyi olur. Hem de draft picki kazanmis olursun iyi bir yerden.

Pierce gecen sene oynasaydi ve sonunculuga yatmasalardi, suan sampiyon olan takim Celtics olmayacakti.

19
Haber Arşivi / Ynt: Bulls, Gordon&Deng'i Sınırladı
« : 28 Haziran 2008, 00:26:42 »
Yalniz benim bildigim de arkadasin dedigi gibidir; pota altinda oynayan-oynayabilenlere uzun denir, digerlerine yani disarida oynayanlara kisa.

1-2-3'e kisa, 4-5'e uzun derim ben de. Deng'de bu bakimdan kisadir benim icin, isterse 2.18 olsun, onemli olan pozisyonu, pota altina girmedikten sonra hicbir seyi degistirmez ki oyle bir oyun yapisi da yok kendisinin.

Neyse, konumuz bu degil beyler, Bulls'un kontrat harekatina devam lutfen...

20
Arşiv / Ynt: Raptors 2008 Draft
« : 27 Haziran 2008, 21:07:58 »
17. sira picki, hele de boyle bir yilda pek de bir anlam ifade etmez... Senin guard mevkiindeki boslugu kapatmaya yeterli degil. Bundansa, o siraya kadar kalmis en iyi oyuncu olan Hibbert'i secmek daha akillica, hele de JO-Bosh gibi fazla sakatlanan 2 oyuncuya sahipken. Tabii bu 2 oyuncunun bildiklerini de asilayacak olmalari olumlu olacaktir Hibbert icin.

Hibbert gecen sene yine TOP 15'den gidecek bir adamdi... Kalmayi tercih etti 1 sene daha, hala da anlayamiyorum nedenini. Oden'dan bile olgun gozukmustu bana. Neyse, suanki durumunu bilemiyorum ama gecen seneki oyununu gelistirdiyse en buyuk steal olacaktir kendisi. Fundamental bakimindan cok iyi bir oyuncu, gectigimiz sene cok cektirmisti takimlara, Georgetown'dan cikan her uzunda olan bir ozellik haline geldi zaten.

21
Los Angeles Lakers / Ynt: Güncel Haberler
« : 25 Haziran 2008, 02:33:47 »
Epeydir belliydi bu aslinda, taa ilk sakatliginda aciklanmisti...

Baya takdir ediyordum, sakat sakat oynamak zordur ama pek etkilemiyormus kendisini. Simdi video'nun hangi sitede oldugunu unuttum, buyuk bir ihtimalle ESPN'deydi neyse, parmaginin durumu hakkinda konusuyordu; serce parmagi 180 derece donebiliyormus oradaki kemik kirik, baglar da yirtik oldugu icin. Ama herhangi bir rahatsizliginin olmadigini cunku ortadaki 3 parmakla sut attigini filan soyluyordu.


22
Anketler / Ynt: En İyi Saha Kimde?
« : 25 Haziran 2008, 01:39:03 »
Celtics-Pistons...

STAPLES tam bir faciadir taraftari sayesinde... TNT yayinlarini seyredenler bilir, Konferans Final'inde bile bagirmayan taraftardan hayir gelmez.

Dogu'daki kuluplerin taraftarlari her zaman daha atesli olmuslardir, kisitli olan ugraslarindan oturu. Oyum da bu yuzden TD Banknorth'a gider, Palace da plasemdir.

Ayrica en kotuye STAPLES'la beraber Energie Solutions Arena'yi da eklemek istiyorum, nedenini soylememe gerek yok herhalde.

23
Konu Dışı / Ynt: OKS & SBS
« : 23 Haziran 2008, 21:20:43 »
SBS nedir, ne degildir bilemiyorum da pek emin olmamak gerek. Hatta beklentileri cok dusuk tutmak en iyisi gibi cunku herkesin iyi gecmis, etraftan duyduklarim bunlar yani. Anlamadigim, 499/500 alanlari mi istemeyecek iyi liseler, iyice icine ettiler sistemin. Tabii OKS gibi bir sinavin insanin hayatini kararttigini dusundukten sonra 3 tane SBS koymak ne kadar akillica, tartisilir.

24
Arena Arsivi / 23.06.2008 - Celtics ve Gelecek
« : 23 Haziran 2008, 20:19:52 »
NBA Arena icin yeni konumuz secilmistir, konu Boston'in gelecegi... Fikir vence(Fatih)'den gelmistir, kendisine tesekkuru borc biliriz.

Bildiginiz gibi Boston sampiyon oldu bu sezon, normal sezonda da en iyi dereceyi elde eden takimdi Celtics. Peki sizce Boston bu basariyi koruyabilecek mi? NBA uzerindeki basarilari kac sene daha surer, kac tane daha yuzuk gorebilirler? Yoksa bu sampiyonluk onlarin son sampiyonlugu muydu? Sonlari Miami Heat gibi mi olacak? Genc oyuncular bakimdan Rondo-Perkins ve digerlerinden kimler Celtics'e ilerde katki saglayabilir? 

Enine boyuna, konu hakkinda her seyi tartisacagiz... 1 hafta sonra yeni bir konu secilecektir ve bu konu arsive gonderilecektir.



Arena'yi ozenli bir sekilde kullanmak zorundayiz. Bir cok kural belirlendi burasi icin, lutfen bunlari okumadan mesaj yazmaya kalkmayalim, kurallari suradan okuyabilirsiniz;

http://www.nbatr.com/forum/aciklama-t30063.0.html

25
NBA -Haber Merkezi- / Ynt: Jefferson Lakers'a Mı ?
« : 23 Haziran 2008, 20:07:07 »
Haaa, o cumleyi okuyup tam tersini anlamisin, yaziklar olsun bana, eheh.

Sayfa: [1] 2 3 ... 11