İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Michael 23 JORDAN

Sayfa: [1]
1
Tv&Sinema / Hellsing & Alucard [Fan Club (Mtv ANIME)]
« : 05 Nisan 2008, 01:21:02 »
Hellsing [Tanıtım]
Kan emici hortlaklar (vampirler) belirir ve insanlık için tehlike teşkil ederler. Alucard, (Hellsing) ingiliz hükümeti tarafından kurulan bir gizli örgütün içerisinde bu vampirleri yok ederek halkı korur. Kendine has usulu bulunur. Kendiside vampir olan Hellsing farklı güçleri ve kendine özel silahları vardır. Bu organizasyonda çalışmaktan hoşlanır. çaylak yardımcısı Seras, genç acemi bir polis kadındır, Alucard tarafından vampire çevrilir. yeni haline pek alışamasada oda bu organizasyonda kendini bulur

Alucard

İnsanlar(Daha doğrusu İntegra) için çalışan gerçek bir vampirdir.İntegra Alucardın efendisidir Gururunu bir kenara bırakıp kendini İntegranın hizmetine sunmuştur. İntegrayı çok gururlu bulup ölümsüzlük yerine ölümlü olmayı tercih etmiş ve kanına başka bir kan karışmamasını gururunu taşıdığı için efendisi olarak seçmiştir. Gerçek gücünü anlayabilmek için kendisi gibi (sonradan yapılmamış) gerçek ölmeyeni bulup onu öldürmek istemektedir. Hellsing organizasyonunun en güçlü adamıdır.

Victoria

Eskiden bir polis olan bu kız, kendi isteği ile Alucard tarafından ısırılmış ve bir vampire dönüştürülmüştür. Olaylar doğrultusunda Hellsing organizasyonuna katılmış ve Alucarddan sonra organizasyondaki ikinci vampirdir. Alucard onun ustasıdır ve ona çok değer verir. Vampirliğe alışması çok zor olmuştur. Hassas ve duygusal bir kızdır.

İntegra

Çok disiplinli gibi görünse bile aslında hassas biridir. Genellikle soğukkanlı olup, organizasyonuna laf edeni yaşatmaz. Geçmişte kendi kendine asla vazgeçmeyeceğine dair söz vermiştir ve o günden sonra vazgeçmemiştir.Alucarda göre ilk karşılaştıkları andaki çocuk gibi sever ve korur.

Walter C. Dornezz/ Angel of Death
http://img517.imageshack.us/img517/8892/hellsing35640qk1.jpg
Hellsing organizasyonun daimi üyesi ve Hellsing ailesinin özel uşağıdır.Herzaman sakin ve itaatkar tavırlar sergiler.Buna karşın gençliğinde Alucard gibi o da bir suikastçiydi.Yegane silahı parmaklarına bağlı olan keskin ve ince kablolardır.Aucard ona Ölüm Meleği diye hitap eder.Neden böyle olduğunu Walter Dead Zone adlı bölümde bize ayrıntılı şekilde gösterdi.Gerçekten sevilen bir karakter.

Görev 1: Hortlaklar
Görev 2: Cinayet Kulübü
Görev 3: Kılıç Dansçısı
Görev 4: Bir İnsan Kadar Masum
Görev 5: Kardeşlik
Görev 6: Ölü Bölge
Görev 7: Düello
Görev 8: Cani Yuvası
Görev 9: Kırmızı Gül Sarhoşluğu
Görev 10: Canavar Efendisi
Görev 11: Aşkın Güç
Görev 12: Toplu İmha
Görev 13: Cehennem Ateşi



HELLSİNG FAN

Bir Anime harikası olan Mtv'de 13. ve son final haftası olan Hellsing ve Hellsing teşkilatının izlemeye doyulamıyan karekteri Gerçek bir vampir olan Alucard'ı forumda kaç kişi biliyor yada Fanı varmı acaba benim gibi yoksa ben yanlızmıyım  :? diye merak ettim  :-D

Ama izlemediyseniz şiddetle tavsiye ediyorum, İzleyenleride buraya davet ediyorum




2
Joe Dumars / Joe DUMARS NCAA Kolej [Kariyer Tablosu]
« : 01 Nisan 2008, 05:44:51 »
Joe DUMARS NCAA Kolej [Kariyer Tablosu]

|| Toplam ||
|Yıl||Takım||O. Maç||Dk.||Saha İçi||3 Sayı||Faul At.||Hüc. Rib.||Top. Rib.||Asist||Top Ç.||Blok||TO||PF||Sayı|
81-82 mcneese 29 - 206-464 ...-... 115-160 - 64    80 39 2 94 66 527
82-83 mcneese 29 - 212-487 5-8 140-197 - 128 64 50 7 78 74  569
83-84 mcneese 31 - 276-586 ...-... 267-324 - 164 80 43 4 83 87 819
84-85 mcneese 27 - 248-501 ...-... 201-236 - 132 106 56 4 78 70 697
Toplam: mcneese 116  - 942-2038 5-8 723-917 - 488 330 188 17 333 297 2612


|| Genel İst. ||||Şutİsabet%||||PeriyotOrtalaması ||
|Yıl||Takım||O. Maç||Dk.||Saha İçi%||3 Sayı%||Faul At.%||Dk.%||Sayı%||Top. Rib.%||Asist%|
81-82 mcneese 29 - .444 - .719 - 18.2 2.2 2.8
82-83 mcneese 29 - .435 .625 .711 - 19.6 4.4 2.2
83-84 mcneese 31 - .471 - .824 - 26.4 5.3 2.6
84-85 mcneese 27 - .495 - .852 - 25.8 4.9 3.9
Toplam: mcneese 116 - .462 .625 .788 - 22.5 4.2 2.8








3
Joe DUMARS NBA Sezon Periyot Ortalaması [Kariyer Tablosu]
|Yıl||Takım||O. Maç-İlk 5||Dk.||Saha İçi||Saha İçi%||3 Sayı||3 Sayı%||Faul At.||Faul At.%||Hüc. Rib.||Def. Rib.||Top. Rib.||Asist||Top Ç.||Blok||TO||PF||Sayı|
85-86 DET 82-45 23.9 3.5-7.3 .481 0.1-0.2 .313 2.3-2.9 .798 0.7 0.7 1.5 4.8 0.8 0.1 1.9 2.4 9.4
86-87 DET 79-75 30.9 4.7-9.5 .493 0.1-0.3 .409 2.3-3.1 .748 0.6 1.5 2.1 4.5 1.1 0.1 2.2 2.5 11.8
87-88 DET 82-82 33.3 5.5-11.7 .472 0.0-0.2 .211 3.1-3.8 .815 0.8 1.7 2.4 4.7 1.1 0.2 2.1 1.9 14.2
88-89 DET 69-67 34.9 6.6-13.1 .505 0.2-0.4 .483 3.8-4.4 .850 0.8 1.7 2.5 5.7 0.9 0.1 2.6 1.5 17.2
89-90 DET 75-71 34.4 6.8-14.1 .480 0.3-0.7 .400 4.0-4.4 .900 0.8 2.0 2.8 4.9 0.8 0.0 1.9 1.7 17.8
90-91 DET 80-80 38.1 7.8-16.2 .481 0.2-0.6 .311 4.6-5.2 .890 0.8 1.6 2.3 5.5 1.1 0.1 2.4 1.7 20.4
91-92 DET 82-82 38.9 7.2-16.0 .448 0.6-1.5 .408 5.0-5.8 .867 1.0 1.3 2.3 4.6 0.9 0.1 2.4 1.8 19.9
92-93 DET 77-77 40.2 8.8-18.9 .466 1.5-3.9 .375 4.5-5.2 .864 0.8 1.1 1.9 4.0 1.0 0.1 1.8 1.8 23.5
93-94 DET 69-69 37.6 7.3-16.2 .452 1.8-4.6 .388 4.0-4.8 .836 0.5 1.7 2.2 3.8 0.9 0.1 2.3 1.7 20.4
94-95 DET 67-67 38.0 6.2-14.5 .430 1.5-5.0 .305 4.1-5.1 .805 0.7 1.7 2.4 5.5 1.1 0.1 3.3 2.3 18.1
95-96 DET 67-40 32.7 3.8-8.9 .426 1.8-4.4 .406 2.4-2.9 .822 0.4 1.6 2.1 4.0 0.6 0.0 1.4 1.6 11.8
96-97 DET 79-79 37.0 4.9-11.1 .440 2.1-4.9 .432 2.8-3.2 .867 0.5 1.9 2.4 4.0 0.7 0.0 1.6 1.2 14.7
97-98 DET 72-72 32.3 4.6-11.0 .416 2.2-5.9 .371 1.8-2.1 .825 0.2 1.3 1.4 3.5 0.6 0.0 1.2 1.4 13.1
98-99 DET 38-38 29.4 3.8-9.2 .411 2.3-5.8 .403 1.3-1.6 .836 0.3 1.5 1.8 3.5 0.6 0.1 1.4 1.3 11.3
Toplam:Pistons 1018-944 34.5 5.9-12.8 .460 1.0-2.5 .382 3.4-4.0 .843 0.7 1.5 2.2 4.5 0.9 0.1 2.0 1.8 16.1




4
Joe Dumars / Joe DUMARS NBA Play-Off [Kariyer Tablosu]
« : 28 Mart 2008, 23:45:58 »
Joe DUMARS NBA Play-Off [Kariyer Tablosu]

||  Toplam ||
|Yıl||Takım||O. Maç||Dk.||Saha İçi||3 Sayı||Faul At.||Hüc. Rib.||Top. Rib.||Asist||Top Ç.||Blok||TO||PF||Sayı|
85-86 DET 4 147 25-41 0-0 10-15 6 13 25 4 0 7 16 60
86-87 DET 15 473 78-145 2-3 32-41 8 19 72 12 1 27 26 190
87-88 DET 23 804 113-247 2-6 56-63 18 50 112 13 2 40 50 284
88-89 DET 17 620 106-233 1-12 87-101 11 44 96 12 1 31 31 300
90-91 DET 15 588 105-245 17-42 82-97 21 50 62 16 1 17 33 309
91-92 DET 5 221 32-68 5-10 15-19 5 8 16 5 1 7 11 84
95-96 DET 3 123 16-35 5-14 4-4 5 13 11 0 0 7 5 41
96-97 DET 5 214 22-61 6-23 19-20 2 9 10 5 0 6 9 69
98-99 DET 5 153 19-39 10-19 3-3 1 7 13 2 0 9 9 51
Toplam: Pistons 112 4097 646-1398 53-148 407-476 95 257 512 91 6 205 227 1752


|| Genel İst. ||||Şutİsabet%||||PeriyotOrtalaması ||
|Yıl||Takım||O. Maç||Dk.||Saha İçi%||3 Sayı%||Faul At.%||Dk.%||Sayı%||Top. Rib.%||Asist%|
85-86 DET 4 147 .610 - .667 36.8 15.0 3.3 6.3
86-87 DET 15 473 .538 .667 .780 31.5 12.7 1.3 4.8
87-88 DET 23 804 .457 .333 .889 35.0 12.3 2.2 4.9
88-89 DET 17 620 .455 .083 .861 36.5 17.6 2.6 5.6
89-90 DET 20 754 .458 .263 .876 37.7 18.2 2.2 4.8
90-91 DET 15 588 .429 .405 .845 39.2 20.6 3.3 4.1
91-92 DET 5 221 .471 .500 .789 44.2 16.8 1.6 3.2
95-96 DET 3 123 .457 .357 1.000 41.0 13.7 4.3 3.7
96-97 DET 5 214 .361 .261 .950 42.8 13.8 1.8 2.0
98-99 DET 5 153 .487 .526 1.000 30.6 10.2 1.4 2.6
Toplam: DET 112 4097 .462 .358 .855 36.6 15.6 2.3 4.6

5
Joe Dumars / Joe DUMARS NBA All-Star [Kariyer Tablosu]
« : 28 Mart 2008, 04:51:53 »
|Yıl||Takım||O. Maç-İlk 5||Dk.||Saha İçi||Saha İçi%||3 Sayı||3 Sayı%||Faul At.||Faul At.%||Hüc. Rib.||Top. Rib.||Asist||Top Ç.||Blok||TO||PF||Sayı|
89-90 DET 1-... 18 3-4 .750 2-2 1.000 1-2 .500 0 1 5 0 0 3 0 9
90-91 DET 1-... 15 1-4 .250 0-1 .000 0-0 - 1 2 1    0 0 4 1 2
91-92 DET 1-... 17 2-7 .286 0-2 .000 0-0 - 0 1 3 0 0 2 0 4
92-93 DET 1-... 17 2-8 .250 1-4 .250 0-0 - 0 2 4 0 0 1 1 5
94-95 DET 1-... 21 5-8 .625 1-2 .500 0-0 - 0 0 6 1 0 1 1 11
96-97 DET 1-... 10 1-4 .250 1-4 .250 0-0 - 0 1 1 0 0 0 0 3
Toplam:Doğu 6-... 98 14-35 .400 5-15 .333 1-2 .500 1 7 20 1 0 11 3 34





6
Joe Dumars / Joe DUMARS NBA Sezon [Kariyer Tablosu]
« : 28 Mart 2008, 01:57:09 »
|Yıl||Takım||O. Maç-İlk 5||Dk.||Saha İçi||Saha İçi%||3 Sayı||3 Sayı%||Faul At.||Faul At.%||Hüc. Rib.||Def. Rib.||Top. Rib.||Asist||Top Ç.||Blok||TO||PF||Sayı|
85-86 DET 82-45 1957 287-597 .481 5-16 .313 190-238 .798 60 59 119 390 66 11 158 200 769
86-87 DET 79-75 2439 369-749 .493 9-22 .409 184-246 .748 50 117 167 352 83 5 171 194 931
87-88 DET 82-82 2732 453-960 .472 4-19 .211 251-308 .815 63 137 200 387 87 15 172 155 1161
88-89 DET 69-67 2408 456-903    .505 14-29 .483 260-306 .850 57 115 172 390 63 5 178 103 1186
89-90 DET 75-71 2578 508-1058 .480 22-55 .400 297-330 .900 60 152 212 368 63 2 145 129 1335
90-91 DET 80-80 3046 622-1292 .481 14-45 .311 371-417 .890 62 125 187 443 89 7 189 135 1629
91-92 DET 82-82 3192 587-1311 .448 49-120 .408 412-475 .867 82 106 188 375 71 12 193 145 1635
92-93 DET 77-77 3094 677-1454 .466 112-299 .375 343-397 .864 63 85 148 308 78 7 138 141 1809
93-94 DET 69-69 2591 505-1118 .452 124-320 .388 276-330 .836 35 116 151 261 63 4 159 118 1410
94-95 DET 67-67 2544 417-970 .430 103-338 .305 277-344 .805 47 111 158 368 72 7 219 153 1214
95-96 DET 67-40 2193 255-598 .426 121-298 .406 162-197 .822 28 110 138 265 43 3 97 106 793
96-97 DET 79-79 2923 385-875 .440 166-384 .432 222-256 .867 38 153 191 318 57 1 128 97 1158
97-98 DET 72-72 2326 329-791 .416 158-426 .371 127-154 .825 14 90 104 253 44 2 84 99 943
98-99 DET 38-38 1116 144-350 .411 89-221 .403 51-61 .836 12 56 68 134 23 2 53 51 428
Toplam: Pistons 1018-944 35139 5994-13026 .460 990-2592 .382 3423-4059 .843 671 1532 2203 4612 902 83 2084 1826 16401



7
Joe Dumars / Joe DUMARS Basketbol Yaşantısı
« : 23 Mart 2008, 06:38:13 »
Joe Dumars


Günümüzün en başarılı yöneticilerinden biri olan Joe Dumars,14 yıllık
NBA kariyerinde ise istikrarlı,gösterişsiz ama etkili oyunu ile
herkesin saygı ve sevgisini kazanmış bir basketbol deviydi.

Tamamı Detroit Pistons formasıyla geçen kariyeri boyunca 6 kez
All-Star olan, 4 kez en iyi savunma beşine seçilen Joe Dumars'ın
kişisel olarak elde ettiği en büyük başarısı ise 1989 yılında NBA
Final MVP'si seçilmesiydi.Arka alanddaki partneri Isiah Thomas ile
birlikte 1989 ve 1990 yıllarında NBA şampiyonu olan Detroit Pistons
takımının en büyük silahı olan Joe Dumars, kamyon şoförü olan bir baba
ve Northwestern Üniversitesinde müstahdemlik yapan bir annenin çocuğu
olarak sadece 18,337 kişinin yaşadığı Natchitoches,Lousiana'da dünyaya
gelen Dumars, ufak bir kolej olan McNeese State'de 4 yıl boyunca 22.5
sayı ortalaması elde etti.Kolej kariyerini NCAA tarihinin en skorer
11. oyuncusu olarak noktalayan Dumars'ın 25.8 sayı ile oynadığı son
sezonundaki performansı Pistons Gm'i Jack McCloskey'nin gözünden
kaçamamıştı.McCloskey Dumars'ın NBA'de başarılı olacağına inanıyordu
ama 1985 draftında 18. sırada seçme hakkına sahip Pistons'ın o kadar
alt sırada seçme ihtimalinin düşük olduğuna inanıyordu.Ancak
McCloskey'nin Dumars'da gördüklerini diğer takımlar görmemiş olacak ki
''Joe D'' 18. sırada Pistons'un kucağına düşüverdi.


Dumars Pistons'a geldiğinde takım Isiah Thomas'ın liderliğinde emin
adımlarla NBA'in elit takımlarından biri olma yolunda ilerlemekteydi.

Joe Dumars kolejde bir skorer olmasına rağmen Pistons'ın kendisinin
savunmadaki varlığına daha çok ihtiyaç duyacağını hissetmişti.Çaylak
sezonunun ilk yarısında benchten gelen Dumars takım 20 maçn 15'ini
kaybedince ilk beşe sürüldü ve kariyerinin sonuna dek orada kaldı.

1987'de Doğu Finali Pistons, 1988'de NBA Finaline çıkıyor ama
lakers'a 4-3 elenmekten kurtulamıyordu.Ertesi sezon Pistons bir kez
daha finaldeydi ve rakip yine Lakers'dı.''Kötü Çocuklar'' lakaplı
Pistons takımının ''iyi çocuğu'' Joe Dumars'ın domine ettiği seride
Lakers'ı 4-0 ile süpürüyor ve tarihinin ilk NBA şampiyonluğuna
ulaşıyordu.Joe Dumars 27.3 sayı ile oynadığı final serisinin MVP'si
seçiliyordu.


Ertesi sezon Pistons bu kez finalde Portland'ı 4-2 yenerek
şampiyonluğu kazanıyorsu.Pistons şampiyonluğu kazanırken Joe Dumars
çok büyük bir acı yaşıyordu.Final serisisnin 3. maçı sırasında babası
vefat eden Dumars, annesinin isteiği doğrultusunda hiç maç kaçırmadan
final serisinde oynamaya devam etmiş ve Pistons'ı şampiyonluğa
taşııdktan sonra memleketine dönüp babasının yasını tutmuştu.

NBA kariyerinin geride kalan yıllarında Joe Dumars bir daha
şampiyonluk kazanamasa da oynadığı oyun her zaman en üst
düzeydeydi.1992-93 sezonunda 23.5 sayı ortalamasıyla kariyerinin en
yüksek sayı ortalamasını yakalamaıştı.


1995-96 sezonu sonunda basketbolu bıraktığında Dumars geride 16,401
sayı,4,612 asist 2,203 ribaund, 902 top çalmalık bir istatistik
bırakmıştı.Ama belki de daha önemlisi o bu sporun nasıl oynanması
gerektiği konusunda iyi bir insan ve iyi bir sporcunun nasıl olması
gerektiği konusunda çok büyük bir ders bırakmıştı.

8
Larry Bird / Larry BIRD NBA Sezon [Kariyer Tablosu]
« : 22 Mart 2008, 06:49:23 »
Larry BIRD NBA Sezon [Kariyer Tablosu]

|Yıl||Takım||O. Maç-İlk 5||Dk.||Saha İçi||Saha İçi%||3 Sayı||3 Sayı%||Faul At.||Faul At.%||Hüc. Rib.||Def. Rib.||Top. Rib.||Asist||Top Ç.||Blok||TO||PF||Sayı|
79-80 BOS 82-82
2955
693-1463
.474
58-143
.406
301-360
.836 216 636 852 370 143 53 263 279 1745
80-81 BOS  82-82
3239
719-1503
.478
20-74
.270
283-328
.863 191 704 895 451 161 63 289 239 1741
81-82 BOS 77-58
2923
711-1414
.503
11-52
.212
328-380
.863 200 637 837 447 143 66 254 244 1761
82-83 BOS 79-79
2982
747-1481
.504
22-77
.286
351-418
.840 193 677 870 458 148 71 240 197 1867
83-84 BOS 79-77
3028
758-1542
.492
18-73
.247
374-421
.888 181 615 796 520 144 69 237 197 1908
84-85 BOS 80-77
3161
918- 1760
.522
56-131
.427
403-457
.882 164 678 842 531 129 98 248 208 2295
85-86 BOS 82-81
3113
796-1606
.496
82-194
.423
441-492
.896 190 615 805 557 166 51 266 182 2115
86-87 BOS 74-73
3005
786-1497
.525
90-225
.400
414-455
.910 124 558 682 566 135 70 240 185 2076
87-88 BOS 76-75
2965
881-1672
.527
98-237
.414
415-453
.916 108 595 703 467 125 57 213 157 2275
88-89 BOS 6-6
189
49-104
.471
0-0
-
18-19
.947 1 36 37 29 6 5 11 18 116
89-90 BOS 75-75
2944
718-1517
.473
65-195
.333
319-343
.930 90 622 712 562 106 61 243 173 1820
90-91 BOS 60-60
2277
462-1017
.454
77-198
.389
163-183
.891  53 456 509 431 108 58 187 118 1164
91-92 BOS 45-45
1662
353-758
.466
52-128
.406
150-162
.926 46 388 434 306 42 33 125 82 908
Toplam: BOS 897-870
34443
8591-17334
.496
649-1727
.376
3960-4471
.886 1757 7217 8974 5695 1556 755 2816 2279 21791







9
Magic Johnson / Magic JOHNSON NCAA [Kariyer Tablosu]
« : 19 Mart 2008, 19:34:23 »
|Yıl||Takım||O. Maç||Dk.||Saha İçi||Saha İçi%||Faul At.||Faul At.%||Rib.||Rib.%||Asist||Asist%||Sayı||Sayı%|
77-78Michigan State30
...
175-382
.458
161-205
.7852377.92227.451117
78-79Michigan State32
1159
173-370
.468
202-240
.8422347.32698.454817.1
Toplam...62
...
348-752
.463
363-445
.8164717.64917.9105917.1





10
Magic Johnson / Magic JOHNSON NBA Play-Off [Kariyer Tablosu]
« : 19 Mart 2008, 16:19:24 »
Magic JOHNSON NBA Play-Off [Kariyer Tablosu]

|Yıl||Takım||O. Maç||Dk.||Saha İçi||Saha İçi%||Faul At.||Faul At.%||Hüc. Rib.||Def. Rib.||Top. Rib.||Rib. %||Asist||Asist%||Top Ç.||Blok||TO||Sayı||Sayı%|
79-80L.A.16
658
103-199
.518
85-106
.8025211616810.51519.44966529318.3
80-81L.A.3
127
19-49
.388
13-20
.6508334113.721783115117.0
81-82L.A.14
562
83-157
.529
77-93
.8285410415811.31309.34034424317.4
82-83L.A.14
643
100-206
.485
68-81
.84051771288.519212.834126426817.9
83-84L.A.21
837
151-274
.551
80-100
.800261131396.628413.542207938218.2
84-85L.A.19
687
116-226
.513
100-118
.8471911513415.228915.23247633317.5
85-86L.A.14
541
110-205
.537
82-107
.76621791007.121115.127145 30221.6
86-87L.A.18
666
146-271
.539
98-118
.831281111397.721912.23175139221.8
87-88L.A.24
965
169-329
.514
132-155
.85232981305.430312.63448347719.9
88-89L.A.14
518
85-174
.489
78-86
.9071568835.916511.82735325818.4
89-90L.A.9
376
76-155
.490
70-79
.8861245576.311512.81113622725.2
90-91L.A.19
823
118-268
.440
157-178
.882231311548.124012.62307741421.8
95-96L.A.4
135
15-39
.385
28-33
.848826348.5266.500126115.3
ToplamL.A.190
7538
1116
.506
1068-1274
.838349111614657.7234612.335864696370119.5





11
Magic Johnson / Magic JOHNSON NBA Sezon [Kariyer Tablosu]
« : 19 Mart 2008, 05:50:06 »
Magic JOHNSON NBA Sezon [Kariyer Tablosu]

|Yıl||Takım||O. Maç||Dk.||Saha İçi||Saha İçi%||Faul At.||Faul At.%||Hüc. Rib.||Def. Rib.||Top. Rib.||Rib. %||Asist||Asist%||Top Ç.||Blok||TO||Sayı||Sayı%|
79-80L.A.772795503-949.530374-462.8101664305967.75637.318741305138718.0
80-81L.A.371371312-587.532171-225.7601012193208.63178.61272714379821.6
81-82L.A.782991556-1036.537329-433.7602524997519.67439.520834286144718.6
82-83L.A.792907511-933.548304-380.8002144696838.682910.517647301132616.8
83-84L.A.67
2567
441-780
.565
290-358
.810993924917.387513.115049306117817.6
84-85L.A.77
2781
504-899
.561
391-464
.843903864766.296812.611325305140618.3
85-86L.A.72
2578
483-918
.526
378-434
.871853414265.990712.611316273135418.8
86-87L.A.80
2904
683-1308
.522
535-631
.8481223825046.397712.213836300190923.9
87-88L.A.72
2637
490-996
.492
417-489
.853883614496.285811.911413269140819.6
88-89L.A.77
2886
579-1137
.509
513-563
.9111114966077.998812.813822312173022.5
89-90L.A.79
2937
546-1138
.480
567-637
.8901283945226.690711.513234289176522.3
90-91L.A.79
2933
466-976
.477
519-573
.9061054465517.098912.510217314153119.4
91-92L.A.-
-
-
-
-
FormasıEmekliyeAyrıldı---------
92-93L.A.-
-
-
-
-
FormasıEmekliyeAyrıldı---------
93-94L.A.-
-
-
-
-
FormasıEmekliyeAyrıldı---------
94-95L.A.-
-
-
-
-
FormasıEmekliyeAyrıldı---------
95-96L.A.32
958
137-294
.466
172-201
.856401431835.72206.92613103 46814.6
ToplamL.A.906
33245
6211-11951
.520
4960-5850
.8481601495865597.21014111.2172437435061770719.5





12
Magic Johnson / Magic JOHNSON NBA All-Star [Kariyer Kablosu]
« : 17 Mart 2008, 22:19:10 »
Magic JOHNSON NBA All-Star [Kariyer Kablosu]

|Yıl||Takım|
|Dk.|
|Saha İçi|
|Saha İçi%|
|Faul At.|
|Faul At.%||Hücum R.||Def. R.||Top. R.||Asist||Top Ç.||Blok||PF||TO||Sayı|
1980L.A.
24
5-8
.625
2-2
1.0002024323212
1982L.A.
23
5-9
.556
6-7
.8573147005116
1983L.A.
33
7-16
.438
3-5
.75032516502717
1984L.A.
37
6-13
.462
2-2
1.00045922323415
1985L.A.
31
7-14
.500
7-8
.87523515102321
1986L.A.
28
1-3
.333
4-4
1.0000441510496
1987L.A.
34
4-10
.400
1-2
.5001671340219
1988L.A.
39
4-15
.267
9-9
1.00015619222817
1989L.A.
Sakatlık
Nedeniyle
Oynuyamadı
-
----------
1990L.A.
25
9-15
.600
0-0
...1564011322
1991L.A.
28
7-16
.438
0-0
...1343001316
1992L.A.
29
9-12
.750
4-4
1.0003259200725
Toplam
331
64-131
.489
38-42
.9052136571272172548176







13
Larry Bird / Larry BIRD Basketbol Yaşantısı
« : 15 Mart 2008, 00:41:55 »
Larry Bird
1956 yılında doğan Bird, oldukça sıkıntılı bir çocukluk geçirdi. Indiana State Üniversitesi�nde öğrenimini yaptı. Okulunun Amerikan Kolejler Ligi (NCAA)�nde final oynamasında en büyük rolü oynadı. Boston Celtics formasıyla profesyonel olduğu 1979�dan bugüne kadar 3 NBA Şampiyonluğu yaşadı, defalarca final oynadı, 2 kez NBA�in en değerli oyuncusu seçildi.

2.02 m boyu ve oldukça ağır görünümüne rağmen hırsı ve mükemmel şut yüzdesi ile her zaman dikkatleri üzerine topladı. Bird basketbolu bıraktıktan sonra değişik takımlarda antrenörlük yaptı.


Larry'Legend'Bird

Oynadığı son sene Indiana Üniversitesi 33 galibiyetlik bir seri yakalamıştır.34'üncü maçı ise bir başka Midwest takımı Michigan State Spartans'a karşı kaybetmiştir.34'üncü maç NCAA final maçıydı ve finalde iki 33 numara karşı karşıya gelmişti.Indiana State Üniversite'sinde 33 numarayı giyen Larry Bird iken,rakip takımın 33 numarasını Earvin "Magic" Johnson giyiyordu.Final maçının ardından Magic Johnson Lakers'ta 33-1'lik seriye ithafen 32 numaralı formayı giymiştir.

2 senelik kolej kariyerinin ardından 1978 yılında Boston Celtics tarafından 6.sıradan draft edilmiştir,fakat sonra kolejde bir sene daha oynamaya karar vermiştir ve 1979'da NBA'ye Magic Johnson'la aynı sene adımını atmıştır,Magic Johnson ise 1979 yılında birinci sıradan draft edilmiştir.70'li yılların bir numaralı skoreri Bob McAdoo'yu kadrosunda bulunduran Boston 78-79 sezonunu 29-52 bitirmişken,Larry Bird sayesinde Boston  76'dan beri üzerine çökmüş ölü toprağını üzerinden atar ve bir sonraki sezonu 61-21'le tamamlar.Larry Bird NCAA'de başlayan Magic Johnson'la arasındaki rekabet sürecinde ilk büyük zaferini Yılın Çaylağı ödülünü alarak onu ekarte etmekle elde eder.

Larry Bird'ün çaylak sezonunun bitiminde Red,takıma Robert Parish'i ve Kevin McHale'i katar.Magic'in çaylak sezonundaki şampiyonluğunun ardından Larry Bird de sophomore senesinde yani bir sene sonra Larry O'Brien kupasını kaldırma başarısı göstermiştir.

Fakat finallerde ilk defa karşı karşıya gelmeleri 1984 senesine tekabül etmiştir.1984 NBA finalinde kazanan 4-3'lük skorla Boston Celtics olmuştur,1982'de kazanan takımın oyuncusu olmasına karşın Larry Bird,bu ödüle ancak 1984'te erişmiştir.1986'da Larry Bird bir kez daha şampiyonluk kupasını kaldırmıştır,final serisini 24 sayı 10 ribaunt ve 10 asist ortalamasıyla tamamlamıştır.

Larry Legend 3 kez üst üste normal sezon MVP'si seçildi(1984,1985,1986) ve kendisi Bill Russell ve Wilt Chamberlain'le beraber bu başarıyı göstermiş 3 oyuncudan biridir.3 kez de üst üste 3-sayı yarışmasını kazanmıştır(1986,1987,1988) ve bunların sonuncusu çok mükemmel bir finalle sonuçlanmıştır.Aynı zamanda Bird bir All-Star maçında 3lük kaydeden ilk oyuncu olmuştur.

Larry Bird'ün Magic Johnson'un gölgesinde kalmasının altındaki en büyük etmen ise kendisinin gelmiş geçmiş en iyi  bir clutch-playerlerden biri olmasına karşın 1985 finallerinin 6.maçında son saniye üçlüğünü kaçırmasıdır,Bird 3lüğü kaçırmadan 1-2 dk evvel Magic Johnson'ın Junior Sky-Hook'u basketle sonuçlanmıştır .Eğer kaçırmasaydı,Boston Celtics 16.şampiyonluğunu 1 yıl erken alacaktı ve 7.maçın kazanılması durumunda Boston Garden'da Boston Celtics'ten başka hiç bir takım şampiyonluk kupasını kaldıramayacaktı.


Kaynak:NbaTr  :-)


14
Kareem Abdul-Jabbar / Kareem Abdul JABBAR [Kariyer Tablosu]
« : 02 Mart 2008, 02:32:27 »
Kareem Abdul JABBAR [Kariyer Tablosu]

|Yıl||Takım|
|Dk.|
|Saha İçi|
|3 Sayı|
|Faul At.|
|Hücum R.||Def. R.||Top. R.||Asist||Top Ç.||Blok||TO||PF||Sayı|
69-70
MIL
3,534
938-1,810
0-0
485-743
-
-
1,190
337
-
-
-
283
2,361
70-71
MIL
3,288
1,063-1,843
0-0
470-681
-
-
1,311
272
-
-
-
264
2,596
71-72
MIL
3,583
1,159-2,019
0-0
504-732
-
-
1,346
370
-
-
-
235
2,822
72-73
MIL
3,254
982-1,772
0-0
328-460
-
-
1,224
379
-
-
-
208
2,292
73-74
MIL
3,548
948-1,759
0-0
295-420
287
891
1,178
386
112
283
-
238
2,191
74-75
MIL
2,747
812-1,584
0-0
325-426
194
718
912
264
65
212
-
205
1,949
75-76
LA
3,379
914-1,728
0-0
447-636
272
1,111
1,383
413
119
338
-
292
2,275
76-77
LA
3,016
888-1,533
0-0
376-536
266
824
1,090
319
101
261
-
262
2,152
77-78
LA
2,265
663-1,205
0-0
274-350
186
615
801
269
103
185
208
182
1,600
78-79
LA
3,157
777-1,347
0-0
349-474
207
818
1,025
431
76
316
282
230
1,903
79-80
LA
3,143
835-1,383
0-1
364-476
190
696
886
371
81
280
297
216
2,034
80-81
LA
2,976
836-1,457
0-1
423-552
197
624
821
272
59
228
249
244
2,095
81-82
LA
2,677
753-1,301
0-3
312-442
172
487
659
225
63
207
230
224
1,818
82-83
LA
2,554
722-1,228
0-2
278-371
167
425
592
200
61
170
200
220
1,722
83-84
LA
2,622
716-1,238
0-1
285-394
169
418
587
211
55
143
221
211
1,717
84-85
LAL
2,630
723-1,207
0-1
289-395
162
460
622
249
63
162
197
238
1,735
85-86
LAL
2,629
755-1,338
0-2
336-439
133
345
478
280
67
130
203
248
1,846
86-87
LAL
2,441
560-993
1-3
245-343
152
371
523
203
49
97
186
245
1,366
87-88
LAL
2,308
480-903
0-1
205-269
118
360
478
135
48
92
159
216
1,165
88-89
LAL
1,695
313-659
0-3
122-165
103
231
334
74
38
85
95
196
748
|Career|
-
57,446
15,837-28,307
1-18
6,712-9,304
2,975
9,394
17,440
5,660
1,160
3,189
2,527
4,657
38,387
|Play-Off|
-
8,851
2,356-4,422
0-4
1,050-1,419
505
1,273
2,481
767
189
476
447
797
5,762
|All-Star|
-
449
105-213
0-1
41-50
33
84
149
51
6
31
28
57
251

15
Earvin "Magic" JOHNSON
ÇOCUKLUĞU, LİSE VE NCAA YILLARI;

1959 -1979 Yılları Arası;
14 Ağustos 1959’ta doğdu ve dokuz kardeşiyle Lansing, Michigan’da büyüdü. General Motors fabrikasında çalışan babasının ve bir okulda kütüphanede görevli olan annesinin maaşlarıyla sıkıntılı dönemler geçirse de o yüzünden hiç eksik olmayan tebessümüyle ve basket tutkusuyla bu tür sorunları dert etmiyordu. Earvin Johnson okula gittiğinde sol eliyle, okuldan çalıştığı dükkana gittiğinde ise sağ eliyle koştura koştura topu sektirir top hakimiyetini geliştirmeye çalışırdı. Her sabah saat 7’de kalkıp basket sahasına koşar gece yattığında da kollarının arasından basket topunu esirgemezdi.

15 yaşında Everett Lisesi’nde oynarken 36 sayı, 16 ribaund, 16 asistlik muhteşem bir performans gösterince maçı izlemeye gelen Lansing State gazetesinin spor yazarlarından Fred Stabley ona “Magic” diye hitap etmiş ve o zamana kadar June Bug–Cicada (Ağustos Böceği) denilen Earvin’in lakabı artık Magic olmuştu. Gerçi Earvin Johnson’un annesi dindar bir Hristiyan’dı ve annesi oğlunun böyle çağrılmasından hoşnut değildi. Magic Johnson lise kariyerini 28.8 sayı, 16.8 ribaund ile tamamlarken son yılında takımını Michigan Eyalet şampiyonu yaptı. Artık Magic, Michigan Eyaleti’nde iyicene tanınmaya başlıyordu. Hal böyle olunca da birçok NCAA takımı Magic’in peşine düşmüş, ancak Magic evine ve ailesine yakın olan Michigan State Üniversitesi’ne gitmeyi kabul görmüştü. MSU’da çaylak sezonunda 17.0 sayı, 7.9 ribaund, 7.4 asistlik performansıyla takımına Big Ten şampiyonluğunu kazandırdı. Sophomore sezonunda ise Magic patlayarak NCAA finallerinde tüm zamanların en çok seyredilen NCAA maçı olarak bu tarihi maçta Larry Bird’lü Indiana State’i 75–64 yenerek ilk ve tek NCAA şampiyonluğunu kazanıyordu. Bu maçın daha sonradan ezeli rakibi olacağı Larry Bird’le yaptığı yani bir anlamda Magic–Bird düellosunun ilk maçı oluşundan ötürü mazide ayrı bir yere ve öneme sahip. Magic için artık NBA’ya geçme vakti gelmişti diyerek sizlerinde izniyle onun NBA kariyerine geçiyorum.


NBA KARİYERİ

1979-1984 Yılları Arası;
Wilt Chamberlain, Jerry West ve Elgin Baylor gibi efsanevi oyuncularımızın basketi bırakmasının ardından Lakers duraklama yani tabiri caizse geçiş dönemine girdi. Bu geçiş döneminden bizi en kısa sürede kurtaracak 1-2 hamle olmalıydı. Nitekim Milwaukee’den takas yoluyla aldığımız Karem Abdul-Jabbar ile bunun ilk ayağı gerçekleşiyordu. Sıra bunu tamamlayıcı unsura gelmişti. Burada da kader yüzümüze güldü. 76 senesinde Utah serbest oyuncumuz Gail Goodrih’i alınca bize tazminat olarak 79 senesinin draft haklarını vermek zorunda kaldılar. Bu yüzden Magic, Lakers tarafından 1. sıradan seçildi.

Aslında Magic çok şanslı bir dönemde Lakers’da oynamaya başladı. Kulübü satın alan Dr. Jerry Buss takımı ilerilere götürmeye kararlıydı. Bunun için en ufak bir fedakarlıktan kaçınmayarak coach Jack McKinney’e çok güçlü bir kadro teslim etmişti. Karem Abdul-Jabbar, Jamaal Wilkes, Jim Chones, Michael Cooper, Spencer Haywood ve tabi ki çaylak Earvin Magic Johnson sizce de iddialı bir kadro değil mi? Magic NBA kariyerine takımına son saniye maçı kazandırarak, parlak bir açılış maçı ile başladı. Fakat bu maçın sonunda Magic sevincini biraz abartınca takımın ağabeyi Karem Abdul-Jabbar, Magic’e; “ Evlat bu daha ilk maçımız sakinleş biraz, daha normal sezondayız ve 81 maçımız daha var “ diyerek Magic’i bir anlamda kollarının altına alıyordu. Sezonun 14. maçına gelindiğinde takımın coachu Jack McKinney tuhaf bir bisiklet kazası sonucu takımdan ayrılmış ve onun yerine Paul Westhead getirilmişti. Lakers sezonu 60 galibiyet ile kapıyordu ve Magic çaylak sezonunu 18.0 sayı, 7.7 ribaund, 7.3 asist gibi iyi bir istatistik kapadı. O sene Larry Bird çaylak ödülünü 21.3 sayı, 10.4 ribaund, 4.5 asist ortalamasıyla kazandı.

Normal sezon, play-off derken sıra unutulmazlar arasına giren NBA Finallerine gelmişti. Finalde Lakers’ın rakibi Julius Erving’li Philadelphia 76ers’dı. Lakers seride 3-1 öndeyken takımın pivotu ve bir numaralı opsiyonu Kareem son oynanan maçta sakatlanınca, Philadelphia’daki maça Magic Johnson mecburi bir şekilde pivot olarak çıkmak zorunda kalıyordu. Savunmada pivot, hücumda ise oyun kurucu olarak oynayan Magic Johnson 42 sayı, 15 ribaund, 7 asist, 3 top çalma gibi inanılmaz bir istatistikle maçı tamamlayıp takımına şampiyonluğu getiriyordu. Magic böylece finallerin MVP’si seçilerek bunu çaylak sezonunda başaran ilk ve tek oyuncu oluyordu. Ayrıca doğunun 144-136 kazandığı All-Star maçında ilk beşte başlayarak hem 20 yaşında en genç All-Star oluyor hem de 11 yıl aradan sonra çaylak sezonunda All-Star forması giyerek bunu Evlin Hayes’den sonra başaran ilk oyunu oluyordu.

80-81 sezonu Lakers ve Magic için hiç de iyi olmadı. Daha sezonun başlarında Lakers-Hawks maçında rakibin pivotu Tom Burleson, Magic’in dizinin üstüne düşünce Magic tam 45 maç kaçırdı ve ancak playoffun ilk turunda dönebildi. İlk turda Magic sakatlığından dolayı istenilen formu tutturamayınca Houston bizi eledi. Yani şampiyonluk başka bahara uzamıştı. Bir diğer sezona geçildiğinde coach Paul Westhead’ın hücum sisteminden dolayı Magic ile coach arasında problem çıkınca bir Jazz maçından sonra basın mensuplarının önüne çıkarak; “ Arık burada oynamıyorum. Gitmek, takas edilmek istiyorum” diye memnuniyetsizliğini belirtti. Takımın sahibi DR. Jerry Buss seçimini Magic’den yana kullanıp coach değişikliğine gidip takımın başına asistan coach Pat Riley’i getirdi. Bu yaşananlardan sonra Magic’e en başta kendi taraftarlarımız olmak üzere bir tepki ağı oluştu. E nitekim de All-Star maçında bu nedenlerden ötürü yeteri oyu toplayamadı ve All-Star maçına çıkamadı. Normal sezonda da 18.6 sayı, 9.6 ribaund, 9.5 asist, 2.6 top çalma gibi bir istatistikle oynayan Magic, takımını playoffa taşıdı. Lakers playoffda Phoenix ve San Antonio’yu süpürüp finalde de Philadelphia’yı 6 maç sonucunda geçip şampiyon oldu. Böylelikle Magic hem taraftarlarla barıştı hem de finallerin MVP sini tekrar kazandı.

82-83 sezonu Lakers için yine şansız bir dönemdi. Şanslı bir şekilde draftan 1. sıradan seçtğimiz James Worthy dışında, Norm Nixon, Bob McAdoo gibi son derece önemli oyuncuların sakatlıkları sonucunda istediğimiz gibi bir sezon geçiremedik. Buna rağmen finallere çıksak bile bu sefer Masos Malone’yi kadrosuna katan ve karşımıza daha farklı çıkan Philadelphia’ya süpürüldük. Bu sene boyunca Magic her bakımdan oyununu geliştirip 10.5 asist ortalamasıyla ilk asist krallığına ulaşıyordu.

Magic-Bird düellosuna nihayet ulaşabildik. 83-84 sezonunda doğuda Philadelphia’nın hükümdarlığını Bird’ün önderliğinde McHale, Parish ve Walton gibi son derece önemli oyuncularla Boston yok ediyordu. Lakers ise Magic, Kareem, Worthy, Scott ve Cooper’la kadrosuyla yoluna devam etmekteydi. Finalin adı Lakers-Boston yani Magic-Bird’dü. Magic finallerde 2. 4. ve 7. maçlarda yaptığı kritik hatalar sonucu şampiyonluğu Boston’a kaptırıyor ve ilk düelloyu Bird kazanıyordu.



1984-1988 Yılları Arası;
Earvin "Magic" Johnson kariyeri boyunca kazanma arzusu içinde oynadı. İsteklerinin doruk noktası bu dönemler idi. Magic asla yenilmeyi kabullenen bir oyuncu olmadığından her konuda kendini geliştiriyordu. Onun kurduğu setlerle Lakers, olabildiği kadar hızlı ve göze hoş gelen fast break sayıları, Magic’in attığı inanılmaz pasları, kimi zaman içeride post up yapıp Kareem-vari bir hook atışta isabet bulması kimi zaman da beklenmeyen anlarda 3 sayı çizgisinin metrelerce gerisinden çıkarttığı şutlarla rakip takımlar neye uğradığını şaşırmaktaydı. Artık takımın bir numaralı lideri Magic Johnson (18.3 sayı, 6.2 ribaund, 12.5 asist) olmuştu ve onun önderliğindeki Lakers 84-85 sezonunu % 54’lük müthiş bir şut yüzdesiyle bitiriyordu. Playofflarda Phoenix, Portland ve Denver’ı rahat geçen Lakers finalde Memorial Day gününde Boston’la karşılaşıyordu. Memorial Day Katliamı olarak bilinen maçta Larry Bird’lü Boston, Magic’li Lakers’ı 148-114’lük bir farkla yeniyordu. Daha sonra Lakers, Magic’in ve artık yaşlanmaya başlayan Kareem’in sayesinde oynadığı 5 maçtan 4 ünü kazanınca şampiyon olmayı başarıyordu. Minneapolis’i de hesaba dahil edersek, Lakers daha önce Boston’la NBA Finallerinde tam tamına 8 defa karşılaşmıştı fakat ancak 9. finalde rakibine üstünlük sağlayabilmişti. Böylelikle Magic playofflarda 17.5 sayı, 7.0 ribaund, 15.2 asist istatistikle oynayarak NBA’de ki Larry Bird’le olan düellosunda seriyi 1-1 e taşıyordu.

Bir sonraki sezona geçildiğinde Lakers yine her zaman olduğu gibi iddialıydı. Takımdan Jamaal Wilkes (son senesinde sakattı) gibi bir oyuncu ayrılsa da bu boşluğu A.C. Green ve tecrübeli Maurice ile tamamladılar. 62 galibiyetle Lakers sezonu kaparken, Magic 18.8 sayı, 5.9 ribaund, 12.6 asist ortalamasıyla oynadı ve ayrıcana 3. kez asist kralı oldu. Lakers playoffda San Antonio’yu ve Dallası’ı geçtikten sonra herkes doğuda 67 galibiyet alan Boston’la finalde karşılaşacağını hesap ediyordu. Ama ne var ki evdeki hesap çarşıya uymadı ve finale bir adım kala Lakers, Houston’a 5.maç sonucunda maç 112-112 iken Ralp Sampson’un son saniye basketiyle eleniyor ve hayaller diğer sezona aktarılıyordu. Kareem’in artık iyice yaşlanması ve bir önceki sezon Olajuwon ve Ralph Sampson gibi genç uzunlara sahip olan Houston’a yenilmemizin ardından, coach Pat Riley, Magic’e daha fazla sorumluluk vererek yeni hücum setleri yaratmaya başladı. Bu çalışmaların sonucunda Magic hem Sacramento’ya 46 sayı atarak kariyer rekorunu kırıyor hem de 23.9 sayı ortalamasıyla NBA’de ki en skorer yılını geçiriyordu.

Magic’e 39’luk Kareem, savunmacı Cooper ve yönlü Worthy’nin eşlik etmesi sonucu Lakers tarihinin en iyi sezonunu 65 galibiyet alarak geçiriyor. Magic Johnson 8 yıl beklediği ve hak ettiği MVP ödülüne nihayet kavuşabiliyordu. Playofflarda Denver, Golden State ve Seattle’ ı çıtır çerez gibi geçen Magic’li Lakers finalde Boston Celtics’le eşleşti. 6. maçta bitirip şampiyonluğa bir kez daha koşarken serinin dönüm noktası ilan edilen 4. maçta Magic, Kareem’den öğrendiği sky hook atışıyla son saniyede takımını galibiyete taşıyan basketi kaydediyordu. Magic Johnson sezonu biri normal diğeri de NBA finalleri MVP’si olmak üzere 2 MVP‘lik ve de bir şampiyonlukla kapatıyordu. 87-88 sezonunda ise Lakers 7. defa üst üste Pasifik’ i lider bitiriyor ve karşılarında Isiah Thomas, Dennis Rodman, Bill Laimber ve Joe Dumars’lı Bad Boys’lar yani Detroit vardı. 7. maça kadar uzayan seri sonucunda finalde Detroit’i yenerken Magic Johnson 19.9 sayı ve 12.6 asistle oynamış. Fakat bu sefer finalin MVP’si o değil, 7. maçta 36 sayı, 16 ribaund ve 10 asistlik performans gösteren James Worthy idi. Böylelikle ilk kez bir takım 68’den bu yana 2 defa arka arkaya şampiyon oluyordu.


1988 -1991 Yılları Arası;

88-89 sezonuna NBA’de ki 20. yılına giren ve ligde neredeyse kırılmadık rekor bırakmayan 41 yaşındaki Kareem Abdul-Jabbar artık kariyerinin son senesini oynamaktaydı. O sezon 22.5 sayı, 7.9 ribaund, 12.8 asist gibi iyi bir ortalama yakalayan Magic, MVP ödülünü almış olup bir kez daha şampiyon olmaya kararlıydı. Ancak Magic ve Byron Scott’ın sakatlıkları sonucu Lakers, Bad Boys’lara süpürülmekten kurtulamamıştı.

Artık Magic için yeni bir dönemdi. Nitekim Kareem emekli olmuş yerine çaylak Vlade Divac dahil olmuştu. Kareem’siz geçen sezonda Magic 22.3 sayı, 6.6 ribaund, 11.5 asist ile mücadele ederek tekrardan MVP ödülüne layık görüldü. Playofflara gelindiğinde Lakers, Barkley’li Phoenix’e takılarak NBA finallerine gidemedi. Ardından efsane koç Pat Riley bu takımdaki misyonumu tamamladım diyerek takımdan ayrıldı. Pat Riley gibi bir koçun boşluğunu doldurmak zordu. Lakers seçimini yaptı ve koçluğa Mike Dunleavy’i getirdi. İlk dönemlerde Dunleavy takıma istenilen katkıyı sağlayamasa da daha sonra takımı Magic Johnson ile beraber toparladı. Magic normal sezonda 19.4 sayı, 12.5 asistle playoffda ise 21.8 sayı, 12.6 asistle oynadı. Lakers tekrar NBA finallerindeydi fakat bu sefer başka bir hanedanlığa, Jordan’lı Chicago’ya 4-1 yenilmekten kurtulamadı. Bu sezon 14 Nisan’da 9.888 asisti geçerek Oscar Robertson’un toplam asist rekorunu tarihe gömdü.


"HIV" ve ARDINDAN

1991’ den Günümüze;
33 yaşındaki Magic 3 Kasım 1991’de yaptığı bir basın açıklamasında kanında H.I.V virüsü olduğunu ve bu nedenle aktif basketbol kariyerine son verdiğini belirtti. Bu haberi duyan hayranları göz yaşları dökmeye başlamış ve onun durumundan endişeleniyorlardı. Doktorların seferberliği, Magic’in duyarlılığı ve virüsün erken teşhisi sonucu gerekli önlemler alınmış ve bunun sonucunda hastalığı zaman içerisinde minimum düzeye indirilecekti.

Magic basketi bırakmıştı ama hayranları onun peşini bırakmıyordu. O yıl (92) Orlando Arena’da düzenlenen All-Star maçına onu ilk beşte seçmişler ve oynamasını istiyordular. Magic de bu nezaketi geri çevirmeyerek Orlando’ya gitti. West, East’i 153-113 gibi farklı bir sonuçla yenerken, Magic’de maçı 25 sayı, 5 ribaund, 9 asist le tamamlıyor ve hayatındaki en değerli ödüllerine bir yenisini ekleyerek All-Star MVP’si oluyordu. All-Star hafta sonundan sonra sıra Barcelona Olimpiyatlarına gelmişti. Olimpiyat takımı seçme komitesinin çabalarıyla Dream Team (orijinal) ile birlikte olimpiyatlara katılmayı kabul gördü. Olimpiyatlarda oynadığı 6 maçta 8.0 sayı ve 5.5 asist ortalamasıyla mücadele edip, arkadaşlarıyla birlikte altın madalyayı kazanıyordu.

94’de Lakers’la 16 maçlık kısa bir coachluk deneyimi yaşamış. 96’da Lakers’a tekrardan oyuncu olarak dönen Magic 32 maçta 14.6 sayı, 6.9 ribaund, 5.7 asistle mücadele etmiş. O dönemlerde gösteri amaçlı takımlar kuran ve takımlar satın alan Magic Johnson, Magic All-Stars adlı gösteri takımıyla ülkemizde Ülkerspor’la bir gösteri maçı yapmıştı. Yine büyüsünü konuşturan Magic maçı 30 sayı, 13 ribaund, 19 asistle tamamladı. Kendileri Lakers’ın ortaklarındandır ve Staples Center’ da bronzdan yapılmış dev bir heykeli bulunmaktadır. 5 NBA, 1NCAA, 1 Olimpiyat Şampiyonluğu, 3 NBA normal sezon MVP, 3 tanede NBA finalleri MVP ödülü ile 96 yılında NBA tarihinin en büyük 50 oyuncusundan biri seçildi. Ayrıcana 27 Ekim 2002’de de basketbolün doğum yeri olan Springfield, Massachussetts’te düzenlenen törenle Drazen Petrovic ile birlikte “Basketball Hall of Fame” e kabul görüldü.

Larry Bird’lü Boston’la kariyeri boyunca 37 maç ve 3 NBA Finali oynamış, Magic’li Lakers 22 maç ve 2 şampiyonluk kazanarak bir anlamda Boston’a ve Bird’e üstünlük sağlamıştı. Efsaneler arasında önemli bir yere sahip olan Magic Johnson nesilden nesile aktarılacak kadar değerli bir oyuncuydu diyerek Show Time Magic adlı yazımı Charles Barkley’in bir demeciyle sonlandırıyorum;


Gazeteci; Sizce NBA tarihinin gelmiş geçmiş en iyi point guardı kim?
C.Barkley; John Stockton
Gazeteci; Neden Magic değil?
C.Barkley; Magic mi? Magic point guard falan değildi, o tanrının garip bir şakasıydı.




Maç     İç saha%     3S %     S.Atış     Top. Rib     Rib     Asts     Ass     T. Ç.     Blk     Top. Sayı   S.Ort
906        .520           .303        .848          6,559      7.2    10,141  11.2    1,724    374      17,707     19.5

16
Kareem Abdul JABBAR "Lewis Alcindor Jr."


KAREEM ABDUL JABBAR
Tam Adı: Kareem Abdul-Jabbar
Doğum Tarihi: 16/8/1947 New York
Boy: 7-2; Kilo: 267 lbs.
Lise: Power Memorial (N.Y.)
Üniversite: UCLA
Draft: Milwaukiee Bucks (1969)
Transfer: Los Angeles Lakers'a 16/6/1975



Bir Basketbol EFSANESİ : “Kareem Abdul-JABBAR”

“Kareem Abdul Jabbar NBA’den emekli olduğunda 42 yaşındaydı. NBA tarihinde hiç bir oyuncu o güne kadar onun attığı kadar fazla sayı atamamış, en değerli oyuncu ödülünü kazanamamış ve onun olduğu kadar All-Star olamamıştı. Kişisel ve takım bazında Kareem’in kariyerine baktığınız zaman efsanevi basketbolcunun büyük başarılara  imza attığını görürsünüz.

Yılın Çaylağı, 6 NBA şampiyonluğu, 6  MVP ödülü, 2 kez NBA finalleri MVP’si, tam 19 kere All-Star oluşu, 2 kez sayı kralı olması ve  hem 35. hem de 50. All Star yıl dönümlerinde takımdaki yerini alabilmesi onu görkemli bir oyuncu haline getiriyordu. Diğer oyuncular onu tutmakta oldukça güçlük çekerlerdi. Katı savunmalara karşı fiziğinin üstünlüğünü kullanmasını çok iyi biliyordu. Savunmalara karşı zorlandığında Kareem daha önce kimsenin görmediği ve başvurmadığı  kendine has hareketini yapıyordu : “Sky-Hook” (Çengel) Ünlü basketbolcunun belki bilerek, belkide farkında olmadan başvurduğu bu yöntem yıllar ilerledikçe yaptığı hücumlarda en etkili silahı oluyor ve basketbol literatürüne yeni bir terim kazandırıyordu. İlk etaplarda Kareem’in bu hareketi göze pek hoş gelmesede (Amerikalılar tarafından “unsexy” diye tabir ediliyordu) zamanla bir çok oyuncu tarafından uygulanır hale geldi. Kariyerinin son dönemlerine doğru “Uluslararası Basketbol Taraftarları Şefkat Ödülü” ’nü kazanması onun aslında saha içinde olduğu kadar saha dışında ve tüm profesyonelliği boyuncada ne kadar çok sevildiğinin bir göstergesiydi.

Kareem özel bir adamdı. Basından olabildiğince kaçınır ve ondan uzak dururdu. Bu tavrı zaman zaman çokça eleştirilmesine yol açıyordu. Kareem ile Los Angeles Lakers’ta tam 8 sezon çalışan Pat Riley “Sports Illustrated” gazetesine onun hakkında şöyle diyordu :            “ Neden daha fazla yargılıyorsunuz onu? Bir insan tüm rekorları kırdığı, şampiyonluklar kazandığı  zaman neden ona tahammül edemiyorsunuz? Onu neden yargılıyorsunuz? Hadi gelin onu tüm zamanların en iyi oyuncusu ilan edelim!” İşte gelmiş-geçmiş en iyi basketbolculardan biri olan Kareem Abdul-Jabbar’ın ilgi çekici hikayesi...”




Lewis Alcondor JR. Ve NCAA Yılları

Kareem Abdul Jabbar Amerika New York’ta, ikinci dünya savaşının bitmesinden iki yıl sonra “Lewis Alcindor Jr.” olarak dünyaya geldi. Koruyucu bir anne ile katı bir babanın tek çocuğu olan Lew  gergin bir ortamda büyüdü. Harlem’in en uzun boylu çocuklarından biriydi. Alcindor okul

arkadaşlarından farklı olarak kendisinde garip bir şeyler görmeye başladı. Bu hiç kuşkusuz basketbola olan ilgisi ve yeteneğiydi. Power Memorial’da bir süre oynadıktan sonra üniversite için UCLA’ya kaydını yaptırdı ve Amerika’nın en önemli ve ünlü koçlarından John Wooden’ın takımında oynamaya başladı.

Alcindor üniversite ortalamalarını alt üst etmeye başlamıştı. Dikkat çekmesi hiçte zor olmadı. 1967’de yılın oyuncusu seçildi, 1969’da “The Sporting News”,  “United Press International” , “Associated Press” ve “Amerika Basketbol Yazarları Derneği”  tarafından yine en iyi oyuncu seçiliyordu. Kazanmış olduğu ödüller ve göstermiş olduğu sıra dışı performansla Alcindor NCAA (Amerikan Üniversiteleri Basketbol Ligi) in bugüne kadar en çok göze çarpan oyuncusu olmayıda başarıyordu. Pivot pozisyonunda oynayan Alcindor UCLA’nın kazandığı üç şampiyonluktada büyük pay sahibi oldu.




NBA Seçmeleri Ve Milwaukee Macerası

1969’da yapılan NBA oyuncu draftlarında (seçmelerinde) Alcindor’u birinci sıradan seçen şanslı takım Milwaukee Bucks oldu.  (Phoenix Suns ile Milwaukee Bucks’ın Alcindor’u seçebilmek için aralarında yazı tura attıkları kulis arkası haberlerde bir çok kez dile gelmiştir) Alcindor’dan önce NBA tarihine damgasını vurmuş iki önemli oyuncu bulunuyordu. Bunlardan biri Boston Celtics’i henüz yeni bırakan efsanevi oyuncu Bill Russell bir diğeri ise 35 yaşına gelmiş fakat hala etkili oyunlar çıkartan Wilt Chamberlian’dı. NBA tarihine öncelikle çok iyi bir pivot olarak damga vurmanın zamanı gelmişti. 1969-1970 sezonunda genç oyuncu önderliğinde Bucks Doğu Konferansında 56 galibiyet 26 mağlubiyet gibi iyi bir ortalama ile ikinci sırayı aldı. Alcindor birdenbire büyük bir star olmuş, daha çaylak sezonunda “28.8” sayı ortalamasıyla ligde ikinci sıraya kadar yükselmiş, “14.5” ribaund ortalamasıyla 3.lüğe oturmuş ve tahmin edilebileceği gibi “Yılın Çaylağı” ödülüne layık görülerek gerçekten tatmin edici bir başlangıç yapmıştı.

Alcindor’u takıma kazandırmadan önce vasat bir görüntü çizen Milwaukee Bucks takımı off-sezon (ölü-sezon) boyunca takımda bazı değişiklikler yaptı. Cincinnati Royals’tan 31 yaşındaki oyun kurucu Oscar Robertson’ın takıma katılmasının ardından ilk 5 oyuncularını destekleyici bir bench (yedek kulübesi) oluşturuldu. Bobby Dandridge, Jon McGlocklin, Greg Smith ve genç oyuncu Lucius Allen takımın yeni silahları oldular.  Milwaukee kadrosuna kattığı yeni oyuncularla daha çok güçlenmişti. Üstüne üstlük Lewis Alcindor gibi daha ilk sezonunda yıldız olmuş bir oyuncu ile başladıkları ligde 66 galibiyet ile 1970-71 sezonunda imkansızı başarıyorlardı. Alcindor NBA’in MVP’si seçiliyor ve 31.7 sayı ortalamasıyla ligin en fazla sayı atan oyuncusu oluyordu. Milwaukee finallerde Baltimore Bullets’la karşılaşıyor ve oynanan maçların sonunda Alcindor finallerin MVP’si oluyordu.




MÜSLÜMAN Oluşu Ve L.A. LAKERS’A Geçişi

1971-1972 sezonundan önce Hıristiyanlığın Katolik mezhebine bağlı olan Lewis Alcindor Müslümanlığı seçerek adını (hepimizin hafızalarına kazınmış olan) Kareem Abdul-Jabbar ile değiştirdi. Sezon sonunda yine sayı krallığına ulaşan (34.8) Kareem bir kez daha MVP seçiliyor ve Bucks Doğu Konferansı liderliğini kimseye kaptırmıyordu. 1973-1974 sezonunda Abdul-Jabbar ligdeki 5. yılında 3. MVP ödülünü kazanarak NBA’in en önemli 5 kategorisinde önemli rakamlara ulaşıyordu. (“Sayı : 27,0 üçüncü”, “Ribaund : 14.5, dördüncü”, “Blok : 283, ikinci” ve “Şut isabeti : ikinci” )

Bu sırada Chamberlian Lakers’ta basketbol yaşamına noktayı koymuş ve Lakers 30 galibiyet 52 mağlubiyet ile Batı’da son sırada yer alarak belki de tarihinin en kötü oyunlarını çıkarıyordu. Beklenen oldu ve Abdul-Jabbar Lakers ile anlaştı. Kareem yeni takımında oynadığı ilk sezonda yani NBA’deki 7. sezonunda 27.7 sayı ve 16.9 ribaund ortalamalarıyla 4. kez MVP’ye layık görüldü. Kareem yeni takımına ve taraftarlarına kazandığı bu ödülle merhaba diyordu. Bir sonraki sezonda Jerry West takımın başına geçti ve takımı lig tarihinin en iyi istatistiği olan 53 galibiyet 29 mağlubiyet ile zirveye taşıdı. Abdul-Jabbar 26.2 sayı 13.3 ribaund ve  yaptığı 261 blokla 8. senesinde 5. MVP’sini kazanarak Bill Russell’ın rekorunu egale ediyordu. Kareem’in bu başarılarına karşın Bill Walton’lı Portland Trail Blazers’da konferans finallerinde Lakers’ı adeta süpürüyordu.

Kareem Abdul Jabbar’ın büyük çabalarına rağmen Lakers sonraki iki sezonu orta sıralarda tamamladı ve hayalini kurduğu şampiyonluğa ulaşamadı. Ortalamalarını yükseltmeye ve iyi oynamaya devam eden Kareem’in önünü kesebilecek tek bir etken vardı : Sakatlık 1977-1978 sezonunda eski takımı Milwaukee’ye karşı oynarken Bucks’ın çaylak oyuncusu Kent Benson ile girdiği bir kavgada elini kırması onun sahalardan 20 maç uzak kalmasına sebep oluyordu. Bu süreç içerisinde iyice işi zorlanan Lakers genç oyuncular Jamaal Wilkes ve Norm Nixon’ı kullanarak başarılı olmaya çalıştıysada hiçbir şekilde başarı sağlayamayarak sıradan bir takım hüviyetine büründü.




Show-Time Başlıyor...

1979’da Utah Jazz’den alınan birinci round draft hakkı ile Lakers Michigan State’den uzun boylu oyun kurucu Earvin “Magic” Johson’ı seçti. Johnson’ın dehşete düşürücü oyun zekası ve yıldırım hızındaki fast breakler ile (hızlı-hücum) “Show time” (Şov zamanı) olarak adlandırılan Lakers maçları artık daha farklı bir havada oynanıyor rakip takımlar Los Angeles’e seyahat etmekten korkar hale geliyorlardı. Johnson’ın takıma katıldığı sezon Lakers bu müthiş ikilinin önderliğinde bir sezonda tam 60 maç kazanıyordu. Lakers final serisinin 5. maçında Sixers’ın karşısına çıktığında efsanevi oyuncu Kareem Abdul Jabbar’ın ciddi bir biçimde bileği burkuldu.


Buna rağmen Kareem attığı 40 sayı ile takımını serinin 6. maçına taşıdı. 33 yaşındaki tecrübeli oyuncu elinden geleni fazlasıyla yerine getirmişti. Ama sakatlığı onun final maçında oynamasına izin vermiyordu. Herkes ligin en iyi pivotunun yerinde kimin oynayacağını düşünürken Lakers sahaya bilindik bir beşle çıkıyordu. Kareem haricinde alışıla gelmiş bu oyuncular arasında en fazla dikkati çekende 20 yaşındaki çaylak oyuncu Magic Johnson’ın oyun kurucu pozisyonundan pivot mevkiine geçiş yapmasıydı. Bu dikkat çekmektende öte herkesi şaşırtacak cinsten bir durumdu. Maçın sonunda Magic 42 sayı,15 ribaund ve 5 asist ile yıldızlaşırken   Lakers Sixers’ı 123-107 yeniyor ve şampiyonluğa uzanıyordu. Takımını son maça kadar taşıyan 33 yaşındaki Kareem ise sezon boyunca 24.8 sayı ve 10.8 ribaund ortalamalarıyla oynayarak kariyerinin 6. MVP ödülünü alıyordu.





İyisi Ve Kötüsüyle Son 6 Sezon

Abdul-Jabbar Lakers’ta oynadığı sonraki 6 sezonda da sayı ortalamalarını hiç 20’nin altına indirmedi. Ribaund ortalamaları ise 6 ile 8 arasında belli bir düşüş gösterdi. Buna rağmen Kareem ilerlemiş yaşına meydan okuyarak maç başına 32 ile 35 dakika arasında oynama başarısı gösterdi ve takımının yine en büyük kozu oldu.


Magic Johnson ünlü spor yazarı Gary Smith ile yapmış olduğu bir röportajda Kareem için “O tüm sporlar içindeki en güzel atlettir” demişti. Abdul-Jabbar’ın kariyerinin sonlarına doğru yapmış olduğu fitness programları belkide onun için en önemli çalışmalar olmuştu. Formunu muhafaza edebilmek ve gücünden düşmemek için o da bu çalışmalara çokça önem verdi. Yoga ve dövüş sporu çalışarak bacak ve kollarını daha güçlü ve hazır tuttu. Çıkacağı her maçtan önce stresini azaltmak için yapmış olduğu meditasyonlarsa onun işini ne derece önemsediğinin bir göstergesiydi.

5 Nisan 1984’te Lakers’ın Jazz ile Las Vegas’ta oynadığı maç Kareem için kariyerinin en mükemmel anlarıydı. Magic’ten aldığı pası “patentli” çengel atışıyla baskete çeviren tecrübeli oyuncu böylelikle kariyerinin 31,420. sayısına ulaşıyor ve NBA’in en fazla sayı atan basketbolcusu Wilt Chamberlain’in rekorunuda geçmiş oluyordu. Artık NBA tarihinin en çok sayı atan oyuncusu Kareem Abdul-Jabbar’dı.

Lakers onunla birlikte son 10 sezonda tam sekiz kere NBA finallerine kalıyor ve 5 kez mutlu sona ulaşıyordu. (1979-1980 ile 1988-1989 arası ) Boston ile Philadelphia’yı iki kez yenerlerken Detroit Pistons’u bir kez şampiyonluktan ediyorlardı. Lakers’ın Boston ile karşılaştığı 1985 serileri Kareem için belkide en tatmin edici maçlardı. 38 yaşında kariyerinin doruklarına ulaşmış bir oyuncu olan Kareem’in bazı otoritelere göre emekliye ayrılma vakti çoktan gelmişti. Serinin ilk maçında Robert Parish ile eşleşen Jabbar sadece 12 sayı da kalmış ve 3 ribaund alabilmişti. Celtics o maçta Lakers’ı 148-114 gibi farklı bir skorla geçerken otoritelerin tezleride bir hayli güçlenmişti.


Maçtan sonraki 2 gün içerisinde Abdul-Jabbar zamanını bir çok maç kaseti izleyip bir saati geçen koşu alıştırmaları yaparak geçirdi. Serinin 2. maçında tecrübeli oyuncu tüm otoriteleri yanıltarak 30 sayı,17 ribaund,8 asist ve 3 blok ile oynadı ve Lakers’ın maçı  109-102 almasını sağladı. Jabbar onca eleştirilere finallerin MVP’si seçilerek cevap veriyordu.


Ünlü oyuncu 1985’de yaşadığı şampiyonluğun diğerlerine oranla daha değerli olduğunu söylüyordu. 40 yaşına geldiğinde herkes Kareem’in basketbolu bırakacağını düşünürken Lakers onunla iki senelik bir kontrat daha imzaladı. Kareem son sezonunda yine final görmeyi başardı. Detroit ile oynanan üçüncü maçta 24 sayı,13 ribaund ile sezonun en yüksek rakamlarına ulaşıyordu. Buna rağmen Lakers  özellikle Johnson ve Byron Scott’un sakatlıklarınında etkisiyle  şampiyonluğa veda etti. Son maçında Jabbar sadece 7 sayı atabildi. Son sezonunda sayı ortalaması 10.1 e kadar düştüysede Kareem Abdul-Jabbar kariyerine bir çok başarı sığdırmayı bildi. Tüm kariyeri boyunca 38,387 (24.6) sayı atan Kareem, 17,440 ribaund aldı ve tam 3,189 blok yaptı. 20 senelik uzun kariyeri süresince tam 1,560 maça çıkarak adete bir rekora imza attı. 


Emekli olduğundan beri eğlence sektöründe çalışan Kareem aynı zamanda gönüllü bir basketbol elçisi... 1995 yılında basketbol sporunun en prestijli ödüllerinden biri olan Naismith Memorial Baketball Hall of Fame ‘e layık görülen oyuncu patentli hareketi Sky-Hook ile bir çok basketbolcuya ilham kaynağı olup dünya spor tarihinde bir ilke imza atarak adını ve yaptıklarını gelecek nesillere taşımasını bildi.



Kaynak: Sporun Sesi

17
Michael JORDAN All-Star Kariyeri


Michael JORDAN İlk All-Star Maçı
10 Şubat 1985'te Indianada düzenlenen All-Star Maçına seyircilerin oyları sayesinde ilk 5'te başlayan Michael JORDAN Doğu takımında Isiah Thomas, Dominique Wilkins önderliğindeki oyunculardan pas alamamıştı. Batı takımında ise George Gervin ve Magic Johnson hücum organizasyonlarında onun üzerine oynuyorlar ve O'nu zor durumlara solmaya çalışıyorlardı. 120 şut kullanan Doğu takımında sadece 9 atış yapan Michael JORDAN, 22 Dakika 7 Sayı, 6 Ribaund, ve 2 Asist ile ilk All-Star maçını tamamladı. [85 Slam Dunk şampiyonasına da katılan Michael JORDAN Yarı Finalde jüriden en yüksek rakamı alarak yarışmanın favorilerinden Dr.Julies Erving ve Larry Nance'ı geride bırakıp finale kadar yükselsede finalde Dominique Wilkins'in arkasında kaldı.]
Michael JORDAN All-Star maçından hemen sonra 12 Şubatta, Isiah Thomas'tan Detroit'i 139-126 yendikleri maçta 49 Sayı, 15 Ribaund'luk performansı ile bu maçın acısını çıkartıyordu. Bu 49 Sayı, Chicago BULLS Tarihinde Rookie bir oyuncunun o zamana kadar ürettiği en yüksek skor olarak geçiyordu. Evet Michael JORDAN ilk Raundu kazanmıştı ama daha önünde çok zorlu günler vardı.


Michael JORDAN NBA All-StarUnutulmaz Anları

7 Şubat 1988; İlk MVP Ödülü Aldığı All-Star Maçı:
Michael JORDAN'ın NBA Kariyerinde 1987-1988 sezonunun çok ayrı bir yeri vardır.Mükemmele yakın geçen sezonda JORDAN 35.0 sayı,3.16 top çalma ortalamaları ile bu kategorilerde ligin zirvesinde yer alırken, hem sezonun MVP [En Değerli Oyuncu] ödülünün hem en iyi savunma oyuncusu ödülünün sahibi olmuştu.Ayrıca Chicago'da düzenlenen All-Star Haftasonunda hem Slam Dunk şampiyonluğuna ulaştı hemde 40 Sayı, 8 Ribaund, 3 Asist, 4 Top Çalma ve 4 Blok'luk performansıyla maçın MVP ödülünü aldı. Michael JORDAN'ın ürettiği bu 40 sayı All-Star maçları terihinde en yüksek 2. skor olarak tarihe geçti.

9 Şubat 2003; Son All-Star Maçı:
Michael JORDAN, NBA Kariyerinin son senesinde bir veda töreni şeklinde geçen 2003 All-Star maçında yine kusursuz bir son saniye basketine imza attı ama bu sayı bu sefer takımının kazanması için yeterli olmadı.Maça Vince Carter'ın yerini vermesiyle ilk 5'te başlayan Michael JORDAN, devre arasında düzenlenen törenle basketbol severlerle vedalaşıyordu. Bu törenin ardından geçilen maçta ürettiği 20 sayı ile All-Star kariyerinde toplamda 262. sayısına ulaştı ve 251 [18 Maçta] ile All-Star tarihindeki en fazla sayı atan oyuncu olan Kareem Abdul-Jabbar'ı geride bıraktı. Ama asıl büyük finali maçın sonuna saklamıştı. Uzatma periyodunun son 10 saniyesinde skorda eşitlik varken top onun ellerindeydi. Michael JORDAN kendisini savunan Marion'la birebir oynayıp meşhur Fade-Away'lerinden birini daha potaya gönderdi ve takımını öne geçirdi. Michael JORDAN bitime 4.8 saniye kala şutunu sokarak yine başarmıştı. Ama bu unutulmaz gece ne yazıkki bu basketle bitmedi. Michael JORDAN'ın veliahdı olarak gösterilen Kobe son hücumda bir üçlük denemek istedi ama ona blok koymak istiyen Jermaine O'Neal'ın fauluyle karşılaştı. Üç atışın ikisini sokan Kobe maçı 2. uzatmaya götürüyordu. Uzatmada maçı Batı karması kazandı, Kevin Garnet MVP Seçildi ama bu maçı asıl unutulmaz kılan şey Michael JORDAN'nın veda maçı olmasıydı.


Michael JORDAN 9 Şubat 2003 Son All-Star MAÇI [Geniş Özet]
Michael JORDAN'ın bu son senesindeki en önemli ve anlamlı maçı bir jübile maçı havasında geçen 2003 All-Star maçı oldu. 9 Şubat'ta Atlanta'da Oynanan All-Star maçına 14. defa seçilen Michael JORDAN, veda töreni şeklinde geçen maçta yine kusursuz bir son saniye basketine imza attı ama maçın bu mükemmel sonla bitmesine Jermaine O'Neal'ın blok sevdası yüzünden Kobeye yaptığı faul engel oldu.

Maça Vince Carter'ın yerini kendisine vermesiyle ilk 5'te başlayan Michael JORDAN devre arasında düzenlenen törende basketbolseverlere de duygusal anlar yaşattı. Basketbolu emin ellere ve All-Star maçında bulunan-bulunmayan, rkibi olan ya da olmayan her oyuncuya basketbola yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür eden Michael JORDAN, seyirciler ve oyuncular tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Mariah Carey'in JORDAN'ın forması şeklindeki elbisesi ve müzik piyasasında tanınmasını sağlayan ilk hit şarkısı "Hero"yu (Kahraman) Michael JORDAN'a ithaf ederek söylemesi de geceye farklı bir renk kattı.
Bu törenin ardından geçilen maçın 2.ci yarısının 3.cü periyodun bitimine 2:04 dk. kala JORDAN faullerden, önce 9.sayısını ardından da 10 sayısını üreterek All-Star keriyerinde toplamda 25.2sayısına ulaştı ve 251 [18 Maçta] sayısı bulunan Kareem Abdul-Jabbar'ı geride bırakarak All-Star tarihindeki en fazla sayı atan oyuncu olmayı başardı. Maçın normal süresi berabere bitincede uzatmaya gidildi ve bu son dakikalarda da sahneyi yeniden Michael JORDAN aldı. Son 28.4 saniye girildiğinde durum yine berabereydi ve top Doğu Karmasındaydı. Uzatmadaki son hücum herkesin düşündüğü gibi Michael JORDAN tarafından kullanıldı. Kidd topu getirdi ve bekledi sonra hücum süresinin bitmesine son 10 saniye kala topu JORDAN'a verdi. JORDAN kendisini savunan Marion'la birebir oynayıp meşhur Fade-Away'lerinden birini daha potaya gönderdiğinde Philips Arena'da ki bütün seyirciler ayağa kalkmıştı. Top havada süzüldü ve ekran başındaki seyirciler spikerin çığlıklarıyla irkildi. Evet Michael JORDAN yine başarmıştı. Bitime 4.8 saniye kalaşutu sokmuş  ve çok büyük ihtimalle Doğu Karmasına maçı kazandırmıştı. Bu gece Michael JORDAN'ın gecesiydi ve bu unutulmaz gece böyle bitmeliydi.
Ne varki o çok büyük ihtimal gerçekleşmedi. Michael JORDAN'ın velahdı olarak gösterilen Kobe son hücumda üçlüğü sallarken maç boyunca Duncan'a 4 blok koyan Jermaine O'Neal'ın 5. blok hevesinin sonucunda 1 saniye kala faul çizgisinin gerisinde yerini aldı. Üç faul atışından ikisini sokan Kobe bu müthiş veda maçını tekrar uzatmaya götürmüştü. Maçın 2. Uzatmasında Michael JORDAN oyuna girmediği bölümde maçı Batı karması kazandı, Kevin Garnett MVP seçildi ama bu maçı asıl unutlmaz kılan şey Michael JORDAN'dı...



Michael JORDAN NBA All-Star Ödülleri
  • 3 NBA All-Star maçları MVP Ödülü [1988,1996,1998]
  • 2 Sene Üst Üste NBA All-Star Gatorade Slam Dunk Şampiyonluğu [1987,1988]

Michael JORDAN NBA All-Star Maçları En Yüksek Rakamları
  • Sayı            :40 [Chicago BULLS, 1988]
  • Ribaund      :11 [Cleveland, 1997]
  • Asist           :11 [Cleveland, 1997]
  • Top Çalma  :5  2 Kez [Houston, 1989 ve Miami, 1990]
  • Blok            :4  [Chicago BULLS, 1988]

Michael JORDAN NBA All-Star Kariyer Rakamları
  • 13, Toplam maç [NBA 2.si]
  • 20.2 Toplam sayı ortalaması [NBA 4.sü]
  • 382, Toplam dakika [NBA 6.sı]
  • 1, Triple-Double
  • 1, All-Star 40 sayıyı geçme

Michael JORDAN NBA All-Star Maçları Rekorları
  • 262 sayı, All-Star maçları toplam sayı rakamı
  • 110, All-Star maçları toplam şut başarısı rakamı
  • 233, All-Star maçları toplam şut denemesi rakamı
  • 38, All-Star maçları toplam top çalma başarısı rakamı
  • 17, Bir All-Star maçında en fazla şut başarısı rakamı (1988)
  • 27, Bir All-Star maçında en fazla şut denemesi rakamı (2003)
  • 4, Bir All-Star maçında bir devrede en fazla blok rakamı (1988)
  • 14 sayı, 11 ribaund, 11 asist, All-Star maçında ilk ve tek Tripel-Double başarısı (1987)

Michael JORDAN NBA All-Star İstatisklik Tablosu




Hazırlıyan:Michael 23 JORDAN [Burak]

18
Michael JORDAN'a 23. Yıl Şerefine Yeni Ayakkabı


Nike’ın Jordan Brand biriminin 23. yılı nedeniyle tasarladığı AIR JORDAN XX3, markanın tarihinde çevre dostu bir tasarıma sahip olan ve aynı zamanda yüksek performans sunan ilk basketbol ayakkabısı olma özelliğini taşıyor. Jordan Brand, Air Jordan’ın 23. yılı şerefine bir de kampanya düzenliyor. “Efsaneleşmek” sloganıyla yola çıkacak kampanyanın reklam filminin başrollerinde Michael Jordan ve Jordan’ın Yıldızlar Karması Takımı’nın oyuncuları olacak.



Nike’ın Jordan Brand biriminin 23. yılı nedeniyle tasarladığı AIR JORDAN XX3, markanın tarihinde çevre dostu bir tasarıma sahip olan ve aynı zamanda yüksek performans sunan ilk basketbol ayakkabısı olma özelliğini taşıyor. Jordan Brand, Air Jordan’ın 23. yılı şerefine bir de kampanya düzenliyor. “Efsaneleşmek” sloganıyla yola çıkacak kampanyanın reklam filminin başrollerinde Michael Jordan ve Jordan’ın Yıldızlar Karması Takımı’nın oyuncuları olacak.
NIKE bünyesindeki birimlerden biri olan Jordan Brand, uzun zamandır merakla beklenen ve dünyanın en saygın ve en yenilikçi basketbol ayakkabılarından oluşan serinin devamı niteliğindeki 23. ayakkabısını piyasaya sürüyor. AIR JORDAN XX3 adını taşıyan ayakkabı, basketbol tarihinin en saygın oyuncusu olan Michael Jordan tarafından başlatılan efsanenin 23. yılı şerefine tasarlandı. Jordan Brand ayrıca 23. yıl şerefine bir de kampanya başlatıyor. Kampanyanın sloganı olan “EFSANELEŞMEK”, sporcuların ve Air Jordan kullanıcılarının dilinden düşmeyecek.

Nike Yenilikçi Tasarımlar ve Özel Projeler Birimi Başkan Yardımcısı, efsanevi ayakkabı tasarımcısı Tinker Hatfield, iyi bir el işçiliği örneği olan AIR JORDAN XX3’ün tasarımında Michael Jordan ile birlikte çalıştı ve bu sürecin sonunda, Nike tarihinin ilk çevre dostu basketbol ayakkabısını yarattı. Nike Considered teknolojisine sahip AIR JORDAN XX3’ün geliştirme ve tasarım aşamalarında, ayakkabının ağırlığı azaltılmaya çalışıldı. Ayakkabıda mümkün olduğu kadar çevreye duyarlı malzemeler kullanıldı ve tüm bunlar düşünülürken, ayakkabının sunacağı yüksek performanstan taviz verilmemesi için özen gösterildi.

Tinker Hatfield, “Amacımız, AIR JORDAN XX3’ü, hem performans hem de sürdürülebilirlik açısından gelmiş geçmiş en iyi basketbol ayakkabısı yapmaktı. Bu ayakkabıdaki el ustalığının ve yenilikçi anlayışın eşi benzeri yok. Teknolojideki en son gelişmelerden faydalanarak, farklı bir stil ve çevreye duyarlı bir ayakkabı yarattık. Umuyoruz tüm bu çabalarımızın karşılığında insanlara, bu ayakkabının bu zamana kadar giydikleri en iyi AIR JORDAN olduğunu düşündürtebiliriz” diyor.

Michael Jordan ise bu yeni ayakkabıyla ilgili olarak şunları söylüyor: “AIR JORDAN XX3’ün benim için anlamı çok büyük. Bu ayakkabı, hayatımdan ve kariyerimden izler taşıyor. 23 sayısı bana çok şey ifade ediyor. AIR JORDAN XX3’ün piyasaya sürülmesi markamız açısından tarihi bir olay. Bu ayakkabının tasarlanması beni çok onurlandırdı. Bunca yıl sonra AIR JORDAN efsanesinin hala devam ettiğini görmek çok güzel. Bu yeni ayakkabının satışa sunulacak olması beni çok heyecanlandırıyor. Bu benim açımdan bir hayalin gerçeğe dönüşmesi gibi.”

Air Jordan serisinin devamı niteliğinde olan bu performans ayakkabısı, hafifliği, zemine yakınlığı, havadar ve konforlu oluşuyla dikkat çekiyor. Yeni tasarlanan, patent almayı bekleyen dikiş makinesi sayesinde ayakkabının üst bölümüne girift detaylı dikişler atıldı. Düşük orta taban profili, oyuncuların kendilerini zemine mümkün olduğu kadar yakın hissetmelerini sağlıyor. Ayakkabının kendine has diğer tasarım özellikleri arasında dış tabanın yer tutuş özelliğini sağlayan ve Michael Jordan’ın parmak izlerini taşıyan baskı ve yine Jordan’ın parmak izlerini taşıyan dil parçasındaki astar bulunuyor. Tüm bu özellikler, AIR JORDAN XX3’ün, markayı bu denli özel kılan insandan izler taşıdığını gösteriyor.

Air Jordan’ın 23. yılı şerefine düzenlenen kampanyanın sloganı olan “EFSANELEŞMEK”, ilk olarak ulusal televizyon kanallarında yayınlanacak reklamlarla başlayacak ve kapsamlı bir pazarlama kampanyasıyla desteklenecek. Michael Jordan’ın seslendireceği ve baş rollerinde Ray Allen, Carmelo Anthony, Derek Jeter, Terrell Owens, Chris Paul ve Jordan Takımının diğer sporcularının oynayacağı reklamlar, sporcuları, çocukları ve tüm insanları, ister sahada ister saha dışında, nerede olurlarsa olsunlar, her zaman potansiyellerini sonuna kadar kullanmaları için teşvik etmeyi amaçlıyor.

“EFSANELEŞMEK” sloganıyla yola çıkan kampanya, insanları, beklentilerin üzerine çıkmak ve gelenekselleşmiş spor anlayışını aşmak konusunda motive etmeyi ve onlara, mükemmeliyetin ulaşılabilecek bir şey olduğunu göstermeyi hedefliyor. Reklam kampanyasında kullanılan görüntüler, temelini Michael Jordan’ın kişisel değerlerinden ve başarı felsefesinden alan Jordan Brand’e ait temel felsefeyi simgeliyor: ‘Benzersiz Olmak, Verilen Sözde Durmak, Hak Etmek ve İlham Vermek’.
İlk AIR JORDAN ayakkabısı, 1985 yılında, Michael Jordan’ın çaylak sezonu sırasında piyasaya sürüldü ve kısa zamanda sektörün en çok satan basketbol ayakkabısı oldu. Aradan geçen 23 yıllık sürede AIR JORDAN, Zıplayan Adam (Jumpman) logosuyla, yenilikçi teknolojisiyle ve ileriye dönük moda anlayışıyla dünyanın en çok bilinen markalarından biri haline geldi.

Jordan Brand Hakkında

NIKE Inc.’in birimlerinden biri olan Jordan Brand, Michael Jordan efsanesinden yola çıkılarak hazırlanan, ünlü basketbolcunun vizyonunu ve görüşlerini taşıyan bir ayakkabı, giysi ve aksesuar markasıdır. Jordan Brand 1997 yılında sektöre girmiş ve kısa zamanda, hem kadın hem de erkekler için performans ve yaşam stili ürünlerinden oluşan eksiksiz bir koleksiyonla kullanıcılarının karşına çıkmıştır. Jordan Brand, gelirinin bir bölümünü Jordan Fundementals’a, öğretmenlere yönelik eğitim bağışları programına aktararak, toplumsal görevini de yerine getirmektedir.


Pazartesi, 21 Ocak 2008 11:03

19
Michael Jordan / Michael JORDAN Duvar Kağıtları
« : 03 Şubat 2008, 05:20:50 »
Sizlere şimdilik bunları sunuyorum pc'imdeki teknik sorunlardan dolayı arşivim tamamına ullaşamıyorum ama en kısa zamanda ayarlıcam kusura bakmayın burası boş kalsın istemedim geçici olarak bunları sunuyorum.

 

Dipnot: Akşama Basketbol yaşantısıyla ilgili güzel bir yazı koyucam  :wink:

20
Michael JORDAN SLAM 100. SAYI ÖZEL RÖPORTAJI (Nedenleri)

HER ZAMAN JORDAN...

   HERKEZ ONUN EN İYİ OLDUĞUNU BİLİYOR, AMA NEREDEYSE HİÇ KİMSE ONUNLA BUNU KONUŞAMADI. BİZ (SLAM) BUNU BAŞARDIĞIMIZ İÇİN ÇOK MUTLUYUZ.
   MİCHAEL JORDAN'I  İSTEDİNİZ... BİZDE SİZE ONU SUNUYORUZ...


   SLAM'İN Michael JORDAN SAYESİNDE VAR OLDUĞUNU İDDİA ETMEK DOĞRU OLMAZ AMA, ŞU BİR GERÇEK Kİ O OLMADAN BURADA OLAMAZDIK. BIRAKINDA AÇIKLAYALIM...

   Bu röportajın temelleri 1994 yılında atıldı. Hatırlayacağınız gibi JORDAN o zaman küçük çaplı bir beyzbol oyuncusuydu. SLAM'e de altıncı sayıya kadar kapak olmadı, yani profesyonel basketbola tekrar dönüş yapana dek. Bu hem basketbol için hem de genç dergimiz için iyi bir haberdi. Mike'ın sürüklemeyi bıraktığı oyuna bir sezon daha tahammül edebilir miydik? Belki de... Ama aslına bakarsanız bu sorunun cevabını hiçbir zaman öğrenmemiş olmamız belkide daha iyi oldu.
   Kişisel olarak asla Michael JORDAN'a ihtiyaç duymadım. 80'lerde büyüyen bir nesil üyesi olarak Magic ve muhteşem LAKERS'tan geriye kalanları izliyordum. Bu da fazlasıyla yeterliydi. Alkışlayabileceğim, idolüm olarak tanımlayabileceğim muhteşem oyunculara sahip olan ve Efsanevi rekabetler yaşatan bir takım vardı. Tanıdığım tek LAKERS'lı olmayan çocukta CELTICS'liydi. O da bizim çenemizden kurtulamazdı zaten. Bu iki takım dışındaki takımlar için maç programını doldurmak için ligdeydiler sanki.
   Çoğu çocuk gibi ben de dünyaya dar bir pencereden bakıyordum. Fakat en sonunda bazı şeylerin farkına vardım. Çoğu insanın Mike'a ihtiyacı vardı. İhtiyacı olmayanlar bile JORDAN'ın karşısında saygıyla eğildiler. Michael'ın insanlar üzerinde böyle bir etkisi vardı.
   Şimdilerde başka yollardan da olsa aynı etkiyi hala sürdürüyor. Gönderdiğiniz binlerce okuycu anketinin sonuçlarını almadan çok önce de birşeyler hissediyorduk zaten. Bu sayının SLAM dergisinin 100. sayısı destansı olmasını istiyorduk ve kapakta yer almak için sadece tarihte iz bırakan oyuncuların ismi geçmeliydi. Fakat buna tek başımıza karar veremezdik ve sizlere başvurduk. Üç soru ve üç cevap buna karar verecekti...

SORU: SLAM Döneminin En İyi NBA Oyuncusu Kim?
Tüm Oyları Aldı...

SORU: SLAM Döneminin En Sevdiğiniz NBA Oyuncusu Kim?
Oylar Çığ Gibi Büyüdü...

SORU: SLAM 100'ün Kapağında Kim Olmalı?
Onun Oy Sayısına Yaklaşan Bile Olmadı...

   Kolay kısım olan karar verme aşamasını böylece atlatmıştık. Ama gözüken oydu ki imkansız olan kısma gelmiştik. Doğrusunu söylemek gerekirse zaten onu daha öncede bulamamıştık. Tam olarak hiç görüşemedik, ne fotorafçımız nede muhabirimiz... Fakat bu sefer seçim hakkımız yoktu, ona gerçekten ihtiyacımız vardı.
   İster inanın ister inanmayın onu geçtiğimiz aralık ayının başında Chicago'da yakaladık. Fakat bu pek kolay olmadı. Aylar süren bir kovalamaca, ısrar etme süreci ve neredeyse yalvarmanın ardından kabul ettirmeyi başardık. Michael'ı onun gerçek taraftarlarının SLAM okuyucuları olduğunun anlatarak tavladık, bunun olucağını biliyordum. Siz ona sesinizi duyurmak istediniz ve biz sadece aracı olduk. Michael'da sonunda size kulak verdi.
   Bu özel gün için Chicago'nun kuytu köşesindeki ibr stüdyodaydık. JORDAN XXI'in tanıtım filmi çekiliyordu. Bu film yeni nesle Michael JORDAN'ın EFSANEVİ anlıarını aktarmayı hedefliyor. JORDAN'ın bu tanıtım film'indeki rölü oldukça kısa aslına bakarsanız. Filmin sonunda kollarını kovuşturarak, suratında tatlı bir gülümseme ile çıkageliyor. Reklamın ana fikri oldukça basit: JORDAN'ın mirası olarak görülen DNA'si yeni jenerasyona geçiyor ve orada kendini göstermeyi sürdürüyor. Elbette ki bu bir pazarlama stratejisi. Fkat Michael bunu öyle bir profesyonellikle aktarıyor ki bu bile oldukça inanrıcı gözüküyordu.
   Gerçek şu ki Michael JORDAN, aktif basketbolu bıraktı. Kobe, Lebron, Dwyne ve carmelo şimdi onun boşaltığı sahneyi doldurmaya çalışıyor ve bu sayede acı gerçeği kabul etmek daha kolaylaşıyor. Fakat henüz kimse JORDAN'ın gelmiş geçmiş en iyi basketbolcu olurken sahip olduğu özellikleri; yani atletizmini, işine duyduğu saygısını, odaklanmasını ve rekabetçi kimliğini bir oyuncu altında toplaya bilmiş değil. Ve bununda eğer olacaksa kısa vadede olabileceğini hiç sanmıyoruz. İsmini saydığımız genç oyuncular gelecekte altı şampiyonluk yüzüğüne sahip olabilir, 32.292 sayıyı geçebilir veya beş MVP ödülü kazanabilir fakat asla yeni bir JORDAN olamazlar. O benzersizdi ve öyle kalacak. Onu özel kılanda bu.
   Michael JORDAN'ın en son bir dergi kapağı için poz vermesinin üzerinden yıllar geçti. Onun basına, SLAM veya başka bir dergiye zaman ayırmaya, röportaj vermeye veya ayakkabı satmaya ihtiyacı yok. Fakat bizi istisna olarak görüp zaman ayırdığı için çok mutluyuz. Onunla konuşmadan önce teklifimizi niye kabul ettiğini bilidğimizi sanyıroduk. Ona kendi ismini taşıyan ürünlerin dizaynında ve üretiminde hala aktif olarak rol alıp almadığını sorduğumuzda JORDAN bize "İsimimin içinde olduğu herşey ile her zaman ilgileneceğim" yanıtını verdi. Ayakkabıları kastettiğini sanmıştık ama yanılmışız. O basketboldan bahsediyordu...


21
Arşiv / Lebron KRAL Lakabını hakediyomu?
« : 27 Haziran 2006, 02:01:49 »
Bildiğiniz gibi daha kimse tanımadan ve NBA'e draft edilmeden JORDAN'ın yeni veliahtı denilip KRAL Lakapı takıldı bunu NBA'de hiç bir caba sarf etmeden ve birşey yapmadan KRAL denmesini hakediyormu?

22
Arşiv / Mehmet OKUR'un HAYAT Hikayesi
« : 20 Haziran 2006, 22:49:00 »
MEHMET OKUR’un hayat hikayesi (1)
İstanbul’dan Bursa’ya uzanan yolda küçük bir sahil kasabası olan Yalova’da, 26 Mayıs 1979’da doğdu Abdullah ve Nimet Okur’un tek oğulları Mehmet Okur. Okur çiftinin ilk çocuğu, Mehmet’ten 7 yıl önce, 1972’de doğan kızları Yasemin’di. Mehmet’ten 7 yıl sonra, 1986’da ise çiftin ikinci kızı Seda dünyaya geldi. Bu beş kişilik ailenin kökleri ise bir taraftan Bosna’ya ve diğer taraftan ise günümüzde büyük bir bölümü Gürcistan sınırları içerisinde bulunan büyük Kafkasya’ya ve Ukrayna’ya dayanıyordu. Mehmet Okur’un ismini aldığı kişi olan büyük büyük babası Mehmet Bey, Bosna-Hersek’te imamlık yaparken Türkiye’ye, Adapazarı’na göç etmiş. Onun oğlu Mahmut ise Zehra adında bir kızla evlenmiş ve Abdullah’ı dünyaya getirmişler. Nimet Okur’un ailesi ise dünyanın farklı bölgelerinden gelmişler. Annesi Fatma Hanım Ukrayna vatandaşı iken, babası Süleyman Baştimur ise bir Kafkasyalı imiş. Kısacası Abdullah ve Nimet Okur’un kaderlerini birleştiren ve bir aile kurmalarını sağlayan, dünyanın farklı bölgelerinden Türkiye’ye göç eden ve onları burada dünyaya getiren ataları olmuş. Onlara göre sahip oldukları genler, birlikte yarattıkları yeni jenerasyonun geleceğinde büyük etkiye sahip. Örneğin Mehmet’in sahip olduğu güç ve dayanıklılık büyükannesi Fatma’nın kişiliğinin mükemmel bir yansıması niteliğinde. Halen hayatta ve sağlıklı olan Fatma, gençliğinin büyük bir bölümünü II. Dünya Savaşı sırasında Polonya’daki Alman toplama kamplarında geçirmiş. Bugün Ukrayna olarak adlandırılan topraklarda gerçekleşen Nazi istilası sırasında esir alınan Fatma Hanım tam anlamıyla cehennemi yaşamış. Çoğu günler kuru bir ekmek parçası ile yaşamını devam ettirmek zorunda kalmış. Ancak hayatta kalacak kadar zeki ve dayanıklıymış. Kısa zamanda Almanların çoraplara ve saçlara ekstra dikkat ettiğini fark eden Fatma Hanım, çoraplarını olabildiğince temiz ve saçlarını mümkün olduğunca toplu tutmuş. Bu sayede ve kampta görevli onbaşıya ölmüş olan kızını hatırlatıyor olmasının da sayesinde Fatma Hanım kampta diğer mahkumlara oranla çok daha özgür hareket etme şansını yakalamış. Kampı çevreleyen dikenli tellerin altından gizlice geçerek ve nöbetçileri atlatarak kampın yanındaki patates tarlasına giderek patates toplayan Fatma Hanım, büyük zorluklarla taşıdığı patatesleri kamptaki kömür ocağında pişirerek diğer mahkumlara dağıtacak kadar cesur, akıllı ve merhametliymiş. Gerçek bir beyefendi olan Süleyman Baştimur ise Akdeniz Olimpiyatları’nda güreş dalında şampiyonluğa ulaşan bir sporcuymuş. Müthiş bir güreşçi olan Süleyman Bey hiç kuşkusuz farklı koşullar altında sonraki yıllarda Dünya ve hatta Olimpiyat şampiyonu olabilecek yeteneğe de sahipmiş.

Abdullah Okur, ailesi buraya taşındıktan sonra Yalova Belediyesi’nde çalışmaya başlayan bir memurdu. İş konusunda oldukça becerikli olan Abdullah Bey, ucundan tuttuğu her işin altından kalkabilen ve ailesi için her zaman elinden gelenin en iyisini yapan bir adamdı. Sıfırdan başlamak hiçbir zaman kolay olmadı. Diğer birçok göç etmiş aile gibi Okur’lar da hayata sıfırdan başlamak zorunda kalmışlardı. Bu nedenle de Mehmet ve kız kardeşleri için hayatın ilk yılları pek de kolay olmadı. Mal varlıkları yoktu, ancak aile içerisinde her zaman sevgi ortamı hakimdi ve aile üyeleri birbirlerine destek olmak konusunda fazlasıyla cömertti.

Nimet Okur büyük kızları Yasemin’i de, Mehmet’i de evlerinde bir ebe yardımıyla doğurmak durumunda kalmıştı. Belediye için çalışan Sevim adındaki ebe Nimet Hanım Mehmet’e henüz bir aylık hamileyken kendisine sağlıklı ve iyi bir erkek çocuk sahibi olacağını söylemişti. Ebeler arasında yaygın bir yöntem olan bu tahmin konuşması hem annelere yardımcı olmak, hem de doğum bittiğinde iyi bir bahşiş almak için yapıldığından, Nimet Hanım ebe’nin sözlerini pek de dikkate almamıştı. Fakat ebe’nin ısrarlı kehaneti, 1½ aylık bir bebek olan Mehmet’i ilk kez doktora götürdüklerinde halen Nimet Hanım’ın kulaklarında çınlıyordu. Mehmet tam 63 cm. boyundaydı. Karamürsel’de bir A.B.D. Donanma Üssü vardı. Orada Mehmet’i muayene eden bir doktor Abdullah ve Nimet Okur çiftine, oğullarının Amerikan standartlarının dahi üzerinde bir büyüme göstereceğini söyledi. I. Dünya Savaşı sırasındaki zorlu yıllar sonrasında II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Türkiye’de yaşanan kıtlık; bebekler, genç erkekler ve bayanlar için “Amerikan Standartı” kavramını Türk aileleri için son derece önemli bir ölçü birimi haline getirmişti. Bu olaydan yıllar sonra, aynı doktorun bir tatil sırasında Okur ailesiyle karşılaşması ve boyu 2 metreyi aşan Mehmet’i gördükten sonra Nimet Okur’a dönerek “Ben size söylememiş miydim?” demesi ise çok ilginç bir tesadüf ve unutulmayacak bir olaydı.

Bugünkü haline bakarak Mehmet’in kolay bir bebeklik dönemi geçirdiğini ve çabucak büyüdüğünü düşünmek büyük bir hata olur. Neredeyse 1½ yaşına kadar Mehmet oldukça kötü bir öksürükle boğuştu. Doktorların bronşit teşhisi koyduğu bu rahatsızlık, Mehmet’in geceleri uyumasını güçleştirirken, anlaşılamaz bir şekilde öksürük gecenin karanlığı çöktükçe ve zaman geçtikçe daha da kötüye gidiyordu. Ebeveynlerin çok iyi bildiği üzere uyumayan bir bebek aynı zamanda uyumayan aileler demektir. Abdullah Okur’un yoğun ve yorucu iş temposu nedeniyle Mehmet’in yatağının başında 1½ yıl boyunca her gece beklemek anne Nimet Okur’a düştü. Bebeğini uyutabilmek için akla gelebilecek her türlü yöntemi deneyen Nimet Okur denemelerinden bir tanesinde bir nebze olsun başarıya ulaştı. Mehmet’i ayağında sallayarak uyutmayı deneyen Nimet Hanım bu uğraşında kısa periyotlar için de olsa zaman zaman başarıya ulaşmanın zevkini ve mutluluğunu yaşadı. Kimi geceler Tanrı’ya 10-15 dakikalık deliksiz bir uyku için yalvaracak duruma gelen Nimet Hanım, Mehmet neredeyse 2 yaşına geldiğinde doktorların verdiği bir haberle sarsıldı. Doktorlar küçük Mehmet’in astım olduğunu söylemişti. Derin bir üzüntü yaşayan Nimet Hanım buna rağmen yılmadı ve bir an önce oğlunu bu hastalıktan kurtarabilmenin arayışına girdi. Aile çevresinde astımı olan bir akraba bulan Nimet Hanım, ondan saf zeytinyağına yatırılmış “damla sakızının Mehmet’e iyi gelebileceğini öğrendi. Saf zeytinyağında tam sekiz gün dinlendirdiği damla sakızını dokuzuncu gün koca bir kaşıkla küçük Mehmet’ine verdi. Bu mucize iksir(!)in yarattığı sonuç ise formülü veren kişiyi dahi hayrete düşürecek nitelikteydi. Mehmet’in vücudu mümkün olan her şekilde solunum yollarındaki balgamı dışarı atıyordu. Nimet Okur o günü oğlunun yeniden doğduğu gün olarak ilan etti.

Artık sağlık problemlerinden kurtulmuş olan Mehmet, günde ortalama 4 litre taze süt içiyordu. Mehmet’in her geçen gün artan iştahı da heybetli bedenine ihanet etmiyordu. Sürekli büyükannesine giderek annesinin hazırladığı porsiyonların kendisine yetmediğinden yakınan Mehmet, daha fazlasını istiyordu. Fatma Hanım ise onun favorisi olan tostu mümkün olan en büyük şekilde hazırlamakla meşgul oluyordu. Büyükannesinin iki, üç ve hatta dört katlı dev tostlarını büyük bir afiyetle yiyen Mehmet, ne var ki kazandığı enerjiyi derslerine kafa yorarak değil, Atari salonlarında vakit geçirerek harcıyordu. O dönemde Türkiye’nin büyük şehirlerinde mantar gibi çoğalan Atari salonlarına diğer tüm çocuklar gibi büyük ilgi duyan Mehmet, gününün büyük bölümünü Atari oynayarak ya da futbol oynayarak geçiriyordu. Ama çocuklar Atari salonlarında değil, ders başında vakit geçirmeliydi. Küçüklüğünden itibaren pratik ve keskin bir zekaya sahip olan Mehmet de bunun pekala farkındaydı. Bu yüzden haylazlıklarını örtbas etmek için okul konusunda elinden gelenin en iyisini yaptı. Okul tarafından eve gönderilen uyarı mesajlarını postacının posta kutusuna atmasını sabır ve dikkatle bekleyen Mehmet, anne ve babası görmeden bunları ele geçirerek imha etmek konusunda uzmanlaşmıştı. Okul çareyi her gün Mehmet’i okula getirmesi için Atari salonuna bir çocuk göndermekte buldu. Ancak Mehmet çocuğu karşısında her gördüğünde sinirlenmeden önce orayı terk etmesini istiyor ve amacına da ulaşıyordu. Devamsızlığının 19. gününde neyse ki okuldan gelen uyarı mesajı Abdullah ve Nimet Okur çiftine ulaştı. O gün mesajın eve ulaşması hayati önem taşıyordu çünkü Mehmet okulu bir gün daha kırmış olsa, bir dönemde 20 gün devamsızlık yaptığı için okuldan atılmış olacaktı.

Abdullah Bey ve Nimet Hanım, küçük Mehmet’in okula ve derslerine olan ilgisini canlandırmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Aslında Mehmet son derece zeki bir öğrenciydi ve şayet okula biraz olsun vakit ayırabilmiş olsaydı hiçbir problem yaşamayacaktı. Sonunda ailesi Mehmet’in gerçek dünya ile tanışması gerektiğine karar verdi. Bu şekilde Mehmet’in okulun kıymetini anlayacağını ve okula daha bir tutkuyla bağlanacağını düşünmüşlerdi. İlk önce Abdullah Bey, eski Dodge kamyonetinin arkasında plastik araç-gereçler satacak bir akraba buldu. Henüz 13 yaşında bile olmayan Mehmet kamyoneti kullanacak olan kişiydi. Her ne kadar ailesi onun iş hayatının yoruculuğu ve acımasızlığı karşısında yılarak okul hayatına dönmek isteyeceğini düşündüyse de Mehmet yaptığı işten ve kariyerinden son derece memnundu. Direksiyon arkasında, genç Mehmet ileride Formul 1 şoförü olabilecek gelişmeyi gösteriyordu. Bu durumun Memo için bir eğlenceye dönüştüğüne kanaat getiren Abdullah Okur amacına bu yolla ulaşamayacağını anlayınca taktik değiştirdi ve Mehmet’i Yalova Belediyesi için çalışan bir çay bahçesinde işe koydu. Mehmet burada saatlerce çalışacak ve çay bahçesine gelen müşterilere sıcak çay servisi yapacaktı. Abdullah Bey’de, sağdan soldan emir almaya alışık olmayan Mehmet’in bu işten sıkılarak kısa bir süre içerisinde okula dönmek isteyeceği yönündeki düşüncesi hakimdi. Bu arada kaçınılmaz bir gerçekse Mehmet’in boş zamanlarında oynadığı futbola olan düşkünlüğü idi. Yalova Acar Spor Kulübü altyapısında kalecilik yapan Mehmet gelecek vadeden bir oyuncu olarak gösteriliyordu. Ancak zamanla küçük bir sorun, aslında bir boyut sorunu ortaya çıktı. Futbol kalesi Mehmet’in önünde durması için çok küçük kalmaya başlamıştı. Hayat çoğu zaman insanın doğru zamanda, doğru yerde olmasından ibarettir. Mehmet’in ilk kez doğru zamanda doğru yerde oluşu, o yaşına kadar çok az ilgi gösterdiği bir sporu yaparken gerçekleşti. O dönemde popüler olmaya başlayan NBA (A.B.D. Ulusal Basketbol Ligi) maçlarını seyretmeye ve gelişmeleri takip etmeye çalışıyordu. Devlet televizyonu “TRT” bazen NBA maçlarını ekrana getiriyor ve Mehmet de bu maçları izliyordu. NBA maçlarını izlemesine rağmen gerçek bir basketbol maçında yer almak Mehmet için birbirinden çok farklı iki olguydu. Ancak Mehmet televizyondan öğrendiklerini bir gün sokakta uygulamaya çalışırken Orhan Gazi Göktaş fabrikaları basketbol antrenörü Ahmet Bey’in dikkatini çekti. Mehmet’te büyük bir potansiyel olduğunu fark eden tecrübeli antrenör Mehmet’in takımıyla birlikte idmanlara çıkmasını sağladı.

Yeteneğinin yanı sıra, 14 yaşına basmaya hazırlanan Mehmet’in neredeyse 1.92 metreyi bulan boyu da fark edilmeye başlandı. Abdullah Okur da artık futbolun sadık bir Fenerbahçe taraftarı olmanın ötesinde Mehmet’in geleceğinde bir yere sahip olamayacağını anlamıştı. Diğer yandan Mehmet’in okula olan ilgisizliğini ve onun bir alim olmayacağı gerçeğini de kabul eden Abdullah Bey, oğlunun basketbol ile daha ciddi bir şekilde ilgilenmesinin zamanının geldiğine karar verdi. Doğrusu ailelerin çocuklarını basketbol öğrenmeleri için eğitimli antrenörlere 7-8 yaşında emanet ettikleri gerçeği düşünüldüğünde 14, basketbola başlamak için pek de ideal bir yaş değildi. Buna rağmen Abdullah Okur oğluna duyduğu büyük güven ve inanç ile hareket ederek, Mehmet’in tıpkı yapmaktan hoşlandığı diğer aktivitelerde olduğu gibi (futbol oynamak, araba kullanmak vb.) basketbolda da başarılı olacağından emindi.

Abdullah Bey birçok alanda çevresinin geniş olduğunu iyi bildiği teyzesinin oğlu Cevat Pilav’a telefon etti. Cevat Bey’den kuzenine gelen öneri ise Bursa’da faaliyet gösteren Türkiye Birinci Basketbol Ligi kulüplerinden Oyak Renault’un genel menajeri Atilla Tapşın’ı ziyaret etmesi oldu. Bu noktada Mehmet için bir başka olumlu gelişme de Oyak Renault’un şampiyonluk hedefleyen bir takım olmaktan çok, altyapısına önem veren bir kulüp olmasıydı. Bursa’nın, Yalova’dan araba ile sadece 1,5 saat uzaklıkta oluşu da Okur ailesinin küçük oğullarını ziyaret edebilmesi ve onun maçlarını seyredebilmesi için elverişli bir durumdu. Oyak Renault 1. Ligde iyi bir durumdaydı ve kulübün başkanı da yakın bir akrabanın arkadaşıydı. Sonuç olarak Mehmet’in basketbol kariyerine başlaması için her şey hazırdı. Böylece kale çizgisinden serbest atış çizgisine geçiş de tamamlanmış olacaktı. Aslında okul hayatının sona ereceği düşünüldüğünde, basketbol Mehmet için kutsal sayılabilecek bir fırsattı. Okula döndü ve sonunda Cem Sultan Lisesi’ni bitirdi.

23
All-Star Haftasonu / NBA All - Star TARİHİ
« : 07 Haziran 2006, 19:03:50 »
NBA All - Star TARİHİ
NBA All Star Organizasyonu, her yıl Şubat ayında NBA normal sezonun ara vermesi ve Doğu ile Batı takımlarının karmasının maçını da içeren gösterilere verilen isimdir. Her yıl önceden belirlenen bir şehirde yapılan All Star maçında NBA'in en üst düzey oyuncularının aynı anda sahada olması sebebiyle yoğun ilgi çeker.

Bu maçta oynayacak oyuncuların ilk 5 seçimi son senelerde İnternet yoluyla yapılmaktadır. En yüksek oyu alan oyuncular kendi konferanslarının ilk beşinde sahaya çıkar. Diğer 14 All-Star oyuncu takımların koçları tarafından seçilir.

Bu maçta en iyi performansı gösteren (ve genellikle kazanan takımda oynayan) oyuncu En Değerli Oyuncu (MVP) ödülünü alır.

All-star haftası içinde All-star maçı hariç pek çok ilgi çekici aktivite bulunur. Bunların başında çaylaklar takımı (rookie) ile ligde 2. sezonu geçiren oyuncuların (sophomore) karmasının maçı, ligin en iyi dış atış yüzdesine sahip oyuncuların katıldığı 3 sayı yarışması ve smaç yarışması yer alır.

NBA All - Star 3'LÜK YARIŞMASI TARİHİ

YIL        /              OYUNCU              /     YER
1985-86   Larry Bird,Boston                     Dallas
1986-87   Larry Bird,Boston                    Seattle
1987-88   Larry Bird,Boston                    Chicago
1988-89   Dale Ellis,Seattle                     Houston
1989-90   Craig Hodges,Chicago               Miami
1990-91   Craig Hodges,Chicago              Charlotte
1991-92   Craig Hodges,Chicago              Orlando
1992-93   Mark Price,Cleveland                Salt Lake City
1993-94   Mark Price,Cleveland                Minneapolis
1994-95   Glen Rice,Miami                       Phoenix
1995-96   Tim Legler,Washington             San Antonio
1996-97   Steve Kerr,Chicago                  Cleveland
1997-98   Jeff Hornacek,Utah                  New York
1998-99   Jeff Hornacek,Utah                  Oakland
2000-01   Ray Allen,Milwaukee                 Washington
2001-02   Peja Stojakovic,Sacramento      Philadelphia
2002-03   Peja Stojakovic,Sacramento      Atlanta
2003-04   Voshon Lenard,Denver              Los Angeles
2004-05   Quentin Richardson,Phoenix        Denver
2005-06   Dirk Nowitzki,Dallas                  Houston

EKLEME ALINTI:Highflyer_Wade

NBA All - Star SMAÇ YARIŞMASI TARİHİ

   YIL     /              OYUNCU               /   YER
1983-84   Larry Nance,Phoenix               /Denver
1984-85   Dominique Wilkins,Atlanta        /Indianapolis
1985-86   Spud Webb,Atlanta                /Dallas
1986-87   Michael Jordan,Chicago           /Seattle
1987-88   Michael Jordan,Chicago           /Chicago
1988-89   Kenny Walker,New York           /Houston
1989-90   Dominique Wilkins,Atlanta        /Miami
1990-91   Dee Brown,Boston                  /Charlotte
1991-92   Cedric Ceballos,Phoenix           /Orlando
1992-93   Harold Miner,Cleveland            /alt Lake City
1993-94   Isaiah Rider,Minnesota            /Minneapolis
1994-95   Harold Miner,Miami                 /Phoenix
1995-96   Brent Barry,L.A. Clippers         /San Antonio
1996-97   Kobe Bryant,L.A. Lakers          /Cleveland
1999-00   Vince Carter,Toronto              /Oakland
2000-01   Desmond Mason,Seattle          /Washington, D.C
2001-02   Jason Richardson,Golden State /Philadelphia
2002-03   Jason Richardson,Golden State /Atlanta
2003-04   Fred Jones,Indiana                 /Los Angeles
2004-05   Josh Smith,Atlanta                 /Denver
2005-06   Nate Robinson,New York          /Houston

EKLEME ALINTI:Highflyer_Wade

ALL-STAR'DA SMAÇ YARIŞMASININ GEÇMİŞİ

1984: NBA sınırları içerisinde gerçekleştirilen ilk smaç yarışmasında 2.08'lik Laary Nance finalde smacın babası Julius Eving'i yenerek ilk şampiyon oluyordu.
1985: Dominique Wilkins 1985 finalinde ileride ezeli rakibi olacak olan çaylak michael Jordan'ı yenerek ilk smaç şampiyonluğuna ulaşıyordu.
1986: Dallas'ta doğup büyüyen 1.70'lik Spud Webb taraftarlarının önünde ve tüm dünyanın şaşkın bakışları arasında finalde Dominique Wilkins'i mağlup ediyor ve yarışma tarihinin en kısa şampiyonu oluyordu.
1987: D.Wilkins'in katılmadığı 1987 smaç yarışmasında Michael Jordan ilk şampiyonluğunu kazanıyordu.
1988: Bir yıl önce Wilkins'in olmamasından yaralanıp şampiyon olan Jordan,bu kez Wilkins'i finalde ezerek şampiyon oluyordu.
1989: Ney york'un uçan adamı Kenny Walker babasının ölümünden 1 gün sonra çıktığı yarışmada şampiyon oldu.
1990: Dominique Wilkins 2. şampiyonluğunu Sakrementonun guardı Kenny Smith'i yenerek aldı.
1991: "Pump İt Up Dee" 1.85'lik Boston'nun çaylak guardı Dee Brown Reebok'larını pompalıyor ve 2.08'lik Shawn Kemp'in önünde yaptığı gözü kapalı smaçla şampiyonluk kupasını kaldırıyordu.
1992: Dee Brown'dan esinlenen Cedric Ceballos bir adım daha ileri gidiyor ve gözünü siyah bir bantlakapatarak smacını yapıyordu.50 tam puan alan Cedric Larry Johnson'u yenerek şampiyon oluyordu.
1993: Miami Head'in çaylak guardı Harold Miner rahat bir şekilde şampiyonluğu alıyordu.
1994: Lige fırtına gibi giren çaylak İsaiah Rider "East Bay Funk" adını verdiği ve zıpladıktan sonra topu bacağının arasından geçirerek yaptığı smacıyla yeri göğü inleterek şampiyon oluyordu.
1994:
1995: 1993 yılı şampiyonu Miner ,bir şampiyonluğa daha imza attı ama artık herkes Miner'in komple bir oyuncu olmaktan çok uzak olduğunun farkındaydı.
1996: Clippers'ın beyaz guardı Brent Barry "beyazlar zıplayamaz" lafını yalanlarcasına smaç krallığını ele geçiriyordu.Barry hala bugüne kadar smaç şampiyonu olabilen tek beyaz oyuncu.
1997: Smaç yarışmasının düşüşe geçtiği ve ilgi kaybettiği dönemde çaylak kobe, İsaiah Rider taklidi smacıyla sampiyon oluyordu.
2000: İki yıl aradan sonra yapılan smaç yarışması tarihinin en iyi yarışmalarından biri oldu.Vince Carter,Steve Francis ve Tracy McGrand arasındaki savaştan galip çıkan 260 derecelik smaötan tutunda tek kolunu potanın böğrüne sokmaya kadar bir çok değişik smaç gerçekleştiren ve herkesin aklını alan Vince Carter oldu.
2001: Samç yarışmasından çok smaç kaçırma yarışmasına dönen 2001 yılı yarışmasında Desmond Mason takım arkadasının üzerinden zıplayarak yaptığı smaç sayesinde şampiyonluğu kazandı..

İlk olarak 2 Mart 1951'de Boston'da yapılan All-star maçında doğu takımı kazanmıştır.

All-star MAÇI SONUÇLARI

Sene     /     Sonuç     /     Ev Sahibi Takım     /     MVP
1951 Doğu 111 - 94 Batı / Boston Celtics / Ed Macauley, Boston Celtics
1952 Doğu 108 - 91 Batı / Boston Celtics / Paul Arizin, Philadelphia Warriors
1953 Batı   79  - 75 Doğu / Fort Wayne / Pistons George Mikan, Minneapolis Lakers
1954 Doğu 98  - 93 Batı (Uz.) / New York / Knicks Bob Cousy, Boston Celtics
1955 Doğu 100 - 91 Batı / New York Knicks / Bill Sharman, Boston Celtics
1956 Batı   108 - 94 Doğu / Rochester Royals / Bob Pettit, St. Louis Hawks
1957 Doğu 109 - 97 Batı / Boston Celtics / Bob Cousy, Boston Celtics
1958 Doğu 130 - 118 Batı / St. Louis Hawks / Bob Pettit, St. Louis Hawks
1959 Batı   124 - 108 Doğu / Detroit Pistons / Bob Pettit, St. Louis Hawks; Elgin Baylor, Minneapolis Lakers
1960 Doğu 125 - 115 Batı / Philadelphia Warriors / Wilt Chamberlain, Philadelphia Warriors
1961 Batı   153 - 131 Doğu / Syracuse Nationals / Oscar Robertson, Cincinnati Royals
1962 Batı   150 - 130 Doğu / St. Louis Hawks / Bob Pettit, St. Louis Hawks
1963 Doğu 115 - 108 Batı / Los Angeles Lakers / Bill Russell, Boston Celtics
1964 Doğu 111 - 107 Batı / Boston Celtics / Oscar Robertson, Cincinnati Royals
1965 Doğu 124 - 123 Batı / St. Louis Hawks / Jerry Lucas, Cincinnati Royals
1966 Doğu 137 - 94 Batı / Cincinnati Royals / Adrian Smith, Cincinnati Royals
1967 Batı   135 - 120 Doğu / San Francisco / Warriors Rick Barry, San Francisco Warriors
1968 Doğu 144 - 124 Batı / New York Knicks / Hal Greer, Philadelphia 76ers
1969 Doğu 123 - 112 Batı / Baltimore Bullets / Oscar Robertson, Cincinnati Royals
1970 Doğu 142 - 135 Batı / Philadelphia 76ers / Willis Reed, New York Knicks
1971 Batı   108 - 107 Doğu / San Diego Rockets / Lenny Wilkens, Seattle SuperSonics
1972 Batı   112 - 110 Doğu / Los Angeles Lakers / Jerry Batı, Los Angeles Lakers
1973 Doğu 104 - 84 Batı / Chicago Bulls / Dave Cowens, Boston Celtics
1974 Batı   134 - 123 Doğu / Seattle SuperSonics / Bob Lanier, Detroit Pistons
1975 Doğu 108 - 102 Batı / Phoenix Suns / Walt Frazier, New York Knicks
1976 Doğu 123 - 109 Batı / Philadelphia 76ers / Dave Bing, Washington Bullets
1977 Batı   125 - 124 Doğu / Milwaukee Bucks / Julius Erving, Philadelphia 76ers
1978 Doğu 133 - 125 Batı / Atlanta Hawks / Randy Smith, Buffalo Braves
1979 Batı   134 - 129 Doğu / Detroit Pistons / David Thompson, Denver Nuggets
1980 Doğu 144 - 136 Batı (Uz.) / Washington Bullets / George Gervin, San Antonio Spurs
1981 Doğu 123 - 120 Batı / Cleveland Cavaliers / Nate Archibald, Boston Celtics
1982 Doğu 120 - 118 Batı / New Jersey Nets / Larry Bird, Boston Celtics
1983 Doğu 132 - 123 Batı / Los Angeles Lakers / Julius Erving, Philadelphia 76ers
1984 Doğu 154 - 145 Batı (Uz.) / Denver Nuggets / Isiah Thomas, Detroit Pistons
1985 Batı   140 - 129 Doğu / Indiana Pacers / Ralph Sampson, Houston Rockets
1986 Doğu 139 - 132 Batı / Dallas Mavericks / Isiah Thomas, Detroit Pistons
1987 Batı   154 - 149 Doğu (Uz.) / Seattle SuperSonics / Tom Chambers, Seattle SuperSonics
1988 Doğu 138 - 133 Batı / Chicago Bulls / Michael Jordan, Chicago Bulls
1989 Batı   143 - 134 Doğu / Houston Rockets / Karl Malone, Utah Jazz
1990 Doğu 130 - 113 Batı / Miami Heat / Magic Johnson, Los Angeles Lakers
1991 Doğu 116 - 114 Batı / Charlotte Hornets / Charles Barkley, Philadelphia 76ers
1992 Batı   153 - 113 Doğu / Orlando Magic / Magic Johnson, Los Angeles Lakers
1993 Batı   135 - 132 Doğu (Uz.) / Utah Jazz / Karl Malone, Utah Jazz; John Stockton, Utah Jazz
1994 Doğu 127 - 118 Batı / Minnesota Timberwolves / Scottie Pippen, Chicago Bulls
1995 Batı   139 - 112 Doğu / Phoenix Suns / Mitch Richmond, Sacramento Kings
1996 Doğu 129 - 118 Batı San / Antonio Spurs / Michael Jordan, Chicago Bulls
1997 Doğu 132 - 120 Batı / Cleveland Cavaliers / Glen Rice, Charlotte Hornets
1998 Doğu 135 - 135 Batı / New York Knicks / Michael Jordan, Chicago Bulls
1999 Batı   137 - 126 Doğu / Golden State Warriors / Shaquille O'Neal, Los Angeles Lakers; Tim Duncan, San Antonio Spurs
2000 Lokavt Nedeniyle Yapılmadı
2001 Doğu 111 - 110 Batı / Washington Wizards / Allen Iverson, Philadelphia 76ers
2002 Batı   135 - 120 Doğu / Philadelphia 76ers / Kobe Bryant, Los Angeles Lakers
2003 Batı   155 - 145 Doğu (2 Uz.) / Atlanta Hawks / Kevin Garnett, Minnesota Timberwolves
2004 Batı   136 - 132 Doğu / Los Angeles Lakers & Los Angeles Clippers / Shaquille O'Neal, Los Angeles Lakers
2005 Doğu 125 - 115 Batı / Denver Nuggets / Allen Iverson, Philadelphia 76ers
2006 Doğu 122 - 120 Batı / Houston Rockets / LeBron James, Cleveland Cavaliers
2007 Doğu - Batı Las Vegas, Nevada
2008 Doğu - Batı New Orleans

EN ÇOK SAYILI KARŞILAŞMA :2003 Batı 155, Doğu 145
EN ÇOK UZATMAYA GİDE MAÇ :2003 Batı 155, Doğu 145
EN ÇOK GALİBİYET ALAN TAKIM :Doğu 33 - 21 Batı
EN ÇOK BİR MAÇTA SAYI ATAN OYUNCU :42.Bu sayıyı 1962 yılında Wilt Chamberlain attı
EN ÇOK BİR MAÇTA VE TÜM All - Star TARHİNDE EN ÇOK ASİSST YAPAN OYUNCUSU :Toplam 157 asist ,1984 All-Star maçında 22 asistle Magic JOHNSON
EN ÇOK All - Star TARİHİNDE SAYI ATAN OYUNCU :18 All-Star maçında toplam 251 sayıyla Kareem Abdul-jabbar.
EN ÇOK RİBAUND ALAN OYUNCU :1962 All-Star Bob Petit 27 Ribaunt
EN ÇOK ÜST ÜSTE GALİP GELEN TAKIM :Doğu 1980-84 5 Yıl Galip
EN ÇOK FARK ATAN TAKIM :Batı 153-113 Doğu 40 Sayı Fark
EN ÇOK PEŞ PEŞE SEÇİLEN OYUNCU :Shaquille O'Neal'ın Peş Peşe 13. Kez Seçildi
EN ÇOK OY ALAN OYUNCU :2005 All-Star 2 milyon 558 bin 278 Oyla Yao MING
EN GENÇ MVP OLAN OYUNCU :Lebron JAMES
EN GÖRKEMLİ All - Star : 2003 ATLANTA Michael 23 JORDAN'ın All - Star JUBİLESİ



   <chicago> ALINTI:Vikipeden alınıp bir çok ekleme ve düzenleme yapılmıştır.Umarım beğenirsiniz. <washington>
                                                              :wink:

24
 Konuyla ilgili cevap ve yorumlarınızı bekliyorum <washington>  :wink:
(Lütfen yorumunu ve cevabını beğendiğiniz yada sevdiğiniz üyelere ALKIŞ)




Sayfa: [1]