Gönderen Konu: Wilt Chamberlain  (Okunma sayısı 9310 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı 2pac

  • <THUG|LİFE>
  • Rookie
  • **
  • İleti: 194
  • 2PAC İS LEGEND AND LEGEND'S NOT DEAD
    • Profili Görüntüle
Wilt Chamberlain
« : 28 Temmuz 2008, 14:01:50 »
WILT "THE STILT" CHAMBERLAIN

Tam Adı:Wilton Norman Chamberlain
Doğum Tarihi: 21/8/1936 Philadelphia
Boy: 7-1; Kilo: 275 lbs.
Lise: Overbrook (Philadelphia)
Üniversite: Kansas
Draft: Philadelphia Warriors (1956)
Transfer: Philadelphia 76ers'a 15/1/1965, Los Angeles Lakers'a 9/7/1968    Image


O basketbolun durdurulamaz gücüydü, inanılamayacak bir ofansif güce sahipti. Insanlara sorun "Basketbol oynamış en mükemmel oyuncular kimlerdi?". Herkes Wilt Chamberlain'i ya zirveye ya da ilk üç'e koyar.

Dünyadaki çok az sporcunun sahip olduğu oyuna hakim olma yeteneği, skor yapma ve ribaund alma yeteneği karşısında rakip takım; onu durdurmak için ikili ve üçlü sıkıştırmaları, kasti faulleri kullanıyordu.

ImageRekor kitapları Chamberlain’in yaptıklarından çokça bahseder. O, NBA tarihinin bir sezonda 4,000 sayı atan ilk oyuncusu. O, NBA tarihindeki bir maçta;e n fazla sayı yapma rekorunu 100 sayıyla elinde tutan, ard arda en fazla basket yapan (18) ve en fazla ribaund alan oyuncu (55). Belki de onun en inanılmaz rekoru; 1961-62 sezonundaki maç başına ortalama 50,4 sayı atmasıdır. Bu değilse bile belki de; maç başına ortalama 48,5 dakika oyunda kalmasıdır.

O, basketboldan kariyerindeki 31,419 sayıyla ayrıldı. Kareem Abdul-Jabbar, Karl Malone ve Michael Jordan’dan sonra en fazla sayı atan oyuncu oldu. 23,924 ribaundla en fazla ribaund alan oyuncu.O, bir sezonda en fazla sayı atma rekorunu yedi yıl kaybetmeden elinde tuttu. O, kariyerinin, 14 sezonunun 11’inde ligin en fazla ribaund alan oyuncusuydu. Onun bencil bir oyuncu olmadığını kanıtlayan NBA’deki en fazla asist yapma rekorunu 1967-68 sezonunda elde etmiş olması.

Ama en etkileyici rekorları sayı yapma istatisliklerinde.En fazla maçta (118 maç) elliden fazla sayı yapma rekoru, ard arda (14 maç) kırkın üzerinde sayı yapılan maç rekoru, ard arda (65 maç) otuzun üzerinde sayı yapılan maç rekoru, ard arda (126 maç) yirminin üzerinde sayı yapılan maç rekoru, en fazla sayı atan çaylak rekoru (maç başına 37,6 sayı ile), en fazla bir sezonda basket yapma oranını (.727.) elinde tutuyor ve bu rekorların hepsinde ikinci sırada olan oyunculara fark atmış durumda.Onun adına skor rekorları kitaplarında sıklıkla rastlanıyor. Onun adı NBA’de skorla ilgili her türlü soruya cevap olabilir.

Kariyeri boyunca, onun başarıları birçok kuralın değişimini hızlandırdı. Değişen kurallar arasında; çizgilerin genişletilmesi, ofansif goaltending’in kaldırılması, faul atışlarındaki kuralların değiştirilmesi bulunuyor. (Chamberlain faul atışlarını, faul çizgisinin gerisinden zıplayarak atıyordu.)

Hiçbir oyuncu onun gibi efsaneler yazmamıştır. Şu anda hayal etmek o kadar güç ki, şu anki oyuncuların Chamberlain gibi bir devasa oyuncuya karşı oynaması…Chamberlain eşleştiği herkesten uzun olmasını bir yana bırakın, hepsinden daha yetenekliydi. Chamberlain 2.18 metre ve 125 kiloydu, kariyeri boyunca vücuduna 11 kilo kas ekleyerek 136 kiloya çıktı.

Tom Meschery, Philadelphia Daily News gazetesine “Chamberlain’e karşı oynamak istiyorum” diye yazı vermişti. Maç gününde; Meschery topu içeride aldı ve şut çekmeden once dört kez fake attı. Chamberlain topu bloklayarak yere düşürttü. Meschery topu tekrar çaldı ve tam şuta kalkarken Chamberlain ona bir blok daha koydu. Kızgın ve sinirli olan Seattle oyuncusu, Chamberlain’e doğru çılgınca koşmaya başladı. Onu gören Chamberlain, 2.01’lik Meschery’nin kafasını onu incitmeden tuttu ve kendinden uzaklaştırdı. Üçüncü yumruk sallamasından sonra, Chamberlain; ”Bu kadar yeter!” dedi ve Meschery durdu.

ImageChamberlain'in efsanevi bir gücü vardı. Rod Thorn, -oyunculuk, koçluk, genel menajerlik ve NBA yorumculuğu görevlerinde bulunan- Chamberlain'in 2.08’lik 100 kilo ağırlığındaki bir oyuncuyu yerden kavrayıp bir tüy gibi yukarıya kaldırdığını anımsıyor.

Chamberlain; kendi zamanında, smaçları bloklayabilen sayılı oyunculardan biriydi. 1968’de New York oyuncusu Walt Bellamy, Chamberlain’in üzerinden smaç basmaya kalktı ki kendisi 2.13 m boyunda ve 111 kilo ağırlığındaydı. Bu olayı bir seyirci şöyle anlatıyor: ”Bellamy geri sekti! Smaçlarken Chamberlain topun üstüne elini koydu ve top kortun dışına çıktı. Aynı zamanda Bellamy de kortun dışına fırlamıştı.”

Chamberlain; gücünü, kolej ve profosyonel oyunculuk zamanında geliştirmişti. Kolejdeki bir resminde, Chamberlain; zayıf, sıska, atik bir oyuncu gibi gözüküyordu ki o zamanlar 2.13 boyundaydı. Kolejde; Philadelphia’nın Overbook High sezonunda, takımını rekorlara geçirdi. (19-2,19-0,18-1). O zamanki takım koçu; Chamberlain’in bütün nimetlerinden yararlanıyodu. Antremanlarda; takım oyuncuları; ”Serbest atış kaçırma” antremanı yapıyolardı! Çünkü onların kaçırdığı serbest atışları Chamberlain tamamlayıp, iki sayıya çeviriyordu. Goaltending’in yasak olmadığı zamanlarda; Chamberlain, bazen takım arkadaşlarının; potaya girecek olan şutlarını; onları sinirlendirmek için çeliyordu.

Hazırlık yıllarında, kendi yetenekleriyle kazandığı maçlarda; 90, 74, 71 sayı atıyordu. Bu yıllarda toplam 2,206 sayısı vardı. on yıllarında ortalama 44,5 sayıyla oynuyordu. 90 sayı attığı maçta; attığı onca sayının altmışını; ikinci yarıda 12 dakikada atmıştı. Bundan sonra Chamberlain; 1991’de Philadelphia Inquirer’a: ”Benim yaptığım hiçbirşey değil. Hele karşı takımın topu dondurmaya çalıştığını düşünürseniz; önemli birşey yapmadığımı anlarsınız” şeklinde bir açıklama yaptı.

Onun lakaplarından birisi olan “The Stilt”; bir gazeteci tarafından koyulmuştu. Chamberlain bu isimden nefret ediyordu.”Goliah” gibi diğer lakaplar onun boyu ile ilgiliydi.”Dippy” ve “Dipper” ise onun akıl erdiremediği lakaplardı. Bu lakaplerın soraki versiyonu “Big Dipper” ise şu şekilde oluştu; Chamberlain kapılardan geçerken süerkli kafasını eğiyordu. Bu yüzden yakın arkadaşları ona bu ismi verdi ve bu isim böyle kaldı.

1995’te Chamberlain; Kansas Universtesi’nde oynayacağını söyledi. Ama NCAA kuralları; üniversitede oynayan birinci sınıf öğrencilerini yasaklıyordu ve Chamberlain Kansas’da “birinci sınıf öğrencisi” takımına koyulmuştu. Chameberlain’in ilk savaşı üniversiteye karşı olmuştu ki üniversite o yıllarda şampiyonluk için favori gösteriliyordu. Chamberlain; eski günleri anlatırken şöyle söylüyordu: ”Onları 81’e 71 ezdik. Ben kırk ya da kırk iki sayı attım, otuz ribaund aldım, on beş de blok yaptım. Çünkü onlara başarıp, başaramıyacağımı göstermek zorundaydım.”

3 Aralık 1965’de Chamberlain; Jayhawks ile Northwestern’e karşı ilk sınavına çıktı. 87-59 kazandıkları maçta 52 sayı attı ve okul rekorunu kırdı. Chamberlain Kansas’dayken; North Carolina’ya karşı oynadığı şampiyonluk maçında takımını sırtlamıştı. Bu maçta North Carolina; Kansas’ı 1 sayı farkla; 3. uzatmada yemiş olmasına rağmen Chamberlain; turnuvada en fazla göze çarpan oyuncuydu.

ImageBundan sonraki yılda Chamberlain; All-Conference ve All-America takımlarına seçildi. Big Eight track and field Championship ‘i kazanarak; atletik yeteneğini ispatladı. Kansas’da oynarken profesyonel olmak istedi ama NBA’in bir kuralı yüzünden (sınıfını bitiremeyen oyuncular hakkında), profesyonel olması bir sene gecikti. Chamberlain’de bir yılı (1958-59), Harlem Globetrotters’da oynayarak geçirdi. Bu yılda; 50,000$ gibi o zamana göre astronomik bir para aldı.

1995’de NBA; özel bir draft kuralı başlattı. Bu kurala göre; NBA takımları kendi yöresinde olan kolejden bir oyuncuyu draft etme hakkına sahipti. Bu kuralla Chamberlain; Kansas’da bir takıma draft edilicekti. Ama Eddie Gottlieb; (NBA’in temellerini atan birisi. Aynı zamanda Philadelphia Warriors’un da sahibiydi.) Chamberlain’in Philadelphia’da büyüdüğünü ve lise yıllarında üne kavuştuğunu, onun lise yıllarında Kansas’da takım olmadığını, yani Philadelphia’ya ait olduğunu söyledi. Bu konuda NBA de onu haklı buldu. Chamberlain bu sayede, NBA tarihindeki ilk liseyi geçirdiği yerdeki bir takıma draft edilen oyuncu oldu.

1959-60 sezonunda Chamberlain, en sonunda Philadelphia formasıyla sahaya çıktı. Basketbol dünyası bu hareketli “küçük dev” i izlemek için sabırsızlanıyodu. Ondan çok şey bekliyorlardı ve hayal kırıklığına da uğramadılar. İlk maçta, Knicks’e karşı 43 sayı attı ve 28 ribaund aldı. İnanılmaz çaylak yılında Chamberlain; 37,6 sayı ve 27,0 ribaund ortalamasıyla o yılın “En iyi Çaylak” , “All-Star maçının en değerli oyucusu” , “Sezonun en değerli oyuncusu” oldu. Ayrıca “All-NBA first team” e de seçilmişti. Bu ödüllerin aynısını Wes Unseld de 1968-69 sezonunda alabildi. Ona en çok yaklaşan kişi Wes olmuş oldu.

Chamberlainli Warriors, finale kadar adım adım yükseldi ve sonunda 1960 finalinde Boston Celtics ile karşılaştı. NBA’deki ve muhtemelen diğer bütün sporlardaki en büyük kişisel yetenek savaşı bu maçta Chamberlin ve Bill Russell arasında yaşanacaktı. Chamberlain bu seride Bill Russell’den 81 sayı fazla atmasına rağmen Celtics seriyi 4-2 kazandı.

Chamberlain’in en yetersiz sezonu ona pahalıya patlamıştı. Boston maçları sonrası fanlarını üzen bir açıklama yaptı ve basketbolu bırakacağını belirtti. Çünkü rakipleri tarafından çok fazla yıpratılıyordu, çok fazla darbe alıyordu. Eğer bir sezon daha böyle olursa o da kendisine yapılan hareketlere karşılık vereceğini düşünüyordu ve bu istediği bir şey değildi.

Chamberlain’in oynadığı ilk sezonda ve sonraki sezonlarda rakip takım koçları; Chamberlain’i nasıl durduracaklarını, onunla nasıl başa çıkacaklarını bilmiyorlardı. Tom Heinson (Celtics’in forveti ve NBA spikeri) Chamberlain’i durdurmak için neler yaptıklarını 1991’de Philadelphia Daily News’e şöyle açıklıyor: ”Onun zayıf noktasını yakaladık ve üzerine gittik. Onu faul atmaya zorlayacaktık ki zorladık. Bunu başarabilmek için ona o kadar vurduk ki herhalde NBA’de en fazla dayak yiyen oyuncu o’dur. Bu günlerde insanlar kasti faullerden, sert hareketlerden konuşuyor. Bizim Chamberlain’e yaptıklarımızın yarısı kasti hareketler ve sert faullerdi.”

ImageDevasa bir vücudu olmasına rağmen Chamberlain; vücudunu kullanmasını iyi biliyordu. O intikam almak isteyen, zarar vermek isteyen bir oyuncu değildi. Bir istatistikçi onun 14 yıllık kariyeri boyunca hiçbir oyunda (hazırlık maçları vs. de dahil, yaklaşık 1200 maç) faul prblemi yüzünden oyundan atılmadığını söylüyor. Bazı arkadaşları onun yeterince agresif bir oyuncu olmadığını söylüyorlardı. Ona: ”Hey Wilt, sadece topu değil, (Bill) Russell’ı da potadan geçirmelisin” diyorlardı. Ayrıca onun rakiplerine karşı çok nazik olduğunu söylüyorlardı.

Bu olaylardan sonra Chamberlain tabi ki basketbolu bırakmadı. Kendisine yapılan hareketlerle başa çıkmayı, acıya daha fazla dayanmayı öğrendi. Kaslarını darbelere, dirseklere, yüklenmelere karşı daha da güçlendirdi.

1960-61 sezonunu 38,4 sayı ve 27,2 ribaund ortalamasıyla tamamladı. Bundan sonraki sezonda ise istatistiklerinde büyük bir artış oldu. Sezon ortalaması 50,4 sayıydı ve bir sezonda 4000 sayı atan tek oyuncu unvanına sahip oldu.

2 Mayıs 1962’de Chamberlain; sonsuza kadar kalacak bir rekora imza attı. New York Knicks’e karşı 100 sayı attı. Warriors maçı 169-147 kazandı. Söylenenlere göre Chamberlain; maçtan önceki gece her şeyden uzak durmuştu. Bu sayede Knicks e karşı hazır duruma gelmişti. Chamberlain o kadar hazırdı ki sezon istatistiği 0,506 iken 32 serbest atışın 28’ini saya çevirdi.

Chamberlain bu maçta, 63 şutta 36 isabet buldu. Hoop dergisine yaptığı açıklamada: ”Aman Allah’ım! Bu kadar çok isabetsiz şutu ben mi attım. Ne berbat bir durum!” dedi. Maçın sonlarına doğru Warriors oyuncuları Chamberlain’a pas atmaktan vazeçmişlerdi.

1962’de Chamberlain San Francisco’ya gitti. 1962-63, 1963-64 sezonlarında da sayı liderliğini elinde tuttu. Warriors, finallerde Celtics’e karşı 5 maçta kaybetti. Chamberlain sezonun ortasında yuvaya yani Philadelphia’ya geri döndü. All-Star maçından 2 gün sonra (Bu maçta Chamberlain 20 sayı kaydetti ve 16 ribaund aldı.); 76ers’a takas edildi.(takas; Connie Dierkin, Lee Shaffer, Paul Neumann ve 150,000$ karşılığında gerçekleşti) Takastan sonra; Chamberlain’lı 76ers’ın kadrosunda Hal Greer, Larry Costello, Chet Walker ve Luke Jackson bulunuyordu.

1965-66 sezonunda Philadelphia 55-25 ile ligdeki en yüksek başarıyı elde etti ama doğu finallerinde Boston ile karşı karşıya geldi ve kaybetti.Yeni sezon başlangıcında kadrosuna Billy Cunningham’ı da katan 76ers, ilk 49 maçın 45’ini kazandı ve 68-13 ile lig tarihinin en iyi başarısını elde etti.

Lig finalleri öncesinde 76ers Cincinnati’yi serbest bıraktı. Lig finalleri 76ers ile Boston Celtics’i tekrar karşı karşıya getirdi. Chamberlain ile Russell’ı da. Hayal kırıklığı olan yıllardan sonra Chamberlain ve 76ers; Celtics’in 8 yıldır elde ettiği şampiyonluğa son verdi. 76ers 6 maçta onları yenerek şampiyon oldu.

1961-62’deki yaptığı yüksek skorlardan sonra, Chamberlain’in ortalaması; 1967-68 sezonuna kadar yavaşça düştü. Bu sezonda 24,3 sayı ortalaması ile oynuyordu. Önceki sezonda ise 24,1 ile oynamıştı. Kariyerinin ilk yedi yılında Chamberlain; 39,4 sayı ortalaması ile oynuyordu ki ligde sayı krallığı da ona aitti. Bundan sonraki 7 yılında ise ortalama 20,7 sayı ile oynadı.

Acaba bu düşüşün sebebi Chamberlain’in ilerleyen yaşı mıydı? Chamberlain öyle düşünmüyordu. Konu hakkında Philadelphia News’e açıklaması şuydu: ”Geçmişe baktığımda görüyorum ki; geçirdiğim ilk 7 yıl ile son 7 yıl arasında, sayı atmam anlamında şaka gibi bir fark var. Şut atmayı kestim. Çünkü koçlar bana şut atmamamı söyledi. Ben de atmadım. Bazen kendime ‘acaba yanlış mı yaptım?’ diye soruyorum.”

ImageKoçların ona “daha az şut at” demesinin sebebi, daha çok maç kazanmaya çalışmalarıydı. Çünkü Chamberlain’in 14 yıllık kariyeri boyunca ancak 2 kere NBA’in üst sıralarına çıkmışlardı. 1966-67 sezonunda; 76ers Koçu Alex Hannum; Chamberlain’den daha çok pas vermesini ve daha agresif bir savunma oyunu ortaya koymasını istedi. Bu taktik işe yaramıştı ama kariyerinde ilk defa sayı krallığını kaçırmıştı (24,1 sayı ortalaması ile) ama sezonun en yüksek yüzdeli atan oyuncusu olmuştu (0,683). En fazla ribaund alan oyuncu da oydu (24,2) ve en fazla asist yapan 3. oyuncuydu (7,8).

Chamberlain yeni rolüne çok ciddi hazırlanmıştı, bu yüzden gelecek sezonda asist kralı oldu. 1967-68’de “All NBA first team” e 7. defa seçildi. Aynı zamanda 4. ve son defa ligin MVP’si de olmuştu. Doğu ligini kazandıktan sonra 76ers; 4 yılda 3. kez, kıta finallerinde Boston’a elendi. Bundan sonra da Chamberlain; Jerry Chambers, Archie Clark ve Darrall Imhoff karşılığında Lakers’e takas edildi.

Son 5 yılını Lakers’ta geçirdi. Lakers’ın 5 sezonda 4 kez NBA finallerine katılmasına yardım etti. Onun en enteresan sezonu 1971-72 sezonuydu. Bu sezonda sadece 14,8 sayı ortalamasıyla oynadı fakat bu; onun diğer istatistiklerinin gelişmesine katkı sağladı. 35 yaşında 19,2 ribaund ortalamasıyla oynadı ve “All NBA Defansive team” e seçildi.

Chamberlain mükemmel bir takım oyuncusu olmuştu. Gardları Jerry West, Gail Goodrich ve forvetleri Happy Hairston, Jim McMillian’ın tamamlayıcısı olmuştu. 1971-72 sezonunda 33 maç üst üste kazanarak NBA tarihine geçtiler. Bu sezonu 69-13 ile bitirerek NBA tarihine adlarını yazdırdılar. Bu istatistik 76ers’dakinden daha iyiydi ama Jordan ve Chicago Bulls; 1995-96’da 72-10’la onların bu rekorunu geride bırakmıştı.

1972-73 sezonunda emekliye ayrıldı. Diğer oyuncular gibi; 1 yılını koçluk yaparak geçirdi. Amerikan Basketbol Derneği’nin San Diego Conquistadors takımına koçluk yaptı. San Diego onun Oyuncu-Koç olmasını istedi fakat yasalar buna engel oldu. Chamberlain koçluktan sıkılmaya başladı. 1984’de Conan the Barbarian filminde oynadı. Bir aralar voleybol ilgisini çekmeye başlamıştı ayrıca tenis de oynadı, maraton koşuculuğu yaptı, polo bile oynadı. Hatta Muhammed Ali ile ağırsıklet maçı bile yapmak istedi.

50 yaşlarındayken, onun tekrar basketbol’a dönüp; 15-20 dakika oynayabileceği söylentileri dolaşmaya başladı. Chamberlain; bu habere olan ilgiden memnundu ve tadını çıkartıyordu. Fakat hiçbir takımın teklifiyle ilgilenmiyordu. Bu sıralarda kitap kurdu olmaya başlamıştı ki birkaç kitap da bastırmıştı.

1978’de Chamberlain; Naismith Memorial Basketball Hall of Fame’e laik görüldü ve 1996-97’de NBA 50th “Anniversary All-time Team” e seçildi.

12 Ekim 1999’da 63 yaşını geçtikten sonra; evinde Ursa Major denilen bir kalp rahatsızlığına yakalanarak öldü. Basketbol dünyasından bir yıldız daha kaymıştı. NBA “Big Dipper”ını kaybetmişti. Fakat onun adı ölümünden sonra bile yıllarca anılacak.

Kariyer Tablosu
 
Maç    İ.Y.    S.A.Y.    Rib.    R.O.    Ast.    A.O.    Sayı    S.O.
1045    54    51    23924    22.9    4643    4.4    31419    30.1




http://www.nbatr.com/biyografi/wilt-chamberlain.html sayfasından alıntıdır
LİFE BY THE GUN-DİE BY THE GUN

Çevrimdışı 2pac

  • <THUG|LİFE>
  • Rookie
  • **
  • İleti: 194
  • 2PAC İS LEGEND AND LEGEND'S NOT DEAD
    • Profili Görüntüle
Ynt: Wilt Chamberlain
« Yanıtla #1 : 28 Temmuz 2008, 14:04:05 »
12,90... sezon oynamasına kaşın bir sürü rekoru var
K.A.jabbar gibi 20 sezon oynasa kırılmadık rekor bırakmazdı
LİFE BY THE GUN-DİE BY THE GUN

Çevrimdışı Ilkkan

  • NBA Oyuncusu
  • *
  • İleti: 22
    • Profili Görüntüle
Ynt: Wilt Chamberlain
« Yanıtla #2 : 28 Temmuz 2008, 15:07:12 »
Bir çok insana göre Wilt 1960 ' larda oynadı diye , efsane olarak bile  sayılmıyor . Şaka değil , gerçekten sayılmıyor . '' O zaman ki basketbol beni  ilgilendirmez '' , '' O zaman şu yoktu '' gibisinden çok laf duydum . Tabi  başkasının fikrine saygı duyarım , insanlar da bir şey diyorsa bir bildiği vardır  elbet . O zamanların da bir çok zorluğu vardı , yada şöyle diyeyim ,  yaşadığımız hayat şartlarında bir çok yenilik ve kolaylık var . Bu eskilerde  yoktu . Yani eskiden dezavantajda çok fazlaydı .

Wilt Chamberlain ' in 100 sayılık maçını hiçe sayan arkadaşlarım var . Çok  fazla haksızlık yapıldı kanımca Chamberlain ' e . Herkes '' o zaman savunma  yoktu , 3 saniye kuralı yoktu ... '' gibi şeyler söylüyor . Tamam yanlış da değil  , denilenler doğrudur ama kimse de bir Wilt Chamberlain ' in dezavantajlarını  da saymıyor . Bu da saymakla bitecek bir şey değil . Mesela en başta ,

Bu adamın izleyeceği bir Micheal Jordan , Hakeem Olajuwon , Kareem  Abdul-Jabbar , Bill Russell , Patrick Ewing ... gibi oyuncular yoktu . O  basketbolun ilk oyuncularından biriydi . İzleyeceği bir en fazla George Mikan  vardı . Kimseden bir şey görmedi , izlemedi etmedi . Adam kendi bildiğiyle  oynadı hep . Hele ki şimdikilerin çeyreği kadar şans yoktu . Şimdiki bir uzun  Hakeem ' e bakıp postları öğrenebilir , yada Kareem ' den hook shot ' ı .  Veyahut başka oyunculardan hareketler görüp öğrenebilirdi . Tabi Wilt ' in  böyle bir şansı yoktu . Kendi oynayıp oynayıp bulmaya çalıştı . Bu öyle zor bir  şeydir ki . Oyun stili , fundamentali çok daha yüksek olurdu böyle olsaydı .  Ama olamadı çünkü o basketbolun ilk çıktığı zamanlarda basketbolcuydu .  Şimdikiler gibi 100 ' lerce yıldız (lafın gelişi tabiki de ) veyahut 10 ' larca  efsane çıktıktan sonra değil .

Tabi Wilt gibi bir uzunun yanında iyi de bir point gard yani oyun kurucu olmalı  . O zaman ki oyun kurucuları bir Steve Nash veyahut Jason Kidd ' in yarısı  olamaz . Tabi yarısı olamazdan kastım başka , yanlış anlaşılmasın . Hatta o  zamanın en iyi oyun kurucusu olan Bob Cousy diyordu ki '' Benim yaptığım  hareketleri şimdi 12 yaşında bir çocuk bile yapabiliyor , ama eskiden  sadece ben yapabiliyordum '' . Demek istediğim aynen buydu , Bob Cousy  düşüncelerime çok güzel tercüme oldu . Wilt ' in zamanındaki gardlar  crossover ' ı bile zor yapıyorlar . Çok iyi oyun kuramıyorlar . Wilt ' i de  besleyecek böyle bir gard yoktu . Böyle bir dezavantajı da var tabi .

3 saniye yoktu deniyor . Şimdi var da kaç hakem sayıyor ki ? Tamam eskisi  kadar rahat değil ama bu o kadar da fazla takılacak bir konu değil . Çünkü  pota ile 3 saniye koridorunun dışı 1 - 2 adım . Yani 1 - 2 adımın da bu kadar  fazla fark edeceğini sanmıyorum . Tabi edebilir de ama daha demin de  dediğim gibi bu o kadar da fazla takılacak bir konu değil . Tabi 3 saniye  olsa hiç bir şey etki etmez de demiyorum , tabi ki de ederdi ama çok da  abartılacak bir olay da değil .

3 ' lük yoktu . 216 ' lık Wilt Chamberlain çıkıp 3 ' lük mü atacaktı ? Belki de  atacaktı . Çünkü atabilirdi de . Yani sonuçta adam nereden atsa 2 sayılık . O  yüzden pota altında beklemesi çok normal . Ben de olsam gider pota  altından atarım . Belki adam 100 ' ün üstünde bile atabilirdi . 3 ' lük yoktu  sonuçta . Belki de atacaktı , bunu bilemeyiz .

Sonra şu setler var . Yani o zamanlardaki çizilen setlerle şimdikinin arasında  dağlar kadar fark vardı . Şimdi sayı bulmak için 1001 türlü yol var . O  zamanlar ne kadardı peki ? Çok az . Şu an pick and roll ' ler , screen ' ler  daha düzgün ve kaliteli . Üstelik şunu da unutmadan söyleyeyim , Wilt  Chamberlain pivot olduğu için ve takımın en kalıplı kişisi olduğu için screen '  leri o yapıyordu . Screen ' den geçemiyordu yani.

Ağırlıklar , ilaçlar ... yani maç dışında oyuncular için gerekli olan şeyler . O  zamanlar bunlar var mıydı belli bile değil . Şu an oyuncular ilaçlar alıyor . 82  maçlık maç temposuna ( o zaman 82 maç değildi tabiki ) ayak uydurmak  için,güçlenmek için ve ıvır zıvır için . Eski oyuncuların böyle bir şansı da yoktu  . Şimdikilerin var tabi .

Yani böyle birçok da büyük dezavantajı var eski oyuncuların . Belki de o  zaman 100 atmak daha zordu . Belki de kolaydı . Bu bilinmez ama tek  bildiğim eskilere fazla haksızlık yapıldığı .

Savunma olayı ;

Bir çok insan hatta hemen hemen her insan bundan bahsediyor . 1960 '  larda savunmanın olmadığını . Peki yoktu da bir Wilt ' e mi yoktu ? Niye diğer  insanlar 100 atamıyordu ? Yada 80 - 90 ? Nadiren bir yanlış hatırlamıyorsam  60 - 70 vardı Elgin Baylor tarafından . Onun dışında hep Wilt . Şimdiki  savunma kadar olmayabilir , evet . Ona bakılırsa da hücum da şimdiki kadar  değil . Yani şimdi sayı atmak için 1001 tane set var , pick and roll ' ler daha  sağlam , oyunlar daha akıllıca , perdeler eskisine göre daha iyi yapılabiliyor .  Ama kimse bunlardan bahsetmez . Savunmanın da şimdikinden daha kötü  olmasının nedeni de bu . Daha ligdeki ilk yıllar . Bir çok şey gelişmemişti .  Ama direk '' savunma yoktu , babam da atar 100 '' demek dünyanın en  saçma lafıdır . Şimdiki hücum bolluğu da Wilt ' te olsa yada Wilt ' te 1960 '  larda değil 2000 ' lerde yaşasa , 1960 ' lardaki Wilt ' in 2 katı olur .

Bir de şöyle bir şey var , Bill Russell ' ı çoğumuz tanırız . Kendisine '' Tüm  zamanların en iyi savunmacısı '' bile deniyor ki gerçekten o kadar da iyi bir  savunmacıydı . O da Wilt gibi uçuk rakamlar yapabiliyordu ( Wilt kadar  olmasa da ) . 1 periyotta 18 riband , 40 ribandlık maçlar , astronomik  rakamlarda blokları . Peki bu adam da Wilt'in zamanında değil miydi ? Wilt  bu adamla karşı oynamadı mı ? Wilt böyle bir adama karşı 30 sayı 40  ribandlık maçlar çıkarıyordu . E Russell da mı kötü savunmacı ? Yoksa Wilt  balına mı yaptı ? Yani görüldüğü üzere Wilt , Russell gibi bir savunmacıya da  basketbolu bıraktıracak maçlar çıkarıyordu . Fazla söze gerek duymuyorum .

Pivot ve Assist Krallığı ?

İnanması güç , ama gerçek . Wilt bunu da yaptı ve benim Wilt ' i herkesten iyi  görmemin asıl sebebi de budur . Yani o zaman da en azından bir Bob  Cousy vardı , hadi olmadı bir çok gard ve forvet vardı , Elgin Baylor , John  Havlicek , Sam Jones gibi yetenekli kısalar vardı . Yani Wilt gibi bir pota altı  canavarı nasıl asist kralı olur ? Anlamak güç . O sezonu da 27 sayı 27 riband  9 assit ile bitirmişti . Wilt NBA tarihindeki ilk ve tek assit kralı olan pivot .  Bunun yanında sayı krallığı , riband krallığı da var . O zamanlar tutulsa bir çok  kez blok kralı da olacaktı . Evet , Wilt ' i ben bu yüzden çok severim .  İnanılmaz yönlü bir oyuncu . Her istatistiğe çok iyi katkı yapabilen belki de  tek adam ( Bir de Hakeem var aslında ) . Tabi elbet buna da bahaneler çıkar  , alıştık .

Ayrıca şunu söylemeden de edemeyeceğim , Wilt şimdi oynasa hatta her  şeyi geçin 1960'daki Wilt ' i getirseniz şimdi de blok ve riband kralı olur .  Bunu Wilt ' in sadece bir kaç maçını izleyen herkes söyleyebilir . NBA  tarihinin belki de en atletik uzunu , Dwight Howard ve Stromile Swift ' i bile  kıskandıracak bir atletizmi var . Kendisi lisedeyken bir uzun atlamacıydı . O  koca cüssesine rağmen ve resmi verilere göre yaklaşık 1 metre  sıçrayabiliyor - ki NBA ' de bunu yapan pivot sayısı bir elin parmaklarını  geçmez - . Çok güçlü ve 216 olmasını hiç söylemiyorum bile . Sadece  bunlarda değil , Wilt ' in blok sezgiside çok yüksekti . Yani sadece atletik bir  uzun değildi , her ne kadar sanki kendisinden yaşça küçük çocuklarla  oynuyormuş gibi gözükse de . Zaten Wilt ' in rakipleri de amatör lig  oyuncuları değildi . 1 periyotta 18 riband alan bi adama karşı bile 30 - 40  riband alabiliyorsa , bu oyuncu gerçekten çok büyük bir oyuncudur .

Zaten Wilt 2000 ' lerde oynasaydı , 1960 ' lardaki Wilt ' ten çok çok daha  üstün olurdu . Bakınız yukarıda hayat şartları . Kıyaslama gibi olmasın ama ''  Shaq olsa o zaman Wilt ' ten çok daha iyi olurdu '' sözleri var . Sadece bir  cümle söylemek istiyorum , Shaq 1960 ' larda basketbola başlasaydı , bu  izlediğiniz Shaq ile uzaktan yakından alakası olmayacaktı .

Not : 14 yıllık kariyerinin son 7 yılı yani yarısını koçlarının isteği üzerine daha  az top kullanması gerekti ( takım başarısı yüzünden ) . Sayı ortalaması bu  yüzden 30 . 1 ' de kaldı . Tabi bu inanılmaz bir rakam ama Wilt için düşük denebilir .

İyi forumlar .

Çevrimdışı wiltchamberlain

  • Last Sixer Fan
  • Starter
  • ***
  • İleti: 317
  • Basketbol tarihinin en büyük oyuncusu
    • Profili Görüntüle
    • SIXERS
Ynt: Wilt Chamberlain
« Yanıtla #3 : 03 Ağustos 2008, 15:56:41 »
      Chamberlain için söylenecek o kadar çok söz varki. Yazının başındaki (Insanlara sorun "Basketbol oynamış en mükemmel oyuncular kimlerdi?". Herkes Wilt Chamberlain'i ya zirveye ya da ilk üç'e koyar.) bu söz çok doğru. Ben onu her zaman zirveye koydum. Bu adam zamanında basketbolun kurallarını değiştirtebilecek kadar mükemmel bir basketbol dehasıydı.
       Basketbol rekorlarına baktığımızda en çok onun ismini görürüz. O 37 yaşındayken son sezonunda bile 43 dk oynayacak gücü kendinde buluyor ve hala 18 riband ortalama ile riband kralı oluyordu. O durdurulamazdı. Onu durdurmak için kasıtlı fouller yapıyorlarmış. Kasıtlı fouller...
       Basketbol tarihi onun gibi pivot göremez. Bu kadar dakika alan bu kadar müthiş savunması olan, bu kadar çok blok atan bir pivot nasıl olur 2 foul ortalamasıyla oynar. İmkansız birşey akıl almıo. Ortalama 20 dk oynayan bir pivot bile 2.5-3 foul ort. ile oynuyor.
       O bi guardgörevide yapıodu sanki. 22 sayı-25 riband-21 asistlik bir triple double rekoru var. Jason Kidd-Oscar Robertson vb oyuncular orta çağda bile basketbol oynasa yapamaz. Buda WiltChamberlain'in oynadığı yılı eleştirenlere büyük bir kapak bence. Ben zaten nba tarihi boyunca 50.4 sayı ort. ile oynıcak, 100 sayıyı geçecek, 55 ribandın üstüne çıkılacağını ve bir sezonda hem sayı, hem asist ve hem riband 1. olunacağına inanmıyorum.

BANA GÖRE O HEP 1 NUMARA VE 1 NUMARA KALACAK


I LOVE SIXERS

Elton Brand WELCOME TO PHILLY

Çevrimdışı 2pac

  • <THUG|LİFE>
  • Rookie
  • **
  • İleti: 194
  • 2PAC İS LEGEND AND LEGEND'S NOT DEAD
    • Profili Görüntüle
Ynt: Wilt Chamberlain
« Yanıtla #4 : 13 Ağustos 2008, 10:16:39 »
hep bir loser olarak aılır ama yanlış hatırlamıyorsam 4 şampiyonluğu 4 şampiyonluk nasıl loser lık oluyor yav

edit:russell sağolsun
« Son Düzenleme: 13 Ağustos 2008, 12:25:53 Gönderen: the_apo_1 »
LİFE BY THE GUN-DİE BY THE GUN

Çevrimdışı wiltchamberlain

  • Last Sixer Fan
  • Starter
  • ***
  • İleti: 317
  • Basketbol tarihinin en büyük oyuncusu
    • Profili Görüntüle
    • SIXERS
Ynt: Wilt Chamberlain
« Yanıtla #5 : 23 Ağustos 2008, 15:45:13 »
O loser felan değil. Sadece Bill Russel'ın şampiyonluk sayısının gölgesinde kaldı  o kadar. 4 kez Mvp olan, 2 yüzüğü olan, 13 All Star maçı, 7 defa nba'in en iyi beşi ve daha bir sürü ödül. Bu adama loser diyenler pek bişey bilmiyor
« Son Düzenleme: 02 Eylül 2008, 17:30:06 Gönderen: wiltchamberlain »


I LOVE SIXERS

Elton Brand WELCOME TO PHILLY

Çevrimdışı DaviD#Villa

  • Flameman
  • All-Star
  • ****
  • İleti: 702
  • ben lost adasından 12 saatte kurtulurum nokta
    • Profili Görüntüle
Ynt: Wilt Chamberlain
« Yanıtla #6 : 23 Ağustos 2008, 15:52:22 »
millet artık önüne gelene loser demeye başladı zaten boşver

Çevrimdışı ety3

  • Yeni Üye
  • İleti: 4
    • Profili Görüntüle
Ynt: Wilt Chamberlain
« Yanıtla #7 : 15 Ocak 2010, 18:57:37 »
kısacası wilt insanüstü şeyleri yapabilen bir kişiydi

Çevrimdışı MuSahin01

  • Yeni Üye
  • İleti: 2
    • Profili Görüntüle
Ynt: Wilt Chamberlain
« Yanıtla #8 : 07 Ekim 2012, 18:29:20 »
Yılların efsanesi koca adam.Takım arkadaşlarının bir çoğu serbest atışları bilerek ıskalarmış çünkü muhakkak wilt topu alır ve sayıya çevirirmiş.

Çevrimdışı GreatLegends

  • Yeni Üye
  • İleti: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Wilt Chamberlain
« Yanıtla #9 : 09 Ekim 2012, 23:36:34 »
Kim nederse desin chamberlain bir efsanedir kardeşim